Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/877 E. 2026/1349 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/877
Karar No
2026/1349
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/877 Esas 2026/1349 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/877 KARAR NO : 2026/1349

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27/03/2024 NUMARASI : 2023/856 Esas 2024/204 Karar

DAVA : Şirketteki pay oranının tespiti DAVA TARİHİ : 30/03/2021 KARAR TARİHİ : 09/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2026

Taraflar arasındaki şirketteki pay oranının tespiti istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ... Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 132251 sicil numarası ile kayıtlı olan ... Otel İşletmeleri Turizm Ticaret İhracat İthalat Seyahat Acentesi ve Enerji A.Ş'nin %76'ya ilaveten veraseten intikal eden %1,5 olmak üzere %77,5 payına/hissesine sahip kurucu ortağı olduğunu, ancak davacıya ait bu hisselerin bir kısmının TTK. ve yasal mevzuat hükümlerince geçerli bir “Hisse Devir Sözleşmesi” olmaksızın hukuka aykırı yollarla usulsüz bir biçimde el değiştirildiğini, 2015 yılında usulsüz ve hukuka tamamen aykırı bir biçimde davacı paylarının davalıların uhdesinde bırakıldığını, davacının kendi kurduğu ve yıllarını verdiği şirkette 32 pay ile bırakıldığını, sermaye artırımı ve/veya olağan, olağanüstü Genel Kurulların usulsüz olarak yapıldığını, bu şekilde davacının aile fertlerine karşı yaşadığı güvenin suiistimal edildiğini, hukuka aykırı yollarla elde edilen imzalar suretiyle davacıya ait hisselerin elinden alındığını, davacının söz konusu hisselerin devrine ilişkin imzalamış olduğu herhangi bir devir sözleşmesi bulunmadığını, davacının ... Otel A.Ş.'nin gerçek hali ile % 77,5 hissesine sahip olduğunu, şirkete ait payların çıplak pay olup herhangi bir pay senedi veya ilmühabere bağlanmadığını, çıplak paylı anonim şirketlerde Hisse devrinin şekli açıkça kanunda düzenlenmediğini belirterek davanın kabulüne, davacının tasarrufunda bulunan sahibi olduğu bir kısım paylara dair devir işleminin hükümsüzlüğünün tespitine, davacının davalı şirket nezdinde yer alan pay oranının gerçek hali olan % 76'ya ilaveten veraseten intikal eden 1,5 olmak üzere toplamda %77,5 hisseye sahip olduğunun tespiti ile işbu 77,5 hissenin davacıya ait olduğunun pay defterine kaydına ve işlenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP Davalı ... ..., ... ..., ... ... ... ve ... ... vekili ayrı ayrı sunduğu cevap dilekçesinde; Davalı ... Otel'in, dava dışı ... Turizm Ticaret Sanayi İnşaat ve Enerji Anonim Şirketi'nin (... Turizm”) %100 oranında pay sahibi olup ... Otel'in tüm gelirinin ... Turizm Ticaret Sanayi İnşaat ve Enerji Anonim Şirketi üzerinden elde edildiğini, bu sebeple, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin ve bu ortaklık ilişkisi kapsamında elde edilen menfaatin doğru anlaşılabilmesi için, diğer davalı ... Otel ve dava dışı ... Turizm Ticaret Sanayi İnşaat ve Enerji Anonim Şirketi'de gerçekleşen pay devirlerinin önem arz ettiğini, Merhum ... ... sağlığında (09/01/2015 tarihinde), davacıya ait ... Otel hisselerinin bir bölümünün, davacı tarafından ... ...'a devredilmiş olduğunu, ek olarak 05/05/2015 tarihinde ... Otel'in yegane malvarlığı ve gelir kaynağı olan ... Turizm'deki ... ...'a (%99,85) ve diğer ortaklara ait hisseler ... Otel'e devredildiğini, davacı tarafından 09/01/2015 tarihinde ... Otel A.