İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/952 E. 2026/775 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/952
- Karar No
- 2026/775
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/952 Esas KARAR NO : 2026/775
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil davalı şirkete, tank depolama, kurulumu, tank temizliği, gibi sair lojistik hizmetleri verildiğini, verilen hizmetlere ait birim ücretleri, hizmetin her aşamasında davalıya e-posta üzerinden iletişim kurularak, işin her aşamasında bilgilendirme yapıldığını, Davalı taraf, ücretlendirme teklifini kabul edildiğini, anılan hizmetleri aldığını, faturaları ticari kayıtlarına işlendiğini, Vadesi gelen ödemelerin yapılmaması üzerine davaya konu icra takibine girişilmiş olduğunu, davalı tarafın ücretlendirmenin fahiş olduğu iddiası ile icra takibine itiraz ettiğini, Ticari defterlerinde kayda aldığı hizmet faturalarına taraflar karşılıklı iade faturaları kesmeye başladığını, Noter kanalı ile de iade edilen faturaların olduğunu, noter ihtarı ve cevabi ihtar ek olarak sunulduğunu, Taraflar arasında yılları aşan ticari ilişki mevcut olduğunu, ücretlendirmeye onay verdiğini, hizmeti alıp, faturasını kaydeden, basiret yükümü bulunan tacir sıfatındaki davalının fahiş ücret iddiasının haklı olmadığını, Davalının itirazları haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, Sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşımakta olduğunu, davanın kabulü ile .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, alacak likit olmakla, asıl alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, tüm harç, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine; karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddiaları tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, davalı şirketin, davacıdan dava dilekçesinde ileri sürüldüğü şekilde “tank depolama, tank temizliği, fantuzzi ile indi-bindi, handrail kurulumu” gibi herhangi bir hizmet almadığını, somut olayda davalı ile davacı arasındaki ilişki, yalnızca mobil handrail/trabzan ekipmanının kiralanması ile sınırlı olduğunu, davacının, sözde “hizmet ifası” iddiasını destekleyen; hizmetin kapsamını, mahiyetini, süresini ve davalıya fiilen ifa edildiğini ortaya koyan iş emri, hizmet formu, teslim, tesellüm tutanağı, saha kabul belgesi, imzalı puantaj/rapor, operasyon kayıtları gibi hiçbir somut delil dosyaya sunulamadığını, bu itibarla davacının “hizmet verildiği” yönündeki anlatımı soyut olduğunu, ispat yükünü karşılamaktan uzak olduğunu, davacı tarafça delil olarak mail yazışmalarına dayanılacağı belirtilmiş olsa da, bu yazışmalar tek başına iddia edilen hizmetlerin fiilen ifa edildiğini, kapsamını ve özellikle bedel üzerinde mutabakat bulunduğunu ispatlamaya elverişli olmadığını, ayrıca mailler sonradan oluşturulabileceği gibi talep üzerine de attırılabilir ve davalı açısından kabul veya onay anlamına gelmeyeceğini, Davacı tarafın dayanacağını iddia ettiği maillerin davalı şirketin karar ve onay mekanizması içinde yer alan yetkili kişilerce görülmediğini, davalı şirket yetkilisinin bilgisi ve onayı dâhilinde gönderilmediği ya da cevaplanmadığı izahtan vareste olduğunu, Bu nedenle, yetkili irade açıklaması içermeyen ve ticari kabul/kabule karine teşkil etmeyen e-posta yazışmaları üzerinden davalının hizmet aldığını veya bedeli kabul ettiği sonucuna varılamayacağını, iddia edilen hususların ancak bedel üzerine anlaşıldığını içerir kira sözleşmesi, teslim, tesellüm, hizmet formu, saha tutanağı, iş emri ve imzalı kabul belgesi gibi somut ve doğrulanabilir delillerle ispatının gerekeceğini, Davacının dayandığı faturalar dahi, iddia edilen hizmetlerin alındığını veya bedelin kabul edildiğini ispatlamaya elverişli olmadığını, Zira söz konusu faturalar, kapsamı ve özellikle bedeli üzerinde taraflar arasında herhangi bir sözleşme/uzlaşı/mutabakat bulunmaksızın davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, Davalı, davacı tarafından ileri sürülen bedellere hiçbir şekilde onay vermediği gibi, bu faturaları kabul etmemiş, ticari defter ve kayıtlarına işlememiş, ayrıca noter ihtarıyla da açıkça reddettiğini, Davacı yanca tek taraflı düzenlenen faturalar üzerinden müvekkili aleyhine borç doğduğu iddiası kabul edilemeyeceği gibi davacı tarafın, hem “hizmet ifasını” hem de “bedel üzerinde mutabakat” bulunduğunu somut ve kesin delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı, dava dilekçesinde ücretlendirme teklifinin davalı tarafından kabul edildiğini iddia etmekte, ancak davacı tarafın bu beyanı soyut olduğunu, somut olayda kiralama bedeline ilişkin olarak taraflar arasında karşılıklı irade uyuşması (mutabakat) bulunduğunu gösterir nitelikte yazılı bir sözleşme, teyit yazısı, imzalı teklif/kabul belgesi, sipariş formu veya benzeri herhangi bir delilin dosyada bulunmadığını, bu kapsamda, davacının “teklif kabul edildi” iddiası