İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1244 E. 2026/954 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1244
Karar No
2026/954
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1244 Esas KARAR NO : 2026/954

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/06/2026 KARAR TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı sigortalı ... Limited Şirketi arasında ... adresinde bulunan iş yeri için ... numaralı ve 19.11.2024 - 19.11.2025 vade tarihli İşyerim Paket Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini ve poliçe süresi boyunca işyerinin ve muhteviyatının maruz kalabileceği riskler teminat altına alındığını, 14.09.2025 tarihi saat 23:45 sularında ...üzerinde yapılan çalışma sırasında kazı yapan kepçenin elektrik kablolarına çarpması neticesinde büyük bir patlama meydana geldiğini, fazların/elektriğin parça parça gidip gelmesi sonucunda ise sigortalı taşınmazda bulunan 5 adet soğutucu dolap, 1 adet buz makinesi ve 1 soğuk hava deposu motoru hasara uğradığını, olay anına ait kamera kayıtları temin edilmiş ve patlama sırasında davalı ...'ın ...'un kazı çalışması yaptığı ve ...'a ait bir aracın olay mahallinde bulunduğu tespit edildiğini, bağımsız ve tarafsız eksper tarafından yapılan tespit ve değerlendirmeler neticesinde sigortalı taşınmazda meydana gelen hasarların karşılanabilmesi için 22.468,28-TL hasar tazminatı ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, alanında uzman ve tarafsız bir eksper tarafından tanzim edilen ekspertiz raporu ile hesaplanan 22.468,28-TL tutarındaki tazminatın müvekkili şirket tarafından 04.11.2025 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiğini ve yapılan ödeme ile birlikte müvekkili şirket dava dışı sigortalının haklarına halef olduğunu, müvekkili şirketin 04.11.2025 tarihinde 22.468,28-TL tutarında hasar tazminatı bedelini ödemek zorunda kaldığını, yapılan ödemenin müvekkili şirketin Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu ve ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsili amacıyla işbu huzurdaki davayı ikame ettiklerini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik rücuen tazminat alacakları olan 22.468,28-TL'nin tazminat ödemesinin yapıldığını 04.11.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ...'ın ... genelinde doğalgaz dağıtım işini yaptığını, ...'ın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereğinde acil kazı dahil tüm alt yapı yapım ve müteahhitlik işlerini Kamu İhale Kanununa göre 3. kişilere ihale etmekte olduğunu, işlerin her aşamasının ... personellerince ve ayrıca müşavirlik hizmeti ihalesi yapılan müşavir firmalarca mevzuat gereğince denetlenmekte ve kayıt altına alındığını, bu denetlemenin kapsamını diğer 3. kişilere verilen hasarların da girmekte olduğunu bu durumlarda teknik personelce gerekli form ve tutanaklar tutularak, verilen hasarlarda ... teknik personelleri o anda bilgi sahibi olmakta ve tazmin edilmesine yönelik olarak hasar veren müteahhite yönlendirilmekte olduğunu, herhangi bir yerde planlanan yada acil kazı kapsamında doğalgaz boru hattı işi yapılmadığını, yapılmış olsaydı bu durum kayıtlarında mutlaka bulunacağını, kaldı ki kazı işleri için ...Başkanlığı ve ilçe Belediyelerden ruhsat almak gerektiğini, ilgili belediyelerden kazı için izin alınmadığı takdirde kurumları aleyhine idari para cezaları kesilmekte olduğunu, bahsi geçen tarihte ilgili adreste kazı yapılıp yapılmadığını, kazı için izin alınıp alınmadığı alınmadı ise herhangi bir idari para cezası kesilip kesilmediğinin belediyelerin ilgili birimlerine yazıldığında, ... tarafından herhangi bir kazı işinin yapılmadığını tevsik edecek cevaplar alınacağını, bu nedenle belirtilen yerlere yazı yazılmasını, planlanmış ve müteaahhit firmalara yaptırılmış bir kazı çalışması olmadığı gibi şirket kayıtlarında yapılan incelemeler sonucunda ... çalışanları tarafından da yapılmış herhangi bir acil kazı çalışması bulunmadığını, ayrıca bu işleri Kamu İhale mevzuatı ve ihale sözleşmesi gereğince All-Risk sigorta poliçeleri ile teminat altına alındığını, kurum içi kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda anılan adreste ve tarihte ... veya müteahhitleri tarafından herhangi bir alt yapı çalışması yapılmadığı tespit edildiğini, ayrıca dava dilekçesi ekinde herhangi bir belgenin taraflarına gönderilmemiş olduğunu, davacının tutanak vb. belgelerini neye dayandırdığını ve...'ın anılan mahalde çalışma yaptığına ilişkin olarak varsa fotoğraf vb. belgeleri inceleme olanaklarının olmadığını, var ise bunlara ilişkin beyan ve savunma haklarının saklı tutulmasını, ... nezdinde de bu hasara ilişkin herhangi bir kayıt olmamasının da bahsettikleri durumu destekleyeceğini, anılan sebeplerden ötürü huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davanın reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, sigorta ödemesine bağlı rücu istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; davacı şirket nezdinde işyerim paket sigortası ile sigortalı iş yerinde meydana gelen hasara davalının sebebiyet verip vermediği, oluşan hasardan davalının sorumlu olup olmadığı, davacı sigorta şirketi açısından rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, sigortalıya yapılan ödemenin dönem piyasa rayiçlerine ve olayın oluş şeklinde uygun olup olmadığı, meydana gelen hasarın miktarı ile davacının rücu edebileceği tutar hususlarındadır. Mahkememizce icra dosyası, hasar dosyası, davalı ... kayıtları celp edilerek incelenmiş, taraf delilleri toplanmıştır. Somut olayda iddia ve savunmalara göre çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; davacının İşyerim Paket Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısı olan ... Limited Şirketi ait 5 adet soğutucu dolap, 1 adet buz makinesi ve 1 soğuk hava deposu motorunun davalı şirketin kazı yaptığı esnada elektrik kablolarına çarpması nedeni ile zarar görmesinden kaynaklı davacı sigorta şirketinin halef sıfatıyla rücuen tazminat talebinin yerinde olup olmadığı, varsa zararın kapsamı ve gerçek miktarının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiil hükümleri çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. 6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK.m.50/1). Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; Fiil, Hukuka Aykırılık, İlliyet Bağı Zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Özetle davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır. TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.(eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. Halefiyet ilkesi doktrinde ''zarar gören sıfati ile sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle meydana gelen zararlar için üçüncü şahsa karşı harhangi bir hukuki sebebe binaen tazminat alacağına sahip ise, bu hakkı ödenen sigorta tazminatı miktarınca kanun icabı sigortacıya geçmesi hali'' şeklinde tanımlanmıştır. Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay HGK, 05/02/2019, E. ..., K. ... tarih ve sayılı kararı). Yapılan bu açıklamalar uyarınca somut olayın değerlendirilmesinde her ne kadar davacı tarafça zarara davalının sebebiyet verdiğinden bahisle işbu davanın açıldığı anlaşılmış ise de, hasar dosyasının incelenmesinde davalının hasara sebebiyet verdiğine ilişkin kayıt ve emare yer almadığı, ... Belediyesi ve ... Belediyesinden celp edilen belgeler uyarınca davalı ...'ın hasar tarihi olan 14.09.2025 tarihinde ...'de kazı çalışması yapılmasına dair izin aldığına ilişkin kaydın bulunmadığına yönelik müzekkere cevabı uyarınca davalının izinsiz kazı yapmasının ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu, mevcut durum itibari ile davalının zarara sebebiyet verdiği iddiası ispatlanamadığından açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00-TL harç başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer OLMADIĞINA, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 22.468,28-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1244, K. 2026/954, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1244-e-2026-954-k-5ba389d7b740