Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1652 E. 2026/1854 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1652
Karar No
2026/1854
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1652 - 2026/1854 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1652 KARAR NO : 2026/1854 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2024 NUMARASI : 2023/238 E. - 2024/186 K.

DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali ve Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/04/2024 tarih ve 2023/238 E. - 2024/186 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şirketin 2020/50058 sayılı “...” ibareli, 04 ve 07. sınıfta tescil amacıyla marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruya müvekkilinin itiraz ettiğini, söz konusu itirazın reddedildiğini, bu ret kararına itiraz edildiğini, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından itirazın reddedildiğini, taraf markaları arasında, tüm mal ve hizmetler bakımından sınıfsal benzerlik bulunduğunu, taraf markaları arasında, iltibas oluşturacak derecede benzerliğin bulunduğunu, dava konusu “...” ibaresi ile müvekkillerinin “...” ibareli markalarının hem görsel hem de işitsel olarak benzer olduğunu, dava konusu markanın, müvekkilleri markası gibi mavi renk ile yazıldığını, dava konusu markanın başında yer alan “dyn” ibaresinin, bir kuvvet birimi olduğunu, ayırt edici niteliği bulunmadığını, davalı şirketin “...” ibaresini seçerek, müvekkillerine ait özgün marka niteliği taşıyan, tanınmış ve ayırt ediciliği yüksek bir ibare olan “...” markasına yakınlaşma çabası içerisinde olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetin göstergesi olduğunu ileri sürerek, 2023-M-2893 sayılı YİDK kararının iptali ile davaya konu “...” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu markanın kelime ve şekil unsuru içerdiği, markada “...” ibaresinin yer aldığı, davacı markalarının bir kısmının kelime markası olduğu, bir kısmının ise kelime ve şekil unsuru içerdiği, markalarda, "... ...", "... ... ...", "... ... elektrikli araç şarj ünitesi","...", "... akaryakıt ... işletmeciliği", "... market ve akaryakıt ... işletmeciliği", "... ... işletmeciliği”, "... ...", "... ... ...", "...", "... ...", "... ...", "..." ibarelerinden oluştuğu, davalı markasının ise "...+ŞEKİL" ibaresinin mavi renkli harflerden oluştuğu, dava konusu markanın 04. ve 07. sınıfta yer alan mallarının tamamı, davacının davasına mesnet markalarında yer alan mallar / hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, davacının markasının ..., davalının ise "...-..." şeklinde okunup algılandığı, davacının "..." markasının başına sadece "..." ibresinin eklenmesi ile oluşan davalı markasının kavramsal kurgulanışı, davacı markalarını anımsattığı, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, SMK 6/5 maddesi kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı, SMK’nun 6/6. maddesi şartlarının oluşmadığı, davalının kötü niyetli olduğu kanaatine varılamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nin 2023/M-2893 sayılı kararının tüm emtialar yönünden iptaline, davaya konu marka karar tarihi itibariyle tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markanın, renk, şekil ve “...” kelime unsurunu içeren özgün bir kombinasyona sahip karma nitelikli marka olduğunu, söz konusu ibarenin bir bütün olarak kaleme alındığını ve tamamı büyük harflerle yazıldığını, markada yer alan işbu ibarenin davacı markalarında kullanılmadığını, davacı markalarında, davalı markasındaki bütünselliğin yer almadığını, kullanılan esas unsurların farklı olduğunu, davacının itiraza mesnet markalarının da “...” ortak ibaresi kullanılarak kiminde düz yazı kimlerinde ise şekil ve renk unsuruna ayrıca ek harf /kelimelere/kelime gruplarına yer verilerek oluşturulduğunun görüldüğünü, davalı markasının “...” şeklinde olduğunu, davacı markalarında bütün olarak bıraktığı genel izlenim ve kompozisyon itibariyle davalı markasından tamamen farklı olduğunun ortada olduğunu, davacı markası ile ortak unsur olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı markalarının "..." ibarelerinden oluştuğu, davalı markasının ise ...+ŞEKİL ibaresinden mavi renkli harflerden oluştuğu, başına yapılan "..." eklemesinin kuvvet birimi anlamında olduğu, davacı markalarından farklılaştırmaya yetmediği, dolayısıyla taraf markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davalı şirketin markasının davacının seri markası olarak algılanabileceği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.12.2024 tarihli, 2024/4129 E. ve 2024/8635 K. sayılı kararında davacının "..." ibareli markaları ile "... ..." markasının, 25.02.2026 tarihli, 2025/4177 Esas ve 2026/1095 Karar ilamında, "..." ibareli markanın, 16.10.2025 tarihli, 2025/1505Esas ve 2025/6308 Karar sayılı ilamında, "..." ibareli markalarının benzer bulunduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalı Kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 23/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1652, K. 2026/1854, T. 26.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1652-e-2026-1854-k-43190f9ad083