İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/289 E. 2026/769 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/289
- Karar No
- 2026/769
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2026/289 Esas - 2026/769 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/289 KARAR NO : 2026/769
.... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/04/2026 KARAR TARİHİ : 14/10/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 14/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davacı ile davalı arasında 06/08/2024 tarihinde "...." akdedildiği; sözleşme uyarınca davacının davalıya kurumsal danışmanlık, proje yazımı, hibe/destek başvuruları, dosya ve evrak takibi, fizibilite ve süreç yönetimi dâhil kapsamlı danışmanlık hizmeti sunmayı, davalının ise aylık 13.000,00.-TL + KDV sabit danışmanlık ücreti ödemeyi üstlendiği; sözleşmenin "Ücret ve Ödeme" başlıklı hükmünde ücretin sözleşme başlangıcından itibaren her ayın onuncu gününe kadar peşin ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve davalının ödeme yükümlülüğünün belirli, muaccel ve hesaplanabilir olduğu; sözleşme kapsamında 08/08/2024 tarihli ve .... numaralı e-arşiv fatura ile Ağustos 2024 danışmanlık bedeli olarak 15.600,00.-TL (13.000,00.-TL + 2.600,00.-TL KDV) ve 12/09/2024 tarihli e-arşiv fatura ile Eylül 2024 danışmanlık bedeli olarak 15.600,00.-TL olmak üzere toplam 31.200,00.-TL alacak doğduğu; faturalarda davalının unvanı, vergi dairesi ve vergi kimlik numarasının yer aldığı; davalının faturaları ödemediği ve ödendiğine ilişkin makbuz, dekont, cari hesap mutabakatı veya ibra belgesi sunmadığı; arabuluculuk görüşmesinde davalının yalnızca soyut bir beyanda bulunduğu ve hangi hizmetin verilmediğini somutlaştırmadığı; davalının borcunu ödememesi üzerine .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresinde borca itiraz ederek icra takibini durdurduğu ve itirazın haksız olduğu; uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu ve dava şartı arabuluculuk sürecinin 12/11/2025 tarihli son tutanakla anlaşamama ile sonuçlandığı; davalının tacir olduğu, ilişkinin ticari iş niteliğinde bulunduğu ve .... başlatılmış olması nedeniyle Mahkememizin yetkili olduğu; alacağın likit olduğu, itirazın haksızlığı nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği ve faiz bakımından takip talebindeki faiz türü ile başlangıç tarihinin esas alınması gerektiği beyan edilmiş olup; davanın kabulüne; davalının ....Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline; icra takibinin takip talebindeki kapsam ve fer'ileri ile birlikte devamına; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca icra takibine konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP Tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı ....29/04/2026 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü/yazılı herhangi bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkâr edilmiş olduğu kabul edilmiştir. DELİLLER .... Arabuluculuk Daire Başkanlığı Sayılı Arabuluculuk Dosyası. Davacı .... ile Davalı ..... Arasında Akdedilen 06/08/2024 Tarihli Kurumsal Danışmanlık Sözleşmesi. Davacı Tarafından Davalı Adına Düzenlenen 08/08/2024 Tarihli ve .... Numaralı E-Arşiv Fatura. Davacı Tarafından Davalı Adına Düzenlenen 12/09/2024 Tarihli ve .... Numaralı E-Arşiv Fatura. ....Tarafından Gönderilen 07/04/2026 Tarihli, Davacı Adına Kayıtlı Şirket Kaydına Rastlanılmadığı Hususunu Bildirir Yazı. .... Tarafından Gönderilen 09/04/2026 Tarihli Cevabi Yazı Kapsamında Gönderilen Davacıya Ait Esnaf Sicil Kayıt Belgeleri. ...Tarafından Gönderilen 07/04/2026 Tarihli Cevabi Yazı Kapsamında Gönderilen Davacıya Ait Mükellef Sicil Sorgu Dökümü ve 2024 Yılı Gelir Vergisi Beyannamesi. ... Tarafından Gönderilen 27/04/2026 Tarihli Cevabi Yazı Kapsamında Gönderilen Davacıya Ait 2024 Yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi. ... Tarafından Gönderilen 27/04/2026 Tarihli Cevabi Yazı Kapsamında Gönderilen Davalıya Ait 2024 Yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi. .... Dairesi Tarafından Gönderilen 28/04/2026 Tarihli Cevabi Yazı Kapsamında Gönderilen Davacıya Ait 2024 Yılı Ocak-Ağustos Dönemleri Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizleri. Davacının 2024 Yılına Ait Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve Envanter Defteri. Mali Müşavir Bilirkişi .... Tarafından Düzenlenen 14/07/2026 Tarihli Bilirkişi Raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı .....'ye yönelik açılan Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak mevzuat hükümleri hususunda yapılan değerlendirmede; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi kapsamında; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü belirtilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190/1. maddesi uyarınca; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." Aynı Kanun'un 128/1. maddesi uyarınca ise; "Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır." Bunun yanı sıra 6100 Sayılı HMK.'nın 222/1. maddesi kapsamında; "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." hükmü; 222/2. maddesi kapsamında ise; "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." hükmü belirtilmiştir. Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde; ticari davalardan konusu bir miktar para olan itirazın iptali davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu; alacağın varlığını ispat yükünün, bu vakıadan kendi lehine hak çıkaran davacı alacaklı üzerinde bulunduğu; süresi içinde cevap dilekçesi vermeyen davalının dava dilekçesindeki vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılması nedeniyle davacının dayandığı vakıaların delillerle ispatının gerektiği ve ticari davalarda kanuna uygun olarak tutulan ticari defterlerin, kanunda belirtilen şartlar dâhilinde delil olarak değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Uyuşmazlığın kapsamı hususunda yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından sunulan 03/04/2026 tarihli dava dilekçesi kapsamında; taraflar arasında 06/08/2024 tarihinde Kurumsal Danışmanlık Sözleşmesinin akdedildiği, davalının aylık 13.000,00.-TL + KDV sabit danışmanlık ücretini her ayın onuncu gününe kadar peşin ödemeyi üstlendiği, Ağustos ve Eylül 2024 dönemleri için düzenlenen faturaların ödenmediği ve icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu ileri sürülerek; itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği; davalı tarafından cevap dilekçesi ve yargılama sürecinde herhangi bir sözlü veya yazılı beyan sunulmadığı; Mahkememizce düzenlenen 14/05/2026 tarihli ön inceleme tutanağında, "Davalı tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu anlaşıldı." ve "Bu doğrultuda uyuşmazlığın; taraflar arasında 06/08/2024 tarihli Kurumsal Danışmanlık Sözleşmesinin akdedilmiş olup olmadığı; davacı tarafından sözleşme kapsamında danışmanlık hizmetinin sunulup sunulmadığı; davaya konu e-arşiv faturalardan kaynaklı davacının alacaklı bulunup bulunmadığı; bu doğrultuda .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır." denilmek suretiyle uyuşmazlık konularının belirlendiği anlaşılmış olup; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde; taraflar arasında 06/08/2024 tarihli Kurumsal Danışmanlık Sözleşmesinin akdedilmiş olup olmadığının, davacı tarafından sözleşme kapsamında danışmanlık hizmetinin sunulup sunulmadığının, davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığının ve alacaklı ise asıl alacak ile işlemiş faiz miktarının, icra takibinin devamında işletilecek faizin, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı olup olmadığının ve icra inkâr tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Yargılama safahatı ve bilirkişi incelemesi hususunda yapılan değerlendirmede; Mahkememizce düzenlenen 24/04/2026 tarihli tensip zaptı kapsamında, 6102 Sayılı TTK.'nın 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanmasına ve yargılamanın 6100 Sayılı HMK.'nın 320. maddesi uyarınca dosya üzerinden yürütülmesine karar verildiği; .... Esas sayılı dosyası ile davacıya ve davalıya ait vergi kayıtlarının celp edildiği; 14/05/2026 tarihli ön inceleme tutanağı kapsamında tahkikata geçilerek dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdiine, bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı tarafa ve ticari defter ve kayıtların ibrazı için davacı tarafa ve davalı tarafa ayrı ayrı (2) haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği; davacı tarafından bilirkişi ücretinin 03/06/2026 tarihinde yatırıldığı ve 2024 yılına ait ticari defterlerin 09/06/2026 tarihinde Mahkememize teslim edildiği; davalı tarafından ise ticari defter ve kayıt ibraz edilmediği ve mazeret bildirilmediği; mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 14/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 2024 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, dava ve icra takibine konu toplam 31.200,00.-TL tutarındaki iki e-arşiv faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan herhangi bir tahsilatının bulunmadığı ve icra takip tarihi itibariyle 31.200,00.-TL alacaklı olduğu, davalı tarafından ticari defter ibraz edilmediğinden davalı yönünden inceleme yapılamadığı ve faturalar yönünden ayrı ayrı 2.759,28.-TL ve 2.348,98.-TL olmak üzere toplam 5.108,26.-TL işlemiş faiz hesaplandığının tespit edildiği; anılan bilirkişi raporunun 21/07/2026 tarihinde taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve taraflarca bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir beyan veya itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/1. maddesi uyarınca; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." Aynı Kanun'un 67/2. maddesi kapsamında ise; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir." hükmü belirtilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117/2. maddesi uyarınca; "Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle" borçlu temerrüde düşmüş olur; 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/1. maddesi kapsamında ise; "Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur." Bunun yanı sıra 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222/3. maddesi uyarınca; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ikinci fıkradaki şartların yanı sıra, seçimlik olarak aranan hususlardan birinin de "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" hali olduğu düzenlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta; davacı ile davalı arasında 06/08/2024 tarihli "Kurumsal Danışmanlık Sözleşmesinin" imzalandığı, sözleşmenin son sayfasında davalı şirketin kaşesinin ve imzaların bulunduğu ve davalı tarafından imzaya veya kaşeye yönelik bir inkârda bulunulmadığı; sözleşmenin 6. maddesinde aylık 13.000,00.