İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/508 E. 2023/421 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/508
Karar No
2023/421
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Yargıtay . Hukuk Dairesi 18/12/2024 tarih ... E. ... K. sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesinin . Hukuk Dairesinin 24/04/2025 tarih ... E. ... K.sayılı ilamı ve Mahkememizin 2022/508 E. 2023/421 K.sayılı kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi üzerine mahkememize gönderildiği, Mahkememizin ... E. ... K.sayılı kararı Yargıtay . Hukuk Dairesinin 09.04.2026 tarihli ... E. ... K sayılı ilamıyla mahkememiz kararı kaldırılmakla, dava dosyası mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmekle, mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ile Konya Büyükşehir Belediyesi Su Kanal İdaresi arasında ... İhale Kayıt Numaralı “Araç Kiralama Hizmet Alımı İşi-22.Kısım” sözleşmesinin 16.10.2019 tarihinde imzalandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 19’uncu maddesi “Açık İhale Usulü” ile 18.07.2019 tarihinde ihale edilen araç kiralama hizmet alımına istinaden düzenlendiğini, Kamu İhale Kurumunun internet sitesinde yer alan EKAP (Elektronik Kamu Alımları Platformu) bilişim sistemine kayıt edildiğini, davalı idarece İdari Şartnamede hazırlanan cetvelde yer alan “22.Kısım Kamyonet-2 (Şoförlü-660 Gün) Kiralanma (35 Adet)” iş kalemi için düzenlendiğini, 16.10.2019 ile 31.12.2021 tarihleri arasındaki 808 takvim gününde davacı tarafından ifa edildiğini, işin eksiksiz ve sorunsuz olarak bitirildiğine ilişkin 27.05.2022 tarihli “Hizmet İşleri Kabul Tutanağı"nın düzenlendiğini, Brüt Asgari Ücretin 2020 ve 2021 yıllarında ilgili yasal düzenlemeler gereğince artırılması sonucunda “Brüt İşçilik Maliyetleri”nin de artığını, ancak, işçilik maliyetlerindeki artışa rağmen Davalı İdare tarafından “ihale tarihi itibarıyla hesaplanan brüt işçilik maliyeti ile uygulama ayındaki brüt işçilik maliyeti arasındaki fiyat farkı”, ilgili mevzuat hükümlerine aykırı şekilde davacıya ödenmediğini, 2019 yılına göre esas alınan asgari ücret maliyetlerinde 2020 ve 2021 yıllarındaki yasal artışlar kapsamında; davacının katlanmak zorunda olduğu işçilik maliyetindeki artış telafisi mümkün olmayan zararlarına da neden olduğunu, İhale dokümanını oluşturan Sözleşme, İdari Şartname ve Teknik Şartnamenin ilgili hükümlerinde, 35 adet Kamyonetin 35 şoförle birlikte haftalık çalışma saatinin tamamını idarede kullanılacağını, bu bağlamda, brüt işçilik maliyeti fiyat farkının ödenebilmesi için gereken “İhale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler” yasal şartı sağladığını, nitekim, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı İş Başmüfettişi ... ’un 13-18-26.10.2021 tarihlerinde davacı şirkete yaptığı inceleme teftişine ait 30.11.2021 tarihli tutanakta; Davalı İdare ile davacı şirket arasında imzalanan mezkûr sözleşme kapsamında 35 adet kamyonetin şoförlü olarak kiralandığının belirtildiğini, ödemeye esas düzenlenen aylık hakediş belgeleri içerisinde; araç plakası, şoförün adı ve soyadı, çalışma bölgesi, hafta içi çalışma günü, tatil günlerinde çalışma günü ve fazla çalışma saatlerini gösteren puantaj çizelgeleri düzenlendiğini, bu çizelgeler de haftalık çalışma saatinin tamamının davalı idarede kullanıldığını gösterdiğini, bu nedenlerle, ... ihale kayıt numaralı, Davalı Konya Su ve Kanalizasyon İdare Genel Müdürlüğü ile Davacı Şirket ... Sanayi Ltd.Şt. arasında akdedilen sözleşme nedeniyle, asgari ücret artışı nedeniyle oluşan “brüt işçilik maliyeti fiyat farkının” tespiti ile şimdilik 108.000,00 TL ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı şirkete ödenmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı davasını istinaf kesinlik sınırı olan 107.090,00-TL'nin üzerinde 108.000,00 TL'den belirsiz alacak davası şeklinde açtığını, ancak asgari ücretteki artış rakamı bellidir ve ihale kapsamındaki tüm diğer verilerde davacının elinde mevcut olduğunu, yani davacı iddiası doğrultusunda alacaklarını hesaplayabilir durumda olduğunu, bu nedenle davacı davasını belirsiz alacak davası şeklinde açamayacağını, davacının belirsiz alacak davası şeklinde açması usule aykırı olup davanın usulden reddine, Konya Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ile davacı ... Sanayi Ltd. Şti. arasında 16.10.2019 tarihinde ... ihale Kayıt Numaralı "Araç Kiralama Hizmet Alımı Sözleşmesi" imzalandığını, davacı sözleşmenin 16.10.2019 ile 31.12.2021 yıllarını kapsayan bir sözleşme olduğunu ve bu süreçte asgari ücrette meydana gelen artış nedeniyle zarar edip mağdur olduğunu iddia ettiğini, asgari ücret nedeniyle fiyat farkı talep ettiğini, davacının bu talebi sözleşmeye ve mevzuata aykırı olduğunu, davacı şirketin, idarenin mevzuata aykırı olarak ihale tarihindeki işçilik maliyeti ile uygulama anındaki brüt işçilik maliyeti arasındaki fiyat farkını ödemediğini iddia ettiğini, ihale süreci EKAP sistemi üzerinden yürütüldüğünden sisteme kayıt yapmak için verileri ihaleye ilişkin mevzuat hükümlerine uygun olarak girmek gerektiğini, aksi halde ihale sürecini yürütmenin mümkün olmadığını, ayrıca ihale süreci 4734 Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu kapsamında hazırlanmakta olduğundan mevzuata aykırı bir şekilde idarenin müdahale yetkisi söz konusu olmadığını, davacı şirketin düzenlenen hakkedişlere de süresi içinde itiraz etmediğini ve bu şekilde kesinleştiğini, ödemeleri itirazı kayıtsız olarak kabul ettiğini, bu nedenle süreçten bittikten sonra yeniden bir talepte bulunması mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 17/04/2023 tarihli ıslah dilekçesi sunmuş olduğu görülmüştür. (II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER: Mahkememizce, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek incelenmiştir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 13/01/2023 tarihli kök raporunda özetle; Davacı .... Tic. ve San. Ltd. Şti. ile Davalı ... Gn. Müdürlüğü arasında 16.10.2019.tarihinde “Araç Kiralama Hizmet Alım İşi - 22 Kısım” sözleşmesi imzalandığını, Sözleşmenin konusu idari şartnamede hazırlanan cetvelde yeralan “22. kısım Kamyonet — 2 ( Şoförlü — 660 gün kiralama (35 adet)” işi için 16.10.2019- 31.12.2021 tarihleri aras'ındaki 808 takvim gününde yapılacak hizmet işi olduğunu, Davacı şirket, sözleşmede ve şartnamede tanımlanan hizmet işini 808 takvim gününde sözleşmeye ve eklerine uygun olarak yaptığını, edimini ifa ettiğini, Bu durum taraflarca imzalanan ve 27.10.2022 tarihinde onaylanan “HİZMET İŞLERİ KABUL TUTANAĞINDAN” görüldüğünü, Sözleşme eki ihale dokümanı olan aşıt Kiralanması Teknik Şartnamesinin” 8. Maddesi gereği, Davacı yüklenici, iş süresince çalışacak şoför isimleri ile araç plaka listesini 235 şoför 35 adet kamyonet olarak) Davalıya teslim edildiğini, Davacı, teklifini ihale tarihi olan 18.07.2019 tarihinde yürürlükte olan 2019 yılı Brüt Asgari Ücret tutarı olan 2.558,40 TL yi esas alarak asgari işçilik maliyetini hesapladığını, daha sonra 2020 ve 2021 yıllarında asgari ücretlerde artışlar yapıldığı, bu nedenle Brüt işçilik Maliyetlerinin” arttığını, davalı idarenin, ihale tarihi itibariyle hesaplanan brüt işçilik maliyeti ile uygulama ayındaki brüt işçilik maliyeti arasındaki fiyat farkını, mevzuata aykırı olarak ödemediğini, iddia ettiğini, davalı ise davacı talebinin sözleşmeye ve mevzuata aykırı olduğunu, sözleşmenin 14.1. Maddesindeki “Yüklenici gerek sözleşme süresi, gerekse uzatılan süre içinde sözleşmenin tamamen ifasına kadar vergi, resmî harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veya yeni mali yükümlülüklerin ihdası gibi nedenlerle fiyat farkı talebinde bulunamaz." ... maddesine göre davacının fiyat farkı alamayacağını beyan ettiğini, davacı, 18.07.2019 tarihinde yapılan ihaleyi kazandıktan sonra sözleşmeyi 16.10.2019 tarihinde imzaladığını, Sözleşmenin imzalandığı yıl olan 2019 yılında geçerli olan Brüt Asgari Ücret tutarı 2.558,40 TL olduğunu, İş bitimi ise 27.05.2022 tarihi olduğunu, davacı yüklenici taahhüdündeki işi (808 takvim günü). tamamlamış davalı idare ile işin bittiğini gösteren” Hizmet İşleri Kabul Tutanağı" imzalandığını, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ve ekleri ile dosya ve eki diğer bilgi ve belgeler iddia, cevap ve karşı cevaplar, belge ve bilgiler dikkate alınarak incelendiğinde; Davaya konu işin 35 adet “ŞOFÖRLÜ ARAÇ İKİRALAMA İŞİ” olduğu net olarak görüldüğünü, Zira; a- Sözleşmenin 16.1.6, 16.1.14, 16.1.15 maddelerinde araçların şoförleri ile ilgili düzenlemeler, alacakları ücretler, izin durumları v.s. konular düzenlendiğini, b- İdari şartnamenin eki olarak hazırlanan cetvellerin 22. kısmında 35 adet şoförlü kamyonetten söz edildiğini, Taşıt Kiralaması Teknik Şartnamesinin B-22/c maddesinde Araçlar, Şoförler ve Muayene Kabul ile genel hususlar, D maddesinde şoförlerin çalışma esasları düzenlendiğini, davaya konu işyerinde çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı müfettişi ... tarafından yapılan inceleme ve teftiş sonucu ”düzenlenen 30.11.2021 tarihli tütanakta, ARAÇ KİRALAMA HİZMETİNİN 35 ADET KAMYONETİN SOFÖRLÜ OLARAK KİRALANMASI suretiyle yürütüldüğü tespitinin yapıldığını, Şu halde davaya konu sözleşmenin ŞÖFÖRLÜ ARAÇ KİRALAMA HİZMET İŞİ olduğu, Başka bir anlatımla sözleşmenin konusu 35 şoför ve 35 kamyonet olmak üzere şoförlü araç kiralama işi olduğunu, bu nedenle davalı idarenin sözleşmenin sadece araç kiralama işi olduğu konusundaki beyanı sözleşme eki şartnameler, müfettiş tarafından iş yerindeki denetim sonucu düzenlenen tutanaktaki açıklamalar dikkate alındığında belgelerle doğrulanmadığını, diğer taraftan ihaleye teklif verecek istekli firmalar, kamu ihale tebliğinin 79.3.3. maddesi gereğince ASGARİ İŞÇİLİK MALİYETİ hesabında, KİK.nun hazırladığı EKAP İŞÇİLİK HESAPLAMA MODÜLÜNÜN (.../EKAP) kullanılması zorunlu olduğunu, bu modülde, yılı brüt asgari ücret esas alıncağını, dolayısı ile davacı yüklenici de kamu ihale kurulunun sözü edilen düzenlemesi nedeniyle wwwekag kik.gov.tt Ekap modülünü uygulayabilmek için zorunlu olarak 2019 yılı Brüt Asgari Ücret tutarı olan Brüt asgari ücret 01.01.2020-31.12.2020 dönemi içi .231.12.2021. dönemi. için de 3.577,50 TL.ya yükseltildiğini, Bu durumda yasal düzenlemeler gereği brüt asgari ücretteki artışların brüt işçilik Maliyetlerini de artıracağını, bu hizmet iş'ine ilişkin: “Taşıt Kiralanması Teknik Şartnamesinin” c- Araçlar Şoförler ve Muayene Kabul ile ilgili Genel Hüususlar” bölümünün 8. maddesinde “ Yüklenici işe başlarken işin süresince çalışacak araç plaka listesini ve ŞOFÖR LİSTESİNİ kontrol teşkilatına bildirecektir. Düzenlenmesinde görüldüğü üzere sözleşmenin konusu sadece ARAÇ KİRALAMA işi değil, aynı zamanda PERSONEL ÇALIŞTIRILMASI işidir. Bu nedenle asgari ücretteki artışlar, yasal zorunluluk olarak işçilik maliyetlerinde.de artışa neden olacaktır. Davacı yüklenici yasal zorunluluk gereği asgari ücret artışını işçilik ücretlerine yansıtmak zorundadır. Zira 22/05/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Karıununun 39 uncu maddesi ile Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında I sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 522 nci maddesi gereğince, iş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türü işçinin asgari ücretini tespitnetmekle görevli Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Milli seviyede tek asgari ücret tespit eder. “Asgarı ücret ödenmesi zorunlu olan en az ücret olduğunu, hiçbir gerekçe ile işçi statüsündeki bir çalışana asgari ücretin altında ücret ödenmez. Asgari ücret yönetmeliğinin 11. maddesi gereğince Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nca belirlenen asgari ücret, Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihi izleyen ayın ilk gününden itibaren ğyürürlüğe girer ve uygulanması zorunlu hale gelir. Bu nedenle sözleşmedeki veya şartnamelerdeki aksi yöndeki düzenlemeler kanuna ve yönetmeliğe aykırılık nedeni ile hukuken hükümsüz olduğunu, nitekim konuya emsal teşkil eden Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/11/2021 tarihli, ... Esas, ... numaralı Kararında özetle “Asgarı ücret kanunla belirlenmekte olup, belirlenen bu asgari-ücret tutarının altında işçilere ödeme yapılması mümkün değildir. Sözleşmelerde asgari ücret altında ödeme yapılmasına ilişkin hükümler bulunması kanuna aykırılık nedeniyle yok hükmündedir. Asgari ücretin altında yapılan ödemeye ihtirazi kayıt konulmadan kabul edildiği gerekçe gösterilerek bu konudaki talebin reddi asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olması niteliğine aykırılık teşkil eder” denilmiştir. Yargıtay . HD., 07.10.2021 tarih ... Esas, ... Kararı da aynı paraleldedir. Şu halde ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanıldığı hizmet alımlarında işçilik maliyetlerine ilişkin asgari ücret farkı hesabının, "ihale tarihi itibarıyla hesaplanan brüt maliyet ile uygulama ayındaki brüt maliyet arasındaki farkın ödenmesi hukuken zorunludur. Diğer taraftan davaya konu hizmet işinde şoförü olarak çalışan bir kısım personelin, yaşlılık aylığı bağlamış, aynı zamanda da davacı şirketin ortağı durumunda oldukları anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalğar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Sigortalı Sayılanlar” başlıklı 4. maddesinin (3) bendinde “Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermeyesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları... SİGORTALI SAYILIR..denilmiştir. SGK.nın 2013/11 s. Sigortasızlık İşlemleri Hakkındaki Genelgede ise; "7- Ortak hükümler , 7.3- Emekli ve yaşlılık aylıklarından yapılan (4/b) sosyal güvenlik destek primi kesintisinin kaldırılması Yaşlılık veya emekli aylığı bağlandıktan sonra Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı bendi hariç çalışmaya devam edenlerin (Ticari veya serbest meslek kazancı sebebiyle gelir vergisi mükellefi olan veya vergiden muaf olmakla birlikte Esnaf ve Sanatkarlar Siciline kayıtlı bulunanlar ile anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları) aylıklarından kesilen sosyal güvenlik destek primi, 6663 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile Kanunun 30 uncu maddesinde yapılan düzenleme gereğince maddenin yürürlük tarihini takip eden ödeme dönemi başından itibaren kaldırılmıştır... Denilmiştir. Yukarıda ayrıntıları gerekçeleri ile açıklarıdığı üzere yasal düzenlemeler kapsamında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanıldığı, işçilik maliyetlerine ilişkin “ihale tarihi itibarıyla hesaplanan brüt maliyet ile uygulama ayındakı brüt maliyet “arasındaki farkın” yasal zorunluluk nedeni ile yüklenici davacıya ödenmesi gerekir. Raporumuzun "İnceleme ve Değerlendirme” bölümünde hesaplamaları işçiler maliyetler ve asgari ücret artişindan doğan farklar itibariyle tablolar halinde gösterildiği üzere davacıya davalı idarenin ödemesi gereken “Brüt İşçilik Maliyet Farkının” toplam olarak 798.827,31 TL olduğu bu miktara dava tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz eklenmesi gerektiğini görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 05/04/2023 tarihli Ek raporunda özetle; Bilirkişi heyetimizce düzenlenen kök raporda belirtilmiş hususlar dışında, davalı itirazları doğrultusunda kök raporunda belirtilmiş hususlara ilave bir tespit veya değerlendirmemiz olmadığı ile, kök raporunda belirtildiği ve hesabı yapıldığı şekliyle; “İnceleme ve Değerlendirme” bölümünde hesaplamaları işçiler maliyet ve asgari ücret artışından doğan farklar itibariyle tablolar halinde gösterildiği üzere davacıya “davalı idarenin ödemesi gereken “Brüt İşçilik Maliyet Farkının” toplam olarak 798.827,31 TL olduğu bu miktara dava tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz eklenmesi gerektiği görüş ve kanaatini bildirmişlerdir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 23/06/2023 tarihli Ek raporunda özetle; Bilirkişi heyetimizce düzenlenen kök raporda ve ek raporda belirtilmiş hususlar dışında, davalı itirazları doğrultusunda kök raporunda belirtilmiş hususlara ilave bir tespit veya değerlendirmemiz olmadığı ile, dosyaya sunulan evrakların tümü de göz önüne alınarak kök raporunda belirtildiği ve hesabı yapıldığı şekliyle; İhale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanıldığı hizmet alımlarında işçilik maliyetlerine ilişkin asgari ücret hesabının, ihale tarihi itibarıyla hesaplanan brüt maliyet ile uygulama ayındaki brüt maliyet arasındaki farkın ödenmesi hukuken zorunludur. Diğer taraftan davaya konu hizmet işinde şoförlü olarak çalışan bir kısım personelin, yaşlılık aylığı bağlamış, aynı zamanda da davacı şirketin ortağı durumunda oldukları anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Sigortalı Sayılanlar” başlıklı 4. Maddesinin (3) bendinde “Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları....SİGORTALI SAYILIR... denilmiştir. SGK.nın 3103/11 s. Sigortasızlık İşlemleri Hakkındaki Genelgenin 7.3. maddesinde de aynı husus belirtilmiş ve yaşlılık aylığı bağlanan şirket ortaklarının tekrar çalışmaya başlamaları halinde sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmayacağı düzenlenmiştir. ayrıntılı gerekçeleri ile açıklandığı üzere yasal düzenlemeler kapsamında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanıldığı, işçilik maliyetine ilişkin “ihale tarihi itibarıyla hesaplanan brüt maliyet ile uygulama ayındaki brüt maliyet arasındaki farkın” (mücbir sebeplerle ilişkilendirilmeden) yasal zorunluluk nedeni ile yüklenici davacıya ödenmesi gerekeceği kanaatine varılmıştır. Raporumuzun (Kök Rapor) “İnceleme ve Değerlendirme” bölümünde hesaplamaları işçilik maliyetler ve asgari ücret artışından doğan farklar itibariyle tablolar halinde gösterildiği üzere davacıya davalı idarenin ödemesi gereken “Brüt İşçilik Maliyet Farkının” toplam olarak 798.827,31 TL olduğu bu miktara dava tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz eklenmesi gerektiği görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 29/05/2025 tarihli raporunda özetle; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun "Ek fiyat farkı ve/veya sözleşmelerin devri" başlıklı Geçici 5.maddesinde düzenlendiğini, davaya konu işin 35 adet “Şoförlü Araç Kiralama İşi” olduğunun net olarak belirli olduğunu, Zira; Sözleşmenin 16.1.6, 16.1.14, 16.1.15 maddelerinde araçların şoförleri ile ilgili düzenlemeler, alacakları ücretler, izin durumları v.s. Konularının düzenlendiğini, İdari şartnamenin eki olarak hazırlanan cetvellerin 22. Kısmında 35 adet şoförlü kamyonetten söz edildiğini, Taşıt Kiralaması Teknik Şartnamesinin B-22/c maddesinde Araçlar, Şoförler ve Muayene Kabul ile ilgili genel hususlar, D maddesinde, şoförlerin çalışma esaslarının düzenlendiğini, davaya konu işyerinde çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı müfettişi ... tarafından yapılan inceleme ve teftiş sonucu düzenlenen 30.11.2021 tarihli tutanakta, “Araç Kiralama Hizmetinin 35 Adet Kamyonetin Şoförlü olarak Kiralanması” suretiyle yürütüldüğü, Şu hâlde davaya konu sözleşmenin “Şoförlü Araç Kiralama Hizmet İşi” olduğu, diğer taraftan ihaleye teklif verecek istekli firmalar, Kamu İhale Genel Tebliğinin 79. maddesi gereğince, Asgari İşçilik Maliyeti hesabında KİK.nun hazırladığı Ekap İşçilik Hesaplama Modülünün (.../EKAP) kullanılmasının zorunlu olduğunu, bu modülde, yılı brüt asgari ücretin esas alınacağı, dolayısı ile davacı yüklenici de Kamu İhale Kurulunun sözü edilen düzenlemesi nedeniyle ... Ekap modülünü uygulayabilmek için zorunlu olarak 2019 yılı Brüt Asgari Ücret tutarı olan 2.558,40 TL'yi esas alındığını, brüt asgari ücretin 01.01.2020-31.12.2020 dönemi için 2.943,00 TL ya, 01.01.2021-31.12.2021 dönemi için de 3.577,50 TL ya yükseltildiğini, bu durumda yasal düzenlemeler gereği Brüt asgari ücretteki artışların Brüt İşçilik Maliyetlerini de artıracağını, bu hizmet işine ilişkin “Taşıt Kiralanması Teknik Şartnamesinin” c-Araçlar Şoförler ve Muayene Kabul ile ilgili Genel Hususlar” bölümünün 8.maddesinde “Yüklenici işe başlarken işin süresince çalışacak araç plaka listesini ve Şoför Listesini” kontrol teşkilatına bildirecektir”. Düzenlemesinde görüldüğü üzere sözleşmenin konusu sadece Araç Kiralama iş değil, aynı zamanda Personel Çalıştırılması işi olduğunu, Bu nedenle asgari ücretteki artışlar, yasal zorunluluk olarak işçilik maliyetlerinde de artışa neden olacağını, yasal düzenlemeler kapsamında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanıldığı, işçilik maliyetine ilişkin “ihale tarihi itibarıyla hesaplanan brüt maliyet ile uygulama ayındaki brüt maliyet arasındaki farkın” yasal zorunluluk nedeni ile yüklenici davacıya ödenmesi gerektiğini, kök raporda hesaplamaları işçilik maliyetler ve asgari ücret artışından doğan farklar itibariyle tablolar halinde gösterildiği üzere davacıya davalı idarenin ödemesi gereken toplam olarak 798.827,31 TL olduğu bu miktara dava tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz eklenmesi gerektiği sonucuna varıldığını, yasal düzenlemeler kapsamında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanıldığı, işçilik maliyetine ilişkin “ihale tarihi itibarıyla hesaplanan brüt maliyet ile uygulama ayındaki brüt maliyet arasındaki farkın” (mücbir sebeplerle ilişkilendirilmeden, yasal zorunluluk nedeni ile yüklenici davacıya ödenmesi gerekeceği, kök rapordaki hesaplamaları işçilik maliyetler ve asgari ücret artışından doğan farklar itibariyle tablolar halinde gösterildiği üzere davacıya davalı idarenin ödemesi gereken “Brüt İşçilik Maliyet Farkının” toplam olarak 798.827,31 TL olduğu bu miktara dava tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz eklenmesi gerektiği tespitinin yapıldığı görüş ve kanaatini bildirmişlerdir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 08/08/2025 tarihli raporunda özetle; Yasal düzenlemeler kapsamında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanıldığı, işçilik maliyetine ilişkin “ihale tarihi itibarıyla hesaplanan brüt maliyet ile uygulama ayındaki brüt maliyet arasındaki farkın” yasal zorunluluk nedeni ile yüklenici davacıya ödenmesi gerektiğini, kök rapor “İnceleme ve Değerlendirme” bölümünde hesaplamaları işçilik maliyetler ve asgari ücret artışından doğan farklar itibariyle tablolar halinde gösterildiği üzere davacıya davalı idarenin ödemesi gereken “Brüt İşçilik Maliyet Farkının” toplam olarak 798.827,31 TL hesaplandığı, ancak Yargıtay İlamına göre yapılan hesaplamada 283.611,79 TL olduğu görüş ve kanaatlerini bildirmiştir. Mahkememize sunulan 26/08/2026 tarihli Bilirkişi Kurulunun 5. ek raporunda özetle; Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 09/04/2026 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda yapılan incelemede; taraflar arasında 16/10/2019 tarihinde imzalanan hizmet alım sözleşmesinin 31/12/2021 tarihinde sona erdiği, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun Geçici 5. maddesi kapsamında ek fiyat farkı hesaplanabilecek dönemin 01/07/2021-31/12/2021 tarihleri arasında olduğu, dava konusu hizmetin bu dönemin tamamında gerçekleştirildiği, sözleşmede fiyat farkı hesaplanmayacağının kararlaştırılmış olması nedeniyle ilgili mevzuatta öngörülen formül ve Haziran 2021 Yİ-ÜFE Genel Endeksi esas alınarak yapılan hesaplamada KDV hariç 95.766,47 TL ek fiyat farkı oluştuğu, Geçici 6. madde kapsamında değerlendirilen 01/01/2022-31/03/2022 tarihleri arasında ise hizmet gerçekleşmesi bulunmadığından ek fiyat farkı hesaplanamadığı, dosyaya sunulan ödeme belgelerine göre hesaplanan 95.766,47 TL tutarındaki ek fiyat farkının %18 KDV ve 5/10 KDV tevkifatı uygulanmak suretiyle 08/06/2022 tarihinde 104.385,45 TL net banka transferiyle davacıya ödendiği, Yargıtay ilamında belirtilen 113.004,00 TL tutar ile net banka transferinin aynı ödeme işleminin farklı aşamalarına ilişkin olduğu, önceki bilirkişi raporlarında hesaplanan 798.827,31 TL ve 283.611,79 TL tutarların Geçici 5 ve Geçici 6. maddelerde öngörülen formüle göre hesaplanmadığı ve ayrıca alacak kalemi olarak değerlendirilemeyeceği, sonuç olarak KDV hariç hesaplanan toplam ek fiyat farkının 95.766,47 TL, aynı esasta yapılan ödemenin 95.766,47 TL ve kalan tutarın 0,00 TL olduğu yönünde görüş ve kanaati bildirilmiştir. (III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında imzalanan araç kiralama hizmet alım sözleşmesi kapsamında, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun Geçici 5 ve Geçici 6. maddeleri uyarınca oluştuğu ileri sürülen ek fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı Konya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü arasında 2019/278608 ihale kayıt numaralı "Araç Kiralama Hizmet Alımı İşi - 22. Kısım" kapsamında 35 adet sürücülü kamyonun kiralanmasına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 16/10/2019 tarihinde imzalandığını ve sözleşme kapsamında hizmetin 16/10/2019-31/12/2021 tarihleri arasında yerine getirildiğini, 4735 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 5 ve Geçici 6. maddeler ile bu maddelerin uygulanmasına ilişkin düzenlemeler kapsamında müvekkiline ek fiyat farkı ödenmesi gerektiğini, bu kapsamda davalı idareye başvurulduğunu ancak talebin gereği gibi karşılanmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 108.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinin incelenmesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle açılmış kısmi dava niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalar doğrultusunda davacı vekili tarafından verilen 17/04/2023 tarihli dilekçe ile talep miktarı ıslah edilerek dava değeri 798.827,31 TL'ye yükseltilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız olduğunu, fiyat farkı hesabının mevzuata ve sözleşmeye uygun olmadığını, davacıya ödenmesi gereken tutarların ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan ilk yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen kararın kanun yolu incelemesinde Yargıtay . Hukuk Dairesinin 18/12/2024 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; sözleşme kapsamında hizmetin 16/10/2019-31/12/2021 tarihleri arasında gerçekleştirildiği gözetilerek 4735 sayılı Kanun'un Geçici 5 ve Geçici 6. maddeleri kapsamında fiyat farkı alacağının doğup doğmadığının, doğmuş ise miktarının anılan geçici maddeler ve ilgili düzenlemeler dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Bozma üzerine Mahkememizce yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 08/08/2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda yeniden hüküm kurulmuş ve 25/09/2025 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 09/04/2026 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile ikinci kez bozma kararı verilmiştir. Yargıtay'ın ikinci bozma ilamında özetle; Mahkememizce önceki bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesine çalışılmış ise de yapılan hesaplamanın 4735 sayılı Kanun'un Geçici 5 ve Geçici 6. maddelerinde öngörülen hesaplama yöntemine uygun olmadığı, davalı vekilince Geçici 5 ve Geçici 6. maddeleri kapsamında davacıya 104.385,45 TL net fiyat farkı ödemesi yapıldığı savunulduğu ve ödeme belgelerinin bulunduğunun bildirildiği belirtilerek; öncelikle hangi dönemlerde fiyat farkı talep edilebileceğinin belirlenmesi, ilgili geçici maddelerde öngörülen formüllerin uygulanması ve davalı tarafından sunulan ödeme belgelerinin de dikkate alınması suretiyle ek bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkememizce anılan bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Bozma doğrultusunda alınan 26/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda; sözleşme kapsamında hizmetin 16/10/2019-31/12/2021 tarihleri arasında gerçekleştirildiği, sözleşmenin 31/12/2021 tarihinde sona erdiği ve kabul işleminin 27/05/2022 tarihinde gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından 4735 sayılı Kanun'un Geçici 5. maddesi kapsamında 01/07/2021-31/12/2021 tarihleri arasındaki dönemin sözleşme kapsamında hizmet verilen dönem içerisinde kaldığı, buna karşılık Geçici 6. madde kapsamında 01/01/2022-31/03/2022 tarihleri arasında davacı tarafından herhangi bir hizmet sunulmadığı ve bu döneme ilişkin hakediş bulunmadığı, dolayısıyla Geçici 6. madde kapsamında fiyat farkı hesaplanamayacağı tespit edilmiştir. Raporda Geçici 5. madde kapsamında öngörülen; Pn = Gn/G0 ve Fen = An × 0,56 × (Pn - 1) formülleri uygulanarak, Haziran 2021 Yİ-ÜFE genel endeksi olan 693,54 esas alınmak suretiyle Temmuz-Aralık 2021 dönemleri için hesaplama yapılmış ve KDV hariç 95.766,47 TL fiyat farkı bulunduğu belirlenmiştir. Geçici 6. madde kapsamında ise hizmet ve hakediş bulunmadığından 0,00 TL fiyat farkı hesaplanmıştır. 95.766,47 TL tutarındaki KDV hariç fiyat farkına 17.237,96 TL KDV eklenmesi suretiyle 113.004,43 TL brüt tutara, 8.618,98 TL tevkifatın dikkate alınması sonucunda ise 104.385,45 TL net tutara ulaşıldığı bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hesaplama yöntemi ve dönemler yönünden denetime elverişli bulunmuş ve hükme esas alınmıştır. Dosyaya sunulan ödeme belgelerinin değerlendirilmesinde; 08/06/2022 tarihli ... ödeme belgesinden, davalı Konya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından davacı ... Sanayi Limited Şirketine 97.731,59 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Anılan ödeme, dava tarihi olan 12/08/2022 tarihinden önce gerçekleştirilmiştir. Davalı vekilince sunulan 06/04/2022 tarihli ödeme emri belgesinde ise toplam 113.004,43 TL üzerinden hesaplama yapıldığı, 8.618,98 TL tevkifat ile 907,87 TL damga vergisi kesintisi sonrasında ödenmesi gereken tutarın 98.639,46 TL olarak gösterildiği, bunun 97.731,59 TL'sinin banka yoluyla davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre 907,87 TL'nin ödeme sırasında mevzuat gereğince yapılan damga vergisi kesintisi olduğu, davacıya ayrıca ödenmesi gereken bir asıl alacak kalemi olmadığı değerlendirilmiştir. Diğer taraftan dosyaya sunulan belgelerden, fiyat farkı hakedişinden 5.745,99 TL tutarında kesin teminat kesintisi yapıldığı, davacı tarafından 16/09/2022 tarihinde söz konusu teminatın iadesinin talep edildiği, davalı idarenin 26/10/2022 tarihli yazısı ile teminat iadesi işlemlerini gerçekleştirdiği ve nihayet 04/11/2022 tarihinde 5.745,99 TL'nin davacıya banka yoluyla ödendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar 04/11/2022 tarihli banka dekontunda ödeme açıklaması "teminat iadesi" olarak yer almakta ise de, dosyada bulunan 06/04/2022 tarihli ödeme emri, davacının 16/09/2022 tarihli teminat iadesi talebi, davalı idarenin 26/10/2022 tarihli teminat iadesine ilişkin yazısı ve banka dekontu birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu 5.745,99 TL'nin dava konusu fiyat farkı hakedişinden kesilen kesin teminat olduğu ve fiyat farkı alacağı ile doğrudan bağlantılı bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak 06/04/2022 tarihli ödeme emrinin düzenlenmiş olması, 5.745,99 TL tutarındaki kesin teminatın bu tarihte davacıya fiilen ödendiği anlamına gelmemektedir. Dosyada bulunan banka dekontuna göre bu tutarın fiili ödeme tarihi 04/11/2022'dir. Bu nedenle 5.745,99 TL tutarındaki ödeme dava tarihi olan 12/08/2022 tarihinden önce yapılmış bir ödeme olarak kabul edilmemiştir. Bu açıklamalar karşısında, bilirkişi tarafından hesaplanan 104.385,45 TL net fiyat farkı tutarının; 97.731,59 TL'sinin dava tarihinden önce ödendiği, 907,87 TL'sinin yasal damga vergisi kesintisi olduğu, 5.745,99 TL'sinin ise dava tarihinden sonra 04/11/2022 tarihinde davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; 104.385,45 TL - 97.731,59 TL - 907,87 TL = 5.745,99 TL olmakla, 12/08/2022 dava tarihi itibarıyla davacının dava konusu fiyat farkından kaynaklanan mevcut alacağının 5.745,99 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Ne var ki bu tutar da yargılama sırasında 04/11/2022 tarihinde davacıya ödenmiştir. Dolayısıyla dava tarihi itibarıyla mevcut olan 5.745,99 TL tutarındaki alacak yargılama sırasında tamamen ödenmiş olup, bu miktar yönünden dava konusuz kalmıştır. Bu nedenle 5.745,99 TL yönünden esas hakkında kabul veya ret kararı verilmesine yer olmadığı, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacının dava dilekçesinde 108.000,00 TL üzerinden kısmi dava açtığı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu ve yargılama sırasında ıslah suretiyle talep miktarını 798.827,31 TL'ye yükselttiği gözetildiğinde, artık mahkememizce değerlendirilmesi gereken nihai talep miktarı 798.827,31 TL'dir. Mahkememizce yapılan hesaplama sonucunda davacının dava tarihi itibarıyla mevcut alacağının yalnızca 5.745,99 TL olduğu belirlendiğinden, davacının 798.827,31 TL tutarındaki nihai talebinin; 798.827,31 TL - 5.745,99 TL = 793.081,32 TL'lik kısmının dava tarihi itibarıyla mevcut bir alacağa dayanmadığı ve bu miktar yönünden