İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/494 E. 2026/995 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/494
- Karar No
- 2026/995
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/494 Esas KARAR NO : 2026/995
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/07/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; "Müvekkil Şirket İle Davalı Şirket Arasında Ticari İlişki Nedir Cari Hesap İlişkisi Bulunmakta Olup Davalı Şirketin Müvekkil Şirkete Ödenmemiş 430.318,5A Bakiye Alacağı bulunmaktadır. Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap ilişkisi bulunmaktadır. Tarafların arasındaki 01.01.2024-31.12.2024tarihli cari hesap ilişkisi uyarınca, müvekkil sirkelin in 430.3 18.55-TL bakiye alacağı bulunmaktadır. Cari hesap dökümü sunmaktayız. Ekte sunduğumuz cari hesap ve faturalarda alacağın davalı borçlu şirket tarafından ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Müvekkil şirketin, cari hesap dökümü ve faturalardan da görüleceği üzere davalı şirketten alacak izahtan vareste olmasına rağmen davalı şirket tarafından icra takibi öncesinde ve icra takibi sonrasında bakiye alacak miktarı ödenmemiştir. Davalı borçlu şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak mü alacağım geç tahsil etmesini sağlamak amacıyla işbu takibe karşı itiraz edilmiş olup eldeki durdurulmuştur. Davalı Borçlu Şirket Aleyhine Başlatılan İcra Takibine Hiç Hu Gerekçe Ve Hukuki Dayanak Olmaksızın İtiraz Edilmiştir. Davalının İşbu İtirazı Haksız Olmakla İptal Edilmesi Gerekmektedir. Davalı şirket, icra takibine itiraz ederken hiç bir sebep göstermeksizin borca, borcun ve faiz türüne icra takibine dayanak gösterilen faturalar ile faturaların içeriğine, tüm belgelere itiraz etmiş ayrıca yetki itirazında bulunulmuştur. Ancak işbu itirazlar haksız ve hukuka aykırı olup mesnetsizdir. Sayın mahkeme ve gerektiğinde bilirkişi tarafından yapılacak incelemeler neticesinde müvekkilin davalıdan bakiye alacağının olduğu kanıtlanacaktır. Aynı zamanda borçlunun yetki itirazı haksız ve kötü niyetlidir. Bilindiği üzere cari hesaptan kaynaklanan alacaklar Türk Borçlar Kanunu uyarınca para alacağından kaynaklanmakta olup bu nedenle alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri de yetkilidir. Bu doğrultuda müvekkil şirketin yeri Sarıyer olmakla Sarıyer ilçesi bakımından İstanbul Mahkemeleri ve İstanbul İcra Daire yetkilidir. İşbu sebeple davalı borçlunun yetki itirazı haksızdır. Davalı borçlu şirket söz konusu icra takibine itiraz etmekte h ve kötü niyetlidir, takibe konu alacak likit ve belirli olduğundan kötü niyetli davalı şirket %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Sayın mahkeme huzurunda ikame edilen davanın konusunu oluşturan ve icra takibine konu edilen / ilişkiden kaynaklanan cari hesap uyarınca müvekkil şirketin bakiye alacağı belirlenebilir nitelikle işbu hali ile likittir Alacak miktarının likit olması halinde borçlunun haksız emrine itiraz etmesi durumunda , alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere borçlunu icra tazminatına mahkum edilmesi gerekmektedir. " şeklinde beyanlarda bulunarak tüm bu nedenlerle; şirketin itirazının haksız, ve kötü niyetli olması sebebi ile ve takibe konu alacak da likit olduğundan dav alı şirketin alacak miktarının %20’sinden az olmamak ve arz ve izah edilen nedenler ve yargılama sırasında sebeplerle: davalı borçlu şirketin .... İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı dosyasına itirazının iptaline, icra takibinin talepname koşullarında devamına, davalı şirketin hâksiz e olduğundan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasını, harç ve masrafları ve avukatlık vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; "Davacının tüm talepleri zamanaşımına ve hak düşürücü süreye uğramıştır. Zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazımız bulunmaktadır. Bu sebeple davanın reddini talep ederiz. Eldeki dava yetkisiz mahkemede açılmıştır- yetkili mahkeme istanbul Anadolu asliye ticaret Mahkemesi’dir. Zira müvekkilin yerleşim yeri kartal /istanbul adresidir. Bu sebeple yetkisizlik kararı verilerek dosyanın istanbul Anadolu asliye ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini talep ederiz. Tarafımızca ödeme emrine itiraz edilirken yetki itirazında da bulunulmuştur. Tüm bu sebeplerle yetkisizlik kararı verilmesini talep ederiz. Dava dilekçesinde ifade edilen hususların kabulü mümkün değildir. Müvekkil aleyhine haksız ve yersiz olarak açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep ederiz. Müvekkil Şirketin Davacı Tarafa Herhangi Bir Borcu Bulunmamaktadır. Dava Dilekçesinde İfade Edilen Hususları Kabul Etmiyoruz. Müvekkilin davacıya ödemesi gereken hiçbir bedel yoktur. Tarafımızca; borca, borcun aslina ve fer’ilerine, dayanak faturalara, belgelere, faize ve yetkiye itiraz edilmiştir. Her ne kadar müvekkilin borçlu olduğundan bahisle müvekkile ödeme emri tebliğ edilmiş ise de müvekkilin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu sebeple tarafımızca borcun aslina ve fer’ilerine, faizine, faiz türüne süresi içerisinde itiraz edilmiştir. Ayrıca icra takibine dayanak olarak gösterilen faturalar ile faturaların içeriğine, tüm belgelere de itiraz edilmiştir. Müvekkilin karşı tarafa herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Davacı taraf somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Davacı, neye dayalı olarak müvekkilden ne talep ettiğini açıklamamıştır. Bu sebeple davacının tüm taleplerinin, davasının reddine karar verilmesini talep ederiz. Kötü niyetli olarak itirazın iptali davası açıldığı için %20 icra tazminatı ve %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ederiz. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmilini talep ederiz." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; usul ve esas yönünden yasalara aykırı olarak açılan eldeki davanın reddine, davacıların davasının ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ederiz. Kötü niyetli olarak itirazın iptali davası açıldığı için %20 icra tazminatı ve %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ederiz. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Dava, cari hesap ilişkisindeki faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. HMK'nın 219. maddesi kapsamında taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 222/1 hükmü gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. HMK'nın 220. maddesinin üçüncü fıkrasında "Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine toplam 430.918,55-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 05/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 11/08/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 10/04/2026 tarihli 11 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Taraf Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı, Onayların Bulanıp Bulunulmadığı, Yönünden Değerlendirme; Davacının İbraz edilen diğer ticari defterleri, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu, davalının usulüne uygun olarak ticari defter ve belge ibraz etmediği konu hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Faturaların Taraf Defterlerinde Yer Alıp Almadığı Yönünden Değerlendirme; Davacının ibraz edilen ticari defterlerinde icra ve dava konusu yapılan faturalarının davacının ticari defterinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu ve takip itibariyle icra ve dava konusu fatura tutarlarından dolayı davalından 430.918,55.-TL alacağı olduğu tespit edildiği, davalının usulüne uygun olarak ticari defter ve belge ibraz etmediği, usulune uygun ticari defter ve belge ibraz edilmediğinden davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde kanat verici inceleme tespit ve değerlendirme yapılmadığı , konu hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Faturanın Davaliya Tebliğ Edilip Edilmediği, Fatura İçeriği Hizmet Veya Malın Davalı Tarafça Alınıp Alınmadığı, Dava konusu faturaları, davalının tebliğ aldığı, ve yasal süresi içinde dava konusu faturalara itiraz etmediği ,Faturalara davalı tarafından yasal süresi içinde itiraz edilmediğine göre faturaların davalı tarafından kabul edildiğine karine getirmek gerektiği, Takip Tarihi İtibariyle Davacının Alacağının Bulunup Bulunmadığı Var İse Miktarının Tespiti Yönünden Değerlendirme, Davacının .... İcra dairesinin 2024/... dosya numarası ile davalı aleyhine yaptığı icra takibinde davalından 430.918,55.-TL alacağı olduğu değerlendirildiği, , davacı alacağına takip tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı uygulanması gerektiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında alacağının tahsili istemiyle icra takibi başlattığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı tarafça iş bu icra takibine itirazın iptalini talep ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de davacının para alacağı yönünden 6098 TBK 89/1-1.maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceği, davacı alacaklının para alacağı yönünden yerleşim yerinde icra takibi yapabileceği ve dava açabileceği anlaşıldığından bu yöndeki itiraza itibar edilmemiştir. Mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalı tarafa ticari defterlerinin ilgili kısımlarını sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Bu süre içerisinde inceleme yapılacak defter ve belgelerin sunulmaması halinde defterlerin incelenmesi talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve 6100 sayılı HMK 220/3 maddesi uyarınca duruma göre ticari defter ve kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceğin ve HMK md. 222/3 gereği diğer yasal şartların varlığı halinde karşı tarafın defterlerinin lehine delil olarak kabul edileceği ihtar edilmiştir. Verilen kesin süre ve ihtarata rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkemeye sunmamıştır. Davalının herhangi bir mazeret bildirmeksizin ticari defterlerini ibrazdan kaçınması ile, HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri lehe delil kabiliyeti kazanmıştır. Davacı kendi ticari defterlerine göre 430.918,55-TL alacaklı olup, bu aşamada davalının bunun aksini ispatlaması gerektiği, davalı yanca bu yönde bilirkişi raporuna karşı esaslı itirazda bulunmadığı, anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 86.183,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-Karar ve ilam harcı 29.436,04-TL nin peşin alınan 5.204,43-TL den düşümü ile kalan 24.231,61-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 5.819,83-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 7.090,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 68.946,97-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır