Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/65 E. 2026/173 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/65
Karar No
2026/173
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/65 - 2026/173 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/65 KARAR NO : 2026/173

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/01/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/308 E., 2022/44 K.

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz

KARAR TARİHİ : 15/10/2026 YAZIM TARİHİ : 15/10/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili bankaca ... ... ... ... Ltd. Şti.'ye kredi kullandırıldığını, ... şirketin dava dışı ... ......Ltd. Şti. ile müvekkili banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, ... şirketin iflasına karar verildiğini, tasfiye işlemlerinin Ankara 21. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6 esas sayılı dosyası adı altında yürütüldüğünü, müvekkili bankanın iflas tarihi itibariyle ... ... ... ... Ltd. Şti.'den 19.196.653,18-TL asaleten, ......Ltd. Şti.'ye olan kefaletinden kaynaklanan 213.253,73-TL kefaleten olmak üzere toplamda 19.409.906,91-TL alacağı olduğunu ancak iflas idaresine yapılan başvuruya rağmen alacağın reddedildiğini belirterek, iflas tarihi itibariyle 19.409.906,91-TL alacağın rüçhanlı olarak masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Ankara 21. İcra Müdürlüğü cevabi yazısından: ... ... ... ... Ltd. Şti.'nin tasfiye işlemlerinin iflas müdürlüğünce yürütüldüğü, dava dilekçesi ve duruşma gününün iflas müdürlüğüne tebliğ edildiği, ancak usulüne uygun tebliğe rağmen davalı davanın esası hakkında cevap verilmediği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince "......Davacı ... Bankası T.A.Ş. ile ... ... ... ... İnşaat Ticaret ve San. Ltd. Şti arasında; 11.01.2012 tarihli 6.625.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi, 21.08.2013 tarihli 5.200.000,00 TL limitli, Genel Kredi Sözleşmesi ve eki 11.11.2013 tarihli 400.000,00 TL limitli Limit Artırım Sözleşmesi, 31.03.2014 tarihli 500.000,00 TL limitli Limit Artırım Sözleşmesi, 10.04.2017 tarihli 9.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi ve 31.10.2017 tarihli 6.900.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi, 20.02.2018 tarihli, 9.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi ve eki 08.06.2018 tarihli 500.000,00-TL limitli limit artırım sözleşmesi akdedildiği, Yine, davacı banka ile dava dışı/... ... ... Otomotiv Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından asıl borçlu olarak 18.04.2012 tarihli 750.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi, 21.08.2013 tarihli 5.200.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi ve eki 11.11.2013 tarihli 400.000,00 TL limitli Limit Artırım Sözleşmesi, 31.03.2014 tarihli 500.000,00 TL limitli Limit Artırım Sözleşmesi, 21.08.2013 tarihli 13.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki olan bila tarihli 1.000.000,00-TL limitli, 31.03.2014 tarihli 1.250.000,00-TL limitli limit artırım sözleşmesi, 31.10.2017 tarihli 6.900.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi, 20.02.2018 tarihli 9.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki 08.06.2018 tarihli 500.000,00-TL bedelli limit artırım sözleşmesi, 20.02.2018 tarihli 13.500.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki 08.06.2018 tarihli 750.000,00-TL bedelli limit artırım sözleşmesi, 10.04.2017 tarihli 9.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi ve 31.10.2017 tarihli 6.900.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve ... şirketin anılı sözleşmelere müteselsil kefil sıfatıyla şahsi kefalet verdiği, 6098 sayılı yasa döneminde imzalanan kefalet sözleşmelerini TBK 583.maddesindeki şekli şartları içermesi karşısında, yine 818 sayılı yasa döneminde imzalanan kefalet sözleşmelerinin ise 818 sayılı BK'nun 484 maddesi uyarınca geçerli olduğu, Davacı banka tarafından .../asıl borçlu ... ... ... Ltd. Şti.'nin borcu sebebiyle ... ... ... İnşaat Ticaret ve San. Ltd. Şti ve müteselsil kefiller aleyhine keşide edilen Altındağ 2. Noterliği'nin 25.02.2019 tarih ve 02714 yevmiye numaralı İhtarnamesi ile hesabı kat ettiği, kat ihtarnamesinin asıl borçlu ... şirkete 27.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamedeki 1 günlük atıfet süresi gözetildiğinde asıl borçlu şirketin 01.03.2019 tarihinde temerrüte düştüğü, Yine, davacı bankanın asıl borçlusu ......Ltd. Şti. olan alacak sebebiyle Altındağ 2. Noterliği'nin 26.02.2019 tarih ve 02782 yevmiye numaralı İhtarnamesi ile hesabı kat ettiği, kat ihtarnamesinin ... ... ... ... Ltd. Şti.'ye tebliğ edilemediği, kefiller hakkında İİK. 68/b maddesinin uygulanamayacağı gözetildiğinde, ... şirketin kefaletten kaynaklanan borcu için temerrütün oluşmadığı, bu nedenle kefaletten kaynaklanan borcu nedeniyle ... şirketin iflas tarihi itibariyle akdi faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarında sorumlu olacağı, Davacı bankanın akdedilen genel kredi sözleşmesi çerçevesinde yıllık %39 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, tarafların tacir, ihtilafın ticari iş mahiyetinde olması sebebi ile somut olayda TBK 88 ve 120.maddelerinin uygulanamayacağı, Mahkememize ibraz edilen 02.12.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre iflas tarihi itibari ile ... ... ... ... Ltd. Şti.'nin davacı bankaya 8.306.153,33 TL taksitli ticari kredi borcu, 5.194.754,44-TL borçlu cari kredilerden kaynaklanan borcu, 5.262.436,03-TL tazmin edilen teminat mektubu tutarından kaynaklanan borcu olmak üzere toplamda asaleten 18.763.343,80-TL borçlu olduğu, yine iflas tarihi itibariyle ... ... ... ... Ltd. Şti.'nin davacı bankaya ......Ltd. Şti.'ye kefaletinden kaynaklanan 213.253,73-TL borcunun olduğu, kefaletten kaynaklanan borcu için ... şirketin borç miktarının kefalet limiti ve teminatı kapsamında kaldığı, Böylelikle, asaleten 18.763.343,80-TL, kefaleten 213.253,73-TL olmak üzere iflas tarihi itibariyle davacının ... şirketten 18.976.597,53-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı vekili alacağının rüçhanlı olarak kaydını talep etmiş ise de, İİK 206 maddesi gereğince alacağın rüçhanlı alacak olarak kaydedilebilmesi için menkul ve gayrimenkul malikinin ... şirket olması gerektiği, oysa ki somut olayda, ipotekli taşınmazların malikinin ... şirket olmadığı bu suretle alacağın rüçhanlı alacak olarak kabul edilemeyeceği nazara alınarak....." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Açılan davanın 433.309,08 TLlik kısmının reddedildiğini, reddedilen kısım bakımından yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, bilirkişi raporundaki faiz alacağı kısmının yanlış hesaplanmış olması nedeniyle eksik karar verildiğini, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin dikkate alınarak; İhtarname tarihinden mütemerrit olunan tarih aralığında %26 cari faiz oranı, mütemerrit olunan tarihten, icra tarihi ve iflas tarihine kadar %39 temerrüt faiz oranının uygulanması gerektiğinin açık olduğunu, kat tarihinden temerrüt tarihine kadar cari faiz işletilmesi gerektiğini, Kefaletten kaynaklanan borç tutarının hesaplanmasında iflas tarihine kadar cari faiz işletilmesinin doğru olmayıp temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, sıra cetveline kayıt ve kabul taleplidir. Davacı vekilinin sunduğu istinaf dilekçesinden ihtilafın mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi raporunda uygulanan faiz türü ve oranı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Vadesi gelmiş ancak ödenmemiş taksitler yönünden, taksitli kredilerde her bir taksit için ödeme planında belirli bir vade günü öngörülmüştür. Vadesi gelen taksit, gününde ödenmediğinde borçlu o taksit yönünden vade tarihi itibarıyla kendiliğinden temerrüde düşer. Ödenmeyen taksit tutarının içerdiği anapara kısmına, taksitin ödenmesi gereken vade tarihinden hesap kat tarihine kadar sözleşmede kararlaştırılan temerrüt faizi işletilir. Sözleşmedeki muacceliyet klozu gereğince bir veya birkaç taksitin ödenmemesi üzerine banka hesabı kat ettiğinde, henüz vadesi gelmemiş olan tüm gelecek taksitlerin anaparası da kat tarihi itibarıyla muaccel hale gelir. Henüz vadesi gelmemiş ve kat işlemiyle muaccel kılınan anapara borcuna, hesap kat tarihine kadar sözleşmede belirlenen akdi faiz (cari faiz) oranı uygulanır. Bu anapara borcu için kat tarihinden önce herhangi bir temerrüt faizi işletilemez. Bankanın kat tarihi itibarıyla tespit edilen meşru alacağı; Ödenmemiş Kredi Anaparası, Kat Tarihine Kadar İşlemiş Akdi Faiz, Vadesi Geçen Taksitler ve bunlara uygulanan Gecikme Faizi toplamından oluşur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca kural olarak muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Banka kredi sözleşmelerinde yer alan muacceliyet kayıtları ve bankanın hesabı kat etmesi, yalnızca alacağın vadesinin geldiğini ve talep edilebilir olduğunu (muacceliyet) gösterir. Sözleşmede "muacceliyet tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanır" şeklinde genel klozlar bulunsa dahi, borçlu veya kefil usulünce temerrüde düşürülmedikçe doğrudan temerrüt faizine mahkûm edilemez. Hesabın kat edildiği (muacceliyet) tarih ile ihtarnamede verilen sürenin dolduğu (temerrüt) tarih arasındaki ara dönemde temerrüt henüz doğmadığından, banka bu süre için temerrüt faizi talep edemez; yalnızca sözleşmede kararlaştırılan akdi faizi (cari faiz) isteyebilir. Temerrüt tarihinden itibaren ise temerrüt faizi uygulanır. Kefile hesap kat ihtarı tebliğ edilemediğinde veya iade döndüğünde ise kefil, takipten önce temerrüde düşmüş sayılamaz. Sözleşmedeki muacceliyet klozuna dayanılarak kefilden takip öncesi dönem için temerrüt faizi istenemez. Kat tarihinden takip tarihine kadar olan tüm ara dönemde kefile yalnızca akdi faiz (cari faiz) uygulanır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, düzenlenen bilirkişi raporuna, ilk derece mahkemesince alacağın hesabı bakımından uygulanan faizin türü ve oranına ilişkin yapılan değerlendirmeye göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL'nın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.15/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/65, K. 2026/173, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-65-e-2026-173-k-a302e721d8dc