Ş.'de gerçekleşen hisse devirlerine ilişkin bir bilgisinin bulunmadığını ve söz konusu devirlerin rızası dışında yapıldığı iddiasına ilişkin olarak, davacının hisse devirlerinden sonra diğer davalı ... Otel'in yönetiminde süreklilik arz edecek şekilde görev aldığını, ... Otel'in 09/04/2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında Davacı, 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, yönetim kurulu başkanvekili olarak görevlendirildiğini, ayrıca davacı'ya ... Otel'i münferiden temsil yetkisi verildiğini, ... Otel'in 26/10/2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında, davacının görevine 09/04/2016 tarihinden itibaren mevcut görevine 1 yıl süre ile daha devam etmesine karar verildiğini, ... Otel'in 28/05/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacının 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, yönetim kurulu başkanı olarak görevlendirildiğini, ayrıca davacıya ... Oteli münferiden temsil yetkisi verildiğini, davacının diğer davalı ... Otel bünyesinde süreklilik arz edecek şekilde yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığını, davacı tarafından gönderilen Ankara 63. Noterliği'nin 26/03/2021 tarih ve 11286 yevmiye numaralı ihtarnamesinde yer alan; “Bu meyanda, ...'yu münferiden temsile yönetim kurulu başkanı olarak, ... genel kurulunda müvekkilin temsil edeceğini belirtiriz” şeklindeki kendi beyan ve ikrarları ile de sabit olduğunu, davacının, 09/01/2015 tarihinden sonra yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu başkanvekili olarak kararlara imza attığını, genel kurul toplantılarına katıldığını, 05.05.2015 tarih ve 3 no'lu yönetim kurulu kararı ile ... Turizm hisselerinin alınmasına imza attığını, 30.06.2015 tarih ve 5 no'lu yönetim kurulu kararı ile % 56 ... ..., %18 ... ..., %11 ... ..., %10 ... ..., %2,5 ... ... ... ve %2,5 ... ... olmak üzere pay senetlerinin basılarak dağıtılmasına imza attığını, 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında divan başkanı olarak görev aldığını, 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında divan başkanı olarak görev aldığını, 05.07.2018 tarih ve 4 no'lu yönetim kurulu kararı ile ... ... vefatı üzerine, %32 ... ..., %25 ... ..., %24 ... ..., %9,5 ... ... ... ve %9,5 ... ... olmak üzere pay senetlerinin basılarak dağıtılmasına imza attığını, davacının mesnetsiz iddialarının aksine, merhum ... ... sağlığında yapılan hisse devirleri ile birlikte esasen haksız kazanç elde eden kişinin, davacı olduğunu, söz konusu hisse devirlerinin gerçekleşmemiş olsaydı, dava dışı ... Turizm'de, merhum ... ...'a ait hisseler, miras yolu ile taksim edildiğinde, davacının mevcut durumda olduğu gibi ... Turizm gelirlerinden %32 oranında değil, %25'in dahi altında bir oranda faydalanabilecekken, davalıların tamamının, miras taksimi neticesinde ... Turizm'deki hisselerinde artış gerçekleşecek ve elde edecekleri menfaatte de ciddi şekilde artış yaşanacağını, davacının bir diğer mesnetsiz iddiasının da 09/01/2015 tarihli hisse devirlerine ilişkin olarak bir bedel ödenmediği olduğunu, diğer davalı ... Otel'deki hisse devirlerinden 4 ay sonra ... Turizm hisselerinin tamamının 05/05/2015 tarihinde ... Otel'e devredildiğini, bu vesileyle, ... Otele yegane gelir kaynağı temin edilmiş ve davacının hisselerinin de anlam ve değer kazandığını, hisse devirlerinin şekil şartına uygun şekilde yapılmadığına yönelik olarak da, anonim şirketlerde çıplak pay devri mümkün olup söz konusu devirler alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, pay devirlerinin yazılı şekle uygun olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin incelenmesinin önem arz ettiğini, davacının da kabulünde olduğu gibi pay devirlerinin diğer davalı pay defterine işlendiğini, pay devirlerinin şekil şartına uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacı tarafından söz konusu imzaların inkar edildiğini, davacının 09/01/2015 