Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1185 E. 2026/1544 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1185
Karar No
2026/1544
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1185 KARAR NO : 2026/1544

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2026 NUMARASI : 2025/180 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbire İtiraz KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2026

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2026 tarih 2025/180 Esas null/null Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : İhtiyati haciz isteyen vekili, davalı yanın iyiniyetli olmadığını, şirketin malvarlığını tek tek elinden çıkardığını, müvekkilinin alacağını tahsil etme imkanının zorlaşıyor olması ve aynı zamanda müvekkilinin maddi durumunun iyi olmaması karşısında şirkete ait; İzmir İli, Aliağa İlçesi, .... Mah., .... Mevkii, .... Ada, ....Parsel K:... No:....de kayıtlı; İzmir İli, Aliağa İlçesi, ....Mah., ....Mevkii, ... Ada, ... Parsel K:... No... de kayıtlı;İzmir İli, Aliağa İlçesi,.... Mah... Mevkii, .... Ada, .... Parsel de kayıtlı;İzmir İli, Kemalpaşa İlçesi, .... Mah., ... Ada,.... Parsel de kayıtlı;İzmir İli, Kemalpaşa İlçesi, .... Mah., ...Ada, ... Parsel de kayıtlı; İzmir İli, Bornova İlçesi, .... Mah., ... Mevkii, ... Ada, ... Parselde kayıtlı gayrimenkuller ile,.... – .... – .... –... – ...-... – ... plaka sayılı araçların kaydına tedbir şerhi işlenmesi istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması şartlarının bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazlarının tümden reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı, davacı taraf, müvekkilin şirket yöneticiliği yetkilerini kötüye kullanarak mal kaçırdığını iddia etmişse de, dosyaya bu iddiayı destekler nitelikte hiçbir somut delil sunmadığını, mal kaçırma kastı ispatlanmadan ihtiyati tedbir kararı tesis edilmesi, şirketin ticari mahvına yol açacak nitelikte olup hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu ve soyut iddialarla tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu olmayan şirket malvarlığı üzerine konulduğunu, dava dışı konumunda olan şirketin doğrudan malvarlığı üzerine devir yasağı konulmasının usule aykırı olduğunu, bir ticaret şirketinin araçlarının ve taşınmazlarının dondurulması, o şirketin bankalar nezdindeki kredisini bitirmekte ve ticari yaşamını felç ettiğini, somut olayda davacının %30'luk muhtemel alacağını korumak adına şirketin %100'ü atalete sürüklendiğini hak ve sorumluluk dengesi müvekkil aleyhine fahiş şekilde bozulduğunu, davacının ekonomik durumunu araştırmadan ve gerekçesiz olarak teminat miktarının daraltılmasının hukuka aykırı olduğunu, belirlenen teminat miktarı fahiş derecede düşük olup zararı karşılamaktan uzak olduğunu, mahkeme, 08.06.2026 tarihli ara kararı ile daha önce 1.000.000,00 TL olarak belirlediği teminatı, hiçbir somut araştırma yapmaksızın ve davacının şirkete ait fabrikayı işgal edip kiraya vererek gelir elde ettiği gerçeğini görmezden gelerek 500.000,00 TL'ye düşürdüğünü, itiraz üzerine 10.07.2026 tarihli kararında da bu fahiş hatadan dönmediğini, tesis edilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına; tedbirin devamının gerekli görülmesi halinde ise tedbir kapsamının şirket faaliyetlerini sürdürebilecek şekilde daraltılmasına veya karşı tarafça yatırılması gereken teminat miktarının artırılmasına karar verilmesini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE: Şirket feshi ve tasfiyesi ile kar payı alacağı maddi ve manevi zararın tazmini talepli açılan dava da mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz üzerine tedbirin incelenmesi ve kaldırılması talep edilmiştir. Davacı taraf iki ortaklı limited şirket olduğunu müvekkilinin %30 davalının ise %70 pay sahibi olup şirkette temsil yetkisinin davalıya ait olduğunu dava dışı bir ....Şirketinin adına kayıtlı olan taşınmazların davalı tarafında üçüncü kişilere satıldığını yine şirkete ait araçların da üçüncü kişilere satıldığını belirterek şirkete ait taşınmaz ve taşınırların devrinin engellenmesi için tedbir kararı verilmesine talep etmiştir. Mahkemece davacının tedbir talebi değerlendirilerek 24.02.2025 tarihli dava dilekçesinde yer alan tedbir talebinin 03.03.2025 tarihli ara kararla davacının talep ettiği şirket adına kayıtlı olan taşınmazlar ve araçlar üzerine 1.000.000 TL nakit teminat karşılığı ihtiyati tedbir konulmasına karar verdiği belirlenmiştir. Davacı taraf bu karar üzerine nakit teminatı yatırmayınca tedbir kararı uygulanmamıştır. Bunun üzerine davacı