İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/807 E. 2026/723 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/807
Karar No
2026/723
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/807 Esas KARAR NO : 2026/723

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/10/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ...Şubesi ile dava dışı kredi lehtarı (asıl borçlu) ...Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalının işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşmeye istinaden muhtelif nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını, sözleşme hükümlerine aykırılık nedeniyle hesabın kat edildiğini, kat ihtarının ... 3. Noterliğinin...tarih ve ... yevmiye sayılı ve... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnameleri ile dava dışı asıl borçluya ve kefillere gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin davalının itirazı üzerine durduğunu, 7155 sayılı Kanun ile eklenen TTK'nın 5/A maddesi uyarınca yapılan arabuluculuk başvurusunda (... Arabuluculuk Bürosu ...) anlaşmaya varılamadığını, Genel Kredi Sözleşmesinin 2.8.1. maddesi uyarınca akdi faizin 2 katı oranında temerrüt faizi talep edildiğini, sözleşmenin delil sözleşmesi niteliğinde olup banka defter ve kayıtlarının kesin delil teşkil ettiğini, itirazın takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirterek, 16.586.829,00 TL alacak yönünden itirazın iptaline, takibin devamına, gayrinakdi alacaklar yönünden de takibin takip talebindeki şartlarla devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini, davadan 08.04.2026 tarihinde haberdar olunduğunu, hesap kat ihtarnamelerine ... 27. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı, 29.08.2025 tarih ve 9520 ve 9521 yevmiye sayılı ihtarnameleri ile süresinde itiraz edildiğini, banka kayıtlarının tek taraflı olduğunu ve defter delil vasfının bulunmadığını, Genel Kredi Sözleşmesinin 2.6.2. maddesi ile faiz belirleme yetkisinin bankaya bırakıldığını, talep edilen faiz oranlarının fahiş olup TMK'nın 2. ve TTK'nın 18/2. maddelerine aykırı olduğunu, sözleşmedeki tüzel kişi kefiller için öngörülen sınırsız süreli kefalet hükmünün geçersiz olduğunu, sözleşmenin TBK'nın 20 ve devamı maddeleri anlamında genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğunu ve TBK'nın 21 ve 25. maddeleri uyarınca ilgili hükümlerin yazılmamış sayılması veya geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Genel Kredi Sözleşmesinin HMK'nın 193. maddesi anlamında delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve banka defter ve kayıtlarının bağlayıcı olduğunu, davalının anonim şirket ve tacir olması nedeniyle TBK'nın 598/3. maddesindeki on yıllık sürenin tüzel kişi kefaletine uygulanmayacağını, tacir olan davalının faiz oranlarına ve genel işlem koşullarına yönelik itirazlarının dinlenemeyeceğini, temerrüt faizinin sözleşmenin 2.8. maddesi uyarınca bankaca emsal kredilere fiilen uygulanan akdi faizin 2 katı oranında hesaplandığını, bilirkişi incelemesine gidilmesinin alacağın likit olmasına engel olmadığını, davalının kötü niyet tazminatı talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın kabulünü ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; hesap kat ihtarnamelerine ... 27. Noterliğinin ...tarihli ..., ... tarihli ... ve ... yevmiye sayılı ihtarnameleri ile süresinde itiraz edildiğini, bu itiraz karşısında kefilin temerrüde düştüğünün kabul edilemeyeceğini, tacir olmanın bankayı dürüstlük kuralı ve genel işlem koşulları denetiminden muaf tutmadığını, Genel Kredi Sözleşmesinin kefil beyanı alanlarında yer alan 'tüzel kişi kefillerde sınırsız süreyle ifadesi yazılmalıdır' talimatının hükmün müzakere edilmediğini gösterdiğini, sınırsız süreli kefalet ve bankaya tanınan tek taraflı faiz belirleme yetkisinin TBK'nın 21 ve 25. maddeleri uyarınca geçersiz olduğunu, sözleşmede kefilin gayrinakdi kredilerin depo edilmesinden sorumlu olacağına dair açık bir hüküm bulunmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. DELİLLER: ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile mahkememizin ...D.İş sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dava konusu Genel Kredi Sözleşmesi, hesap kat ihtarnameleri, tebliğ belgeleri, taraflarca sunulan ihtarnameler, arabuluculuk son tutanağı ve davacı bankaya yazılan müzekkere cevabı ile talep edilen belge asılları dosyamız arasına alınmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce alınan 05.05.2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı ... Şirketi arasında 10.03.2023 tarihli, 100.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeyi davalı şirketin müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kullandırılan kredilere ilişkin hesap ekstreleri ve kayıtların dosyada mevcut olması nedeniyle davacı bankanın davalı kefil hakkında takip ve dava hakkının bulunduğunu, davalı kefilin kefalet limitinin 100.000.000,00 TL olduğunu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarının (15.509.457,32 TL) kefalet limitinden düşük olması nedeniyle davalının kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceğini, davacı bankanın takip tarihi itibariyle hesaplanan toplam nakdi alacağının 16.889.916,21 TL olduğunu, davacının 16.586.829,04 TL talep etmiş olması nedeniyle taleple bağlı kalınması gerektiğini, mahkemece raporun benimsenmesi halinde fazlaya ilişkin 40,00 TL'nin (16.586.829,04 TL - 16.586.789,04 TL) reddi durumunda takip tarihinden itibaren asıl alacak kalemleri üzerinden kredi türüne göre %60, %72, %72, %93,36, %57,60, %108, %60,60 ve %120 oranlarında temerrüt faizi ve bunun %5'i oranında BSMV ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla istenebileceğini, gayrinakdi çek taahhüt bedelinin 261.600,00 TL ve halen geçerli teminat mektubu bedelinin 4.882.500,00 TL olarak belirlendiğini, ancak sözleşmede yeterli açıklık bulunmadığı ve emsal içtihatlar gözetildiğinde davalı kefilden depo edilmesinin istenemeyeceğinin söylenebileceğini, takip tarihinden sonra bedeli tazmin olunan üç adet teminat mektubunun toplam 8.577.500,00 TL bedelinin tazmin tarihlerinden itibaren yıllık %120 oranında temerrüt faizi ve BSMV ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı kefilden istenebileceğini, davalı kefilin unvan değişikliğini gösteren Ticaret Sicil Gazetesinin dosyaya sunulması gerektiğini bildirmiştir. Davacı vekili rapora karşı itirazında özetle; raporun nakdi alacak ve temerrüt faizi oranlarına ilişkin tespitlerini kabul ettiklerini, ancak davalı kefilin gayrinakdi alacakların depo edilmesinden sorumlu tutulamayacağına dair değerlendirmenin Genel Kredi Sözleşmesinin 3.5.1, 3.5.1.1 ve 5.20 ve devamı maddelerine aykırı olduğunu, bu hususta ek rapor alınmasını veya mahkemece davalının depodan sorumlu tutulmasını, unvan değişikliğini gösteren Ticaret Sicil Gazetesini sunduklarını belirterek icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise rapora itirazında özetle; raporun cevap dilekçesini ve noter ihtarnamelerindeki itirazları dikkate almadığını, davalı şirketin defterlerinin incelenmediğini, yerinde inceleme yapılmadığını, terditli hesaplama bulunmadığını, banka kayıtlarının tek taraflı olduğunu, faiz oranlarının fahiş olduğunu, sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğunu ve usulsüz tebliğ nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürerek defterlerini sunmak üzere süre verilmesini ve yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı bankanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekilinin usulsüz tebliğe ilişkin itirazı yönünden; dava dilekçesinin davalıya yapılan tebliğinin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, davalı vekiline cevap dilekçesi vermesi için süre verilmiş, verilen süre içinde sunulan cevap dilekçesi ve ekleri dikkate alınmıştır. Davalının savunma hakkı bu şekilde korunmuş olup, cevap dilekçesindeki itirazlar bilirkişi raporu ve rapora itirazlar ile birlikte mahkememizce değerlendirilmiştir. Bu nedenle bilirkişi raporunda davalının savunma yapmadığına dair yer alan tespit, sonucu etkileyecek nitelikte görülmemiştir. Davalının icra dairesinde ileri sürdüğü zamanaşımı itirazı yönünden; alacağın muaccel olduğu hesap kat tarihi itibariyle TBK'nın 146. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından itiraz yerinde görülmemiştir. Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı ...Şirketi arasında 10.03.2023 tarihinde 100.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesinin akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalı şirketin 100.000.000,00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalının sözleşmedeki imzalara itirazının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından bilirkişi raporu gereğince sunulan Ticaret Sicil Gazetesi ile davalının eski unvanının... Ltd. Şti. olduğu, sözleşmeyi imzalayan şirket ile davalının aynı tüzel kişi olduğu, unvan ve tür değişikliğinin kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı kabul edilmiştir. Kefaletin TBK'nın 583. maddesindeki şekil şartlarına (yazılı şekil, azami miktarın gösterilmesi, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresinin kefil tarafından el yazısı ile yazılması) uygun olarak kurulduğu, davalı tüzel kişi olduğundan TBK'nın 584. maddesindeki eş rızası koşulunun da aranmayacağı, geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunduğu kabul edilmiştir. Davalının, tüzel kişi kefiller için öngörülen sınırsız süreli kefalet hükmünün geçersiz olduğu yönündeki savunması yerinde değildir. TBK'nın 598. maddesindeki on yıllık sürenin sonunda kefaletin kendiliğinden sona ermesi kuralı gerçek kişi kefaletlerine ilişkin olup, tüzel kişi kefaletlerinde kanun bir süre sınırı öngörmemiştir. Kefilin sorumluluğu ayrıca belirli bir azami miktarla (100.000.000,00 TL) sınırlıdır; bu nedenle kefilin sorumluluğunun ucu açık ve belirsiz olduğu söylenemez. Davalı basiretli tacir olarak hareket etmekle yükümlü olup (TTK m.18/2), kefalet beyanını kendi iradesiyle yazmıştır. Davalının kefil beyanı alanındaki 'tüzel kişi kefillerde sınırsız süreyle ifadesi yazılmalıdır' yönündeki yönlendirmenin sözleşmenin bankaca hazırlanmış matbu bir metin olduğunu gösterdiği, ancak bu durumun tek başına kefaletin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı, tüzel kişi kefaletinde sürenin sınırsız bırakılmasının kanuna aykırı olmadığı ve kefilin sorumluluğunun miktar yönünden sınırlandırıldığı gözetilerek, bu savunma yerinde görülmemiştir. Sözleşmenin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu ve TBK'nın 21. ve 25. maddeleri uyarınca ilgili hükümlerin geçersiz sayılması gerektiği yönündeki savunma da yerinde görülmemiştir. Tacirler arasındaki sözleşmelerde de genel işlem koşulları denetiminin yapılabileceği kabul edilmekle birlikte, yapılan denetimde aşağıda açıklanan nedenlerle bu hükümlerin dürüstlük kuralına aykırı olarak davalının durumunu ağırlaştırdığı sonucuna varılmamıştır. Sözleşmenin matbu olması tek başına hükümlerin geçersizliği sonucunu doğurmaz; davalı tacir olup, sözleşmedeki kefalet, faiz, temerrüt ve delil sözleşmesi hükümleri bankacılık sözleşmelerinin olağan içeriğinde yer alan, tacir için öngörülebilir hükümlerdir ve karşı tarafı şaşırtıcı nitelikte değildir. Kefilin sorumluluğu limit ile sınırlandırılmış, temerrüt faizi sözleşmede belirli bir ölçüte (akdi faizin 2 katı) bağlanmış olup, bu hükümlerin dürüstlük kuralına aykırı biçimde davalının durumunu ağırlaştırdığı da ispatlanamamıştır. Sözleşmenin 6.1. maddesinde, müşteri ve kefillerin banka defter ve kayıtlarının HMK'nın 193. maddesi uyarınca yegane geçerli ve bağlayıcı delil olacağını kabul ettikleri düzenlenmiştir. Davalı bu sözleşmeyi imzalamış olup delil sözleşmesinin geçersizliğini gösteren bir olgu ileri sürmemiştir. Bilirkişi raporunda davacı bankanın 2017-2025 yıllarına ait yevmiye ve kebir defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, defterlerin elektronik ortamda usulüne uygun tutulduğu tespit edilmiş, defterlerin HMK'nın 222. maddesi ve TTK'nın 64. maddesi uyarınca davacı lehine delil niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Davalının kat ihtarına noter yoluyla itiraz etmiş olması, kayıtların tek taraflı olduğuna dair genel nitelikteki beyanı ve