tarihli pay devirlerinden sonra diğer davalı ... Otel'in yönetiminde aktif ve süreklilik arz edecek şekilde görev aldığını, genel kurul ve yönetim kurul kararlarına karşı hiçbir dava açmadığını, hisse devirlerinden sonraki 6 yıl boyunca söz konusu hisse devirleri neticesinde oluşan hissedarlık yapısına uygun şekilde alınan kararlara göre hareket ettiğini, ... Otel'i münferiden temsil yetkisi bulunduğunu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının şirketteki payını davalı gerçek kişilere devrettiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmamış ise de, 25/03/2019 tarihli toplantıda ve buna ilişkin hazirun cetvelinde davacı ... ... payının 1000 pay üzerinden mevcut 320 pay olarak belirtildiği, kararda imzasının olduğu, 28/05/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında hazirun ... ... hisselerinin 320 olarak belirtildiği, toplantı tutanağında hazirun cetvelinin incelendiğinin 1 numaralı bentte belirtildiği, bu genel kurul toplantı tutanağındaki imzanın da davacıya ait olduğunun belirlendiği, bu şekliyle davacının devirden ve mevcut 320 paydan yönetim kurulu başkanı sıfatıyla katıldığı genel kurul toplantıları itibariyle de haberinin olduğu ve bu pay oranlarıyla kararların alındığı, yazılı pay devri olmasa dahi payın bu olduğu hususunun bilindiği, genel kurul kararlarının iptali istemiyle açılan bir davanın olmadığı, paylar gözetilerek kararların alındığı, aksi hususun (payın %77,5 olduğu hususunun) bu durumlar gözetilerek hakkın kötüye kullanılması niteliğinde sayılacağı kanaatine varılmakla, açılan davanın oy çokluğuyla reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece de belirlendiği üzere çıplak payın devrinin genel hüküm niteliğindeki alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleştirilmesi gerekmekte olup,bu devrin geçerliliğinin de yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olup, bunun bir geçerlilik koşulu olduğunu, Kanun'un açıkça şekil şartına tabi tuttuğu bir hususun geçersizliğinin ileri sürülmesinin ise hakkın kötüye kullanılması niteliğinde değerlendirilemeyeceğini, davacının hazırun cetvelinde imzasının bulunmasının pay devri anlamına gelmeyeceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; şirket hisse devrinin hükümsüzlüğünün tespiti ile davacının şirketteki payının tespiti ile pay defterine işlenmesi istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı davalı şirkette %77,5 olduğu iddiasıyla açılan davanın öncelikle mahkemenin 2021/209 esasına kaydının yapıldığı, söz konusu dosya kapsamında yapılan yargılamada aldırılan 22/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yapılan Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Pay defterlerindeki üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davacı ... ..., yönetim ve genel kuruldaki imzaların kendisine ait olmadığı iddiasına ilişkin inceleme ve değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere, ... Otel İşletmeleri Turizm Ticaret İhracat İthalat Seyahat Acentesi ve Enerji Anonim Şirketi'nde davacının pay sahibi olduğu, söz konusu şirketin toplam pay sayısının 1.000 olduğu, bu paylardan 320 payın davacı ... ...'a ait olduğu, ... ... şirket pay defterindeki değişimi gösterir hisselerinin devrine ilişkin imzalı bir sözleşme ve/veya devir belgesine rastlanmadığı, davacının şirketin kuruluşundaki 82 paydaki 6 payın da ne şekilde devredildiğinin tespit edilmediği, davacının şirket devirlerinin usulsüzlüğünün kabul edilmesi halinde ise davacının 77,5 hisseye sahip olacağı tespit edilmiştir. Yine aynı yargılama kapsamında Mahkemece aldırılan 11/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu, ... Otel İşletmeleri Turizm Ticaret İhracat İthalat Seyahat Acentası ve Enerji Anonim Şirketi'ne ait, 28/05/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağında, 25/03/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağında, 05/05/2015 tarihli yönetim kurulu kararında ve 30/06/2015 tarihli yönetim kurulu kararında ... ... adına atılı bulunan imzaların, davacı ... ... eli ürünü olduğu, dava konusu, ... Otel İşletmeleri Turizm Ticaret İhracat İthalat Seyahat Acentası ve Enerji Anonim Şirketi'ne ait 05/07/2018 tarihli yönetim kurulu kararında ... ... adına atılı bulunan imzanın, mevcut mukayese imzalarına kıyasen davacı ... ... eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkemece (tek hakim ile yapılan yargılama sonucu ) 20/10/2022 tarih, 2021/209 E 2022/530 K sayılı karar ile şirket hisselerinin niteliği tespit edilememekle birlikte anonim şirket pay devrinin her halukarda yazılı yapılması gerektiğinden şirket ortağı olan davacının şirketteki payını davalı gerçek kişilere devrettiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmadığından geçerli bir pay devrinden bahsetmenin mümkün olmadığı, her ne kadar davacı davalı şirketin yönetim kurulunda yer almış ve şirket payının tespitini içeren yönetim kurulu kararlarını imzalamış ise de, bu hususun pay devrinin şekil şartı olan yazılılık ilkesini ve davacının pay devri iradesini kapsamadığı kanaatine varılarak davacının davasının kabulü ile; davacının ... Otel İşletmeleri Turizm Ticaret İhracat İthalat Seyahat Acentesi ve Enerji Anonim Şirketi'ndeki payının %77.5 olduğunun tespitine ve bu hususun pay defterine tesciline karar verildiği , davalılar vekillerince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması neticesinde , Dairemizin 10/11/2023 tarih, 2023/65 E 2023/1592 K sayılı kararıyla davalılar vekillerinin istinaf başvurularının mahkeme teşekkülü yönünden kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden heyetçe görülmesi için dosyanın Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine kesin olarak karar verildiği ve dosyanın yukarıda belirtilen esasa kaydının yapıldığı görülmüştür. Davacı yanın dava konusu hisse devirlerinin geçersiz olduğunu iddia ederek, davalı şirkette hali hazırda %32 olarak payı gözükmekte ise de, davalı şirkette toplam %77,5 oranında hisse sahibi olduğunun tespiti ile işbu %77,5 hissenin davacıya ait olduğunun pay defterine kaydı ve işlenmesini dava ve talep ettiği , davalı yanın ise merhum ... ... sağlığında davacıya ait davalı şirket hisselerinin bir bölümünün davacı tarafından ... ...'a devredildiği, tüm devirlerden davacının bilgisinin olduğu, genel kurul toplantılarında divan başkanı olarak yer aldığı, hisse devrinin hükümsüzlüğü talebinin yerinde olmadığının savunulduğu, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davacının davasının reddine karar verildiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı yanın istinaf itirazları kapsamında dosyamız kapsamındaki uyuşmazlık davacının, davalı şirkette %77,5 oranında pay sahibi olup olmadığının tespiti ve TMK'nun 2. maddesinin somut olayda uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür. 6102 sayılı Kanun'un 490 ıncı maddesi, anonim şirketlerde nama yazılı payların devrini düzenlemekte olup nama yazılı paylar, kanunda veya esas sözleşmede aksi yazılı olmadıkça herhangi bir sınırlamaya bağlı olmadan devredilebilir. Nitekim maddenin ikinci fıkrasında nama yazılı hisse senetlerinin ciro yoluyla devredileceğinin öngörülmüş olması, alacağın temliki yoluyla devrine engel değildir. Bu nedenle esas sözleşmede devir şekli hakkında herhangi bir hüküm yoksa nama yazılı hisse senetleri, 6098 sayılı Kanun'un 183 üncü ve devamı hükümlerine göre