Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2343 E. 2026/1352 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2343
- Karar No
- 2026/1352
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2343 KARAR NO : 2026/1352
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN : MAHKEMESİ :DİYARBAKIR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit, Takibin İptali
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 22/10/2026
Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili; Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığını, takip dayanağı kambiyo senedinin müvekkillerinin murisi ... tarafından imzalayıp davalı tarafa teslim edildiği iddiası ile icra takibine konu edildiğini, ancak muris ... vefat etmiş olduğundan müvekkilleri aleyhine icra takibi yapıldığını, takip dayanağı bono üzerindeki imzanın müvekkillerinin murisinin imzası olmadığını, imza örneklerinin mukayesesi sonucu senette mevcut imzanın müvekkillerin murisine ait olmadığının ortaya çıkacağını, ayrıca 6102 sayılı TTK’nun 776/1-f hükmünde belirtildiği üzere senette düzenleme tarihi ve düzenleme yerinin olması gerektiğini, ancak icra takibine konu senette düzenleme yerinin olmadığını, dolayısıyla takibin iptalinin gerektiğini beyan ederek; Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına, Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında mevcut kambiyo senedindeki imzanın müvekkillerinin murisine ait olmadığının tespit edilmesi ve takibe konu kambiyo senedinde düzenleme yerinin olmamasından dolayı müvekkillerin davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine ve Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının iptaline, kötü niyetli açılan icra dosyasından dolayı icra dosyasında belirtilen borç miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; müvekkili...'ın ticaretle uğraştığını, davacıların murisi olan...'ın bir ticaret ilişkisinden dolayı müvekkili...’a Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası içerisinde bulunan ... vade ve ... tanzim tarihli, ... TL tutarında ... senet imzalayarak verdiğini, davacıların murisi olan borçlu ...'ın işbu kambiyo senedini ... tarihinde imzalamış olduğunu, vade tarihi olan ... tarihinden önce ... tarihinde vefat ettiğini, borçlu ...’ın vefatı nedeniyle Çermik Noterliğine başvurularak ... tarih ve ... yevmiye nolu mirasçılık belgesi çıkarıldığını, işbu mirasçılık belgesine dayanılarak davacılar hakkında Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, bu nedenlerle davacılar ...’ın kendi eli ile imzalayarak vermiş olduğu dilekçe ve benzeri belgelerin tüm kamu kuruluşlarından celbi ile imza mukayesesi yaptırılılarak gelen rapor ve dinlenecek tanıkların beyanlarına göre davanın reddi ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacılar tarafından, muris ...'ın keşidecisi olduğu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti isteminde bulunulduğu, davacıların muris ...'ın mirasçıları olduğunun sunulan veraset ilamından anlaşıldığı, Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine konu ... ... tanzim, ... vade tarihli ve ... TL bedelli senet üzerinde bulunan ve davacılar murisi borçlu adına atılan imzanın aidiyeti hususunda ... tarihli alınan bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu'nun ... tarihli raporları çerçevesinde imzanın muris ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumun borçlu lehine yorumlanmasının gerektiği, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğu iddia eden alacaklıya ait olup davacıların, murise ait olduğu ispatlanamayan imza ile tanzim ... bonodan ve bu bonoya dayanak yapılarak başlatılan icra takibinden kaynaklı bir borcunun bulunmadığı kanaatine varıldığı, davalının, alacaklısı olmadığını bildiği senet ile icra takibine başlamasının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğinden davalı aleyhine tazminata hükmedilme gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile, Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibin iptali ile takibe dayanak ... tanzim, ... vade tarihli ve ... TL meblağlı, keşidecisi ... ve lehtarı ... olan senetten dolayı davacıların borçlu olmadığının tespitine, İİK'nun 72/5. maddesi gereği takip miktarı olan ... TL'nin %20'si oranında hesaplanan ... TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; müvekkili ...'ın ... ili ... ilçesinde 30 yıldan fazladır kuyumculuk yaptığını ve ticaretle uğraştığını, davacılar murisi ... Köyünde muhtarlık ile birlikte köylülerden şaraplık üzüm alıp bu üzümü ... ve ...'de bulunan şarap fabrikalarına sattığını, bu fabrikalardan aldığı çekleri müvekkiline ciro edip karşılığında altın aldığını ve nakit ihtiyaçlarını giderdiğini, davacılar murisi ...'ın vefat etmeden önce müvekkil ile bir çok kez ticaret yaptığını, öyle ki bir kaç defa müvekkiline ciro ettiği çeklerin karşılıksız dahi çıktığını, bunun neticesinde müvekkilinin davacılar murisinden davaya konu senedi aldığını, davacıların murisi olan borçlu ...'ın bu senedi ... tarihinde imzalamış olup vade tarihi olan ... tarihinden önce ... tarihinde vefat ettiğini, yargılama aşamasında karşılıksız çıkan çeklerle ilgili Çermik Asliye Hukuk Mahkemesinde sonuçlanan davaların celbi istenmiş ise de İlk Derece Mahkemesince bu taleplerin cevapsız bırakıldığını, olumlu yada olumsuz herhangi bir karar ihdas edilmediğini, yargılama aşamasında hem Bilirkişi ...'dan hem de ATK Fizik İhtisas Dairesinden davaya konu senet üzerinde imza incelemesi yaptırıldığını, gelen her iki raporda da "senette atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle ...'