İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/127 E. 2026/776 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/127
Karar No
2026/776
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/127 Esas KARAR NO : 2026/776

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 12/02/2026 KARAR TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkli bankanın ...Şubesi ile ....Tic.Ltd.Şti. arasında 12.10.2023 tarihinde 200.000.000 TL Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) imzalandığı,işbu sözleşmede davalı ...’in ise müteselsil kefalet olarak imzası atmış oldukları, işbu GKS ye istinaden muhtelif ticari kredi kullandırılmış olduğu, Davalı Şirketin GKS deki taahhütlerini yerine getirmemesi üzerine ... 16.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi ile kredilerin kat edilmiş olduğu,205.100.354.05 TL borcun ödenmesinin istendiği,ancak borçlu ve kefilin temerrüde düştüğü, bunun üzerine ... Banka Alacakları İcra Dairesinin...E. sayılı dosyasında ... sayılı gayrin haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğu,alacak için akdi faiz oranı %75 in %100 fazlası üzerinden 5150 temerrüt faizi talep edildiği,davalının icra dosyasına vaki itirazın iptali ile İİK m 67/3 uyarınca %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatınana,itirazın iptaline yargılama gideri ile vekalet ücretin davalıya yükletilmesine karar verilmesi iddia ve talep edilmiştir. DELİLLER: ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ...Esas Sayılı dosyası,... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya sunulan 06/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda davacı bankanın, Davalı ...’in müteselsil kefili bulunduğu asıl borçlu Şirket ...Şti lehine ve ...A.Ş. ye hitaben düzenlediği 6.000.000 TL lık teminat mektubu bedelinin muhatabın 30.06.2025 tarihindeki tazmin talebi üzerine aynı tarihte IBAN ... numaralı hesaba 6.000.000,00 TL olarak tazmin etmiş olduğu, Davacı bankanın tazmin sebebiyle nakde dönüşen alacağı her ne kadar 6.000.000,00 TL ise de, alacaklı bankanın kısmi talepte bulunmuş olması dikkate alındığında taleple bağlılık kuralına göre davalı Eyüp Eksik’in de asıl borçlu lehine olan kefaletinden dolayı 1.000.000,00 TL asıl alacak ile tazminden sonra işleyecek %150 temerrüt faizinden sorumlu olduğu tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nın 5/a maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmuş ve 2026/17993 sayılı arabuluculuk dosyasında anlaşma sağlanamadığı son tutanakla belgelenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının kefaletinin geçerli olup olmadığı, 21.03.2019 tarihli teminat mektubundan doğan rücu alacağının 12.10.2023 tarihli kefaletin kapsamında kalıp kalmadığı, asıl borçlu ve davalı hakkındaki konkordato sürecinin takip ve kefil sorumluluğu üzerindeki etkisi ile takipte istenen temerrüt faizi oranı noktalarında toplanmaktadır. Kefaletin geçerliliği yönünden; TBK'nın 583/1. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi kefalet sözleşmesinde belirtilmedikçe geçerli olmaz; kefilin sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Dosyaya sunulan 12.10.2023 tarihli sözleşmenin 15. maddesinde yer alan kefalet beyanında; kefalet verilen asıl borçlunun unvanı, kefalet türünün "Müteselsil Kefalet" olduğu, kefalet tutarının rakamla 200.000.000,00 TL ve yazıyla "İkiyüzmilyon Türk Lirası" olduğu ve kefalet tarihinin 12.10.2023 olduğu davalının el yazısı ile yazılmış, beyan davalının adı-soyadı ve T.C. kimlik numarası yazılarak imzalanmıştır. Davalı ayrıca sözleşmenin 14.3. maddesini de imzalayarak kefalete ilişkin 9.11. bölümü ile 10.3 ve 12.5. maddeleri okuyup kabul ettiğini beyan etmiştir. Bu itibarla TBK'nın 583. maddesindeki şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmıştır. Eş rızası yönünden ise; TBK'nın 584/3. maddesi uyarınca ticaret şirketlerinin ortakları ve yöneticileri tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eşin rızası aranmaz. Davalının asıl borçlu şirketin %10 hissedarı olduğu anlaşıldığından davalının ortağı olduğu şirketin kredi borçları için verdiği kefalette eş rızası aranmayacağından, davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. Kefaletin kapsamı yönünden; davalı, kefalet beyanında asıl borçlunun "... Bankası A.