alacağın temliki yoluyla da devredilebilir. Özetle nama yazılı senetlerin alacağın temliki yoluyla devrinde devredenin beyanı, mahiyeti itibariyle alacağı temlik edenin beyanıyla aynı olup 6102 sayılı Kanun'un 647 nci maddesinin ikinci hükmünden anlaşılacağı üzere, beyanın nereye yazıldığının önemi yoktur. Senedi devreden şahıs, devir beyanını bu senet üzerine yazılabileceği gibi, başka bir kağıt üzerine de yazabilir. Ortaklığa karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir. Pay devri, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/10/2015 tarihli 2014/15601 E. 2015/11180 K. sayılı ilamı). Pay defteri ise, 6102 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ticari defterlerden olup, pay defterinin tutulması, açılış ve kapanış onayları ile saklanması bakımından anlam taşır, yoksa pay defterinin özel olma karakterini etkilemez ve pay defterine yapılan kayıtlara kurucu nitelik kazandırmaz (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, 3.Baskı, s.2569). Anonim şirketler için önemli bir kavram olan “pay”, üç anlamda kullanılır. Bunlardan ilki esas sermayenin bir parçasını ifade etmesidir. Esas sermayenin pay sayısına bölünmesi sonucu oluşan ve nominal (itibari) değeri olan her bir birim birer payı oluşturur. Pay sayısının ve nominal değerinin esas sözleşmede gösterilmesi zorunludur. Bir diğer anlamıyla pay; pay sahipliği konumunu yani ortaklık sıfatını ifade eder. Ortaklık sıfatından kaynaklanan hak ve borçlar paya bağlıdır. Pay elde edilirken ortaklık sıfatı da kazanılmış olur. Payın devredilmesi halinde ortaklık sıfatı ve buna bağlı hak ve borçlar da devredilmiş olur. Üçüncü anlamıyla pay; bir kıymetli evrak niteliğindeki pay senetlerini (hisse senetlerini) ifade eder. Hamiline düzenlenmiş paylar hariç olmak üzere, payın bir senede bağlanması zorunluluğu yoktur. Senede bağlanmamış paylar “çıplak pay” olarak adlandırılmıştır (Fatih Bilgili, Şirketler Hukuku, 2.basım, 2012, s.240,241 ). Dava konusu devir olunan hisselerin anonim şirkete ait senede bağlanmamış (çıplak) nama yazılı paylar olduğu anlaşılmaktadır. Anonim ortaklığın çıplak paylarının devri konusunda Türk Ticaret Kanunu'nda bir hüküm bulunmamakla birlikte, payın devredilebilirliği ilkesi uyarınca, çıplak payın da senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebileceği, bu devrin 6098 sayılı Kanun'un 183 üncü maddesine göre alacağın temliki hükümleri çerçevesinde olacağı kabul edilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12/11/2014 tarih, 2014/11-801 E. 2014/891 K. sayılı ilamı). Alacağın temliki tasarrufi bir işlem olduğu için, bununla çıplak pay devralana geçmektedir. Şekil olarak bedeli tam ödenmiş çıplak payın devri, payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile söz konusu olacak olup, bu durumda nama yazılı paylar TBK'nun 183 vd maddelerine göre alacağın devri hükümlerine göre devredilebilecektir. TBK'nın 184. maddesine göre de alacağın devrinin yazılı yapılması yeterlidir. Dosya içerisinde yer alan 23/08/2008 tarihli Ankara 30. Noterliği'nin 11955 yevmiye numarası ile kayıtlandırılmış Genel Kurul Karar Defteri incelendiğinde; şirkete ait 100 payın 04/07/2008 tarihli hazirun cetvelinde ... ... hisselerinin 6 olarak, Ahmet ... hisselerinin 6 olarak , ... ... hisselerinin 76 olarak, ... ... hisselerinin 6 olarak, ... ... hisselerinin 6 olarak gösterildiği, 20/05/2009 tarihli ... ... vefatı nedeni ile mirasçıların şirkete ortak olarak girmelerine ilişkin karar da yine ... ... hisselerinin 76 olarak gösterildiği, 02/06/2010 tarihli olağan genel kurul toplantısında hazirun ... ... hisselerinin 76 olarak gösterildiği, 03/05/2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında hazirun ... ... hisselerinin 76 olarak gösterildiği, 2012 yılında yapılan olağan genel kurul toplantısında hazirun ... ... hisselerinin 76 olarak gösterildiği, 23/03/2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında hazirun ... ... hisselerinin 76 olarak gösterildiği, 17/06/2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında hazirun ... ... hisselerinin 76 olarak gösterildiği, 08/07/2014 tarihli olağan genel kurul toplantısında hazirun ... ... hisselerinin 76 olarak gösterildiği, 09/04/2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında hazirun ... ... hisselerinin 18 olarak gösterildiği, 24108/2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında hazirun ... ... hisselerinin 18 olarak gösterildiği, 26/10/2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında hazirun ... ... hisselerinin (hisse artırımına gidilerek 100 payın 1000 paya artırılması neticesinde ) 180 olarak gösterildiği, 01/12/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında hazirun ... ... hisselerinin 180 olarak gösterildiği, 28/05/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında hazirun ... ... hisselerinin (muris ... ... mirasından gelen payın da eklenmesi suretiyle ) 320 olarak gösterildiği, 25/03/2019 tarihli 2018 yılına ait olağan genel kurul toplantısında hazirun ... ... hisselerinin 320 olarak gösterildiği, 02/09/2021 tarihinde yapılan 2019-2020 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında hazirun listesinde ... ... hisselerinin 320 olarak gösterildiği görülmüştür. İstinaf aşamasında Dairemize sunulan ve davacının imzasını taşıyan ve imzası inkar edilmeyen (2.) tertip hisse senetlerinde, ... ... (95), ... ... ... (95), ... ... (240), ... ... (250) ve davacı ... ... (320) pay sahibi olduğu belirtilmekle , (2.) tertip hisse senetlerinde Yönetim Kurulu Başkanı sıfatı ile davacının imzası olduğu da görülmüştür. Dosya kapsamında davacının sahip olduğu 76 payın davacı üzerinde 18 pay dışındaki kısmının devrine ilişkin davacı ... ... imzasını havi bir belge bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davacıya payların devrine ilişkin yazılı yapılmış bir pay devir sözleşmesi olmadığı gibi, bu yöndeki bir belgenin de davalı tarafça dosyaya sunulamamış ve TBK'nun 183 vd maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak pay devri yapılmamış ise de , muris ...'nin ölümünden sonra yönetim kurulu başkanı seçilen ve davacının katıldığı ve imzasının davacıya ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmayan yukarıda ayrıntısı ile belirtilen olağan genel kurul toplantılarında , davacının payının (320) pay olarak belirtildiği, bu hale göre davacının geçersiz olan pay devrine icazet verdiği veya bunu kabullendiğin, bu hususu ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olup davacının TMK'nın 2.maddesine göre iyiniyetli olmadığının anlaşılması karşısında yerel mahkemece davacının davasının reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Yine her ne kadar davacı yanca , 05/07/2018 tarihli yönetim kurulu kararı altındaki imzanın davacıya ait olmamasının asıl davalı yanın kötü niyetli olduğunu gösterdiği ileri sürülmüş ise de, yukarıda ayrıntısı ile dökümü yapılan ve imza incelemesi sonucu da davacının bizzat katılıp, yönettiği genel kurul toplantılarında davacının payının 320 pay olduğunu bilerek toplantıya katılıp karar aldığı ve payının 320 pay olmasını kabullendiği dikkate alındığında söz konusu belgedeki imzanın davacıya ait olmamasının sonuca bir etkisi olmayacağı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/877, K. 2026/1349, T. 09.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-877-e-2026-1349-k-f00eaafdf605