İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/167 E. 2026/780 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/167
- Karar No
- 2026/780
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/167 Esas KARAR NO : 2026/780
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 26/02/2026 KARAR TARİHİ : 20/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili ...A.Ş. ile davalı ... arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca kredi kullandırıldığı ve ticari kredi kartı tahsis edildiğini, davalının ödemelerini zamanında yapmaması üzerine 11/11/2025 tarihi itibarıyla ticari kredi kartı hesabının Kat edildiğini, 12/11/2025 tarihi itibarıyla nakdi kredilerden doğan toplam 147.380,85 TL borcun ihtar edilmesine rağmen ödenmediğini, bu kapsamda ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası ile 24/11/2025 tarihinde 127.388,24 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, davalı vekili tarafından 22/12/2025 tarihli dilekçe ile yetkiye, borca, ödeme emrine, faize ve borcun tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, bu itiraz neticesinde takibin durduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan yetki maddesi ve tacirler arasındaki yetki sözleşmesi kuralı gereği davalının yetki itirazının haksız olduğunu, banka kayıtları ile sabit olan kredi ve kredi kartı borcunun sözleşme, ihtarname ve uyarı mektuplarına uygun şekilde hesaplandığını, faize ilişkin itirazların da mesnetsiz bulunduğunu, arabuluculuk sürecinin 13.02.2026 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, alacağın likit olması sebebiyle davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün...Esas Sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya sunulan 09/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda davacı Banka ile Davalı ... arasında, 16.07.2025 tarihinde Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi (Dijial İmzalı) İmzalandığı, Davacı Banka tarafından Davalı ...’a Ticari Kredi Kartı tahsis edildiği ve kullandırıldığı, Borçların sözleşme hükümlerine göre ödenmemesi üzerine, Davacı Banka, Davalı ...’a Ticari Kredi Kartı için 12.11.2025 tarihinde ihtarname göndererek, 11.11.2025 tarihi itibariyle hesabın kat edildiğini ve 12.11.2025 tarihi itibariyle 147.380,85 TL’lik borcun 7 gün içinde ödenmesini talep ettiği, İhtarnamenin tebliğ edilemediği 17.11.2025 tarihinde iade edildiği, Davacı Banka tarafından ... hakkında 21.11.2025 tarihinde toplam 149.270,85 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, temerrüt tarihi olarak, takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere takip tarihinin dikkate alındığı, Davalı vekilinin 22.12.2025 tarihinde borca, yetkiye, faize, faiz oranına, işlemiş ve işleyecek faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, Davacı vekilinin 26.02.2026 tarihinde itirazın iptali davası açtığı, alacağını 127.388,24 TL olarak talep ettiği, Davacı Bankanın dava dilekçesinde 21.11.2025 takip talep tarihi itibariyle talep edilen tutar üzerinden bilirkişiliğimizce yapılan hesaplamaya göre Davalı ...’dan talep edebileceği alacak tutarının 126.389,87 TL olarak hesaplandığı, Davacı tarafından talep edilen toplam 10,00 TL’lik masrafa ilişkin belge dosyaya sunulmadığından alacak tutarına dahil edilmediği,... nolu Ticari Kredi Kartı bakımından; 126.299,87 TL asıl alacak, 80 TL işlemiş faiz, 10 TL BSMV olmak üzere toplam 126.389,87 TL talep edilebileceği, 126.299,87 TL asıl alacak üzerinden takip talep tarihinden itibaren yıllık %57,60 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 oranında BSMV talep edebileceği tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nın 5/a maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmuş ve anlaşma sağlanamamıştır. İcra dairesinin yetkisine yönelik itiraz yönünden; borçlunun hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz ettiği hâllerde, itirazın iptali davasına bakan mahkemece öncelikle yetki itirazının incelenmesi gerekir. İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca para veya teminat alacağı için yapılacak takiplerde yetkili icra dairesi HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. TBK'nın 89/1. maddesi uyarınca para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir. Davacı bankanın merkezi İstanbul Şişli'de bulunduğundan, borcun ifa yeri olan İstanbul'daki icra daireleri takipte yetkilidir. Ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 21. maddesinde İstanbul (Merkez) mahkeme ve icra müdürlükleri yetkili kılınmıştır. Bu nedenle davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yerinde görülmemiştir. Davacı bankanın davalıya ticari kredi kartı tahsis ettiği ve kartın kullanıldığı, hesap özetleri ve bilirkişi raporu ile sabittir. Davalı, borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir delil sunmamıştır. Mahkememizce aldırılan 09.07.2026 tarihli bilirkişi raporunda, takip tarihi itibarıyla 126.299,87 TL asıl alacak bulunduğu ve davacının dava dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak 126.299,87 TL asıl alacak, 80,00 TL işlemiş faiz ve 10,00 TL BSMV olmak üzere toplam 126.389,87 TL talep edilebileceği tespit edilmiştir. Davacı vekili, bilirkişinin asıl alacağı eksik hesapladığını, her ekstre döneminde ödenmesi gereken vergi ve ücretlerin asıl alacağa eklenmesi gerektiğini ileri sürerek rapora itiraz etmiştir. Bilirkişi raporunda, davacının talep ettiği asıl alacak ile hesaplanan asıl alacak arasındaki 988,37 TL farkın, davacı bankanın tahsil ettiği BSMV tutarını anaparaya eklemesinden kaynaklandığı açıklanmış; davacı vekili de itiraz dilekçesinde BSMV tutarının asıl alacak kalemi içinde istendiğini kabul etmiştir. BSMV, faiz tutarı üzerinden hesaplanan ve faizin ferisi niteliğinde bulunan bir vergi olup anapara niteliği taşımaz. Bu tutarın asıl alacağa eklenmesi, ona da temerrüt faizi işletilmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. Davacı vekili, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. Kredi kartı hesap özetinde belirtilen son ödeme tarihi kesin vade niteliğinde olduğundan, borçlunun bu tarihte ödeme yapmamakla ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşeceği kabul edilebilir. Ancak davacı, takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağını dava dilekçesinde 80,00 TL ile sınırlı olarak talep etmiş olup, bilirkişi tarafından hesaplanan işlemiş faiz bu miktarın üzerindedir. Bu itibarla temerrüt tarihinin belirlenmesine ilişkin itirazın hükme etkisi bulunmamaktadır. Raporda yer alan bazı maddi hatalar da, taleple bağlı kalınarak belirlenen alacak miktarını etkilememektedir. Davacı vekili, talep edilen 10,00 TL masrafın borçluya gönderilen uyarı mektubunun posta gideri olduğunu ileri sürmüş ise de, bu masrafın yapıldığını ve miktarını gösteren bir belge sunulmamıştır. İspat yükü kendisine düşen davacı bu kalemi ispat edemediğinden masraf talebi yerinde görülmemiştir. Faiz yönünden; davalı, faiz oranının fahiş olduğunu ve yasal faiz oranını geçemeyeceğini ileri sürmüştür. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca, 6495 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra kurumsal kredi kartlarına uygulanacak azami akdi ve gecikme faizi oranları da TCMB tarafından belirlenmekte ve ilan edilmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 22. maddesinde temerrüt (gecikme) faizi, TCMB tarafından ilan edilen azami gecikme faizi oranı olarak tanımlanmıştır. Dosyaya sunulan TCMB tablosu ve davacı bankanın oran bildirim formuna göre, takip tarihi itibarıyla kurumsal kredi kartları için azami gecikme faizi oranı aylık %4,80 (yıllık %57,60) olup, takipte talep edilen oran bu sınırı aşmamaktadır. Sözleşmede atıf yapılan oran TCMB tarafından dönemsel olarak belirlenen değişken bir oran olduğundan, takip tarihinden sonra işleyecek temerrüt faizinin, TCMB tarafından belirlenen ve değişen azami gecikme faizi oranlarına göre, ancak takip talebindeki yıllık %57,60 oranını geçmemek üzere işletilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır. Davacı vekilinin itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm deliller dosyada bulunduğundan, ek rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir. Takibe konu alacak, belirlenebilir nitelikte olup likittir. Bu nedenle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. Tazminat, itirazın iptaline karar verilen asıl alacak ile takipten önce işlemiş faizin toplamı olan 126.379,87 TL üzerinden %20 oranında hesaplanmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında itirazının 126.299,87 TL asıl alacak, 80,00 TL işlemiş faiz ve 10,00 TL BSMV olmak üzere toplam 126.389,87 TL üzerinden İPTALİNE; takibin bu miktar üzerinden, 126.299,87 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren TCMB tarafından kurumsal kredi kartları için belirlenen ve değişen azami gecikme faizi oranlarında yıllık %57,60 oranını geçmemek üzere işletilecek temerrüt faizi ve bu faizin %5'i oranında BSMV ile birlikte DEVAMINA, 2- Fazlaya ilişkin 998,37 TL talebin REDDİNE, 3- Alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilen 126.379,87 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 25.275,97 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 8.633,69 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.429,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.204,56 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL başvuru harcı, 1.429,13 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.327,90 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.489,03 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%99,22) dikkate alınarak; 13.383,31 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 5000 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%99,22) dikkate alınarak; 39,19 TLnin Davacıdan ; 4.960,81 TLnin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/10/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."