Ş.'den kullandığı/kullanacağı kredilerden doğmuş ve doğacak borçlarına" 200.000.000,00 TL ile sınırlı olarak müteselsil kefil olduğunu kabul etmiştir. Sözleşmenin 9.11.1. maddesinde de kefillerin sözleşmenin 3.2.1. maddesinde belirtilen kredi türleri çerçevesinde kalan bütün kredi kullandırımlarından kefalet limiti ile sınırlı olarak sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Kefalet beyanında yer alan "kullandığı" ve "doğmuş" ifadeleri, kefalet tarihinden önce kullandırılmış ve kefalet tarihinde riski devam eden kredileri de kapsamaktadır. Takibe konu 21.03.2019 tarihli teminat mektubu süresiz olarak düzenlenmiş, teminat mektubu talep formunda mektubun banka ile imzalanan genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi hükümlerine göre düzenlenmesi istenmiş ve mektup kefalet tarihinde yürürlükte bulunan bir gayrinakdi kredi olarak bankanın riskinde yer almıştır. Kaldı ki, bankanın asıl borçluya karşı rücu alacağı, teminat mektubu bedelinin muhataba ödendiği 30.06.2025 tarihinde, yani kefalet tarihinden sonra doğmuştur. Bu itibarla takibe konu alacağın davalının kefaletinin kapsamında ve kefalet limiti içinde kaldığı anlaşılmıştır. Alacağın doğumu ve muacceliyeti yönünden; teminat mektubu, bankanın muhataba karşı üstlendiği bağımsız bir garanti taahhüdü niteliğinde olup, mektup metninde bankanın muhatabın ilk yazılı talebinde, protesto çekmeye, hüküm ve borçlunun iznini almaya gerek kalmaksızın ve borçlu ile muhatap arasındaki uyuşmazlığı dikkate almaksızın ödeme yapacağı taahhüt edilmiştir. Bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan belgelerden, muhatabın 30.06.2025 tarihli tazmin talebi üzerine davacı bankanın aynı tarihte 6.000.000,00 TL'yi muhataba ödediği sabittir. Bankanın bu ödeme ile doğan rücu alacağı, ödeme anında doğmuş ve TBK'nın 90. maddesi uyarınca doğumuyla birlikte muaccel hâle gelmiştir. Takip, kredi hesabının kat edilmesi sonucu oluşan bakiye borca değil, tazmin edilen teminat mektubu bedelinden kaynaklanan bu alacağın 1.000.000,00 TL'lik kısmına dayanmaktadır. Davalı vekilince, asıl borçlu ve davalı hakkında teminat mektuplarının nakde çevrilmesini engelleyen bir tedbir kararı bulunduğu ileri sürülmüş ise de, konkordato mahkemesince verilen geçici mühlet kararında davacı bankanın muhataba ödeme yapmasını yasaklayan tedbir bulunduğu ve bu tedbirin 30.06.2025 tarihli ödemeden önce davacı bankaya bildirildiğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmamaktadır. Ayrıca konkordato mühleti borçlu aleyhine takip yapılmasını engeller; bankanın bağımsız garanti taahhüdü kapsamında üçüncü kişi konumundaki muhataba karşı ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Konkordato sürecinin etkisi yönünden; İİK'nın 296/1. maddesi, borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına veya borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin sözleşme hükümlerinin uygulanmayacağını düzenlemektedir. Takibe konu alacak, bankanın teminat mektubu kapsamında yaptığı ödeme ile doğmuş ve muaccel hâle gelmiştir. Bu nedenle hesap kat ihtarnamesinin mühlet içinde keşide edilmiş olması, takibe konu alacağın varlığını ve muacceliyetini etkilememektedir. Asıl borçlu hakkındaki konkordato süreci, alacaklının kefile karşı haklarını ortadan kaldırmaz (İİK m. 303). TBK'nın 585/1. maddesi, borçluya konkordato mehli verilmiş olması hâlinde adi kefilin dahi doğrudan takip edilebileceğini öngörmektedir. Müteselsil kefalette ise TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca alacaklı, borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması hâlinde borçluyu takip etmeden kefili takip edebilir. Konkordato mehli alan asıl borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunduğu kabul edildiğinden, davalı müteselsil kefile başvuru şartları oluşmuştur. Davalının kendisi hakkındaki konkordato talebi yönünden ise;... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E.,... K. sayılı 26.11.2025 tarihli kararı ile davalı yönünden konkordato talebinin koşulları oluşmadığından reddine, davalı yönünden verilen tüm tedbir kararlarının kaldırılmasına ve komiser heyetinin görevine son verilmesine karar verilmiştir. İhtiyati haciz kararı 30.12.2025 tarihinde, icra takibi ise 16.01.2026 tarihinde, yani davalı hakkındaki mühlet ve tedbirler kaldırıldıktan sonra başlatılmıştır. Bu nedenle davalı hakkında İİK'nın 294. maddesindeki takip yasağı söz konusu değildir. Sözleşmenin 9.11.1. maddesi uyarınca kefalet borcunun muaccel olması için kefile ihbarda bulunulması gerekmektedir. Davalıya hesap kat ihtarnamesi 28.08.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu ihbarın davalı hakkındaki mühlet içinde yapılmış olması sonuca etkili değildir, çünkü mühlet takip yapılmasını yasaklamakla birlikte ihbarda bulunulmasına engel değildir. Ayrıca ihbar işlevi gören ödeme emri davalıya tebliğ edilmiştir. Takipte işlemiş faiz talep edilmeyip yalnızca takip tarihinden itibaren faiz istendiğinden, sonuca etkili olmadığı anlaşılmıştır. Faiz yönünden; sözleşmenin 10.5. maddesinde, borcun sözleşme kapsamında muaccel hâle gelmesi hâlinde, borcun hangi tür krediden doğduğuna bakılmaksızın, bankanın borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere ilişkin olarak TCMB'ye bildirilen en yüksek cari faiz oranının iki katı oranında gecikme faizi ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir. Bilirkişi raporunda, davacı bankanın borçlu cari hesap kredilerine uyguladığı en yüksek cari faiz oranının %75 olduğu ve bunun iki katı olan %150 oranında temerrüt faizi istenebileceği tespit edilmiştir. Takip talebinde de asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %150 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV istenmiştir. Talep edilen faiz oranı sözleşmeye uygun bulunmuştur. Mahkememizce aldırılan 06.07.2026 tarihli bilirkişi raporu; davacı bankanın kayıtları ve dosyadaki belgeler üzerinde yapılan incelemeye dayalı, gerekçeli ve denetime elverişli bulunarak, hukuki nitelendirmeler Mahkememizce yapılmak kaydıyla hükme esas alınmıştır. Davalı vekilinin rapora itirazlarının hukuki nitelikteki kısımları açıklanmış olup, uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm deliller dosyada bulunduğundan ek rapor alınması ve belge celbi taleplerinin reddine karar verilmiştir. Raporda yer alan maddi hataların, takibe konu 1.000.000,00 TL'lik alacağın tespitine etkisi bulunmamaktadır. Takibe konu asıl alacak, miktarı belirli ve belirlenebilir nitelikte olup likittir. Bu nedenle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. Davacının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın KABULÜ ile; davalının ... Banka Alacakları İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 1.000.000,00 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar yıllık %150 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla DEVAMINA, 2- Asıl alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 200.000,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 68.310,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 12.077,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 56.232,50 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 156.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL başvuru harcı, 12.077,50 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 647,90 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 23.457,40 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 5.000,00TL arabuluculuk ücretinin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/127, K. 2026/776, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-127-e-2026-776-k-40683792395b