İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/462 E. 2026/865 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/462
- Karar No
- 2026/865
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/462 Esas KARAR NO : 2026/865 DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/05/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafça, müvekkili şirketi aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi ... / ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, söz konusu takip sonrası ödeme emri, E-tebligat sistemine herhangi bir bildirim (sms-mail) olmaksızın tebliğ olduğu, fark edilmediğinden ötürü itiraz süresinin kaçırıldığı için kesinleştiği, takip talebinde takibin dayanağı olarak, "... tarihli satış sözleşmesine konu taşınmazın satışına yönelik ödenen bedel" olduğu belirtildiği, bahsedilen sözleşmede müvekkili şirketi emlakçı/aracı konumunda olduğu, davalı, taşınmaz bedeline ilişkin ödemeleri, inşaat şirketine iletilmek üzere aracı olan müvekkili şirketine teslim ettiği, müvekkili, kendisine teslim edilen bedelleri davalının talebi doğrultusunda, kendi uhdesinde tutmayarak müteahhit firmaya (.... Ltd. Şti.) makbuz karşılığında teslim ettiği, Müvekkili şirketi, parayı sadece nakleden bir aracı olduğu, paranın nihai yararlanıcısı olmadığı, davalı, müvekkili şirketine teslim etmiş olduğu tutarların satıcıya makbuz karşılığı eksiksiz olarak ulaştırıldığını teyit ettiği, davalı, ... tarihli bir ibra belgesi ile müvekkili şirketi sözleşme ile ilgili olarak herhangi bir hak ve alacak talep etmemek üzere geniş bir şekilde ibra ettiği, buna rağmen davalının, ibra ettiği müvekkili hakkında icra takibi başlatması açıkça hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, aracı konumunda bulunan müvekkili şirketi lehine verilen ibraname, takipten önce düzenlenmiş olup, hem sözleşme hem de alacak ve borç ilişkisini sona erdirdiği, yargı kararları, imzası inkar edilmeyen ibranamelerin kesin delil niteliğinde olduğunu ve menfi tespit davalarında borcun sona erdiğini ispatladığını açıkça ortaya koyduğunu, eldeki davada davalı tarafça imzalanmış ibraname, müvekkili nezdinde takibe konu herhangi bir hak ve alacak olmadığını kesin olarak kanıtladığını, haklı davanın kabulü ile, müvekkili şirketinin Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. sayılı haksız İcra takibinin durdurulmasına ve akabinde iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takibi nedeniyle, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirket tarafından davalı müvekkili aleyhine, müvekkilinin alıcı davacı şirketin aracı ve garantör olarak yer aldığı ... tarihli ... ... numaralı ...- ... Mahalles, Kat: ... Daire: ... .../... adresinde bulunan taşınmazın satışı konulu sözleşmedeki sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeni ile başlatılan Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas numaralı takip dosyasında borçlu olmadığının tespiti talepli dava açıldığı, davanın görevsiz Mahkemede açıldığı, görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin davalı, ... tarihli ... ... numaralı konusu ...- ... Mahalles, Kat: ... Daire: ... .../... adresindeki taşınmaz olan, taraflarından dava dışı inşaat şirketi yeni unvanı ... ... Limited Şirketi sözleşme tarihindeki ünvanı ... ... Limited Şirketi, satıcısı dava dışı ... ... Limited Şirketi, aracı davacı ... ... ... Limited Şirketi olarak yer alan satış sözleşmesi imzalandığı, bu satış sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından taşınmazın karşılığı olarak kararlaştırılan ... -Euro'nun tamamının ödendiği, ancak sözleşme gereği müvekkiline teslim ve tescil edilmesi gereken taşınmaz ne yazık ki teslim edilmediği, Müvekkiline taşınmaz teslimi yapılmadığı gibi ödenmiş olan bedelin iadesi de yapılmadığı, müvekkili ödemiş olduğu bedeli almak amacıyla Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas numaralı icra takip dosyası ile takip başlattığı, dava dışı iki borçlu takibe itiraz ettiği ancak davacı borçlu itiraz süresini kaçırdığından davacı adına takip kesinleştiği, bunun üzerine davacı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak işbu menfi tespit davası açıldığı, davanın görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle görev itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, davacının, dava konusu sözleşmenin 4.5.maddesi gereği garantörlük yükümlülüklerini tam ve eksiksiz şekilde yerine getirmediğinden davalı müvekkiline borçlu olduğunun tespiti ile davacının ileri sürdüğü ibranamenin, doğmamış bir haktan feragat edilemez ilkesi gereği, geçersizliği nedeniyle davalı müvekkiline karşı borçlu konumda olduğundan, dürüstülük kuralına aykırı iddialar ile açılan davanın ve dava dilekçesi ile ileri sürdüğü tüm taleplerin reddine, müvekkilinin alacağının mevcut olduğu yönündeki hukuki kanaati objektif ve haklı sebeplere dayandığından ve davacının kendi talebi doğrultusunda uygulanan hacizleri sonradan hukuka aykırıymış gibi göstermeye çalışması ve bunu kötü niyet tazminatına dayanak yapması hakkın açıkça kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda; Mahkememizin davaya bakmakla görevli olup olmadığı, davalının Antalya ... .../... Esas sayılı takip dosyasında ... tarihli satış sözleşmesine konu taşınmazın satış bedelinin istirdadı amacıyla başlattığı ilamsız icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı taraflar arasında ihtilaflıdır.(İİK 72/3. md) Görev hususu kamu düzeninden olup davanın her aşamasında gözetilmek durumundadır. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalada tükecici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tükecinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlene olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Davacı şirket ile davalı-takip borçlusu arasında çıkan ihtilafta davacı tacir ise de davalının gerçek kişi tacir sıfatının bulunmadığı, uyuşmazlığın; davacı şirketin, davalının 3.kişi ile yaptığı taşınmaz alım satımına ilişkin sözleşmede ( ... İli ... İlçesi ... Mah... ada ... parsel ... ... nolu bağımsız bölüm) aracı sıfatının yanı sıra garantör sıfatını üstlenip üstlenmediği, satış bedeli ödenen taşınmazın davalı-takip alacaklısına teslim edilmemesi üzerine taşınmazın bedelinin istirdadı için başlatılan icra takibinden borçlu olup olmadığı hususlarında toplanması karşısında; Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, davalının tüketici sıfatını haiz olmasına göre davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin Antalya Tüketici Mahkemesi olduğu belirlenmiş ve davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE, 2- Antalya Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 3-Karar keşinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli Antalya Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca taraflardan birinin 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-Yargılamaya görevli mahkemede devam edilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.13/10/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır