İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/656 E. 2026/687 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/656
Karar No
2026/687
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/656 KARAR NO : 2026/687

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 27/08/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisi müvekkili ...Şti., lehtarı davalı... Şti., hamili davalı ... olan ...Bankası ... Şubesine ait 15/01/2025 düzenlenme tarihli, ... seri numaralı ve 456.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalı ... tarafından ... 28. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, dava konusu çekin mont alımı karşılığında müvekkili tarafından davalı ...Şti.'ne verildiğini, ancak çek karşılığında teslim edilmesi gereken malların bu davalı tarafından teslim edilmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddesi uyarınca faktoring işlemiyle devralınan alacağın alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, müvekkilinin önceki alacaklıya karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceğini, 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesinin kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğini, mevzuata aykırı şekilde temlik alınan alacak nedeniyle davalı ... şirketinin takip hakkının bulunmadığını, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek; İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin dava konusu çekten dolayı davalı ... Şti.'ne ve ... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden davalı ...Ş.'ye borçlu olmadığının tespitini, davalıların haksız ve kötüniyetli olmaları nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 6361 sayılı Kanun çerçevesinde faaliyet gösteren bir faktoring şirketi olduğunu, faktoring müşterisi ...Ltd. Şti. ile faktoring sözleşmesi akdedildiğini, dava konusu çekin bu sözleşme kapsamında ve mevzuata uygun şekilde faktoring müşterisinden tevdi alınarak kendisine finansman sağlandığını, fatura ile tevsik edilmeyen hiçbir alacağın temlik alınmadığını, faktoring işlemi öncesinde Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca istihbarat çalışması yapıldığını ve davacı yetkilisi ...'den çeklerin mal ve hizmet alışverişi karşılığında verildiğine, mal ve hizmetin ayıpsız ve eksiksiz teslim alındığına, faturanın ulaştığına ve çek üzerindeki imzanın kendisine ait olduğuna ilişkin teyit alındığını, çekin ciro silsilesinin düzgün olduğunu ve müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret bulunduğunu, davacının lehtara karşı sahip olduğu bedelsizlik def'inin iyiniyetli yetkili hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının iddiasını yazılı delille ispatlayamadığını, tedbir talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti.'nin usulüne uygun tebligata rağmen süresi içinde cevap dilekçesi sunmadığı, HMK'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesindeki vakıaların tamamını inkar etmiş sayıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; davacı ile davalı ... Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki kapsamında bu davalıya verilen dava konusu çek karşılığında alım satıma konu malların teslim edilmediği ve çekin bedelsiz kaldığı iddiasıyla davacının davalı ... Şti.'ne çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile, davalı ... yönünden faktoring sözleşmesi kapsamında temlik alınan çeke dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti isteminden ibaret olduğu görüldü. DELİLLER; ... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş; davacı tarafından dava şartı arabuluculuk son tutanağı (... Arabuluculuk Bürosu,...arabuluculuk numaralı, 08/08/2025 tarihli) ibraz edilmiş; Mahkememizin 04/09/2025 tarihli müzekkeresine cevaben davalı ...Ş. vekilince 18/11/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde faktoring sözleşmesi ve ekleri sunulmuş, davalı ... şirketince ayrıca ... tarihli ve ... işlem kayıt numaralı alacak bildirim formu ile teminata alınan çek/senet tevdi bordrosu, 10/10/2024 tarihli ve ... numaralı e-arşiv fatura örneği, çek sureti, istihbarat ekran görüntüleri ve ... yazışma suretleri dosyaya sunulmuştur. Mahkememizin 14/01/2026 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca; davacı ile davalı ... Şti. arasındaki ticari ilişki, faktoring işlemine dayanak e-arşiv fatura, davacının ticari defter ve kayıtları ile faktoring işlem evrakları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Gelir İdaresi Başkanlığından fatura kaydına ilişkin bilgi istenmiş ve 02/02/2026 tarihli cevap yazısı alınmıştır. SMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/06/2026 tarihli raporda özetle; davalı ...Ş. ile davalı ... Şti. arasındaki faktoring sözleşmesi kapsamında ... tarihli ve ... işlem kayıt numaralı alacak bildirim formunun düzenlendiği, formda temlik alınan belge olarak ... tarafından davacı adına düzenlenen 10/10/2024 tarihli, ... numaralı, 4.002 adet mont satışına ilişkin 2.487.243,00 TL (KDV dahil) tutarlı e-arşiv faturanın gösterildiği, toplam devir tutarının 891.000,00 TL olduğu ve bu tutara karşılık davacı keşideli ... seri numaralı, 27/12/2024 vadeli, 435.000,00 TL bedelli çek ile dava konusu ... seri numaralı, 15/01/2025 vadeli, 456.000,00 TL bedelli çekin teminata alındığı; Gelir İdaresi Başkanlığının 02/02/2026 tarihli cevap yazısında faturanın Başkanlık veri tabanında kayıtlı olduğu ve 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında faturaya ilişkin iptal/itiraz bilgisinin bulunmadığının bildirildiği; davacının e-defter sistemine tabi olduğu, 2024/Ekim dönemi e-defter kayıtlarında 31/10/2024 tarihli ve ... numaralı muhasebe fişi ile faturanın alış faturası olarak kaydedildiği, 2.261.130,00 TL mal bedelinin 153.02 Ticari Mallar hesabına, 226.113,00 TL KDV tutarının 191.06 İndirilecek KDV hesabına borç, 2.487.243,00 TL toplam tutarın ise ... hesabına alacak kaydedildiği; davacı tarafından faturanın iade edildiğine, faturaya itiraz edildiğine veya malların teslim edilmediğine dair ...'a yazılı ihtar gönderildiğine ilişkin bir belge sunulmadığı ve bu durumun mali yönden davacı aleyhine değerlendirilmesi gereken bir veri olduğu; buna karşılık ...'un ticari defterlerinin incelenemediği ve dosyada sevk irsaliyesi, teslim tesellüm belgesi, taşıma belgesi veya depo giriş kaydı gibi bağımsız bir teslim belgesinin bulunmadığı; dava konusu çekin davacı defterlerinde çek numarası, vade ve tutar itibarıyla ... cari hesabına mahsup edildiğini gösteren doğrudan bir kaydın tespit edilemediği; davacı kayıtlarında ... ile iki yönlü bir cari ilişki bulunduğu ve 01/01/2025 açılışında iki hesap birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine 7.672.164,63 TL net bakiye oluştuğu, ancak bu bakiyenin taraflar arasındaki tüm ticari ilişkiyi yansıttığı; davalı ... şirketince sunulan istihbarat ekran görüntüleri ve yazışma örneklerinde davacı yetkilisi olarak görüşülen kişiden çeklerin mal alışverişi karşılığında verildiği, ürünlerin ve faturanın ulaştığı ve çeklerdeki imzanın kendisine ait olduğunun teyit edildiğine ilişkin kayıtlar bulunduğu; çekin bedelsiz kalıp kalmadığı, def'ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği ve menfi tespit koşullarının hukuki değerlendirme kapsamında mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı ... vekili bilirkişi raporuna karşı sunduğu 18/06/2026 tarihli beyan dilekçesinde özetle; faktoring işlemine dayanak faturanın davacı defterlerinde alış faturası olarak kayıtlı olduğunun, Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarında iptal/itiraz bilgisinin bulunmadığının, davacının faturayı iade etmediğinin ve malların teslim edilmediğine ilişkin ...'a herhangi bir ihtar göndermediğinin raporla sabit olduğunu, müvekkilinin gerekli istihbarat çalışmasını yaparak davacı yetkilisinden teyit aldıktan sonra faktoring işlemini gerçekleştirdiğini, davacının borçtan kurtulmak amacıyla gerçek dışı iddialar ileri sürdüğünü belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde özetle; fatura bedelleri ile temlik alınan çek bedeli arasında uyumsuzluk bulunduğunu ve davalı ... şirketinin faktoring mevzuatına aykırı davrandığını, davalının mevzuata uygun istihbarat çalışması yapıp yapmadığının araştırılmadığını, davalı ... şirketinin çekin mal alımından kaynaklandığını ispat edemediğini ve malların davacıya teslim edildiğini HMK'nın 200 ve devamı maddeleri kapsamında yazılı belge ile ispatlayamadığını ileri sürerek yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını talep etmiş; 30/09/2026 tarihli celsede de bu talebin kabul edilmemesi halinde ek rapor alınmasını, bu talep de kabul görmezse davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce rapora karşı itirazlar, raporun usul ve yasaya uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle 30/09/2026 tarihli celsede reddedilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, faktoring işlemine konu edilerek takibe konulan çek nedeniyle, çekin temel ilişkide karşılığı olan malların teslim edilmediği ve çekin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca borçlu, icra takibinden önce veya sonra borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Davacı tarafından dava açılmadan önce TTK'nın 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği, 01/08/2025 tarihinde yapılan başvurunun 08/08/2025 tarihli son tutanakla anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Dosyaya yansıyan belgelere göre dava konusu çek; ... Bankası ... Şubesine ait, ... seri numaralı, 15/01/2025 tarihli ve 456.000,00 TL bedelli olup keşidecisi davacı ... Şti., lehtarı davalı ...Şti.'dir. Çek, lehtar tarafından davalı ...Ş. ile yapılan faktoring sözleşmesi kapsamında 10/10/2024 tarihli alacak bildirim formuna ekli ödeme araçları tevdi bordrosu ile faktoring şirketine devredilmiş, bedeli ödenmediğinden davalı ... tarafından ... 28. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe konulmuştur. Takip dosyasında 456.000,00 TL asıl alacak, 3.691,73 TL işlemiş faiz, 45.600,00 TL çek tazminatı ve 1.368,00 TL komisyon olmak üzere toplam 506.659,73 TL takip çıkışı yapıldığı görülmüştür. Davalı ... çekin ciro silsilesinin düzgün olduğunu savunmuş, davacı ise çek üzerindeki keşideci imzasını ya da çekin devrine ilişkin herhangi bir imzayı inkar etmemiştir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davacının faktoring ilişkisi içindeki konumunun belirlenmesi gerekmektedir. Davacı, dava konusu çekin keşidecisi olmakla birlikte aynı zamanda faktoring işlemine dayanak gösterilen 10/10/2024 tarihli ve ... numaralı faturanın alıcısı, yani faktoring müşterisi ...Şti.'nin temlik ettiği alacağın borçlusudur. Çek, faktoring müşterisi olan lehtardan doğrudan faktoring şirketine geçmiştir. Bu durumda davacı, faktoring şirketi, faktoring müşterisi ve borçludan oluşan üçlü ilişkinin doğrudan tarafıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi uyarınca faktoring işlemine konu kambiyo senedindeki alacak sebebe bağlanmakta olup, faktoring işlemi içinde yer alan kambiyo borçlusu, TBK'nın 188/1. maddesi gereğince temlik eden önceki alacaklısına, yani faktoring müşterisine karşı ileri sürebileceği def'i ve itirazları faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir; bu halde 6361 sayılı Kanun'un 9/3. maddesinde öngörülen "bile bile borçlunun zararına hareket etme" koşulu aranmaz. Bu nedenle, davalı ... şirketinin iyiniyetli hamil olduğuna ve şahsi def'ilerin kendisine karşı ileri sürülemeyeceğine ilişkin savunmasına itibar edilmemiş; davacının lehtara karşı sahip olduğu "malların teslim edilmediği" def'ini davalı ... şirketine karşı da ileri sürebileceği kabul edilmiştir. Aynı karar uyarınca, şahsi def'ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceğinin tartışılmasından önce, kamu düzenine ilişkin 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin resen incelenmesi gerekmektedir. Anılan hüküm uyarınca faktoring şirketi, kambiyo senedine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacakları devralamaz ve aynı faturaya dayalı kısmi temliklerin toplamı fatura tutarını aşamaz. Somut olayda faktoring işlemine dayanak gösterilen e-arşiv fatura, ... tarafından davacı adına düzenlenmiş, 4.002 adet mont satışına ilişkin 2.487.243,00 TL (KDV dahil) bedelli olup, davacının bizzat kendi e-defter kayıtlarında ...'tan alış faturası olarak yer almakta ve Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarında iptal/itiraz bilgisi bulunmamaktadır. Bu itibarla faktoring işleminin mevcut ve gerçek bir mal satışından doğmuş, fatura ile tevsik edilmiş bir alacağa dayandığı davacı kayıtlarıyla da sabittir. Faktoring işleminde belirlenen toplam devir tutarı 891.000,00 TL (435.000,00 TL ve 456.000,00 TL bedelli iki çek) olup 2.487.243,00 TL tutarlı fatura bedelinin altında kalmakta, aynı faturaya dayalı başkaca bir kısmi temlik bulunduğu ise ileri sürülmemiş ve dosyaya da yansımamıştır. 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi, temlik alınan tutarın fatura tutarını aşmamasını aramakta olup çek bedelinin fatura bedeline eşit olmasını şart koşmamaktadır. Bu itibarla davacı vekilinin fatura ile çek bedeli arasında uyumsuzluk bulunduğu ve faktoring işleminin mevzuata aykırı olduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiş; faktoring işleminin 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesine uygun olduğu ve davalı ... şirketinin çekin yetkili hamili bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu aşamadan sonra çözümlenmesi gereken husus, davacının ileri sürdüğü malların teslim edilmediği ve çekin bedelsiz kaldığı def'inin ispatlanıp ispatlanmadığıdır. HMK'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kambiyo senedinin keşidecisi olan davacı, senedin bedelsiz kaldığını ileri sürdüğüne göre bu iddiasını ispatla yükümlüdür; bedelsizlik iddiası, senet metnine karşı ileri sürülen bir iddia olduğundan HMK'nın 200 ve 201. maddeleri uyarınca kural olarak yazılı delille ispat edilmelidir. Öte yandan TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca bir faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında itiraz etmemişse bu içeriği kabul etmiş sayılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ...Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; hiçbir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşmeyeceğinden, faturanın alıcının ticari defterlerinde kayıtlı olması, fatura içeriğindeki malın alıcıya teslim edildiğine dair karine oluşturur ve bu karinenin aksini, yani fatura içeriği malların teslim edilmediğini ispat yükü alıcıya aittir. Aynı ilke, keşidecisi olduğu çekler karşılığında malların teslim edilmediğini ileri süren ve fatura kendi defterlerinde kayıtlı bulunan alıcının menfi tespit talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının onandığı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararında da benimsenmiştir. Somut olayda bilirkişi raporu ile; davacının dava konusu faturayı 31/10/2024 tarihli muhasebe fişi ile kendi e-defterlerine alış faturası olarak kaydettiği, fatura konusu montların bedelini 153.02 Ticari Mallar hesabına, yani stok hesabına, KDV tutarını 191.06 İndirilecek KDV hesabına borç kaydederek indirim konusu yaptığı, fatura toplamını ise 320.031 ... satıcılar hesabına alacak kaydettiği tespit edilmiştir. Davacının fatura konusu malları kendi stok hesabına alması ve faturadaki KDV'yi indirim konusu yapması, malların kendisine teslim edildiğinin davacı kayıtlarıyla kabulü niteliğindedir. Faturanın Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarında iptal/itiraz bilgisi içermediği de anlaşılmıştır. Davacı tarafından faturanın süresinde iade edildiğine, faturaya itiraz edildiğine ya da malların teslim edilmediğine ilişkin satıcıya herhangi bir ihtar gönderildiğine dair bir belge sunulmamış; teslimin gerçekleşmediğini gösteren yazılı bir delil de dosyaya kazandırılmamıştır. Kaldı ki davacı, dava dilekçesinde çekin mont alımı karşılığında ...'a verildiğini bizzat kabul etmiş olup çek ile faturaya konu alım satım ilişkisi arasındaki bağ da davacının kendi beyanıyla ortaya konulmuştur. Davacı vekilinin, fatura konusu malların teslim edildiğinin davalılarca yazılı belgeyle ispatlanamadığı ve dosyada sevk irsaliyesi ya da teslim belgesi bulunmadığı yönündeki itirazı, ispat yükünü tersine çeviren bir yaklaşım olup yerinde değildir. Faturanın davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olmasıyla oluşan teslim karinesi karşısında, teslimin gerçekleşmediğini ispat yükü davacıdadır; bağımsız teslim belgesinin dosyada bulunmaması, davacı aleyhine oluşan bu karineyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Davalı ...Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin incelenememiş olması da sonucu değiştirmemektedir. HMK'nın 220/3. maddesi ile ticari defterlere ilişkin hükümler, ibrazdan kaçınılması halinde mahkemeye durumun gereğine göre takdir yetkisi tanımakta olup, davacının bizzat kendi ticari defterlerinde yer alan ve kendisi aleyhine delil teşkil eden kayıtlar karşısında, karşı tarafın defterlerinin incelenememesi davacının teslim edilmeme iddiasını ispatlanmış hale getirmez. Aynı şekilde, dava konusu çekin davacı defterlerinde çek numarası ile izlenmemiş olması, davacının kendi kayıt düzenine ilişkin bir husus olup davacı lehine sonuç doğurmaz; davacı, çeki ...'a mont alımı karşılığında verdiğini zaten kabul etmiştir. Davacı kayıtlarında ... ile iki yönlü cari ilişki bulunması ve 01/01/2025 açılışında davacı lehine net bakiye oluşması da, davacı çekin bu faturaya ilişkin olarak ödeme ya da mahsup niteliğinde verildiği yönünde bir iddia ileri sürmediğinden ve menfi tespit davası yalnızca malların teslim edilmediği iddiasına dayandırıldığından, bu davanın sonucunu etkilememektedir. Davalı ... şirketince işlem öncesinde yapılan istihbarat çalışmasına ilişkin kayıtlar da bu değerlendirmeyi desteklemektedir. Dosyadaki istihbarat kaydında; 10/10/2024 tarihinde davacı adına "... Bey/Firma Sahibi" ile ... numaralı telefon üzerinden görüşüldüğü, çek görüntülerinin ... ile iletildiği, çeklerin vade ve miktar olarak teyit edildiği ve görüşülen kişinin çekler karşılığında mont aldıklarını, ürünlerin ve faturanın kendilerine ulaştığını, çekteki imzanın kendisine ait olduğunu teyit ettiği belirtilmiş; dosyaya sunulan WhatsApp yazışma örneğinde de çek görüntüleri ve standart teyit sorusu gönderildikten sonra "Merhaba fatura ve ürün teslim alındı, çeklerdeki imza bana aittir" şeklinde cevap verildiği görülmüştür. Teyit alınan telefon numarasının, davacının arabuluculuk başvurusunda kendi iletişim numarası olarak bildirdiği numara ile aynı olduğu da arabuluculuk son tutanağından anlaşılmaktadır. Davacı vekili, rapora itirazında istihbarat çalışmasının yeterli olup olmadığının araştırılmadığını ileri sürmekle yetinmiş; yazışmaların davacıya ait olmadığına, teyidi veren kişinin davacı adına beyanda bulunma yetkisinin bulunmadığına ya da bu beyanların gerçeğe aykırı olduğuna ilişkin somut bir iddia ya da delil ileri sürmemiştir. Bu kayıtlar tek başına malların teslimini ispat eden bağımsız bir teslim belgesi niteliğinde olmamakla birlikte, davacının ticari defter kayıtlarıyla oluşan teslim karinesini güçlendirmekte ve davacının sonradan ileri sürdüğü teslim edilmeme iddiası ile çelişmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere davalı ... yönünden iyiniyet koşulu aranmadığından, bu hususun ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir Davacı vekilinin yeni bilirkişi raporu alınması talebi yönünden ise; hükme esas alınan bilirkişi raporunun, mahkemece belirlenen görev kapsamında davacının e-defter kayıtları, faktoring işlem evrakları, e-arşiv fatura ve Gelir İdaresi Başkanlığı cevabı üzerinde yapılan incelemeye dayalı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davacı itirazlarının maddi tespitlere değil hukuki değerlendirmeye yönelik bulunduğu, bilirkişinin de hukuki değerlendirmeyi mahkemeye bıraktığı anlaşılmakla HMK'nın 266 ve 281. maddeleri uyarınca yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ve ek rapor alınmasına gerek görülmemiş ve talep reddedilmiştir. Rapor, yukarıda açıklanan hukuki değerlendirmeler çerçevesinde hükme esas alınmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı ile davalı ...Ltd. Şti. arasında dava konusu çekin verilmesine dayanak teşkil eden gerçek bir alım satım ilişkisinin bulunduğu, faktoring işleminin 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesine uygun olarak gerçekleştirildiği, davacının faktoring ilişkisinin doğrudan tarafı olarak şahsi def'ilerini davalı ... şirketine karşı da ileri sürebileceği, ancak davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı faturaya konu malların teslim edilmediğine ve çekin bedelsiz kaldığına ilişkin iddiasını, aleyhine oluşan karinenin aksini gösterecek şekilde yazılı delille ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Teslim edilmeme def'inin ispatlanamamış olması, bu def'iyi ilk muhatabı olan lehtar ... Şti.'ne karşı da ileri sürmeyi imkansız kıldığından, dava her iki davalı yönünden sübut bulmamıştır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 8.652,49 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 7.920,49 TL harcın ve 12.126,00 TL tamamlama harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 81.065,56 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALI ...Ş'ye VERİLMESİNE, 4-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/656, K. 2026/687, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-656-e-2026-687-k-bd4eba006858