taraf 01.04.2026 tarihli dilekçesiyle hem beyanlarını ve delillerini bildirmiş hem de tedbir talebini tekrar etmiştir. Bunun üzerine mahkemece 15.04.2026 tarihli ara kararlar yeniden tedbir kararı vermiş ve 1.000.000 TL teminat yatırılması şartına bağlamıştır. Ancak davacı tarafından teminat bedeli katılmayınca bu tedbir kararı da uygulanmamıştır. Davacı bu kez 20.04.2026 tarihli dilekçesiyle teminatın azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin talepte bulunmuş mahkeme tarafından 21.04.2026 tarihli ara kararla bu talebi reddedilmiştir. Davacı bu kez 13.06.2025 tarihli dilekçesiyle yeniden tedbir talebinde bulunmuş mahkeme tarafından bu dilekçe değerlendirilerek 05.06.2026 tarihinde verilen ara kararla davacının tedbir talebi kabul edilerek bu kez 500.000 TL teminat alınmasına karar verilmiştir. Davalı tarafın itirazı üzerine 10.07.2026 tarihinde kabul edilen tedbire itiraz yargılaması yapılmış itiraz üzerine yapılan yargılamada ihtiyati tedbirin kaldırılması şartlarının gerçekleşmediği belirtilerek itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili bu kez istinaf talebinde bulunmuş ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir talebinde, talebinde davacının iddialarının soyut olup yaklaşık ispat kurallarına göre ispatlanamadığını davacının kendi eylemleriyle zararın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, şirketin aktif bir geliri bulunmadığını şirketin borca batık olması nedeniyle ve ticari faaliyetlerini sürdürmesi için taşınmazlarını satmak durumunda kaldığını İhtiyati tedbirin dava dışı olan şirketin mal varlığı üzerine konulmasının hukuka aykırı olduğunu, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiğini ve şirketin ticari hayatının devam edemez hale geldiğini teminat miktarının düşürülmesinin bir gerekçesinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına aksi halde teminatın artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalının İstinaf sebepleri incelendiğinde yaklaşık ispat ölçüsünün gerçekleşmediğini ileri sürmüş ise de mahkemece yapılan yargılamada TTK m.636/4 f kapsamında "(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." ve TTK m.638/2f kapsamında ("2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." Gerekli önlemleri almakla mükellef olduğundan şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve mal varlığını koruması açısından 08.06 2026 tarihli ihtiyati tedbir kararıyla daimi sermayesine ilişkin olarak tedbir kararı verdiği belirlenmiştir. Haklılık durumuna ve yaklaşık ispat kurallarına göre yasanın tanıdığı bu tedbir imkanının mahkeme tarafından kullanılması söz konusudur. Davanın itiraz ettiği ve davada davalı olarak yer almayan bir ...Şirketinin hakkında ihtiyati tedbir kararı verilip verilemeyeceği incelendiğinde ise Yargıtay 11. HD'sinin 2025/3935 esas ve 2026/1074 Karar sayılı 25.02.2026 tarihli kararında yer aldığı üzere iki ortaklı şirketlerde davacının şirketi hasım göstererek dava açması gerektiği halde davalı ortağın şirketi temsile yetkili olması halinde bu eksikliğin giderildiği ve iki ortaktan müteşekkil olan bu şirket hakkındaki yargılamaya devam edilebileceği, usuli eksikliğin giderildiği ve bu sırada tedbire ilişkin düzenleyici işlemler yapılabileceği belirlenmiştir. Yine Yargıtay'ın 11. Hukuk Dairesinin 2023/3917 esas ve 2024/5954 karar sayılı 04.09 2024 tarihli kararında yer aldığı üzere iki ortaklığı limited şirket hakkında açılan fesih talepli davada yargılamanın şirkete husumet yönetilmek sizin yürütülmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Her iki kararda da davalı şirket ortağının şirketi temsile yetkili olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda da davalı şirket müdürü ve şirkete temsile yetkili olduğundan mahkemece yapılan yargılamada usulü eksikliğin bulunmadığı belirlenmiştir. Mahkemece verilen kararın şirketin faaliyetlerine engel olduğu ve ticari faaliyetini yürütemez hale geldiği iddiasının ise tedbirin döner sermaye değil sabit sermaye üzerine konması ve şirket mal varlığının devrinin engellenmesi nedeniyle hukuka aykırı olmadığı ayrıca teminat miktarının takdirinin de hakim tarafından belirleneceği tespit edilmekle bu yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00 TL'den peşin alınan 732,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 474,00 TL'nin ihtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbire itiraz eden davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1185, K. 2026/1544, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1185-e-2026-1544-k-20cce99fe534