İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1996 E. 2026/960 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1996
Karar No
2026/960
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1996 Esas KARAR NO : 2026/960

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2026 KARAR TARİHİ : 05/11/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin donatanı ... olan ... gemisine sağladığı malzeme ve hizmetler karşılığında üç adet fatura düzenlediği ancak alacağını tahsil edemediği belirtilerek, borcun tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün 2026/... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ederek süreci durdurduğu ve ardından başvurulan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığı, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.321,10 Amerikan Doları asıl alacağın tahsili ile durdurulan takibin kaldığı yerden aynen devamına karar verilmesini, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %2 faiz uygulanmasını, borcun likit olması sebebiyle davalı aleyhine en az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmil edilmesi talep ve dava etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedellerinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...'nin Donatanı olduğu ... IMO Numaralı ... gemisine teslim edilmek üzere bir takım malzeme ve hizmet tedarikleri sağladığını ve bu kapsamda davacı tarafından fatura tahakkuk ettirildiğini beyanla, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğü 2026/... E sayılı dosyasına davalı tarafından yapılmış olan itirazın iptali istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Ancak TTK'nın 5/2. Maddesinde ise, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği düzenlenmiştir. HSYK 'nın 20/07/2004 tarih ve 370 sayılı kararı ile İstanbul 'da kurulup faaliyete geçirilen denizcilik ihtisas mahkemesinin yargı alanının İstanbul İli mülki sınırları olarak belirlenmiş ve yine 09/09/2014 tarihli ticaret mahkemesi hakimleri ile bazı yer adli yargı hakimlerinin müstemir yetkilerinin düzenlenmesine ilişkin yetki kararnamesi ile 6102 sayılı TTK 5/2 maddesi gereğince İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi TTK 'dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere münhasıran görevlendirilmiştir. Deniz ihtisas mahkemesi sıfatlı ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. İşbu davada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi icra dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu faturaların dayanağının TTK'nın Deniz alacakları başlığını taşıyan 1352. Maddesinin 1. Fıkrasının l bendinin "(1) “Deniz alacağı”; aşağıda sayılan hususların birinden veya birkaçından doğan istem anlamına gelir: ... l) Geminin işletilmesi, yönetimi, korunması veya bakımı için sağlanan eşya, malzeme, kumanya, yakıt, konteynerler dâhil teçhizat ve bu amaçlarla verilen hizmetler." düzenlemesi kapsamında deniz alacağı mahiyetinde olduğu, bu sebeple söz konusu uyuşmazlığın TTK'nın “Deniz Ticareti” başlıklı 4. Kitabındaki maddelerde düzenlenen hükümler dikkate alınarak çözümlenmesi gerektiğinden işbu davalara bakma görevinin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu, mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılarak HMK m.30 hükmü göz önünde alındığında gereksiz yargılama giderlerine sebebiyet verilmemesi amacıyla re'sen dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.114 ve 115 hükümleri uyarınca aşağıdaki şekilde karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin (İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin) görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi) 5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.05/11/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1996, K. 2026/960, T. 05.11.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1996-e-2026-960-k-cc0121b00f61