ispatlanamadığını, oysa somut olayda kiralamanın kapsamına (hangi ekipman, hangi süre, hangi şartlarla), özellikle de kira bedeline (günlük bedel ve toplam tutara) ilişkin olarak taraflar arasında açık ve kesin bir anlaşma bulunmadığını, bir başka ifadeyle, taraflar arasında “hangi bedelin hangi şartlarda doğacağı” hususunda açık ve net bir mutabakat kurulmadığından, davacı tarafından tek taraflı belirlenen bedellerin davalı açısından bağlayıcılığından söz edilemeyeceğini, Bu nedenle mahkemenizce, emsal piyasa rayiçleri ve somut kullanım koşulları dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle makul kira bedelinin tespiti zorunlu olduğunu, davacının “bedelin piyasa koşullarına uygun/emsal” olduğu yönündeki iddiasının denetlenebilmesi ve fahiş bedel savunmamızın ispatı bakımından; takip konusu dönemle aynı zaman aralığında davacının üçüncü kişilere yönelik handrail/trabzan kiralamalarına ilişkin düzenlediği emsal faturaların (fatura suretleri/asılları) ve bu faturalar kapsamında fiilen tahsilat yapıldığını gösterir banka dekontları ile banka hesap hareketlerinin davacıdan HMK m.219 ve devamı uyarınca ibrazının sağlanmasına, ibrazdan kaçınılması veya eksik ibraz halinde HMK m.220 uyarınca aleyhe Değerlendirme yapılmasını, .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı icra takip dosyasının celbini, tarafların ticari defter ve kayıtlarının celbine ve gerektiğinde karşılaştırmalı inceleme yapılmasını, emsal piyasa rayiçleri, ekipmanın niteliği, kullanım şekli ve süresi ile sektör uygulamaları dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, davacının, .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talepli davasının; davacı iddialarının ispatlanamaması, taraflar arasında bedel/kapsam yönünden mutabakat bulunmaması, talep edilen bedelin fahiş ve piyasa rayiçleriyle açıkça orantısız olması ve takip konusu alacağın likit nitelikte olmaması nedenleriyle esastan tamamen reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, BA-BS kayıtları, .... İcra Dairesinin 2025/... E. sayılı dosyasının Uyap çıktıları, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesaptan kaynaklandığı iddia edilen alacak nedeni ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davacının cari hesap alacağı olduğu iddiası ile davalı aleyhine başlattığı .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra dosyasına davanın yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davacının davalıya davaya konu hizmeti verip vermediği, davalının takip tarihi itibari ile davacıya borcunun olup olmadığı varsa miktarı, davacının icra inkar tazminatı talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Tarafların delilleri toplanarak, tarafların defter ve kayıtlarını incelemek üzere mali müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, davacı...SERVİS HİZ. SAN. LTD. ŞTİ’ nin 2025 yılı yasal ticari defterleri usul yönünden raporun 4.a.1.bölümünde incelendiğinde; fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıla ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalı ... TAŞIMACILIK VE TİC. LTD. ŞTİ’ nin 2025 yılı yasal ticari defterleri usul yönünden raporun 4.a.2.bölümünde gösterildiği şekilde incelendiğinde; fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıla ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
Davacının Alacak Talebi Yönünden: Sayın Mahkemenin tarafıma vermiş olduğu görev kapsamında, raporun 4.b. bölümünde tarafların ticari defter kayıtları karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Yapılan bu incelemede uyuşmazlık konusuna ilişkin tarafların doğrudan bir ticari ilişki içerisinde oldukları görülmüştür. Tarafların ticari defter kayıtlarından özetle; davacı ... GLOBAL LOJİSTİK SERVİS HİZ. SAN. LTD. ŞTİ’ nin raporun 4.b.1. bölümünde incelenen kendi ticari defterlerinde; davalı ... TAŞ. LTD. ŞTİ. nin açık hesabından 02/10/2025 takip tarihi itibariyle 32.660,60 EUR tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin de raporun 4.b.2.bölümünde incelenen kendi ticari defterlerinde davacı tarafa takip tarihi itibariyle 32.500,60 EUR tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtları arasında takip tarihi itibariyle (32.660,60 EUR-32.500,60 EUR) 160,00 EUR tutarında uyumsuzluk bulunduğu, bu uyumsuzluğun davacının kendi ticari defterlerinde davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu 09/07/2025 tarih ... numaralı faturadan kaynakladığı görülmüştür. Davalı vekili savunmasında, davacının düzenlemiş olduğu faturalarda yazılı hizmeti almadığını, bir kısım faturalarında bedellerinin piyasa emsallerinin üzerinde fahiş tutarda düzenlendiği savunmuştur. Bu hususa ilişkin somut bir tespitin dosya kapsamında yer almadığı gibi faturalarda yazılı bedellerin fiyat değerlendirmesi, piyasa koşullarının üzerinde olup olmadığı hususları uzmanlık alanımın dışında olması sebebiyle ilave bir değerlendirme yapılamamıştır. Netice