İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/2059 E. 2026/876 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2059
- Karar No
- 2026/876
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/2059 Esas KARAR NO : 2026/876
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2026 KARAR TARİHİ : 03/11/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalının sorumluluğundaki M... otoyolda 28/08/2023 tarihinde kaza geçirdiğini, söz konusu kaza nedeniyle müvekkilinin kullandığı ... plakalı aracın hasar gördüğünü, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, ... Tüketici Mahkemesinin 2025/.. esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, açılan davanın 20,00 TL olarak gösterildiğini, dava dilekçesinde gösterilen asgari miktarın 6502 sayılı Kanun'un 68 inci, ilgili Yönetmelik’in 6 ncı maddesinde düzenlenen parasal sınır dâhilinde kaldığını, bu nedenle başvurunun Kanun'un amacına uygun şekilde öncelikle Tüketici Hakem Heyetleri nezdinde yapılması gerektiğini, parasal sınır nedeniyle Mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, bu karar üzerine ... İlçe Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına başvurulduğunu, başvuru üzerine 11.11.2025 tarihinde tesis edilen ... sayılı karar ile müvekkilinin aracında meydana gelen hasara ilişkin faturalardaki bedelin toplamının 2025 yılı için belirlenen Tüketici Hakem Heyetleri parasal sınırı olan 149.000 TL'yi aştığını; bu nedenle talebin Tüketici Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden bahisle şikayetin görev yönünden reddine karar verildiğini, ... Tüketici Hakem heyetinin verdiği görevsizlik kararı üzerine ....Tüketici Mahkemesinin 2025/... esas sayılı dosyası ile bilirkişi raporu aldırıldığını, bilirkişi raporunda "16.09.2026 Tarih ve 2026/... Karar sayılı kararı ile "...davacının bilanço usulüne tabi (1. sınıf tüccar) olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda davacının tacir olduğu, davacının tüketici konumunda olmadığı, davacının, 6502 sayılı Yasa'daki "tüketici" tanımlamasına ("ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden") uymadığı ve dava tarafları arasında tüketici işlemi mahiyetinde bir ilişkinin bulunmadığı, bu sebeple de ihtilafın çözümünde Tüketici Mahkemelerinin/tüketici hakem heyetlerinin görevli olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği cihetiyle, hakem heyeti tarafından bu gerekçe ile görev yönünden ret kararı verilmesi gerekse de sonuç olarak isabetli değerlendirme yapıldığından itirazın (davanın) reddine, ... İlçe Tüketici Hakem Heyeti'nin 11/11/2025 tarihli ... sayılı kararının onanmasına karar verilmiştir..." gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini mezkur karar 10.10.2026 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin kullandığı ... plakalı araç ile 28/08/202 tarihinde İstanbul-... istikametinde kaza geçirdiğini, müvekkilinin geçirdiği kazanın karşı tarafın sorumluluğunda olduğunun tutanak ile sabit olduğunu, müvekkilinin aracının hasar gördüğünü, hasar onarım ile ilgili faturaların dosyaya sunulduğunu, ekspertiz raporu alındığını, .... Tüketici Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasında alınan 09.03.2026 tarihli Bilirkişi Raporunda da "Davalı ... A.Ş.’nin %100 (Yüzde Yüz) oranında aslen ve tam kusurlu olduğu, müvekkilin kazanın oluşumunda atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı," tespit edildiğini, "...Davacının araçtan mahrum kalması nedeniyle uğradığı net zararın 52.500 TL olduğu, 3. Araçtaki ortalama toplam değer kaybı tutarının 180.000 TL olduğu, 4. Tespit edilen bu tazminat kalemlerine kaza tarihi olan 28.08.2023 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin teknik verilere ve mevzuat hükümlerine uygun düştüğü," hususlarında tespitlere yer verildiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı ve mahrumiyet bedelinin hiçbir şekilde karşılanmadığını, müvekkilinin kendi aracındaki zarar ile baş başa bırakıldığını, müvekkiline ait aracın henüz sıfır ayarında orijinal ve hatasız araç olduğunu ancak dava konusu kaza nedeniyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşayacağını, araçta değer kaybı meydana geldiğini, araçta meydana gelen hasarın onarımının 15 iş günü sürdüğünü, araç mahrumiyetinin de meydana geldiğini, müvekkilinin bu sürede aracını kullanamadığını, ikame araç sağlanan sürenin dışında kalan dönem için müvekkilinin zararının giderilmesi gerektiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, kısmi davanın kabulünü, fazlaya dair tüm dava, talep, artırım ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 180.000,00 TL değer kaybı ile 10.500,00 TL mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 28/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının maliki olduğu ... plakalı araçta meydana gelen tek taraflı kaza nedeniyle oluştuğu iddia edilen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsiline ilişkindir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde, ''Erişme kontrollü karayolu (otoyol): özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı yaya, hayvan ve motorsuz taşıtların giremediği, ancak izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur.'' şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun Karayolları Genel Müdürlüğünün Görev Yetkileri başlıklı 7/1-a bendine göre; ''Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmakla'' yükümlü olduğu belirlenmiştir. Yine, aynı kanunun 7/1-m maddesinde "Otoyollarda yaban hayvanlarından kaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafes tel çit yapmak," hükmü düzenlenmiştir. 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un tanımlar başlıklı 2. maddesinin (k) bendinde ise ''Otoyol: yüksek standartlara sahip trafik seyrinde asgari hız sınırlaması uygulanan seyahat hızı yüksek ve üzerinde erişme kontrolünün uygulandığı karayolu'' olarak tanımlanmıştır. Bilindiği üzere, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun 27.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiş olup; 6100 Sayılı HMK un 1 inci maddesine göre görev hususu kamu düzeni ile ilgili olduğu gibi 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olduğundan aynı Kanunun 115 inci maddesi uyarınca da her aşamada Mahkemece kendiliğinden göz önüne alınması zorunludur. Davalı şirketin "Gebze-Orhangazi-... Otoyolu'nun yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalamış olduğu 27 Eylül 2010 tarihli Uygulama Sözleşmesi çerçevesinde üstlendiği anlaşılmaktadır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2.maddesinde "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uuygulamaları kapsar." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 3.maddesinin 1.fıkrasının k) bendine göre "Tüketici" ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi," i)bendine göre "Satıcı" kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi," l) bendine göre "Tüketici işlemi" mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73/1 maddesine göre, Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. 6100 Sayılı HMK'nın 1.maddesine göre, mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 sayılı HMK'nın 115.maddesinin 1.ve 2.fıkralarında; "1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflarda dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. 2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c. hükmüne göre mahkemenin görevli olması dava şartı olup görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. (... BAM 4.H.D. ESAS NO: 2023/3035 ,KARAR NO : 2025/1146 sayılı ilamı) Hal böyle olunca,yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere taraflar arasında ücretli otoyolun kullanımından kaynaklı sözleşme ilişkisi bulunduğundan görevli mahkeme tüketici mahkemesi olup davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda karar verildi.03/11/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim .... ¸e-imzalıdır.