Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1921 E. 2026/12044 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1921
Karar No
2026/12044
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/5235 Esas, 2025/3687 Kara KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/235 Esas, 2025/140 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince ecrimisil talebi yönünden davanın reddine, tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davalarda ecrimisil talebi yönünden davaların reddine, tazminat talebi yönünden davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davalarda ecrimisil talebi yönünden davaların reddine, tazminat talebi yönünden davaların kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ili, Konak ilçesi, ... Mahallesi 5 76... parsel (ifrazla 5 76... , 485, 486, 4 87... parsel) sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın ilköğretim okulu ve bahçesi ile asfalt yol yapmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ili, Konak ilçesi, ... Mahallesi 5 76... parsel (ifrazla 5 76... , 492, 493, 494, 495, 496, 4 97... parsel) sayılı taşınmaza 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim alanı, kreş, imar yolu ve yeşil alan olarak ayrılmak suretiyle hukuken el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; hukuki el atmanın söz konusu olduğu kısımlar için idare mahkemeleri görevli olduğundan görev yönünden davanın reddine karar verilmesini, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğunu, taşınmazın kreş alanı olarak ayrılan kısmı ile ilgili müvekkili idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarının yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hukuki el atmanın söz konusu olduğu kısımlar için idare mahkemeleri görevli olduğundan görev yönünden davanın reddine karar verilmesini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, taşınmazın diğer paydaşlarınca açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, taşınmaza müvekkili idare tarafından fiilen el atılmadığından ecrimisil talebinin de dayanaksız olduğunu ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davalarda ecrimisil talebi yönünden davaların reddine, tazminat talebi yönünden davaların kabulüne ve el atma tazminatının davalı idarelerden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, taşınmazın kreş alanı olarak ayrılan kısmı ile ilgili müvekkili idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu alan yönünden husumetin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkilinin fiilen el atmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmaz ile benzer niteliklere sahip olmadığını, taşınmazın bedeline hükmedilen fen krokisinde (L) harfi ile gösterilen kısmı yönünden terkin, (A) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden tescil hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmediğini, taşınmazın el atmadan arta kalan kısımları yönünden değer azalışı bedeline hükmedilmesinin doğru olmadığını, değer azalışı bedelinin hesaplanma gerekçesinin raporda açıklanmadığını, ayrıca istinaf ve Yargıtay denetiminden geçen paydaş dosyalarında değer azalışı bedeline hükmedilmediğini, dava konusu taşınmaz ifraz işlemi gördüğünden yeni parsel numaraları üzerinden hüküm kurulması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, davacının murisleri ... ... ve ... adlarına 1/2'şer paylı olarak kayıtlı olduğu, davacının ... ... 'nun 84/1152 paylı mirasçısı olduğu, ... 'nun 3/12 paylı mirasçısı olduğunun belirlendiği, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen 5, 7 ve 10 metre genişliğinde imar yollarında, kısmen park alanında, kısmen kreş ve temel eğitim alanında kaldığı, bu duruma göre arsa niteliğinde olduğu, mahallinde yapılan keşif sonucunda taşınmazın fen bilirkişi raporunda (E), (F) ve (H) harfleri ile gösterilen kısımlarında ... İlköğretim Okulu ve bahçesinin bulunduğu, (R) ve (T) harfleri ile gösterilen kısımlarından 3595, 35 89... Sokakların geçirildiği, birleştirilen dava yönünden ise; fen bilirkişi raporunda (M), (P) ve (K) harfleri ile gösterilen toplam 2.801,51 m² kısmının imar planında kreş alanı ve temel eğitim alanı olarak ayrıldığı, fiilen el atılmadığı, (A), (B), (D), (Y), (L) harfleri ile gösterilen kısımların imar planında park, yeşil alan ve 5, 7, 10 metrelik imar yolları olarak ayrıldığı, fiilen el atılmadığı, kalan (C), (V) ve (Z) harfleri ile gösterilen kısımların konut alanında kaldığı, arsa niteliğindeki taşınmaza asıl dava bakımından emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin yöntem olarak doğru olduğu, Dairelerinin 2021/2694 Esas, 2022/2971 Karar sayılı kararı ile taşınmazın diğer paydaşları tarafından açılan davada Aralık 2017 değerlendirme tarihi için 1.191,00 TL/m² birim değeri belirlenmesinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/3309 Esas, 2022/13698 Karar sayılı kararı ile uygun bulunduğu ve Dairelerinin kararının düzeltilerek onandığı belirlendiğinden, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan seçenekli kıyaslama sonucu aynı emsal ile aynı kıyaslama suretiyle belirlenen 1.171,00 TL/m² birim değerinin esas alınmasının doğru olduğu, birleştirilen dava bakımından, aynı emsal esas alınmak suretiyle, satış tarihindeki birim değerinin birleştirilen dava tarihine endekslenmesinden sonra yeniden kıyaslama yapılmak suretiyle hesaplama yapılması yerine, doğrudan asıl davada belirlenen metrekare birim değerinin birleştirilen dava tarihine endekslenmesi suretiyle bedel hesaplanması yöntem olarak hatalı ise de aleyhine sonuç doğuran yanılgıya ilişkin davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmadığı, aksine İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasının talep edildiği dikkate alınarak hükmedilen bedelin istinafa gelen tarafın sıfatına göre uygun bulunduğu, ancak bedeline hükmedildiği halde, fen bilirkişi raporunda (K) ve (L) harfleri ile gösterilen kısımlar hakkında tescil/terkin hükmü kurulmaması, fen bilirkişi raporunda (A) ve (D) harfi ile gösterilen kısmın imar planında yeşil alan olduğu anlaşıldığı halde davalı ... adına tescili yerine tapudan terkinine hükmedilmesi, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Ek Madde 4'ün Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre sadece 1983 yılı öncesi el atmaya dayanan davalar yönünden uygulanacağına ilişkin içtihadı doğrultusunda nispi harç alınması gerektiği sonucuna varıldığı, Anayasa Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 28.07.2022 tarihli ve 2018/32753 Başvuru sayılı kararı uyarınca kısmen reddedilen tazminat davalarında reddedilen miktar üzerinden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi ve yargılama giderlerinin tamamının davalılardan alınması gerekmekte ise de; davacı istinafı olmadığından bu konuda düzeltme yapılmadığı gerekçesiyle davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davalarda ecrimisil talebi yönünden davaların reddine, tazminat talebi yönünden davaların kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca fiilen el atılan alanlar ile birlikte proje bütünlüğü gereği imar planında kamuya özgülenen bölümlerin de bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idareler vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmazın diğer paydaşları tarafından davalı idareler aleyhine açılan ve Dairemizce taraf temyizi üzerine onanan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2021/2694 Esas, 2021/2971 Karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın el atmadan arta kalan kısımları için değer azalışı bedeline hükmedilmediği gözetilerek, arta kalan kısımlar yönünden değer azalışı bedeline hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.

5. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye göre dava konusu taşınmazın 24.12.2021 tarihinde ifraz olduğu anlaşılmış olup, yeni ada ve parsel numarası üzerinden hüküm tesis edilmemiş olması infazda tereddüt yaratacağından bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idareler vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1921, K. 2026/12044, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1921-e-2026-12044-k-3d66ad67b840