İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/711 E. 2026/641 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/711
- Karar No
- 2026/641
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/711 Esas KARAR NO : 2026/641
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 15/09/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu şirkete vaki hasar ihbarına müteakip .../2 nolu hasar dosya numarasından 30.500,00-TL tazminat bedeli ödemesinin ilgilisine yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkili olduğu sigorta şirketinin, Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve KTK gereği doğan alacağa, TTK m.1481 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, işbu rücuen tazminat alacakları olan 30.500,00-TL' nin ödeme tarihi olan 27.11.2024 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için davalı/ borçlu aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas s yılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalı/ borçlunun yasal süresi içinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, davalının (borçlunun) itirazı haksız ve alacağı geciktirmeye yönelik olduğunu, bu hususta dava şartı olan Arabuluculuğa başvurulmuş, bu kapsamda 04.09.2025 tarihinde yapılan toplantıda anlaşma sağlanamadığını anlatılan tüm bu nedenlerle davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ile talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, herhangi bir yazılı delile, kesin nitelikte bilirkişi raporuna ya da mahkeme kararına dayanmaksızın, müvekkilime karşı haksız şekilde icra takibi başlattığını, müvekkilinin itirazının tamamen haklı olduğunu, yasal dayanaklarının bulunduğunu, davacının rücu hakkının bulunmadığını, kazanın, işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin “kasti bir hareketi veya ağır kusuru” sonucu olması gerektiğini, ancak sigortalı araç sürücüsünün salt tam kusurlu olması sigorta şirketinin sigortalısı olan davalıya rücu hakkını vermediğini, tazminatı gerektiren olayın sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru ve trafik kurallarına ağır kusur ve ihlali sonucunda meydana gelmediğini, davacı vekilinin dava dilekçesinde rücu nedeni olarak sürücünün firar ettiğini belirttiğini, sürücünün olay yerini terk etmesinin sigortacıya rücu hakkını vermediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesi hükümüne göre taraflar arasında sözleşme kurulduktan sonra gerçekleşen rizikoları ödemek durumunda olduğunu, teminat dışı hallerinin de somut delillerle ispat edilmesinin gerektiğini, rücu sebeplerinin oluşmaması, kusur oranlarının tam olarak belirlenmemesi sebebiyle haksız ve kötü niyetle başlatılan icra takibine ettikleri itiraz sonucunda yine haksız ve kötü niyetle açılan huzurdaki davanın reddini talep ettikleri görülmüştür. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, “Trafik Sigortası Poliçesi" kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK'nın 95/2. maddesinde düzenlenen ''...Ödemede bulunan sigortacı sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir'' hükmü gereğince, sigorta şirketi tarafından zarar görenlere karşı tazminat ödemesi yapıldıktan sonra, ödediği tazminat miktarını akidi olan sigortalıya rücu edebileceği, bir başka deyişle taraflar arasında akdi bir ilişki olup, davalı tarafın sorumluluğunun kaynağının, davacı ile yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırı davranıldığı iddiasına dayandığı anlaşılmaktadır. ... plakalı ve ... plakalı araçların TRAMER kayıtlarının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden celp edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan 02/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kazanın oluşmasında Sürücü olay yeri terk eden kişi sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ASLİ ve e 100 kusurlu olduğuna, kazanın oluşmasında nizami park halinde olan ... plakalı aracın atf-ı kabil kusuru olmadığına, 03/08/2024 kaza tarihinde 30.500,00 TL hasar oluşacağına, dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelere göre davaya konu kaza sonrasında ... plakalı aracın tespit edilemeyen sürücüsünün olay yerini terk ettiği konusunun resmi makamlarca tanzim edilmiş olan “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı”nda sabit olması ile davacı sigorta şirketi açısından ispat yükümlülüğünün karşılanmış olduğu ve davacı sigorta şirketi açısından rücu koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür. Davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Davalı sözleşmenin tarafı ve sigorta ettiren (sigortalı) olmasına göre, sigortalının, aracı kiralaması nedeniyle işleten sıfatını taşımaması, davalı sigortalının dava dışı kiracısıyla arasındaki iç ilişkiye ait bir sorundur ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse aracın gerçek işleteni kim olursa olsun sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan sigortalıdır. (... BAM 9. H.D. 2019/1876 - 2021/885 EK) Taraflar arasındaki uyuşmazlık, maddi hasarlı kazalarda, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrılmış olmasının tek başına rücu için yeterli olup olmadığına ilişkindir. KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartlar nazara alınır. Somut olayda; davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 11/01/2024 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Bu çerçevede, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarından olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B.4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez. Sigorta genel şartları B.4-f bendin kapsamında sigortalının, kaza ister maddi zarara ister bedensel zarara neden olsun sürücünün olay yerini terk etmiş olması halinde üçüncü kişilere yapmış olduğu ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiş, ilgili madde de, istisnai durumlar "hariç" denilerek, gösterilmiştir. Buna göre sigortalı ancak; -Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, -Bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. (... BAM 26. H.D. 2019/318 - 2021/920 EK) Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Karayolları Zorunlu Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı aracın üçüncü kişiye verdiği zarar nedeniyle yapılan ödemenin Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, icra dosyasının incelenmesinde davacı tarafından 30.500,00-TL asıl alacak ve 9.686,71-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.186,71-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde yapılan ödeme emrine itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali istemli açılan iş bu davanın yasal süre içerisinde olduğu anlaşılmıştır. 03/08/2024 tarihinde davalı şirketin maliki ve davacı şirketin sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile dava dışı ... plaka sayılı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı şirkete ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu ve bununla birlikte kaza sonrasında aracı kaza yerinde bırakarak kaza yerini terk ettiği ve kaza yerinden ayrılmasını gerektirecek haklı bir sebebin bulunduğuna dair dosya içeriğinde herhangi bir delilin yer almadığı, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde; ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar bedelinin 30.500,00-TL bedelin dava dışı zara görene ödendiğinin tespit edildiği, yukarıda yer verilen istinaf kararı ışığında davalıya ait araç sürücüsünün haklı bir neden bulunmaksızın olay yerini terk etmiş olması nedeniyle ZMSS genel şartlarının B.4-F bendinin somut olaya uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının kabulü ile, ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptali ile, takibin devamına, alacağın yargılamayı gerektirdiği, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının İPTALİ ile, takibin DEVAMINA, 2-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 2.745,15-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.129,75-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 40.186,71-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından ödenen 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 15.150,80-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.381,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine iadesine, 8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır