İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/638 E. 2026/582 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/638
Karar No
2026/582
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/638 Esas KARAR NO:2026/582

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:03/02/2025 KARAR TARİHİ:15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 27.08.2024 tarihinde kiralık stand sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davalının toplam 1.740.000,00 TL ödeme yükümlülüğü bulunduğu, davalının bu borcun 1.632.000,00 TL'lik kısmını farklı tarihlerde ödediği ancak 108.000,00 TL bakiye borcu ödemediği, bu nedenle davacı tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğine rağmen davalının yasal süresi içerisinde borcun tamamına ve ferilerine haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiği, alacağın likit nitelikte olduğu ve bu tür alacaklara yönelik haksız itirazlarda icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinin Yargıtay içtihatlarıyla sabit olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu ve cari hesap kayıtları ile fatura ve tahsilat işlemlerinin ticari defterlerde ayrıntılı şekilde yer aldığı, davalının ödeme yapmamak amacıyla ileri sürdüğü kusur iddialarının gerçeğe aykırı olduğu ve bu iddiaları destekleyen herhangi bir belge sunamadığı, ayrıca ürünlerin sözleşmeye uygun olduğunun üçüncü kişi firma tarafından da teyit edildiği, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığı ve anlaşamama tutanağı düzenlendiği, bu kapsamda davacının icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini...” talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında davacının uygulama ve teknik destek hizmeti vermesine ilişkin bir sözleşme bulunduğu, bu kapsamda fuar organizasyonuna ilişkin üretim, kurulum ve söküm işlerinin davacı tarafından yerine getirileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davacının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak işi eksiksiz ve süresinde yerine getirmediğini, fuar süresince teknik personel bulundurmadığını, kurulum ve söküm işlemlerini gerçekleştirmediğini, işin zamanında teslim edilmediğini ve yapılan işte çeşitli eksiklik ve ayıpların bulunduğunu, bu nedenle davacının sözleşmeden doğan edimini yerine getirmediğini ve bu sebeple davacının herhangi bir alacak hakkının bulunmadığını, davacı tarafından yapılmayan veya eksik yapılan işlerin davacı tarafından karşılanmak zorunda kalındığını ve bu nedenle zarara uğranıldığını, davacının buna rağmen sözleşme bedelinin tamamını talep ettiğini ve icra takibi başlattığını, bu takibe karşı itiraz edildiğini ve davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığını, sözleşmede yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olarak belirlendiğini ve bu nedenle yetki itirazında bulunulduğunu, ayrıca davacının işin yapıldığını ve faturaya konu hizmetin ifa edildiğini ispatlamakla yükümlü olduğunu, faturaya süresinde itiraz edilmemiş olmasının tek başına hizmetin ifa edildiğini göstermediğini, davacının eksik ve ayıplı ifası nedeniyle hak edişinin bulunmadığını ve temerrüt ile faiz talebinin de yerinde olmadığını, davacının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle maddi ve manevi zarara sebebiyet verdiğini ve bu nedenlerle davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini...” talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki 27/08/2024 tarihli kiralık stand sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Dosya kapsamında alınan 25/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu; taraflar arasında akdedilen 27.08.2024 tarihli kiralık stand sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen 27.09.2024 tarihli, ... numaralı, “19-22 Eylül 2024 ... 324 M? Stand İmalat, Nakliye, Kurulum ve Söküm Hizmet Bedeli” açıklamalı, 1.740.000,00 TL tutarlı faturaya konu hizmetin yerine getirilmesine rağmen, söz konusu bedelin 1.632.000,00 TL'lik kısmının ödenmiş olduğu, bakiye 108.000,00 TL tutarındaki alacağın ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi nedeniyle, bakiye 108.000,00 TL asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi isteminden ibaret olduğu, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2024 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfının Mahkememize bırakıldığı, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 27.09.2024 tarihli, ... numaralı, “19-22 Eylül 2024 ... 324 M? Stand İmalat, Nakliye, Kurulum ve Söküm Hizmet Bedeli” açıklamalı, 1.740.000,00 TL tutarlı faturanın davacının yasal ticari defterlerinde 120 Alıcılar hesabı altında kaydedildiği; bu faturaya ilişkin olarak davalı tarafından 27.08.2024 tarihinde 250.000,00 TL, 28.08.2024 tarihinde 250.000,00 TL, 25.09.2024 tarihinde 400.000,00 TL ve 15.11.2024 tarihinde 732.000,00 TL olmak üzere toplam 1.632.000,00 TL tutarında tahsilat yapıldığı, bu işlemler neticesinde davacının takip tarihi (04.12.2024) itibariyle davalıdan 108.000,00 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu ve söz konusu tutarın davacı tarafından muhasebe kayıtlarında 128 Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktarıldığı, davalı 02/03/2026 günü saat: 14:30'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturanın davacının yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş, söz konusu faturanın içeriği incelendiğinde "79-22 Eylül 2024 ... 324 M? Stand İmalat, Nakliye, Kurulum ve Söküm Hizmet Bedeli” ne ilişkin olduğu, görüldüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaya karşı, davalı tarafından fuar kapsamında verilen hizmetlerde eksik ve kusurlu işler bulunduğu ve bazı işlerin davalı tarafından tamamlandığı iddialarına dayanılarak 31.12.2024 tarihli, ... numaralı, “Projelendirme, Proje Takip ve İşçilik (3 Gün)” açıklamalı, 432.000,00 TL tutarlı satış faturası düzenlendiği, ancak söz konusu fatura davacının yasal ticari defter ve kayıtlarına işlenmediği, ayrıca davalı faturası asıl faturanın tebliğinden itibaren TTK m.21/2 kapsamında öngörülen sekiz günlük yasal süre içerisinde düzenlenmediği anlaşıldığı, ayrıca, davacının düzenlediği fatura e-arşiv fatura sistemi üzerinden davalıya gönderilmiş ve davalı tarafından faturanın kabul edildiği görülmekle fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaya karşı davalı tarafından satış faturası düzenlenmiş olmakla birlikte, bu faturanın davacı ticari defterlerine kaydedilmemiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, fatura içeriğine karşı geçerli bir itiraz niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 25 Ocak 2021 tarihinde yayınlanan 523 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğindeki değişiklikle 01.07.2021 tarihinden itibaren e-fatura ve e-arşiv fatura olarak düzenlenen belgelerin BA-BS formlarındaki bildirim zorunlulukları kaldırıldığı bu sebeple BA-BS formlarında dava konusu faturaların yer almadığı, neticeten; rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 27.09.2024 tarihli, ... numaralı, “19-22 Eylül 2024 ... 324 M? Stand İmalat, Nakliye, Kurulum ve Söküm Hizmet Bedeli” açıklamalı, 1.740.000,00 TL tutarlı faturanın davacının ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, bu faturaya ilişkin olarak davalı tarafından toplam 1.632.000,00 TL tutarında tahsilat yapıldığı, bu işlemler neticesinde davacının takip tarihi (04.12.2024) itibariyle davalıdan 108.000,00 TL asıl ve 4.615,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 112.615,89 TL alacaklı olduğu, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaya karşı davalı tarafından fuar kapsamında verilen hizmetlerde eksik ve kusurlu işler bulunduğu ve bazı işlerin davalı tarafından tamamlandığı iddialarına dayanılarak 31.12.2024 tarihli, ... numaralı, “Projelendirme, Proje Takip ve İşçilik (3 Gün)” açıklamalı, 432.000,00 TL tutarlı satış faturası düzenlendiği, ancak söz konusu fatura davacının yasal ticari defter ve kayıtlarına işlenmediği, ayrıca davalı faturası asıl faturanın tebliğinden itibaren TTK m.21/2 kapsamında öngörülen sekiz günlük yasal süre içerisinde düzenlenmediği görüldüğü, bu itibarla davacı tarafından düzenlenen faturaya karşı davalı tarafından iade faturası düzenlenmemiş olmakla birlikte, bu satış faturasının davacı ticari defterlerine kaydedilmemiş olma: hususları birlikte değerlendirildiğinde fatura içeriğine karşı geçerli bir itiraz niteli, taşıyıp taşımadığı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, ayrıca davalının cevap dilekçesinde davacının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı, işi eksiksiz ve süresinde yerine getirmediği, çeşitli eksiklik ve ayıpların bulunduğu ve bu nedenle alacak hakkının bulunmadığı yönündeki beyanlarının teknik inceleme gerektiren hususlar kapsamında kaldığı, bu yönüyle tarafım uzmanlık alanı kapsamında değerlendirme yapılamadığı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın taraflar arasındaki 27/08/2024 tarihli kiralık stand sözleşmesinden kaynaklanan sözleşme bedeli 1.740.000,00-TL'den, ödenen 1.632.000,00-TL düşüldükten sonra bakiye 108.000,00-TL ile işlemiş faizin tahsili amacıyla başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde yapılan ödeme emrine itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali istemli açılan iş bu davanın yasal süre içerisinde olduğu, davacı tarafından sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacağının olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, taraflarca delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafça ticari defterin incelemeye sunulmadığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı yani HMK 222/3 anlamında ticari defterlerini ibraz etmediği, HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturanın davacının yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, söz konusu faturanın içeriğinin "19-22 Eylül 2024 ... 324 M² Stand İmalat, Nakliye, Kurulum ve Söküm Hizmet Bedeli”ne ilişkin olduğu, davacı tarafın 2024 yılı yasal defter kayıtlarına göre, davalıdan takip tarihi itibariyle 108.000,00-TL cari hesap alacağının olduğu, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaya karşı, davalı tarafından fuar kapsamında verilen hizmetlerde eksik ve kusurlu işler bulunduğu ve bazı işlerin davalı tarafından tamamlandığı iddialarına dayanılarak 31.12.2024 tarihli, ... numaralı, “Projelendirme, Proje Takip ve İşçilik (3 Gün)” açıklamalı, 432.000,00 TL tutarlı satış faturası düzenlendiği, ancak söz konusu fatura davacının yasal ticari defter ve kayıtlarına işlenmediği, ayrıca davalı faturası asıl faturanın tebliğinden itibaren TTK m.21/2 kapsamında öngörülen sekiz günlük yasal süre içerisinde düzenlenmediği, davalının, yasal defterlerini incelemeye ibraz etmemekle şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, netice itibariyle davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 108.000,00-TL alacaklı olduğu, davalı tarafa; davacının sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediği savunması yönünden yemin hakkını kullanıp kullanmayacağı hususunda kesin süre verildiği, davalı tarafça yemin teklif edilmediği, bu haliyle yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, buna göre davalının asıl alacak yönünden icra takibine itirazının yerinde olmadığı, takip talebinde yer alan işlemiş faiz istemi yönünden davacı tarafından davalının temerrüde düşürüldüğüne dair ihtarın noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapıldığına dair bir delil sunulmamış olup, davacının takipten önce işlemiş faizi talebinin yerinde olmayacağı sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının kısmen kabulü ile, ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasındaki davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibe 108.000,00-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacının takip konusu alacağı ve miktarı davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğundan, alacak likit kabul edilerek, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 21.600,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasındaki davalının yapmış olduğu itirazın kısmen İPTALİ ile; takibe 108.000,00-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 21.600,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 7.377,48-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.769,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.608,35-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin 3.637,80-TL'sinin davalıdan tahsili, bakiye 962,20-TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafından ödenen 615,40-TL başvurma harcı, 1.769,13-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.384,53-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça sarf edilen 13.255,00-TL tebligat ve bilirkişi ücretinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 10.482,41-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 28.565,87-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 10-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, 11-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/638, K. 2026/582, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-638-e-2026-582-k-f5546aaea477