Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/960 E. 2026/1560 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/960
- Karar No
- 2026/1560
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/960 KARAR NO : 2026/1560
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/03/2026 NUMARASI : 2025/968 Esas - 2026/262 Karar DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali) KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2026
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/03/2026 tarih 2025/968 Esas 2026/262 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, davalı şirketin 09.07.2025 tarihinde adres değişikliği tescil işlemi yaptığını ve adres değişikliğinin aynı tarihte Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, 07.08.2025 tarihinde dava dışı ... Kooperatifi tarafından davalı şirketin 2017 yılından bu yana kooperatif üyesi olmadığını ve kooperatif taşınmazlarında fuzuli şagil konumunda bulunduğunu, şirketin kendisini kooperatif üyesi gibi göstererek Manisa Büyükşehir Belediyesi numarataj servisinden numarataj yazısı aldığını, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından 09.07.2025 tarihinde şirket adına verilen numarataj evrağının kooperatif adına olması gerektiği görüldüğünden şirket adına verilen numarataj belgelerinin MAKS kayıtlarından silindiğini belirterek, şirketin gerçeğe aykırı olarak tescil ve ilan ettirdiği adresinin iptal edilmesini talep ettiğini; Müdürlüklerince 08.08.2025 tarihinde davalı şirkete ve şirket ortağına tescil ve ilan ettirdikleri adresin dava dışı kooperatife ait olduğu belirtilerek şirketin doğru ve güncel adresinin ticaret siciline tescilinin yaptırılması için ihtarname gönderildiğini, davalı şirketin cevaben müdürlüklerine gönderdiği yazıda, kooperatifin iddia ettiği kooperatif üyeliğinden çıkarma ve fuzuli işgal iddiaları ile ilgili Akhisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/38 E. sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, Manisa Büyükşehir Belediyesince verilen numarataj yazısına göre ticaret sicilinde adres düzeltmesi yapıldığını, fakat daha sonra belediye tarafından işlemde yanlışlık var diyerek numaratajın iptal edildiğini, ticaret sicil kayıtlarının sağlıklı olarak tutulması için gerekli yeni adres tadilatı yapacaklarını beyan ettiğini, ancak adres değişikliği tescili yapılmadığını iddia ederek, davalı şirketin ticaret sicilinde şirket merkez adresi olarak tescilli bulunan ....Mahallesi .... sokak no:... Akhisar/Manisa adresinin ticaret sicilinden terkin edilerek, şirketin yeni merkez adresinin tescil ettirilmesinin sağlanması hususunda karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davalı şirketin adres değişikliğini 09.07.2025 tarihinde tescil ettirdiği, ancak dava dışı kooperatif tarafından yapılan başvuruda, şirketin aslında kooperatif üyesi olmadığının ve taşınmazda fuzuli şekilde bulunduğunun, buna rağmen kendisini üye gibi göstererek adres tescili işlemi yaptırdığının, bu nedenle söz konusu adres kaydının gerçeğe aykırı olduğunun bildirildiği, TTK’nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürünün tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlü olduğu, tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları gerektiği, bu kapsamda davacı kurumun şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda TTK’nın 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, yukarıda açıklanan anasözleşme hükmü ve TTK’nın 636/1-a maddesi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiği (Bkz. aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2007/2041-2007/4977 E. K. sayılı ilamı), ticaret mahkemesinin adresten ayrılan bir şirketin nereye taşındığını araştırması ve bu adresi tescil ettirme görevinin bulunmadığı, davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın erken açıldığı, davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığı; kooperatif üyeliğinden çıkarma ve fuzuli işgal iddiaları ile ilgili Akhisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/38 Esas numaralı dosyasında davanın devam ettiğinin ifade edildiği, davalının yapı kooperatifinde faaliyet göstermiş olduğu adresin hukuka uygun olup olmadığı hususunda mahkemece yapılacak yargılama neticesinde belirli hale gelebileceği, davalının fuzuli şâgil olduğu kabul edilse dahi bu haliyle ticaret sicil kayıtlarında geçen kayıtların gerçeği yansıtmadığının ifade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı ..... Müdürlüğü temsilcisi, Ticaret Sicil Müdürlüğünün resen araştırma yetkisi bulunmadığını, şekli ve sınırlı bir yetkisinin bulunduğunu, kolluk yardımı ile adres araştırma yetkisinin bulunmadığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünün ancak Ticaret Sicil Yönetmeliği 36. maddesine göre işlem yapma yükümlülüğünde olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, davalı şirketin ticaret sicilinde şirket merkez adresi olarak tescilli adresinin terkin edilerek, şirketin yeni merkez adresinin tescil ettirilmesinin sağlanması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/10/2026