itibariyle, davalının incelenen defter kayıtlarında davacı açık hesabından takip tarihi itibariyle 32.500,60 EUR tutarında borçlu gözüktüğü, takip tarihinden sonra ise raporun 4.b.2 bölümünde gösterildiği şekilde davalının davacıya toplamda ihtilaflı 11.970,00 EUR tutarında iade faturası düzenlediği bu iade faturalarının sonrasında da 2025 yılı sonu itibariyle 20.530,60 EUR tutarında borçlu gözüktüğü, diğer bir deyişle davalı şirketin ilk önce kendi ticari defterlerine davacı lehine alacak kaydetmiş olduğu faturaları bu kez takip tarihinden sonra İADE faturaları düzenlemek suretiyle davacı aleyhine borç kaydettiği görülmüştür. Tüm bu mali incelemeler çerçevesinde; davacı alacaklının .... İcra Dairesi’nin 2025/... E, sayılı dosyasındaki 32.660,60 EUR tutarlık asıl alacak talebi yönünden, davalının kendi ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davacı tarafa borçlu gözüktüğü 32.500,60 EUR tutarlık kısmı yönünden ispat karinelerinin oluştuğu tespiti yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin davalıya tank depolama, kurulumu, tank temizliği, gibi sair lojistik hizmetleri verdiği, davalının kesinlen fatura bedellerini ödemediği iddia edilerek davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının takibe, borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile hizmet içeriğinin kabul edilmediği, anlaşmaya uygun fatura kesilmediği, hizmetin gereği gibi verilmediği savunmasının ileri sürüldüğü görülmüştür. Her iki tarafın da ticari defter ve kayıtları bilirkişi marifeti ile inceletilmiş, hazırlanan raporlar dosya arasına alınmıştır. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Davaya konu somut olayda, faturaların usulüne uygun tutulan davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu davalı ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Bu haliyle hizmetin verilmediğini veya borcun ödendiği iddiasını davalının ispatlaması gerekmektedir. Nitekim, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden ve kendi defterlerine kendi borcu olarak kaydetmeyeceğinden işbu fatura içeriği mal/hizmetin davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmek zorunda olduğu sabittir. Açıklamalar sonrasında; davacı...SERVİS HİZ. SAN. LTD. ŞTİ’nin kendi ticari defterlerinde davalı ... TAŞ. LTD. ŞTİ. nin açık hesabından 02/10/2025 takip tarihi itibariyle 32.660,60 EUR tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin incelenen kendi ticari defterlerinde davacı tarafa takip tarihi itibariyle 32.500,60 EUR tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtları arasında takip tarihi itibariyle (32.660,60 EUR-32.500,60 EUR) 160,00 EUR tutarında uyumsuzluk bulunduğu, bu uyumsuzluğun davacının kendi ticari defterlerinde davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu 09/07/2025 tarih ... numaralı faturadan kaynakladığı, her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarının birbirlerini doğruladığı nazara alınarak 32.500,60 EUR üzerinden davacının asıl alacak talep edeceği kanaatine varılmıştır. Davalı taraf her ne kadar hizmet içeriğinin farklı olduğu ve faturaların fahiş bedeller üzerinden kesildiği iddiasında bulunmuş ise de davalının faturalara itiraz etmediği, yine faturaları iade etmediği dikkate alınarak bu savunmasına mahkememizce itibar edilmemiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağının cari hesaba dayalı olduğu dikkate alınarak alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacağın takip tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığı üzerinden inkar tazminatına hükmedilmiş, harç ve vekalet ücretleri Euro'nun dava tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden (50,2024) hesaplanmak sureti ile aşağıdaki karar tesis olunmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının ....İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 32.500,60 Euro asıl alacak üzerinde devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 1.589.604,35 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 111.455,15 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 20.013,51 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 91.441,64 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ile 20.013,51 TL peşin harç olmak üzere toplam 20.628,91 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 8.000,00 TL bilirkişi gideri ile 128,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.128,00 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 8.088,18 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafınca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 246.425,14 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 8.032,39 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin red/kabul oranına göre; 4.577,46 TL'sinin davalıdan alınarak; 22,54 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 07/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır