İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/139 E. 2026/968 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/139
- Karar No
- 2026/968
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/139 Esas KARAR NO : 2026/968
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/03/2019 KARAR TARİHİ : 08/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 400.000,00-USD bedelli senede dayanarak .... İcra Dairesi 2017/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, Davacıya ait, şirket genel kurulunda basit vekaleten temsil amacıyla şirkete gönderilmiş imzalı boş kağıdın da arasında bulunduğu şirket karar defterleri, pay defterleri ve genel kurul evraklarını 25.08.2017 tarihinde şirket yetkililerinden habersiz şekilde ofise çıkartılmadan evine taşıttığı 28.08.2017 tarihine kadar uhdesinde tuttuğu ve bu şekilde evrakların arasında bulunan açığa imzalı boş kağıdı hukuka aykırı yollarla ele geçirdiği, bu evraklar içinde bulunan imzalı kağıdı; hileli işlem oluşturma amacıyla kullanarak kıymetli evra haline getirdiği, .... İcra Müdürlüğü’nce 2017/... E. Sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlattığı, şirket çalışanlarına davacı adına gelecek bir tebligat olduğunu bunu alamamaları, davacı sorarsa "biz size göndermiştik" şeklinde beyanda bulunmaları talimatını vermiş olup, çalışanların durumu ilgili üstlerine bildirmeleri sonucu davacının durumu öğrenerek kanun yollarına başvurduğunu, davalının ... Ağır Ceza Mahkemesi 2018/... Esas sayılı dosyası ile ceza yargılaması yapıldığı, iddianamede ile 17 farklı eylemle özel evrakta sahtecilik suçunu işlediği kanaatine vardığını, davacının .... İcra Dairesi 2017/... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça süresi içinde ve usulüne uygun olarak harç ödenmediğinden davanın öncelikle usulden reddini, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması talebinin kabülü mümkün olmadığını, icra takibe konu senede ilişkin lehtar Zuhal tarafından yapılan şikayet hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/... soruşturma, 2018/... karar sayılı dosyasından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, iş bu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı davalının .... Sulh Ceza Hakimliğine yaptığı itiraz da reddilerek takipsizlik kararı kesinleştiğini, borçlu olmadığını ispat yükü davacıda olup davanın reddini talep etmiştir. Dava, davacının takip konusu 400.000,00-USD bedelli bonodan kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi:“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Somut uyuşmazlıkta davacı icra takibinden sonra menfi tespit davası açmıştır. İspat yükü ise; bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/10133 Esas 2014/451 Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Sözkonusu ispat yükünün kime ait olduğunu belirleme görevi, davanın taraflarına değil, mahkemeye aittir. İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. İcra takip dosyasının incelenmesinde, davalı tarafça ....İcra Dairesinin 2017/... esas sayılı takip dosyasında Yargıtay 12 HD 2020/7228 Esas 2021/2601 Karar sayılı ilama dayalı kambiyo senetlerine özgü hacizden kaynaklanan 276.096,00-TL asıl alacak için takip yapıldığı görülmüştür. .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; katılanın ... Mediha Oktay, sanığın ..., suç tarihi 20.09.2017, suçun kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, dava konusunun katılan ... tarafından imzalanan boş kağıdı temin ederek üzerini bilgisayarda doldurup 400.000-USD bedelli bono haline getirildiği, bonoyu kullanarak katılana karşı icra takibi başlattığı, bu şekilde katılandan menfaat elde etmek sureti ile dolandırıcılık suçunu işlediğinin anlaşıldığı, sanık ... hakkında 4 yıl 2 ay hapis ve 50.000,00-TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Dava ve cevap dilekçeleri, bilirkişi raporları, ağır ceza dosyası ve icra dosyası nazara alınarak tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın .... İcra Dairesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyasına konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ve takip sırasında ödenen bedellerin istirdatı talebine ilişkin olduğu, .... İcra Dairesi 2017/... Esas sayılı dosyasında 11.06.2015 düzenleme, 25.08.2017 vade tarihli 400.000,00-USD'lik senedin takibe konulduğu, bu senetle ilgili ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında kamu kurum ve kuruluşlarının aracı olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık suçuna konu edildiği gerekçesi ile dosyamız davalısı ...'ın sanık olarak yargılandığı, mahkemenin 19.03.2024 tarihli kararı ile davalı-sanığın davacı tarafından boş imzalanan kağıdı temin ederek üzerini bilgisayarda doldurup 400.000,00-USD bedelli bono haline getirdiği, bonoyu kullanarak katılana karşı icra takibinde bulunduğu gerekçesi ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın aşamalardan geçerek kesinleştiği, TBK 74.Maddesi ve Yargıtay içtihatları uyarınca ağır ceza mahkemesinde vakıa tespitine ilişkin yapılan mahkumiyet kararının hukuk hakimini bağlayacağının belirtildiği, iş bu davamıza konu senedin suç teşkil eden eylem ile doldurularak takibe konu edildiği tespit edildiğinden davacının menfi tespit talebinin yerinde olduğu, yargılama sırasında davacı tarafça ödenen bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte istirdatına karar verildiği, davalının suç teşkil edici faaliyeti ile senet doldurarak davacı hakkında icra takibinde bulunması ve bu konuda ağır ceza mahkemesinde kesinleşen mahkumiyeti de dikkate alınarak kötü niyet tazminatı talebinin kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; a-Davacının .... İcra Müdürlüğü 2017/... Esas sayılı icra dosyasına konu senet ile ilgili davacının borçlu olmadığının TESPİTİNE, -İcra dosyasına ödenen toplam 263.459,60-TL'nin 4.379,68-TL'sine 17.12.2018, 236.638,99-TL'sine 13.10.2021, 22.440,93-TL'sine 13.10.2021 tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmek kaydıyla davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, b-Davacının kötüniyet tazminat talebinin kabulü ile 274.544,00-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 149.798,36-TL ilam harcından peşin alınan 23.476,79-TL'nin mahsubu ile bakiye 126.321,57-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 23.476,79-TL peşin harç ve 44,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 23.521,19-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 325.008,80-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.062,58-TL yargılama gideri davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/10/2026 Başkan .... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır