İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/288 E. 2026/643 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/288
Karar No
2026/643
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/288 Esas - 2026/643 T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/288 KARAR NO : 2026/643

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 25/01/2023 KARAR TARİHİ : 14/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/11/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; 03.06.2020 tarihinde müvekkil şirkete ..... nolu trafik poliçesi ile sigortalı davalı ......Ortak Sağlık Güvenlik Birimi İş Sağlığı ve Güvenliği Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ait ...... plaka sayılı araç seyir halinde iken müvekkil ......'in sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı araca arkadan çarparak ..... ile .....'in kızı ile torunu, müvekkil .....'un eşi ve çocuğu ile müvekkil ......'un annesi ile kardeşi olan ...... olay yerinde, ...... kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiğini, Kazadan sonra sigortalı araç sürücüsü olay yerinden kaçtığını ve daha sonra Jandarmaca yakalandığını, sürücü.... Ağır Ceza davasında Bilinçli Taksirle birden fazla kişinin ölüm ve yaralanmasına neden olma suçundan 7 yıl 9 ay 10 gün hüküm giydiğini, müvekkili şirketçe kazada hasar gören araç maddi hasarı olarak .... plakalı araç kasko sigortacısı .... sigortaya hasar no: .... Rücu No ..... ve .... poliçe nolu hasar dosyası rücu su sonucu 41.000 TL ödendiğini, kazada vefat eden ..... ve ....... mirasçıları müvekkili şirkete Destekten Yolsun Kalma tazminat talebiyle Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi ...... esas sayılı davayı ikame ettiklerini, bu dava sonucu ibraname mukabili mirasçılar vekili .....'a sulhen: ...... Destekten yoksun kalma tazminatı olarak 400.800 TL ...... Destekten yoksun kalma tazminatı olarak 65.700 TL ödendiğini, sigortalı aracı kullanan sürücünün olay yerinden kaçtığından alkollü ve ağır kusurlu olduğundan Trafik poliçesi Genel Şartları B.4 b, f maddesi gereği ve yerleşmiş Yargıtay içtihatları gereği müvekkili şirketin, ödenen bedeli sigortalısına rücu etme hakkına sahip olduğunu, iş bu davada Karayolları Trafik Kanunu 95. Madde TTK 1481. Madde ve Trafik Poliçesi Genel Şartların B.4 maddesi BK 73. Maddeye dayandıklarını, üçüncü kişiye ödemiş oldukları tazminatı bu kere sigortalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurda görülen dava her ne kadar müvekkili şirkete de yönlendirilmişse de; işveren olarak görülen müvekkili şirketin meydana gelen kazada sorumluluğu ve kusuru bulunmadığından husumet yönüyle reddi gerektiğini, davacının rücu hakkının bulunmadığını, Sigorta tarafından ödenen bedellerin hangi şartlarda rücu edebileceğinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B4. Maddesinde tek tek sayıldığını, Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğini, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebileceğini, müvekkili şirketin meydana gelen kazada ve iddia edilen rücu sebebiyle hiçbir kusuru bulunmamakla sorumluluk şartlarının da oluşmadığından davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 03.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat eden .....'un hak sahiplerine ödenen 400.800,00TL destekten yoksun kalma tazminatının ödeme tarihi olan 25.01.2021, ....'un hak sahibine ödenen 65.700,00TL destekten yoksun kalma tazminatının ödeme tarihi olan 22.01.2021 ve kazada hasar gören .... plaka sayılı aracın kasko sigortacısı ..... Sigorta A.Ş.'ye araç maddi hasarı olarak ödenen 41.000,00TL'sının ödeme tarihi olan 14.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizin 23/10/2024 tarih, ..... esas ve ... karar sayılı kararı ile "Davanın KABULÜ ile, 507.500,00TL tazminatın her bir ödeme için ödeme tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 19/02/2026 tarih ve..... Esas .... Karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda; dava dilekçesinin davalı tarafa 24/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafın cevap süresi içerisinde başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi tarafından 06/03/2023 tarihli ara kararı ile cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak kaydı ile cevap dilekçesi sunmak üzere iki haftalık ek süre verildiği ve davalı tarafın da bu süre içerisinde verdiği 24/03/2023 tarihli cevap dilekçesi ile zamanaşımı defi ileri sürdüğü ancak; yerel mahkemece 14/06/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında davalının zamanaşımı itirazında bulunmadığı yönünde saptama yapılarak bu konuda herhangi bir karar verilmediği anlaşılmış olup, davacı sigorta şirketinin rücu istemi ile açtığı davada üç ayrı alacak kalemi yönünden dava dışı kişilere ödediği tutarı sigortalısından rücuen talep ettiği gözetilerek, her bir alacak kalemi yönünden ödeme tarihleri belirlenip, zamanaşımını durduran ve kesen sebepler de nazara alınarak yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde davalı tarafın zamanaşımı defi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından zamanaşımı defi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kabule göre de; davacı sigorta şirketi tarafından dava konusu edilen 03/06/2020 tarihli kaza nedeniyle hayatını kaybeden...... ve ..... ile ilgili olarak ayrı kalemler halinde dava dışı kişilere destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi ve ayrıca dava dışı ..... Sigorta A.Ş.’ye hasar rücu ödemesi yapıldığı, üç ayrı kalem halindeki ödemenin davacı tarafından farklı tarihlerde gerçekleştirildiği gözetilerek faiz başlangıç tarihinin her bir tutar için ödeme tarihlerine göre ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında infaz kabiliyeti olmayacak şekilde hüküm tesis edilmesi isabetli değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesinde; mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine" denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmış, yukarıdaki esasa kayıt edilerek yargılamaya devam edilmiştir. Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda zamanaşımı yönünden inceleme yapılmıştır. Dosya incelendiğinde kaza tarihinin 03.06.2020 olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle Ankara Batı 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nde ceza davası açıldığı dolayısıyla Karayolları Trafik K.nun 109.maddesinde belirtildiği gibi ceza davasında söz konusu olan zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerektiği davanın da 25.01.2023 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Dolayısıyla davacı tarafın sigorta sözleşmesi gereğince ödemesi gereken miktarı poliçe limiti çerçevesinde ödediği, davacı tarafın ZMSS kapsamında yatığı ödemeyi sigortalısı davalıya rücu edebileceği, davalı tarafın kazanın oluşumunda kusurlu olduğu ve bu durumun ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu ve ayrıca davalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesinin Trafik Poliçesi Genel Şartları B.4 b, f maddesi gereği rücu şartlarının oluşmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, 507.500,00TL tazminatın her bir ödeme için ödeme tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 34.667,33TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 8.666,84TL harcın mahsubu ile bakiye 26.000,49TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, kaldırma kararı öncesinde yazılan harç tahsil müzekkeresi gereğince harç tahsil edildiğinden yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına, b)Davacı tarafından yatırılan 8.666,84TL peşin harç ve 179,90TL başvuru harcı olmak üzere toplam 8.846,74TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.096,27TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, kaldırma kararı öncesinde yazılan harç tahsil müzekkeresi gereğince harç tahsil edildiğinden yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına, 3-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 81.200,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 5.500,00TL bilirkişi ücreti, 330,00TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 5.830,000TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/10/2026

Başkan ..... e-imzalı Üye ..... e-imzalı Üye ..... e-imzalı Katip ..... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/288, K. 2026/643, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-288-e-2026-643-k-a5f400ef606e