talebin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Kısmi dava niteliğindeki davada davacı tarafından ıslah ile artırılan talep de mahkememizce değerlendirilmiş olup, ıslah edilen miktar bakımından yapılan hesaplama sonucunda da davacının 5.745,99 TL dışında bir alacağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davanın 5.745,99 TL'lik kısmı yönünden dava tarihinde alacağın mevcut olduğu, ancak bu miktarın yargılama sırasında ödenmesi nedeniyle davanın bu kısım yönünden konusuz kaldığı takdir ve kanaatine varılmıştır. Öte yandan davacı vekili dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında açıkça “şimdilik 108.000,00 TL ve işleyecek yasal faizi ile birlikte” talebinde bulunmuştur. Bu nedenle, 5.745,99 TL asıl alacağın dava sırasında ödenmiş olması, dava tarihinden ödeme tarihine kadar doğmuş faiz alacağını ortadan kaldırmamaktadır. Bu kapsamda, dava tarihi olan 12.08.2022 ile ödeme tarihi olan 04.11.2022 arasında 84 gün için, 2022 yılında uygulanmakta olan yıllık %9 yasal faiz oranı esas alınarak yapılan hesaplamada; 5.745,99 TL × %9 × 84 / 365 = 119,01 TL olmak üzere 119,01 TL işlemiş yasal faiz bulunduğu anlaşılmıştır. 2022 yılı için yasal faiz oranı %9 olarak uygulanmıştır. Bu nedenle 5.745,99 TL asıl alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ancak bu tutara dava tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş 119,01 TL yasal faizin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir 6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi uyarınca davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde yargılama giderlerinin dava açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda davacının dava tarihi itibarıyla mevcut alacağı 5.745,99 TL olup, davacı tarafından yargılama sırasında talep edilen nihai miktar 798.827,31 TL'dir. Bu durumda dava tarihindeki haklılık oranı; 5.745,99 / 798.827,31 = %0,01 olup, davacının haklılık oranının %0,01, davalının haklılık oranının ise %99,99 olduğu kabul edilmiştir. Bu oran, özellikle yargılama sırasında ödenmesi nedeniyle konusuz kalan 5.745,99 TL yönünden HMK'nın 331/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin belirlenmesinde esas alınmıştır. Davacı tarafından dava açıldığı tarihte 97.731,59 TL tutarındaki alacağın daha önce tahsil edilmiş olmasına rağmen bu miktarın da talep edilmiş olması, ayrıca davacının dava değerini 798.827,31 TL'ye yükseltmesine rağmen yapılan hesaplama sonucunda yalnızca 5.745,99 TL tutarında bakiye alacağının bulunduğunun belirlenmesi karşısında, davacının talebinin çok büyük bölümünde haksız olduğu sonucuna varılmıştır. Dava açıldığı tarihte 5.745,99 TL yönünden davalının ödeme yapmamış olması nedeniyle bu miktar bakımından davacının dava açmakta hukuki yararının ve haklılığının bulunduğu, ancak söz konusu alacağın yargılama sırasında ödenmesi nedeniyle bu kısım yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı; bunun dışındaki 793.081,32 TL yönünden ise talebin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Yargılama giderleri de tarafların bu haklılık durumu gözetilerek paylaştırılmıştır. Dosya kapsamı, Yargıtay bozma ilamları, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları ve özellikle davalı tarafça sunulan ödeme belgeleri birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. (IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 5.745,99 TL asıl alacak yönünden konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dava konusu 5.745,99 TL asıl alacağa dava tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş 119,01 TL yasal faizin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacının fazlaya ilişkin 793.081,32 TL talebinin REDDİNE, 4-Peşin alınan 1.844,37 TL peşin harcın, alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından mahsubu ile fazladan alınan 1.112,37 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 732,00 TL peşin harç toplamı 824,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ‭24.750,00 TL bilirkişi ücreti, 3.230,00 TL posta tebligat gideri olmak üzere toplam 27.980 TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan 279,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.745,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre hesaplanan 15,60 TL'nin davalıdan, 1.544,40 TL'nin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına). 9-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek temyiz dilekçesi ile Yargıtay temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/09/2026

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/508, K. 2023/421, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-508-e-2023-421-k-8fdbb78dca56