bankanın kayıtlarını kabul etmediği yönündeki ifadeleri defterlerin delil gücünü ortadan kaldırmaz; davalı ödeme, mahsup veya hesaplama hatasına ilişkin somut bir delil sunmamıştır. Davalı kredi kullanan değil kefil olup, defterlerinde asıl borca ilişkin ödeme veya borç kaydı bulunduğu da ileri sürülmemiştir. Bu nedenle davalıya ticari defterlerini sunması için süre verilmesine, yeni bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiştir; bilirkişi raporu teknik yönden denetime elverişli ve yeterli bulunmuştur. Raporda kredi hesap ekstreleri, tahsilatlar ve kanuni takip hesabı ekstreleri incelenmiş, davacı bankanın takipteki talebi ile hesaplanan alacak karşılaştırılmıştır. Dava dışı asıl borçlu ve davalı kefile hesap kat ihtarı gönderildiği, ihtarın 14.08.2025 tarihinde tebliğ edildiği ve verilen mehil süresinin bitiminin ardından 22.08.2025 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği anlaşılmıştır. Davalının 18.08.2025 tarihli ihtarname ile kat ihtarına itiraz etmiş olması, ihtardan haberdar olduğunu göstermektedir. Davalının ikinci cevap dilekçesinde belirttiği 18.08.2025, 29.08.2025 tarihli noter ihtarnameleri ile yapılan itirazlar, kat ihtarının tebliğinden sonra yapılmış tek taraflı beyanlar olup, kefilin Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca borçtan sorumluluğunu kaldırmaz; bu itirazlar somut bir ödeme, mahsup veya hesap hatası iddiasına dayanmadığından hesabın kat edilmesinin ve temerrüdün hukuki sonuçlarını doğurmasına engel değildir. Kat ihtarına itiraz edilmesi alacağın muacceliyetini ve temerrüdü ortadan kaldırmaz; davalı alacağın muaccel olmadığını gösteren bir olgu da ileri sürmemiştir. TBK'nın 586. maddesi uyarınca müteselsil kefile başvuru koşulu gerçekleşmiştir. Davalı kefilin kefalet limiti 100.000.000,00 TL olup, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borcu (15.509.457,32 TL) ile gayrinakdi risklerin ve takip sonrası tazmin edilen mektupların toplamı da bu limitin altında kaldığından, TBK'nın 589. maddesi uyarınca davalı kefil, kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından da sorumlu olmak üzere borcun tamamından müteselsilen sorumludur. Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.8. maddesinde temerrüt faizinin, kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasında bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranının 2 katı olarak uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmede açıkça yazılı bir akdi faiz oranı bulunmadığından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranı esas alınmıştır. Bilirkişi tarafından 21-01 nolu taksitli kredi için %30, mektup komisyon kredileri için %36, 32-01 nolu taksitli kredi için %46,68, BCH kredisi için %54 ve mektup tazmin kredisi için %60 olarak tespit edilen fiili akdi faiz oranlarının 2 katı olan %60, %72, %93,36, %108 ve %120 oranları sözleşmeye uygun bulunmuştur. Davacıdan temin edilen emsal nitelikteki kredilere fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranının %69 olduğu, bunun 2 katının %138 ettiği ve talep edilen hiçbir temerrüt faiz oranının bu orana ulaşmadığı da anlaşılmıştır. Kredi kartı ve ticari artı para kredileri yönünden ise TCMB'nin kredi kartı ve kredili mevduat hesaplarına uygulanacak azami oranlara ilişkin düzenlemeleri uyarınca %57,60 ve %60,60 oranları benimsenmiştir. Davalının, sözleşmenin 2.6.2 ve 2.8.1. maddeleri ile bankaya tek taraflı faiz belirleme yetkisi tanındığı yönündeki savunması da yerinde değildir; temerrüt faizi oranı bankanın serbest takdirine bırakılmamış, kredilere fiilen uygulanan akdi faizin 2 katı olarak sözleşmede belirli bir ölçüte bağlanmış, bilirkişi tarafından da banka kayıtları üzerinden denetlenmiştir. TTK'nın 8. maddesi uyarınca ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebildiği, bu oranların bankanın fiilen uyguladığı oranlara dayandığı gözetildiğinde faiz oranlarının fahiş olduğuna dair savunma yerinde görülmemiştir. Davacı banka, takip talebinde bilirkişi raporunda hesaplanan miktarın altında işlemiş faiz talep etmiştir. HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak, bilirkişi raporunda belirlenen ve talebi aşmayan miktarlar üzerinden hüküm kurulmuştur. Davacı tarafından takipte talep edilen gayrinakdi alacaklar yönünden; bilirkişi raporunda asıl borçlu bakımından çek yaprakları nedeniyle 261.600,00 TL ve halen geçerli teminat mektupları nedeniyle 4.882.500,00 TL gayrinakdi risk bulunduğu, çek yapraklarının baskı tarihi (02.06.2022) dikkate alındığında bankanın 5941 sayılı Çek Kanunu m.3/9 uyarınca sorumluluğunun sona ermediği tespit edilmiştir. Bilirkişi, sözleşmede yeterli açıklık bulunmadığı gerekçesiyle bu risklerin davalı kefilden depo edilmesinin istenemeyeceği görüşünü bildirmiş ise de sözleşmenin 3.5.1. maddesinde kefillerin müşterinin bankaya sözleşmeden doğan borçları için kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefil oldukları, 3.5.1.1. maddesinde kefaletin sözleşme sebebiyle doğmuş borçları kapsadığı gibi ileride doğması muhtemel borçları da kapsayacağı düzenlenmesi karşısında bilirkişinin bu görüşüne itibar edilmemiş, Kefalet sözleşmesinin, kefilin gayrinakdi kredilerin depo edilmesinden de sorumlu olacağı yönünde açık bir düzenleme içerdiği kanaatine varılmıştır. Bu nedenle çek yaprakları yönünden 261.600,00 TL ve teminat mektupları yönünden 4.882.500,00 TL'nin davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine karar verilmiştir. Takip tarihinden sonra bedeli tazmin edilen ... nolu 750.000,00 TL (22.01.2026), ... nolu 2.000.000,00 TL (22.01.2026) ve ... nolu 5.827.500,00 TL (17.03.2026) bedelli teminat mektuplarına ilişkin toplam 8.577.500,00 TL, banka tarafından muhataba ödenmekle nakdi alacağa dönüşmüş olup, tazmin tarihlerinden itibaren işleyecek yıllık %120 oranında temerrüt faizi ve bunun %5'i oranında BSMV ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir. Davalı kefilin ihtilaf konusu borç nedeniyle, dava dışı ...'a ait taşınmaz üzerinde 40.000.000,00 TL limitli ipotek bulunduğu, bilirkişi raporuna göre bu ipoteğin dava dışı asıl borçlunun asaleten ve kefaleten sorumluluklarını teminat altına aldığı ve davalı kefilin kefaletinden doğan borçları kapsamadığı anlaşılmıştır. İpoteğin davalıya ait olmadığı, davalının da bu yönde bir itirazı bulunmadığı gözetilerek mahsup yapılmamış, ipotek nedeniyle mükerrer tahsilatın önlenmesi bakımından takibin devamına karar verilirken tahsilde tekerrür olmamak kaydı konulmuştur. Alacak, genel kredi sözleşmesine, hesap kat ihtarnamesine ve usulüne uygun tutulan banka kayıtlarına dayanmakta olup, bilirkişi hesabı gerektirmesi alacağın likit olmasına engel değildir. Borç miktarı belirli veya belirlenebilir olduğundan ve davalının itirazı haksız bulunduğundan, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca kabul edilen nakdi alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, gayrinakdi alacak yönünden tazminata hükmedilmemiştir. Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında; A)Nakdi kredi alacakları yönünden davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile; 1-... numaralı taksitli kredi alacağı yönünden; 3.203.545,92 TL asıl alacak, 15.798,31 TL işlemiş akdi faiz, 126.386,47 TL işlemiş temerrüt faizi, 7.109,24 TL BSMV; ... numaralı mektup komisyon kredi alacağı yönünden; 5.199,66 TL asıl alacak, 30,75 TL işlemiş akdi faiz, 246,16 TL işlemiş temerrüt faizi, 13,85 TL BSMV; ... numaralı mektup komisyon kredi alacağı yönünden; 10.312,50 TL asıl alacak, 91,54 TL işlemiş akdi faiz, 305,14 TL işlemiş temerrüt faizi, 19,83 TL BSMV; ... numaralı taksitli kredi alacağı yönünden; 3.873.484,71 TL asıl alacak, 29.722,91 TL işlemiş akdi faiz, 237.783,14 TL işlemiş temerrüt faizi, 13.375,30 TL BSMV; ... numaralı ...kredi alacağı yönünden; 1.480.017,67 TL asıl alacak, 13.138,05 TL işlemiş akdi faiz, 56.055,66 TL işlemiş temerrüt faizi, 3.459,69 TL BSMV: ... numaralı BCH kredi alacağı yönünden; 48.613,68 TL asıl alacak, 431,53 TL işlemiş akdi faiz, 3.452,24 TL işlemiş temerrüt faizi, 194,19 TL BSMV; ... numaralı ticari artı para kredi alacağı yönünden; 163.345,20 TL asıl alacak, 1.530,52 TL işlemiş akdi faiz, 