ın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemeyeceği" yönünde görül belirtildiğini, yani alınan her iki raporda da imzaların kesin olarak ...'a ait olmadığının tespit edilemediğini, bu tespit neticesinde İlk Derece Mahkemesince grafoloji alanında uzman ve bağımsız kişilerden oluşturulacak heyet ile senet üzerindeki imzanın incelenmesi ve kesin bir rapor alınması gerektiğini, imzanın inkarına yönelik hususun tam olarak tespit edilmeden davanın kabul edilerek icra takibinin iptal edilmesinin adil ve tarafsız yargılanma ilkesine aykırı olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/5/2001 gün 2001/12-436 E., 2001/467 K. ve 6/6/2001 gün ve 2001/12-466 E., 2001/483 K. sayılı kararlarında imza incelemesinin hangi koşullarda ve ne şekilde yapılması gerektiğinin açıkça ifade edildiğini, ayrı ve bağımsız bir heyetle yeniden imza incelemesi yapılması ve denetime açık ve gerekçeli bir rapor alınması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin kötüniyet tazminatı ile ilgili tespitinin de hatalı olduğunu, zira alınan raporlarda imzanın ...'a ait olmadığının kesin olarak tespit edilemediğini, kaldı ki müvekkilinin takipte kötüniyetli olduğunu ispatlama yükümlüğü davacıda olup davacının bu hususu ispatlayamadığını beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, 2004 sayılı İİK m. 72 hükmü uyarınca icra takibinden sonra açılan menfî tespit ve icra takibinin iptali istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile icra takibinin iptaline ve davacıların bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamının incelenmesinden; Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyasında, davalı/takip alacaklısı ... tarafından davacı/takip borçluları aleyhine bir adet bonoya dayalı olarak ... TL para alacağı için Örnek No: ... kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davaya ve icra takibine konu senedin keşidecisinin davacılar murisi ..., lehdarın davalı ..., düzenleme tarihinin ..., düzenleme yerinin Çermik, vade tarihinin ..., bedelinin ... TL olduğu anlaşılmaktadır. Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde ise; davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından ... tarihinde icra hukuk mahkemesinde ... E. sayılı icra dosyasındaki kambiyo takibine yönelik olarak yetkiye, imzaya ve borca itiraz edildiği, Diyarbakır 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve ... E., ... K. sayılı kararı ile, davacıların yetki itirazının kabulü ile Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan takipte davacı borçlular yönünden icra müdürlüğünün yetkisizliğine, kararın kesinleşmesinin akabinde talep halinde, 2 haftalık yasal süre içerisinde dosyanın davacılar yönünden yetkili Çermik İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği, bu kararın ... tarihinde kesinleştiği, icra mahkemesince kararın bir örneğinin ... tarihinde icra müdürlüğüne gönderildiği ve ... tarihinde kesinleşme şerhi ile birlikte icra dosyasında yer aldığı anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İİK’nun 50. maddesi göndermesi ile icra takipleri hakkında da uygulanması gereken, 6100 sayılı HMK’nun 20. maddesi gereğince; görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Aynı kural, takip hukukunda da geçerlidir. Bununla birlikte, 6100 sayılı HMK’nun 20. maddesi ile hüküm altına alınan bu husus, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce re'sen dikkate alınması gerektiği gibi, aynı zamanda icra mahkemesi nezdinde süresiz şikayet konusudur (Yargıtay 12. HD’nin 08/11/2023 tarih, 2023/6418 E., 2023/7269 K. ve 18/03/2021 tarih, 2020/6910 E., 2021/3128 K. sayılı vb. kararları). Somut olayda; davacı tarafça dava dilekçesinde hem "icra takibinin iptali" hem de "bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti" talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince de ... tarihli karar ile talep gibi "Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibinin iptali" ile "takibe dayanak bonodan dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine" karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, davacılar..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından icra hukuk mahkemesinde açılan dava sonucunda, adı geçen bu davacılar yönünden Diyarbakır İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine karar verilmiş, bu karar İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan ... tarihinden önce kesinleşerek icra dosyasına dahil edilmiştir. Ne var ki, İlk Derece Mahkemesince, bu davaya konu icra takibi hakkında verilen bu yetkisizlik kararı ile ilgili olarak herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince, öncelikle Diyarbakır 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden verdiği yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın süresinde bu davacılar yönünden yetkili Çermik İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesi talebinde bulunulup bulunulmadığının Diyarbakır İcra Müdürlüğünden de sorulmak suretiyle araştırılması, süresinde ve usulüne uygun olarak dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi talebinde bulunulmuş ise söz konusu dosyanın celp edilerek bu davada değerlendirilmesi, yasal sürede icra dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi talebinde bulunulmamış ise bunun sonucu olarak gerçekleşen icra takibinin açılmamış sayılması durumunun davacılar..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın "takibin iptali" yönündeki taleplerine etkisi değerlenilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olmuştur. Yukarıda belirtilen sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-6 ve m. 355 hükümleri uyarınca esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen gözetilen sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma kararının niteliğine göre davalı tarafın istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davalı vekilinin istinaf isteminin, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi yönünden re'sen KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-3 ve 355 maddeleri uyarınca esasını incelenmeksizin KALDIRILMASINA, 2-)Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-)Kararın kaldırılma nedenine göre davalı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik YER OLMADIĞINA, 4-)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan 10.246,50 TL nispi istinaf karar harcının istek hâlinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, 5-)İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yapılan diğer istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE, 6-)İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-)6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,