Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1661 E. 2026/160 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1661
Karar No
2026/160
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1661 - 2026/160 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1661 KARAR NO : 2026/160

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/24 E., 2025/810 K.

DAVA : Tazminat

KARAR TARİHİ : 15/10/2026 YAZIM TARİHİ : 15/10/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasında Hizmet Alımı Sözleşmeleri imzalandığını, sözleşme karar pulu ve damga vergisinden davalıların sorumlu olacağı hususu açıkça belirlenmiş ve sözleşme tarafın özgür iradesiyle imzalandığını, davalının sözleşmede belirlenen bu husus kabul edilmekle birlikte, karar pulu bedelinin mükellefe (davalı) iade edilmesi gerekçesiyle karar pulu damga vergisi ile vergi ziyai cezası düzenlendiğini, cezaların iptali için davalar açıldığını, verilen kararların kesinleştiğini, bunun üzerine ödemeler yapıldığını, sözleşmeden doğan damga vergisinin, Kamu İhale Kanunu kapsamında %4 oranında hesaplanan sözleşme giderleri ve genel giderler içerisinde yer almakta ve davalı tarafından teklifin bu giderler dahil sunulmakta olduğunu, sözleşme kapsamında söz konusu damga vergisi tutarının karşı tarafa yüklenmesinin sebepsiz zenginleşme meydana gelindiği, davalının sebep olduğu kamu zararının bu sebeple kendisinden tahsili gerekli olduğunu belirterek toplam 1.091.980,05 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili özetle: Vergi yükümlülüğünün yasadan kaynaklandığını, sözleşme ile yasal vergi yükümlüsünün değiştirilmesinin mümkün olmadığını, ihale karar damga vergisi bedelinin yükümlüsünün davacı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede damga vergisinin müvekkili tarafından karşılanacağına dair düzenleme bulunmadığını, vergi mahkemesinde açılan davanın reddedilmiş olmasının da huzurdaki davadaki hakszılığını ortaya koyduğunu, davacı tarafından açılan ve iş bu davaya dayanak yapılan vergi mahkemeleri dosyalarında taraflar arasındaki sözleşmenin mahkeme kararı ile iptal edildiğine dair hususu dile getirmediğini, bundan dolayı kamu zararına kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "......Davacı yan Kamu İhale Genel Tebliğinin 78.30-ç maddesine göre ihale damga vergisi pulunun davalı yanca ödenmesini talep etmiş ise de, Taraflar arasındaki sözleşmenin 'Madde 8 - Sözleşmenin ekleri' başlıklı bölümünde ; "8.1. İhale dokümanı, bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olup, İdareyi ve Yükleniciyi bağlar. Ancak, sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde, ihale dokümanında yer alan hükümler esas alınır. 8.2. İhale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki öncelik sıralaması aşağıdaki gibidir: 1) Hizmet İşleri Genel Şartnamesi, 2) İdari Şartname, 3) Sözleşme 4) Birim teklif mektubu ve cetveli 5) Teknik Şartname 6) Firma gizlilik taahhütnamesi" şeklindedir. Söz konusu madde hükmüne göre Kamu İhale Genel Tebliği, Sözleşme eklerinde yer almamaktadır. Bununla birlikte Kamu İhale Genel Tebliğinin 78.30-ç maddesinde "Sözleşme Giderleri ve Genel Giderler"i belirlenmiş olup, bu giderlerden sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla taraflar arası Sözleşmenin parçası olarak kabul edilmeyen söz konusu Tebliğ hükümlerine dayanılarak ihale karar damga vergisinden yüklenicinin sorumlu tutulamaz . İdari Şartnamenin 46.1 maddesine göre sözleşmenin imzalanması nedeniyle ödenecek vergilerin yükleniciye ait olup olmayacağına dair yapılan değerlendirmede ise ,ihale karar damga vergisi ise sözleşme imzalama aşamasından önceki aşamada ihaleye çıkan idarenin, kendi idari işlemleri kapsamında tek taraflı aldığı bir karar olup yüklenicinin hiçbir dahilinin olmadığı aşamadır. Bu nedenle kendisi de damga vergisi mükellefi olan davalı idare tarafından karşılanması gereken bir masraf olarak ortaya çıkmakta olduğundan ,dosyaya kazandırılan ve gerekçesi hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporuna göre de , taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının dava konusu ihale damga vergisinden sorumlu olmadığı, Damga Vergisi sözleşmenin 7.1 maddesinde, şartnamenin 25.1. Maddesinde, şartnamenin 44.6 maddelerine göre, ihaleyi veren ... ... ... A.Ş. kurumu tarafından hak ediş tahakkukları doğrultusunda sözleşme kapsamında kesintiye tabi tutulan Damga Vergisinin ilgili vergi dairesine yatırılmasını davacı kurum yükümlülüğünde olduğunu, bu nedenle davacı kurum ... ... ... A.Ş.’nin kesintiye tabi tuttuğu damga vergisi tutarının dava konusu ihalenin damga vergisinden sorumlu olduğu kanaatiyle açılan davanın reddine....." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yükümlülüğün davalı tarafa ait olduğu, damga vergisi mükellefinin imza edenler olması gerektiği, birden fazla kişi tarafından imza edilen kağıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenlerin müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davalı tarafça sebep olunduğu iddia olunan kamu zararının davalı taraftan tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcı peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-)Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.15/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1661, K. 2026/160, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1661-e-2026-160-k-529d0ea5ac8c