İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/731 E. 2026/642 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/731
- Karar No
- 2026/642
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/731 Esas KARAR NO : 2026/642
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinde ... sayılı zorunlu mali sorumluluk (trafik sigortası) sigorta poliçesi bulunan ... adına kayıtlı ... plaka sayılı çekicinin KTK 30/1-a kuralını ihlal ederek ve olay yerini terk etmek suretiyle karışmış olduğu trafik kazası neticesinde ... plakalı araçta hasar meydana geldiğini, zararın davalı aracın maliki ... sorumluluğunda meydana geldiğini, dava konusu kazada, sigortalı davalı aracın sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, sigorta şirketi tarafından, dava konusu kaza akabinde zarar görene 100.418,35 TL tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkili sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme sonrasında yukarıda izah edildiği üzere yaptığı tazminat ödemelerinden ve sair masraflardan sigortalısının kendisine karşı sorumlu olması itibarıyla .... İcra Dairesi 2024/... E. sayılı icra takibi ile alacağını tahsil etme girişiminde bulunsa da davalı ...'in hukuka aykırı olarak ve hiçbir hukuki veya fiili dayanak sunmaksızın, kötüniyetli olarak takibe itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, bunun üzerine taraflarınca tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk süreci başlatılmakla birlikte arabuluculuk görüşmesinin anlaşılamama sebebiyle olumsuz olarak sonuçlandığını da belirtmekle davalı ...'in usul ve esas yönünden hukuka aykırı, hiçbir hukuki ve fiili mesnedi haiz olmayarak .... İcra Dairesi 2024/... E. esas sayılı dosyasına dürüstlük kurallarına aykırı olarak kötü niyetle yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri başta olmak üzere işbu davanın ikamesinden doğmuş ve doğabilecek her türlü masrafın mahkemenizce resen gözetilmek suretiyle davalı tarafa yükletilmesine, davalının borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davası hem usul yönünden hem de esas yönünden yasalara aykırı olduğunu, şöyle ki; olay yerini terk iddiasını kabul etmemekle beraber olay yerini terkin tek başına rücu sebebi olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkiline ait olan ... plakalı araç sürücüsü olan ...'ın kusurlu bir şekilde kazaya sebebiyet vermesi ve olay yerini terk etmesinin söz konusu olmadığını, bu hususları ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğunu, dava dışı ...'ın otoban üzerinde aracın lastiğinin patlamasını dahi fark etmemiş olduğunu, kasıtlı bir durum veya ağır bir ihmalden söz edilebilmesi için dava dışı şahsın lastiğini bilerek ve istenilerek patlatılması veya patlak lastik ile yola devam etmesi gerektiğini, olayda bu olayların hiçbiri gerçekleşmemiş olduğunu ve dava dışı şahsın ağır kusur veya kastı bulunmadığını, işbu yönüyle de dava dışı şahsa atfedilen kusurun kabul edilemez olduğunu, dava dışı şahsın otobonda olay yerinde bulunmuş olması durumunun daha büyük maddi olaylara sebebiyet vermiş olacağını, dava dışı şahsın aracın lastiğinin patladığından haberi olmadığı için yoluna devam ettiğini, akan trafikte dava dışı şahsın otobanda sevk ve idaresindeki tır ile durması ve patlayan lastik parçalarını toplaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, anlatılan tüm bu nedenlerle; davanın reddine, haksız ikame edilen huzurdaki dava nedeniyle Alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, “Trafik Sigortası Poliçesi" kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Türkiye Noterler Birliği'ne, ... Vergi Dairesi'ne, ... A.Ş'ye, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü. Mahkememizin 22/09/2026 tarihli celsesinde beyanı alınan davacı tanığı ...'ın "kaza günü davalıya ait aracı ben kullanmaktaydım. Aracın plakasını ... olarak hatırlıyorum. Kuzey marmara gişelerinden girdim, yola çıkmadan önceden aracın lastiklerini ve her şeyini kontrol ettim herhangi bir problem yoktu. Gişelerden girdikten beş on dakika sonra lastik patladı. Dorsenin lastiğiydi patlayan. Gece vaktiydi. Ben de biraz daha ileride bulunan emniyet şeridine aracı çektim. Dörtlüleri yaktım, araçtan indim lastiğin patladığını gördüm. Patronumunu oğlu olan ... i aradım. Lastiğin patladığını söyledim. Lastiğin parçalarını sordu. Ben de parçaların gece vakti yola dağıldığını söyledim. Otoban ve gece vakti olduğu için can tehlikemi düşünerek parçaları alamadım. Sonrasında yüküm olduğundan arkadan gelen araçlar bana vurmasın diye yola devam ettim. Jandarma gişelerden önce vardı. İlerlediğim yolda jandarma görmedim. Görseydim onlara bilgi verecektim, dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: 50-60 km hızla seyir halindeydim. Dorsenin lastiği parçalandı. Ben kazayı hiç görmedim. Beni jandarma aradı. Kameralardan lastiğimin patladığını görmüşler. Kaza olduğunu jandarmadan öğrendim , yola çıkmadan lastiklerimi kontrol ettim, lastikler zaten yeniydi herhangi bir problemi yoktu, dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: jandarma plakadan araç sahibine ulaşmış. Araç sahibi de şoför olarak benim numaramı vermiş, jandarma da bana bu şekilde ulaştı, araç sahibinin oğlu ben jandarmaya bilgi vereceğim gibi bir şey bana söylemedi. Bana yola devam etmemi söyledi. Daha sonrasında jandarma arayıp kaza oldu dedi, dedi." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan 10/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kusur durumu yönünden, 23.01.2024 tarihinde meydana gelen kazada ... / ... plakalı çekici kombinesi sürücüsü ... KTK m. 30/1-A ve KTK m. 56/l-a kurallarını ihlal ettiği için 40100 (YÜZ YÜZE) asli ve tam kusurlu, zarar gören ... plakalı araç sürücüsü ... 'in kusurunun olmadığı (%0 kusursuz) Rücu Şartları Yönünden; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Mahkememize sunulan bilirkişi heyet raporunun Kusur Yönünden İncelenmesi kısmında yer alan tespitlere ve dosya içeriğinde mevcut belgelere istinaden davacı ... A.Ş. nin zarar gören 3. şahıs konumunda olan ... plakalı aracın kasko sigortacısı olan dava dışı ... Sigorta A.Ş. ne ödemiş olduğu tazminat tutarını TTK Madde 1481, KTK Madde 85 ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı maddesinin 1) fıkrasına göre davalı ...'e rücu edebileceği değerlendirilmiştir. Hasar Miktarı (Kadri Maruf) Yönünden: Zarar gören ... plakalı araçta meydana gelen ve davacı tarafından ödenen 100.418,35 TL tutarındaki hasar onarım bedeli kaza ile uyumlu, piyasa rayiçlerine göre gerçek ve kadri maruf olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
2918 sayılı KTK'nın 95/2. maddesinde düzenlenen ''...Ödemede bulunan sigortacı sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir'' hükmü gereğince, sigorta şirketi tarafından zarar görenlere karşı tazminat ödemesi yapıldıktan sonra, ödediği tazminat miktarını akidi olan sigortalıya rücu edebileceği, bir başka deyişle taraflar arasında akdi bir ilişki olup, davalı tarafın sorumluluğunun kaynağının, davacı ile yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırı davranıldığı iddiasına dayandığı anlaşılmaktadır. Davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Davalı sözleşmenin tarafı ve sigorta ettiren (sigortalı) olmasına göre, sigortalının, aracı kiralaması nedeniyle işleten sıfatını taşımaması, davalı sigortalının dava dışı kiracısıyla arasındaki iç ilişkiye ait bir sorundur ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse aracın gerçek işleteni kim olursa olsun sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan sigortalıdır. (... BAM 9. H.D. 2019/1876 - 2021/885 EK) Taraflar arasındaki uyuşmazlık, maddi hasarlı kazalarda, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrılmış olmasının tek başına rücu için yeterli olup olmadığına ilişkindir. KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartlar nazara alınır. Somut olayda; davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 13/03/2023 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Bu çerçevede, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarından olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B.4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez. Sigorta genel şartları B.4-f bendin kapsamında sigortalının, kaza ister maddi zarara ister bedensel zarara neden olsun sürücünün olay yerini terk etmiş olması halinde üçüncü kişilere yapmış olduğu ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiş, ilgili madde de, istisnai durumlar "hariç" denilerek, gösterilmiştir. Buna göre sigortalı ancak; -Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, -Bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. (... BAM 26. H.D. 2019/318 - 2021/920 EK) Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Karayolları Zorunlu Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı aracın üçüncü kişiye verdiği zarar nedeniyle yapılan ödemenin Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, icra dosyasının incelenmesinde davacı tarafından 100.418,35-TL asıl alacak ve 2.509,08-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 102.927,43-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde yapılan ödeme emrine itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali istemli açılan iş bu davanın yasal süre içerisinde olduğu anlaşılmıştır. 23/01/2024 tarihinde davalının maliki ve davacı şirketin sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsünün maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu ve bununla birlikte kaza sonrasında aracı kaza yerinde bırakarak kaza yerini terk ettiği ve kaza yerinden ayrılmasını gerektirecek haklı bir sebebin bulunduğuna dair dosya içeriğinde herhangi bir delilin yer almadığı, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde; hasar gören ... plakalı araçta değiştirilen parçaların kazanın oluş şekli ve darbe aldığı ön bölge ile uyumlu olduğu, davacı tarafından yapılan ödemenin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri maruf olduğu, yukarıda yer verilen istinaf kararı ışığında davalıya ait araç sürücüsünün haklı bir neden bulunmaksızın olay yerini terk etmiş olması nedeniyle ZMSS genel şartlarının B.4-F bendinin somut olaya uygulanması gerektiği, davacı tarafça 2.509,08-TL işlemiş faiz talep edilmiş ise de davacı tarafça 102.927,43-TL'nin 30/07/2024 tarihinde ödendiği, takip tarihi olan 29/08/2024 tarihine kadar işlemiş yasal faiz miktarının Mahkememizce 1.980,86-TL olarak hesaplanmış olmakla; davacının davasının kısmen kabulü ile, ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasındaki davalının yapmış olduğu itirazın kısmen İPTALİ ile; takibe 100.418,35-TL asıl alacak ve 1.980,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 102.399,21-TL üzerinden takip talebindeki yazılı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın yargılamayı gerektirdiği, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasındaki davalının yapmış olduğu itirazın kısmen İPTALİ ile; takibe 100.418,35-TL asıl alacak ve 1.980,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 102.399,21-TL üzerinden takip talebindeki yazılı şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 6.994,89-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.757,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.237,14-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 2.080,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 2.069,32-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 10,68-TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafından ödenen 615,40-TL başvurma harcı, 1.757,75-TL peşin harç, 16.190,40-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.563,55-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 18.468,28-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 528,22-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine iadesine, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır