İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/162 E. 2026/862 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/162
Karar No
2026/862
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/162 KARAR NO : 2026/862

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 27/02/2026 KARAR TARİHİ : 23/10/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı ... Şirketi arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'ni davalı- borçlunun müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, bahse konu sözleşmeye istinaden borçlu firma adına ticari kredi hesabı açıldığını, kredi kullandırıldığını ve çek karnelerinin verildiğini ancak borçlu kullandığı kredilerden kaynaklanan borçlarını ödemediğinden, borçlarını ödemeleri için ... 6. Noterliği'nin...tarih ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi keşide edildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu dava dışı şirket ve kefilleri hakkında haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçildiğini, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine, davalı/borçlu tarafından haksız yere itiraz edildiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı yan cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, akdedilen sözleşme, ihtarname, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası Uyap mündericatı, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamı... ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelenmekle; Alacaklının davamızın davacısı, borçlunun davamızın davalısı olduğu, takibin 445.979,89 TL asıl alacak, 551.718,69 TL işlemiş faiz, 27.585,98 TL işlemiş faiz, 1.761,05 TL masraf tutarı olmak üzere toplam 1.027.045,57 TL olduğu, ödeme emrinin davalı - borçluya 12/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 13/11/2024 tarihinde takibe, borca, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu görüldü. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla konuda uzman bilirkişi eliyle inceleme yaptırılmış, Bankacı bilirkişi ...'den alınan 24/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı banka ile dava dışı ... Şirketi arasında 26.06.2018 tarihinde 1.000.000,00 TL, 26.03.2021 tarihinde 10.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı ...’nun aynı sözleşmeleri 26.06.2018 tarihinde 1.000.000,00 TL, 26.03.2021 tarihinde 10.000.000,00 TL limite müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davacı bankanın dava dışı ...Şirketi’ne Taksitli Ticari Kredi tahsis ettiği ve kullandırdığı, ayrıca çek karnesi verdiği, borçların sözleşme hükümlerine göre ödememesi üzerine, dava dışı ... Şirketi ve davalı müteselsil kefil ...’ya 18.10.2022 tarihinde ihtarname göndererek 17.10.2022 tarihi itibariyle toplam 529.962,20 TL’lik nakit borcun 24 saat içinde ödenmesini, bankaca ödenmesi garanti edilen 62 adet çek yaprağından kaynaklanan 223.200,00 TL’nin 24 saat içinde nakit olarak depo edilmesini, nezdinde bulunan çek karnesinin iade edilmesini talep ettiği, ihtarnamenin davalı müteselsil kefil ...’ya 22.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen sürenin sonunda, 25.10.2022 tarihinde temerrüt oluştuğu, davacı banka tarafından davalı ... hakkında 16.10.2024 takip talep tarihli, 20.10.2024 tarihinde ödeme icra emri gönderilerek ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı ...’nun 13.11.2024 tarihinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davacı vekilinin 24.02.2026 tarihinde itirazın iptali davası açtığı, 16.10.2024 takip talep tarihi itibariyle davacı bankanın davalı müteselsil kefil ...’dan talep edebileceği nakit alacak tutarının toplam 1.025.284,51 TL olarak hesaplandığı, davacı banka tarafından talep edilen masraf belgesi dosyaya sunulmadığından hesaplamada dikkate alınmadığı ayrıca davacı bankanın, dava dışı ...Şirketi’ne verdiği çeklerden kaynaklanan 59 adet çekin banka sorumluluk tutarı için 354.150,00 TL talep ettiği ancak yapılan hesaplamaya göre 31.01.2023-31.01.2024 tarihleri arasında her bir çek yaprağının sorumluluk tutarının 6.000,00 TL olduğu, 59 x 6.000,00 = 354.000,00 TL depo tutarı talep edebileceği, davalı müteselsil kefil ... yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla: ... nolu taksitli ticari kredi bakımından 445.979,89 TL asıl alacak, 551.718,69 TL işlemiş faiz 27.585,93 TL BSMV olmak üzere toplam 1.025.284,51 TL talep edilebileceği, 445.979,89 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %63,70 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5’i oranında BSMV talep edilebileceği, banka çek sorumluluk tutarı bakımından 354.000,00 TL depo talebinde bulunabileceği, davacı banka tarafından banka çek yükümlülük tutarı ödenmesi halinde, ödeme tarihinden itibaren yıllık %63,70 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5’i oranında BSMV talep edilebileceği" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır. GEREKÇE: Dava; Davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Davacının ilgili icra dosyasındaki alacak iddiasının, davalı ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi kullanımından kaynaklı olarak davalının kefil sıfatı ile bulunması nedeni ile kat edilen ve muaccel hale geldiği ileri sürülen alacaklar yönünde olduğu görülmüştür. Davalı tarafından davaya cevap vermeyerek münkir sayıldığı anlaşılmakla; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1 hükmü "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı tarafından 27/02/2026 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz neticesinde takibin durduğuna ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmemesi nedeni ile hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmış olup davacı tarafından açılan davanın anılan düzenleme karşısında yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, Genel Kredi Sözleşmesi hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, var ise takip tarihi itibariyle banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer fer'ilerle birlikte saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde raporun dosyamız arasına sunulduğu anlaşılmış ve söz konusu raporun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata kısmen uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir. Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı banka ile dava dışı ... Şirketi arasında 26.06.2018 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli, 26.03.2021 tarihinde 10.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı ...’nun aynı sözleşmeleri 26.06.2018 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli ve 26.03.2021 tarihinde 10.000.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla borç altına girdiği, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek asıl borçlu ve davalıya borçlulara ... 6. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği ve ihtarnamenin davalı kefile 22/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ihtarname ile verilen 1 günün sonunda temerrütünün (hafta sonraları da dikkate alınarak) 25/10/2022 tarihinde oluşmuş olduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlunun kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, kredi türü ve kefaletin türü dikkate alındığında, alacaklı tarafından asıl borçlu yerine müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden de borcun ödenmesinin talep edilebilmesinin mümkün olduğu ve kredi sözleşmesinin şekli bakımdan usulüne uygun olup, herhangi bir eksiklik içermediği dikkate alındığında davalının ödenmeyen borçtan kefalet limitleri oranında sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin temerrüt hükümlerinin düzenlenildiği 11.b maddesinde temerrüt halinde davacı bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek faiz oranının %30 fazlasını talep etme yetkisinin kabul edildiği, bu kapsamda yapılan incelemede davacı bankanın söz konusu krediye %45 oranında akdi faiz uyguladığı, gecikme faizinin %58,50 olduğu ve temerrüt faizinin ise %63,70 oluğu görülmekle uygulanan faiz oranının sözleşmede yazılı bulunan sınırlar içerisinde kaldığı anlaşıldığından davacının talep ettiği faiz oranının yerinde olduğu anlaşılarak bu doğrultuda hesaplamalar yapılmıştır. Somut olayda alacaklı konumunda bulunan davacının Mahkememize sunmuş olduğumuz belgeler ile alacağın varlığını ispatladığı ve borçlu konumunda bulunan davalının ise söz konusu alacağı ödeyip ödemediği hususunda ispat külfeti altında bulunduğu fakat gerek icra takibinden sonra gerekse Mahkememizdeki yargılama aşamasında borcu ödediğine dair herhangi bir belge ve beyanın sunulmadığı anlaşılmıştır. Davalı borçlu tarafından borcu bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden temin edilen 24.07.2026 tarihli rapor ile davalının, bilirkişi tarafından belirlenen miktarda davacı bankaya borçlu bulunduğu tespit edilmiş ve Mahkememizce denetime ve hüküm tesisine elverişli bulunan bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Davalının kefil olarak imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesinin 9.21. Maddesinde gayrı nakdi alacaklar bakımından açıkça verilen taahhüdünün bulunmaması nedeni ile davalı kefilin gayrı nakdi alacaklardan sorumluluğunun olmadığı anlaşılmıştır. Davalı borçlu tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu hususlar dikkate alınarak, temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne, gayrı nakdi alacak talebinin ise reddine karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Yargıtay HGK, ...E.,...K.,13.6.2001 T. Sayılı ilamında ise icra inkar tazminatı şu şekilde tanımlanmaktadır : "...İİK.nun 67. maddesi ile konulmuş olan icra inkâr ödencesi, alacaklının genel mahkemede açtığı itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda alacaklı yararına hükmolunan ödencedir..." Bu minvalde söz konusu tazminatın getirilme amacı borçlunun borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olması halinde, icra takibine konu olan alacağa haksız itiraz etmesini önlemek olarak tarif edilmiştir. İcra inkar tazminatının oluşabilmesi için alacağın likit ve muayyen olması gerekli ve yeterli olup ayrıca kusur ve zarar araştırılması yapılmamaktadır. Bu kapsamda somut olay bakımından davalının ilgili icra takibi yapılan alacağının likit ve muayyen olduğu, davalının itirazı ile icra takibinin durduğu ve davacı tarafından ayrıca ve açıkça icra inkar tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmakla İİK'nun 67. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine davalının yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE, 1-)Takibin 445.979,89 TL asıl alacak, 551.718,69 TL işlemiş faiz,27.585,94 TL BSMV ve 1.263,30 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.026.547,82 TL üzerinden DEVAMINA, Takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarı olan 445.979,89 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %63,70 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5'i oranında BSMV UYGULANMASINA, Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, hükmedilen alacak miktarlarının %20'si oranına isabet eden 205.309,56 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 2-)Davacının gayrı nakdi alacak talebinin REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 70.123,48 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 17.539,38 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 52.584,10 TL harcın davalıdan alınarak, Hazineye Gelir Kaydına Harçlar Kanunu gereğince reddedilen gayri nakit alacak talebiyle açılan davada alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına, Davacı tarafından yatırılan 17.539,38 TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 732,00 TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 11.870,00 TL olmak üzere toplam 12.602,00 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 9.451,50-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlasının kendisi üzerinde bırakılmasına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 3.450,00 TL'sinin davalıdan, 1.150,00 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 159.982,17-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine , 6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine, HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2026

KATİP ¸

HAKİM

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/162, K. 2026/862, T. 23.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-162-e-2026-862-k-70af9936b3de