İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/406 E. 2026/826 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/406
Karar No
2026/826
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/406 Esas - 2026/826 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/406 Esas KARAR NO : 2026/826

... DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/05/2026 KARAR TARİHİ : 27/10/2026 KARAR Y.TARİHİ : 27/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, I-İDDİA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/11/2025 tarihinde .... plaka sayılı aracın karışmış olduğu tek taraflı trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak malul kaldığını, müvekkiline ait aracın usulüne uygun şekilde park edildikten sonra araçtan iniş esnasında ayağının aracın traktör basamağına takılması sonucu yaklaşık 1 metre yükseklikten zemine düşmesiyle bedeni zarar meydana geldiğini, müvekkilinin omurgasında ve ayak parmağında kırık meydana geldiğinin tespit edildiğini, söz konusu olayın riziko ferdi kaza sigorta poliçesinin teminat kapsamı içinde gerçekleştiğini, meydana gelen zarar bakımından poliçe hükümleri uyarınca davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen 03/04/2025 başlangıç tarihli ....numaralı sigorta poliçesi kapsamında ferdi kaza sigortası sakatlık teminatının müvekkiline ödenmesi gerektiğini beyan ederek, bireysel ferdi kaza sigortası sürekli sakatlık teminatı kapsamında şimdilik 100,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 18/02/2026 tarihinden itibaren hesaplanacak artan oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açılması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, yetkili mahkemenin .... olduğunu, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, ferdi kaza sigorta poliçesinin sorumluluk hukukuna ilişkin olmadığını, dosyada yeterli evrak bulunmadığından dava konusu olayın teminat dışı kalmasını gerektirecek sebeplere dayanma haklarının saklı kaldığını, müvekkili şirketin dava öncesi temerrüte düşmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere varsa dahi davacı yanın engel oranının tespiti için adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, avans faizi talebinin kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle usulden reddine, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, maddi zarar talep edildiğinden ve mezkur poliçenin bir zarar sigortası türü olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, haksız olarak açılmış bulunan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması nedeniyle davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2. Hastane Kayıtları. 3.03/04/2025-03/04/2026 poliçe tarihli Bireysel Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ve Hasar dosyası. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, davacının uğramış olduğu kaza nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Görev konusu dava şartı olup, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında, talep halinde veya resen incelenebilir. Mahkememizde açılan bu davada öncelikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığı ve ticaret mahkemesinin bu davada görevli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur. Tüketici işlemi ile ticari iş kesişmesinin meydana geldiği hallerde, emredici şekilde tüketicinin korunması amaçlanmaktadır. Böylece tüketicinin bulunduğu işlemlerin, ticari iş sayılmasının yanında ayrıca tüketici işlemi olarak kabul edilmesi gerektiği, kanunların çatışma içerisinde bulunduğu hâllerde; 6502 sayılı TKHK'nın gerek özel, gerekse sonraki kanun olması nedeniyle tüketici mevzuatının önceliğinin kabulü, isabetli bir çözüm yöntemidi..... 28.11.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde bu kanunun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsayacağı; 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler, "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler, "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanunu'nun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde; “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; davalı sigorta şirketi nezdinde, davacı yana ait 03/04/2025-03/04/2026 poliçe tarihli Bireysel Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi kapsamında, davacının maddi tazminat talebi talep edildiği görülmüştür. Dosyaya kazandırılan dava konusu aracın davacıya ait olduğu ve davalı sigorta şirketince Bireysel Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı sabittir. Davacı tarafında, davalı ile imzaladığı "Bireysel Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi" kapsamında maddi tazminat bedelinin talep edildiği, taraflar arasında kurulan "Bireysel Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi"'nin tüketici işlemi niteliğinde olup, sigorta sözleşmesinin tarafı olan ve ticari amacı olmayan davacı, tüketici konumunda olduğuna göre, uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevlidir. Bu nedenle, davanın, mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1 ve 20 maddeleri uyarınca, görevli .... gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

V-HÜKÜM 1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli.... gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ....nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/10/2026

.... ¸ ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/406, K. 2026/826, T. 27.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-406-e-2026-826-k-3192fe3cdd32