Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1803 E. 2026/265 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1803
Karar No
2026/265
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1803 - 2026/265 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1803 KARAR NO : 2026/265

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/614 E., 2026/437 K.

DAVA : Alacak

KARAR TARİHİ : 28/10/2026 YAZIM TARİHİ : 30/10/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ....’nin 2024/... ihale kayıt numarasıyla Kamu İhale Kanunu’na tabi olmamakla birlikte onun ilkelerine uygun bir ihale açtığını, taraflarca mevzuata uygun sözleşme imzalandığını, teklif tarihinden 9 gün sonra önceki yüklenici ve davalının %100 iştiraki olan ... ... ... ve ... ... Hizmetleri .... ile ... arasında 01.02.2024'te yürürlük tarihi geriye çekilerek 01.01.2024- 31.12.2026 süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığını, bu TİS’in işçilik maliyetlerini önemli ölçüde artırdığını, sözleşme tasarısının 36.24. maddesinin yalnızca “yüklenicinin TİS yapması ve/veya YHK kararı” halinde doğacak farkları yükleniciye yüklediğini, başka şirketlerce akdedilmiş TİS’ten doğan farkların bu kapsamda olmadığını ve sözleşme bedeline dahil giderler arasında da TİS farklarının bulunmadığını, bu maddeye 08.05.2024'te ihtirazi kayıt konarak 10.05.2024'te sözleşmenin imzalandığını, 105.500.000 TL ve 15.000.000 TL’lik teminat mektupları verildiğini, davalının 05.06.2025 tarihli ihtarname ile 25.06.2025'te sözleşmeyi feshedip teminat mektuplarını nakde çevirdiğini, feshin dürüstlük kuralına, sözleşme öncesi görüşmelerde kusur sorumluluğuna ve genel işlem koşulları denetimine aykırı olduğunu ve sunulan uzman görüşlerinin de bunu desteklediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 120.500.000 TL’nin 25.06.2025'ten itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ihale aşamasından doğan uyuşmazlıkların idari yargıda çözülmesi gerektiğinden davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, esas yönünden ise ihalenin ... Mal ve Hizmet Alımı Prosedürü’ne göre açık ihale usulüyle yapıldığını, davacının teklif mektubu ve İdari Şartname m. 20.4 uyarınca ihale dokümanındaki tüm şartları kabul etmiş sayıldığını, ihale dokümanına itiraz hakkını kullanmadığını, 08.05.2024 tarihli yazının geçerli bir ihtirazi kayıt olmadığını ve sözleşmeyi değişiklik olmaksızın imzalamakla bu talepten vazgeçtiğini, davacının basiretli tacir olarak davranmak zorunda olduğunu, sözleşmenin 36.24 maddesinin ikinci cümlesinin TİS kapsamında ...’ye rücu edilecek her türlü bedeli yükleniciden tahsil edilebilir kıldığını, 6356 sayılı Kanun m. 36- 38 ve TİS m. 5 ve 8 gereği işveren değişikliğinin TİS’i sona erdirmediğini, ihale sözleşmelerinin genel işlem koşulu sayılamayacağını, feshin ve teminatların nakde çevrilmesinin sözleşme m. 11.5 ve 28.1'e uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "......davacı şirket, 10.05.2024 tarihinde sözleşmeyi imzalamış, 01.07.2024 tarihinde işi üstlenmiş ve 01.07.2024 tarihinde yüklenici sıfatına sahip olmuştur. Davalı ... AŞ ile, iştiraki olduğu dava dışı ... ... ... ve ... ... Hizmetleri .... ile yapılan ... ... hizmet alım sözleşmesi 30.06.2024 tarihinde sona erdiği, yeni dönem ihalesini alan ve sözleşme imzalayan davacı ... ... şirketi 01.07.2024 tarihinde işi üstlenerek çalışmaya başladığı ve hizmet alım sözleşmesi kapsamındaki işyerlerinin ve bu işyerlerinde çalışan işçilerin iş sözleşmelerinin devir tarihi olan 01.07.2024 tarihi itibariyle davacı ... ...'e devredildiği tespit edilmiştir. Her iki taraf şirket de ... hukuk tüzel kişisi olarak sözleşmeyi imzalamışlardır. Davacının sözleşmede belirlendiği şekli ile işçilerle bir toplu iş sözleşmesi imzalamadığı da tarafların kabulündedir. Davalı şirketin sözleşmenin imzalanmasından önce bir toplu iş sözleşmesi yapılacağına ilişkin bir bildiriminin olmadığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Diğer yandan fark işçilik ücret alacaklarının doğmasına neden olan her türlü ulaşım, sigorta, vergi, resim, harç v.b. diğer giderlerin tamamının sözleşme bedeline dahil edildiği TİS'in önceki yüklenici dava dışı ... ... ... ve ... ... ... .... İle ...-İş (... ve ... ... Sendikası) arasında 01.02.2024 tarihinde imzalandığı, tarafları dava dışı ... ... ... ve ... ... ... .... ile ... ... Sendikası olan TİS'in 01.02.2024 tarihinde imzalanmasına rağmen geriye doğru ve ileriye dönük olacak şekilde yürürlük tarihinin 01.01.2024-31.12.2026 tarihlerini kapsayacak şekilde düzenlendiği, kural olarak TİS'in ileriye yönelik olarak uygulanabileceği, 22/01/2024 ihale tarihi itibari ile işyerinde uygulanan mevcut bir ... ... Sözleşmesinin (TİS) bulunmadığı, sözleşme bedelinin belirlenmesine esas işçilik ücretlerinin davalı şirket tarafından asgari ücretin belirli bir katı olarak belirlendiği, işçilerin ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile fazla çalışma ücretlerinin ayrı giderler olarak belirlendiği tespit edilmiştir. Davacının sözleşme için teklifini TİS'in imza tarihi öncesi 22/01/2024 tarihinde verdiği, Hizmet Alım Sözleşmesinin 36.24 maddesinde "Yüklenicinin ... ... sözleşmesi yapması ve/veya ... ... sözleşmesi hükümlerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanması durumunda ortaya çıkacak ayni ve/veya nakdi haklardan doğacak farklar yüklenici tarafından karşılanır." hükmünün düzenlendiği, Sözleşme'nin 36.24 maddesindeki hükmün ifadesinden, yüklenici sıfatına sahip olan ... ... ... Limited Şirketinin bu sözleşme döneminde bir TİS imzalaması ihtimaline göre düzenlenmiş olduğunun anlaşıldığı, öte yandan taraflar arasındaki sözleşmede "yüklenici" kavramının davacı şirketi ifade ettiği; davacı şirketin yüklenici sıfatını da önceki hizmet alım sözleşmesinin bitiminden sonra 01.07.2024 tarihinde kazandığı, hükmün açık ifadesine göre davacı şirketin 10.05.2024 tarihinde imzalanan ... ... Hizmet Alımına Ait Sözleşmenin imzasından sonra yüklenici sıfatı ile herhangi bir TİS imzalamadığı veya bu dönemde ... işyerlerini kapsayan Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan bir TİS'in de bulunmadığı, Sözleşme imzalanmadan önce Yüklenici davacı şirketin Sözleşme m. 36.24’e ihtirazi kayıt düştüğü de tespit edilmiştir. Öte yandan ... ... ile kurumun iştirak şirketi olan dava dışı ... ... ... ve ... ... ... .... arasında imzalanan 31.12.2020 tarihli ... ... hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin sözleşmenin 30.06.2024 tarihi itibariyle sonlandığı, 01.07.2024 tarihinden itibaren anılan hizmetin davalı şirketin bağlı olunan kurum ile dava dışı şirketin aksine organik bağı bulunmayan ... ... ... Ltd.Şti. tarafından üstlenildiği; ... işyerlerinin ... ... hizmetlerinin ... ... ... ve ... ... ... .... tarafından yürütülürken işçilerin üyesi olduğu ...-...(... ve ... ... Sendikası) ile ... ... .......... arasında 01.01.2024-31.12.2026 tarihlerini kapsayacak şekilde "3. Dönem ... ... Sözleşmesi" imzalandığı, işçilerin dava dışı işveren nezdinde işyeri devri esaslarına göre çalıştıkları asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamayacağı veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamayacağından uyuşmazlıkta taraflar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı mahkememizce kabul edilmiş; bu bağlamda alt işverenin işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işveren davalı işyerinin işçisi sayılarak işlem görmesi gerektiği, ihale dokümanında bir değişiklik olması halinde önceki ilanın geçersiz sayılıp yeni şartlarla ilan yapılması gerektiği, Alt İşveren Yönetmeliği'nin 3/4. maddesindeki Kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin ... sözleşmesi, ... ... sözleşmesi yahut çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak ya da ortadan kaldırmak gibi tarafların gerçek iradelerini gizlemeye yönelik işlemleri, ihtiva eden sözleşmenin muvazaa olarak nitelendirilmesi gerektiğine yönelik hükmü karşısında 01.02.2024 imza tarihli TİS'den kaynaklanan işçi ücret farklarından yüklenici davacı şirketin sorumlu tutulamayacağı ve davalı ... AŞ'nin ... ... sözleşmesinden doğan farkların davacı ... Güv. Hiz. Ltd. Şti tarafından karşılanması talebinde hukuka uyarlık olmadığı, davalı ... .... tarafından yapılan feshin haksız olduğu ve aynı sebeple teminat mektubunu paraya çevirmesinin hukuka uygun olmadığı kanaatine varılmakla davanın kabulü ile 120.500.000,00-TL teminat bedelinin davalı tarafından nakde çevrilme tarihi olan 25/06/2025'ten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline.." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: ihale aşamasından doğan uyuşmazlıkların idari yargının, sözleşme aşamasından doğanların adli yargının görev alanına girdiğini, davacının dayanağı olan 08.05.2024 tarihli yazının ihale aşamasına ilişkin olduğunu ve davacının bu aşamada idari yargıda iptal davası açması gerektiğini, davacının teklif mektubu ve İdari Şartname m. 20.4 uyarınca ihale dokümanındaki tüm şartları kabul etmiş sayıldığını, İdari Şartname m. 6.1'deki itiraz ve değişiklik talep hakkını kullanmadığını, ihale hukukunda sözleşme aşamasında ihale şartlarını değiştirir nitelikte itiraz müessesesinin bulunmadığını, yazıda TİS’ten doğan yükümlülüklerin kabul edilmediğine dair bir ibare bulunmadığını, davacının tacir olarak TTK m. 18/2 uyarınca basiretli davranmak zorunda olduğunu, zarar riskini öngörerek sözleşmeyi imzaladığını ve uyuşmazlığın doğumunda asli kusurlu olduğunu, sözleşmenin çok sayıda sözleşmede kullanılmak üzere hazırlanmadığını, yalnızca ... ... hizmeti alımına ilişkin olduğunu, sözleşme tasarısının ihale dokümanı içinde isteklilerin incelemesine sunulduğunu, itiraz ve değişiklik talep imkânının (Tip İdari Şartname m. 5, İdari Şartname m. 6, Sözleşme m. 19) bulunduğunu, davacının hukuken zayıf taraf olmadığını, davacının bir yandan sözleşmeden önce var olmayan bir TİS’ten haberdar olmadığını iddia ederken diğer yandan sözleşme tarihinden önce yürürlükte bir TİS bulunduğunu kabul ettiğini, bahse konu TİS’in 3. dönem TİS olduğundan davacının önceki dönemlerden ve görüşmelerden habersiz olmasının basiretli tacirliğe uymadığını, sözleşmenin 26.1, 26.4 ve 36.2. maddelerinde işçi alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiğini, TİS farklarının bu sorumluluğun dışında tutulmadığını, davacının TİS’ten doğan ödemeleri yapmayarak sözleşmeyi ihlal ettiğini ve feshin sözleşmeye uygun olduğunu, Mahkemenin TİS’lerin geriye yürür şekilde akdedilemeyeceği yönündeki kabulünün hangi yasal dayanağa istinaden yapıldığının anlaşılamadığını, uygulamada işçi lehine geriye yürürlü TİS yapılabildiğini ve buna engel bir düzenleme bulunmadığını, 6356 sayılı Kanun m. 35/4, 36, 37, 38 ve 39 hükümleri ile 3. Dönem TİS m. 5 ve 6-A hükümleri uyarınca işveren değişikliğinin TİS’i sona erdirmeyeceğini, işçilerin ... sözleşmelerini devralan davacının TİS hükümlerinden sorumlu olduğunu, bu hususun asıl işveren- alt işveren iç ilişkisini düzenleyen sözleşmesel sorumluluğa etkisinin bulunmadığını, işyeri devrinin gerçekleştiğini, TİS’ten kaynaklı alacakların açıkça kapsam dışı bırakılmadıkça yüklenici yükümlülüğünde sayılması gerektiğini, ... ... ... AŞ’nin iştirak olsa da ayrı yönetim kurulu ve bütçeye sahip bağımsız tüzel kişi olduğunu, bu şirketin de ihaleye aynı şartlarla katılıp yüksek teklif nedeniyle kazanamadığını, Alt İşverenlik Yönetmeliği m. 3/4 kapsamında bir işlem bulunmadığını, 6475 sayılı Kanun m. 4/2 uyarınca hizmet satın alınabileceğini, geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, feshin 11.5 ve 28.1. maddeler uyarınca 05.06.2025 tarihli ihtar ve 24.06.2025 tarihli bildirimle haklı olarak yapıldığını, 25.06.2025'ten itibaren avans faizi yürütülmesi ve teminat bedelinin iadesi yönündeki hükmün de hatalı olduğunu, 02.03.2026 tarihli bilirkişi raporuna 27.03.2026 tarihli dilekçeyle itiraz edildiğini, raporun yalnızca mali müşavir ve hesap uzmanı bilirkişilerce düzenlendiğini, dava konusunun Ticaret Hukuku ve TİS alanında uzman bir heyetçe incelenmesini gerektirdiğini ve davalı tarafın uzman görüşlerinin dikkate alınmadığını savunarak kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı yanca paraya çevrilen teminat mektuplarından kaynaklanan alacak taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca yüklenicinin ... ... sözleşmesi yapması ve/veya ... ... sözleşmesi hükümlerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanması durumunda ortaya çıkacak ayni veya nakdi haklardan doğacak farklardan yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığına, yüklenici davacı tarafından ... ... sözleşmesi yapılmadığına, ihale tarihinde de ... yerinde uygulanan bir ... ... sözleşmesi bulunmadığına, ihale şartnamesinde ve teklif maliyet cetvellerinde açıkça öngörülmeyen ve yüklenici tarafından yetkilendirilmemiş bir ... ... sözleşmesinin mali külfetinin iç ilişkide sonraki alt işverene dayatılamayacağına göre davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 8.231.355,00 TL istinaf harcından peşin alınan 2.057.838,75 TL'nın mahsubu ile bakiye 6.173.516,25 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 28/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1803, K. 2026/265, T. 28.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1803-e-2026-265-k-025bdf3bf8ef