Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2441 E. 2026/2084 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2441
Karar No
2026/2084
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO:2023/2441

KARAR NO:2026/2084

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ:11/07/2023

NUMARASI:2021/338 Esas - 2023/562 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar)

DAVA TARİHİ:27/05/2021

KARAR TARİHİ:07/10/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının yönetimindeki araç ile müvekkiline ait araca çarpması sonucu araçta hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, davalının aracı trafik sigortası tarafından 41.000,00-TL ödeme yapılmış olmasına rağmen bu tutarın zararı karşılamadığını, ödemenin tenzilinden sonra araçta 39.687,00-TL bakiye zarar olduğunu, değer kaybı bilirkişi raporunda 21.626,00-TL olarak belirtildiğini, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalılar aleyhine İstanbul 30.İcra Müdürlüğünün başlatılan .... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, icra dosyasına davalılar tarafından 15.843,54 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, ödemenin eksik olduğunu belirterek davalı tarafından icra takibine itiraz edilmiş olması nedeni ile bu defa yapılan itirazın iptali ile davalılar aleyhine %20'sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça her ne kadar müvekkiline ait araç sürüsünün %100 kusurlu kendisinin kusursuz olduğunu ileri sürmüşse de bu tespite katılmadıklarını, müvekkiline ait aracın ağır vasıta olması hasebiyle sağ şeritten seyretmek zorunda olup sola dönüşü için de en uygun zamanı beklediğini ve dönüşünü gerçekleştirdiğini, müvekkiline ait araç sürücüsünün kazayı ön görmesinin mümkün olmayıp gerçekleşen kazada kusurlu olanın davacı taraf olduğunu, sigorta şirketlerine yapılan başvurular sonucu zararların giderildiğini, bakiye zarar çıkması halinde öncelikle başvurunun kasko sahibi sigorta şirketine yapılması gerektiğini ve davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 15.843,54-TL tutarında ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin müvekkili şirket tarafından usule uygun şekilde alınan değer kaybı raporuna ilişkin olarak yapıldığını ve davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, davacının beyanlarının aksine sigortalı araç sürücüsünün sağ şeritte seyir halindeyken dönmek zorunda olduğu için sol şeride doğru tüm trafik kurallarına riayet ederek sol şeride geçmeye çalıştığını, ancak karşı araç sürücüsünün dikkatsiz şekilde seyir etmekte olduğundan sigortalı ağır vasıtayı görmemiş ve gerekli önlemleri almayarak kazanın oluşmasında kusurlu olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti teminatı ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin davacıya ödeme yaptığını ve fazlaya ilişkin taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; davalıların İstanbul 30. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazların kısmen iptali ile takibin 39.686,56 TL hasar bedeli, 20.000,00 TL değer kaybı bedeli ve 472,00 TL eksper ücreti bedeli olmak üzere toplamda 60.158,56 TL miktar üzerinden kesinleştiğinin kabulü ile davalı ... A.Ş. Tarafından icra takibinden sonra işbu davadan önce 25.12.2020 tarihinde değer kaybına yönelik olarak haricen 15.843,54 TL asıl alacak ödemesinin yapılmış olması sebebiyle (işbu tutarın tahsil tarihi itibari ile asıl alacak kaleminden düşülmek kaydıyla) davacının değer kaybına yönelik alacak kalemi olan 20.000,00 TL'ye 25.12.2020 tarihine kadar yasal faiz işletilmek, akabinde bakiye asıl alacak tutarı olan 4.156,46 TL'ye tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmek; diğer alacak kalemlerine ise takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmek kaydıyla takibin kaldığı yerden devamına, davacının fazlaya dair isteminin reddine, davacının davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; takip konusu değer kaybı alacağı yönünden yapılan 28.03.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda aracın değer kaybı 23.444,12-TL olarak tespit edilmişken mahkemenin tüm itirazlara rağmen 22.12.2022 tarihli raporda belirlenen 20.000 TL değer kaybı üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup itiraz ettiğini, dava konusu kazaya tam kusuru nispetinde sebep olan... plakalı kamyonetin ticari olarak kullanıldığı ruhsat kaydı ile sabit olmasına rağmen belirlenen tazminata yasal faiz üzerinden hükmedilmesi gerektiğini, İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının açılmasından sonra yapılan 15.843,54-TL tutarındaki davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan tutar haricen tahsilat olarak icra dairesine bildirildiğini ve 30.12.2020 tarihinde 359,65-TL harici tahsil harcı icra dosyasına davacı tarafından yatırıldığını, bu tutarın da ayrıca faizi ile birlikte hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı tazminatına ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre hasara uğrayan aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, kazaya bağlı hasar durumu, hasarı, yapılan onarım işlemleri, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmelidir.Dosya kapsamından 20/08/2020 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ...'nün sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... A.Ş.'ye ait olan, davalı ... A.Ş. nezdinde ... sigortalı ... plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacının aracının hasara uğradığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince değer kaybının belirlenmesi için alınan 20/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda, "Kazadan önce piyasa değeri 350.000 TL olan 2016 model, ... marka, ... tipinde, 63.630 km de olan aracın kaza sırasında oluşan hasarları ve onarım şekli, daha önceki hasarları dikkate alınarak, belirtildiği gibi orjinal parçalar ile yetkili servislerde onarımının yapılmasından sonraki piyasa değerinin 330.000 TL olacağı, böylece araçta meydana gelen değer kaybının: 350.000 – 330.000 = 20.000 TL Olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalıya değer kaybı olarak 25.12.2020 tarihinde 15.843,54 TL ödeme yapıldığından davacının değer kaybından kalan alacağının 20.000,00 – 15.843,54 = 4.156,46 TL olduğu" görüşü bildirilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ayrıntılı gerekçeli olduğu, aracın markası, modeli, tip sınıf, teknik özellikleri, kaza sonucu meydana gelen hasar durumu, km'si, kullanım tarzı, tazminata konu trafik kazası öncesindeki 4 tane hasar kaydı ile 20/08/2020 tarihinde meydana gelen kazada hasarlanan ve değişen parçaları dikkate alınarak fark yöntemine göre hazırlandığı, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı, ödeme emrinde avans faiz talep etmiştir. Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 3095 sayılı Kanun’un 2/3 maddesi uyarınca gerçek ve tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur. Bu durumda tarafların tacir olması ve ödeme emrinde avans faizi talep edilmesine rağmen HMK’nın 26. maddesine ve talebe aykırı biçimde yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle bu hususa değinen davacı vekili istinaf talebi yerinde görülerek düzeltilmiştir.Dava dilekçesinde harcı da yatırılarak 30.12.2020 tarihinde yapılan ödemenin faizinin talep edilmediği anlaşıldığından hüküm kurulmamış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,Buna göre:Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile;

1-Davalıların İstanbul 30. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazların kısmen iptali ile takibin 39.686,56 TL hasar bedeli, 20.000,00 TL değer kaybı bedeli ve 472,00 TL eksper ücreti bedeli olmak üzere toplamda 60.158,56 TL miktar üzerinden kesinleştiğinin kabulü ile davalı ... A.Ş. tarafından icra takibinden sonra işbu davadan önce 25.12.2020 tarihinde değer kaybına yönelik olarak haricen 15.843,54 TL asıl alacak ödemesinin yapılmış olması sebebiyle (işbu tutarın tahsil tarihi itibari ile asıl alacak kaleminden düşülmek kaydıyla) davacının değer kaybına yönelik alacak kalemi olan 20.000,00 TL'ye 25.12.2020 tarihine kadar avans faiz işletilmek, akabinde bakiye asıl alacak tutarı olan 4.156,46 TL'ye tahsil tarihine kadar avans faiz işletilmek; diğer alacak kalemlerine ise takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz işletilmek kaydıyla takibin kaldığı yerden devamına, davacının fazlaya dair isteminin reddine,

2-Davacının davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine,

3-Alınması gerekli olan 3.027,16-TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 535,30-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 2.491,86-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 535,30-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 67,80-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 443,75TL, bilirkişi ücreti: 1.100,00TL olmak üzere toplam: 1.611,55-TL yargılama giderinin %96 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 1.547,08TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına,

6-Davalı ... AŞ tarafından yapılan toplam 2.000,00TL yargılama giderinin %96 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 80,00TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... AŞ'ye verilmesine, kalanın davalı ... AŞ üzerine bırakılmasına,

7-Davacının kabul edilen talepleri bakımından davacı, yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalının reddedilen talepleri bakımından davalı ... AŞ ve davalı ... A.Ş. yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 1.626,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalılara verilmesine,

9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca suçüstü ödeneğinden ödenen 1.360,00 TL'nin %96 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 1.305,60-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, 54,40TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

10-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;

1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,

2-Davacı tarafından yapılan 492,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2441, K. 2026/2084, T. 11.07.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2441-e-2026-2084-k-1b15d7ec0d3a