6.508,75 TL işlemiş temerrüt faizi, 401,96 TL BSMV; ... numaralı mektup tazmin kredi alacağı yönünden; 6.664.999,95 TL asıl alacak, 65.736,99 TL işlemiş akdi faiz, 525.895,89 TL işlemiş temerrüt faizi, 29.581,64 TL BSMV olmak üzere toplam 16.586.789,00 TL üzerinden takibin tahsilde tekerrür olmamak üzere devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-... numaralı taksitli kredi alacağı yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %60 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına; ..ve ... numaralı mektup komisyon kredi alacağı yönünden; asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %72 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına; ... numaralı taksitli kredi alacağı yönünden; asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %93,36 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına; ... numaralı ... kredi alacağı yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %57,60 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına; ...numaralı BCH kredi alacağı yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %108 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına; ... numaralı ticari artı para kredi alacağı yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %60,60 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, .... numaralı mektup tazmin kredi alacağı yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %120 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına 3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen nakdi alacağın kabul edilen kısmının %20 oranına tekabül eden 3.317.357,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, B)Gayri nakdi alacak talebi yönünden davanın KABULÜ ile, 1-Davacı bankaya ibraz edilmeyen ya da ibraz edilip de yükümlülük bedeli tazmin edilmeyen çek yaprakları yönünden 261.600,00 TL'nin ve teminat mektupları yönünden 4.882.500,00 TL'nin davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta davalı tarafından depo edilmesine, 2-Takip tarihi ile dava tarihi arasında bedeli tazmin olunan teminat mektuplarından 22/01/2026 tarihinde bedeli tazmin olunan ... numaralı 750.000,00 TL bedelli teminat mektubu, 22/01/2026 tarihinde bedeli tazmin olunan ... numaralı 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubu, 17/03/2026 tarihinde bedeli tazmin olunan ... numaralı 5.827.500,00 TL bedelli teminat mektubu olmak üzere toplam 8.577.500,00 TL'nin her bir teminat mektubunun tazmin tarihlerinden itibaren işleyecek %120 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV'si ile birlikte davalıdan tahsiline, C)1-Nakit Alacak talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.133.043,55 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 200.327,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 932.716,12 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 2-Gayri nakit alacak talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 732,00 TL harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yatırılan toplam 201.762,33 TL (615,40 TL başvurma harcı, 200.327,43 TL peşin harç, 87,50 TL VSH, 732,00 TL Gayri Nakdi Alacak talebi yönünden maktu harç) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 15.802,50 TL (15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 802,50 TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 15.802,46 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen nakdi alacak üzerinden hesaplanan 1.201.735,78 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen gayri nakdi alacak üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen nakdi alacak üzerinden hesaplanan 40,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL'nin red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.699,98TL'sinin davalıdan, 0,02 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı vekilinin ( e duruşma) yüzüne karşı ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/10/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/807, K. 2026/723, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-807-e-2026-723-k-6195b50b6e06