-TL + KDV sabit danışmanlık ücretinin "sözleşme başlangıcından itibaren her ayın onuncu gününe kadar peşinen" ödeneceğinin kararlaştırıldığı; davacı tarafından Ağustos 2024 dönemi için 08/08/2024 tarihli ... numaralı, her biri 15.600,00.-TL (13.000,00.-TL + %20 KDV) bedelli e-arşiv faturaların davalı adına düzenlendiği; ... Dairesi tarafından gönderilen karşılaştırmalı alış-satış analizinde davalının 2024 yılında davacıdan 2 adet belge ile katma değer vergisi hariç 26.000,00.-TL tutarında alış bildirdiği ve ... tarafından gönderilen Ağustos 2024 dönemine ait analizde davacının davalıya 13.000,00.-TL tutarında satış bildirdiği; davacı vekili tarafından ödenmeyen fatura bedelleri nedeniyle 06/05/2025 tarihinde ... Esas sayılı dosyası kapsamında 31.200,00.-TL asıl alacak ve 5.108,26.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.308,26.-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı; ödeme emrinin 18/05/2025 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve davalı tarafından 23/05/2025 tarihinde borca, faiz oranına ve işlemiş faize itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulduğu; zorunlu arabuluculuk sürecinin 12/11/2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığı ve davanın 03/04/2026 tarihinde, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açıldığı; davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı, hizmetin ifa edilmediğine veya borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir vakıa ve delil ileri sürülmediği ve Mahkememizce 14/05/2026 tarihli ön inceleme tutanağı ile ihtarlı olarak verilen kesin süreye rağmen davalı tarafından ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği, mazeret de bildirilmediği; Mahkememizce alınan 14/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda da dava konusu faturaların davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının davalıdan herhangi bir tahsilatının bulunmadığının tespit edildiği; davalının sözleşmede kararlaştırılan ödeme günlerinin geçmesiyle Ağustos 2024 ücreti için 10/08/2024, Eylül 2024 ücreti için 10/09/2024 tarihlerinde temerrüde düştüğü ve bu tarihlerin ertesi gününden icra takip tarihi olan 06/05/2025 tarihine kadar yıllık %24 oranındaki yasal faiz üzerinden yapılan hesaplamada işlemiş faizin toplam 5.180,06.-TL olarak hesaplandığı anlaşılmış olup; davacı vekili tarafından, davalının ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline; icra takibinin takip talebindeki kapsam ve fer'ileri ile birlikte devamına ve davalının, icra takibine konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilen sözleşme, sözleşmede kararlaştırılan ücretle birebir uyumlu faturalar, davalının kendi vergi kayıtlarındaki alış bildirimi ve davalının ihtarlı kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmemesi karşısında, davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 31.200,00.-TL asıl alacağı bulunduğunun ispat edildiği; talep edilen 5.108,26.-TL işlemiş faizin, sözleşmedeki ödeme günlerinden icra takip tarihine kadar hesaplanan faiz tutarının altında kaldığı; takip talebinde asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yasal faiz talep edildiğinden icra takibinin devamında asıl alacağa 06/05/2025 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği; alacağın, yazılı sözleşmede belirlenen sabit ücrete ve bu ücretle uyumlu faturalara dayanması nedeniyle davalı tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte bulunduğu ve davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından; davanın kabulü ile itirazın iptaline, toplam 36.308,26.-TL üzerinden icra takibinin devamına ve hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan 7.261,65.-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, 31.200,00.-TL asıl alacak ve 5.108,26.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.308,26.-TL üzerinden (asıl alacağa 06/05/2025 tarihinden itibaren) işletilecek yasal faiz ile icra takibinin devamına, 2) Hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan 7.261,65.-TL icra inkar tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Karar ve İlâm Harcı : a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.480,22.-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılmış bulunan 732,00.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.748,22.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 732,00.-TL peşin harç, 732,00.-TL başvurma harcı ve 104,00.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.568,00.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 8.000,00.-TL bilirkişi ücreti ile 160,80.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 8.160,80.-TL yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacıya İADESİNE, 5) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 36.308,26.-TL üzerinden) takdir edilen 36.308,26.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair; tarafların yokluğunda; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 14/10/2026
.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar