İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1967 E. 2026/961 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1967
Karar No
2026/961
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1967 Esas KARAR NO : 2026/961

DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2026 KARAR TARİHİ : 05/11/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ... aleyhine, maliki olduğu ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası gerekçe gösterilerek .... İcra Dairesinin 2026/... Esas sayılı dosyası üzerinden rücu alacağı iddiasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, Takibin dayanağı olarak, müvekkilin oğlu ...’ın 26.12.2025 tarihinde meydana gelen kazada alkollü olduğu ve kusurlu bulunduğu ileri sürüldüğü, Müvekkil, elektronik tebligatı süresinde fark edemediğinden takip dosyasına itiraz edememiş; ancak takip baskısı altında dosya borcunu açık ihtirazi kayıtla ödediğini, Ödeme, borcun ve rücu koşullarının kabulü anlamına gelmemekte olup müvekkilin istirdat davası açılması hasıl olunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazası akabinde davalı sigortacı tarafından dava dışı 3. Kişiye ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemiyle davacı sigortacı aleyhine başlatılmış olan icra takibine davacının yapmış olduğu ödemenin istirdadı istemine ilişkindir. Somut olayda mahkememize sunulmuş olan dava dilekçesinde belirtilen icra dosyası UYAP sisteminden dosyamız arasına alınmış olup Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Entegrasyonu kapsamında mahkememizce yapılan sorgulama sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde ; Davacıya ait olan ... plakalı Renault Marka Hususi kullanıma özgü araç davalı şirket nezdinde 15/12/2025 - 15/12/2026 tarihleri arasında ZMMS kapsamında sigortalanmış olup sigortalı aracın 26/12/2025 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasından kaynaklı olarak davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı 3. Kişiye ödenen bedelin davacıdan rücuen tahsili istemiyle .... İcra Dairesinin 2026/... Esas sayılı dosyasından "ASIL ALACAK 24/04/2026 (Şirketimizce, Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Trafik) yaptırılmış olan ... plakalı aracınızın 26.12.2025 tarihinde kusurlu olarak sebep olduğu kaza nedeniyle, zarar görenlere Şirketimizce tazminat ödenmiştir. Trafik kazasıyla ilgili olarak düzenlenmiş Kaza Tespit Tutanağında, aracınızın sürücüsünün ALKOLLÜ olduğu anlaşılmaktadır. Şirketimizce ödenen hasar bedelinin tarafınızdan rücuen tahsili talebidir)" açıklaması ile 274.092,86 TL asıl alacak + 23.947,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 298.040,31 TL üzerinden başlatılmış olan ilamsız takibe davacının süresi içerisinde itiraz etmemesi sebebiyle takibin kesinleşmesi üzerine davacının icra dosyasına ihtirazı kayıtla ödemiş olduğu 380.500,00 TL2nin rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davalıdan istirdadı istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."

28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu Kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir. Mahkememizin işbu dosyası ile emsal mahiyette olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2023/812 Esas, 2023/972 Karar Sayılı, 24.11.2023 Tarihli "... Davacıya ait hususi otomobil 16.04.2022 tarihi ile 16.04.2023 tarihlerini kapsayacak şekilde davalı ... Sigorta AŞ tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmıştır. Sigortalı araç 24.05.2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucu hasarlanmış, davacı tarafından kasko sigorta şirketine karşı 13.10.2022 tarihinde dava açılmıştır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. Maddesinde tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, tüketici işlemi ise; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Dava konusu olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK.nun 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olan davalı ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi ve hususi otomobil sahibi olan tüketici arasında yapılmış Kasko Sigorta Poliçesinden kaynaklanan alacak davası niteliğinde olup, davacının TTK’nun 11. ve 12. maddeleri anlamında ticari işletme yürütmediği ve tacir olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklindeki gerekçeli ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2022/1225 Esas, 2024/2239 Karar Sayılı, 19/12/2024 Tarihli "... Somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketi ile sigortacısı olan davacı Halit Karaca arasında ... plakalı araç için Kasko Sigorta Poliçesi imzalanmıştır. Davalının sigortalısı gerçek kişi olup sigortalı araç, ruhsat bilgilerine göre hususi nitelikte otomobildir. Bu durumda uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesi görevli bulunduğu anlaşıldığından, göreve ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir." şeklindeki gerekçeli ilamı kapsamında somut olayda her ne kadar davalı taraf sigorta şirketi ise de davacı ile davalı arasında ZMMS poliçesinin akdedilmiş olduğu, davacının aracının hususi kullanıma ait olduğu, bu hali ile taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, davaya bakmaya mahkememizin görevli olmadığı, tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılarak HMK m.30 hükmü göz önünde alındığında gereksiz yargılama giderlerine sebebiyet verilmemesi amacıyla re'sen dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.114 ve 115 hükümleri uyarınca aşağıdaki şekilde karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi) 5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.05/11/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1967, K. 2026/961, T. 05.11.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1967-e-2026-961-k-1200ef4d44f5