Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1406 E. 2026/1400 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1406
Karar No
2026/1400
Karar Tarihi

T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1406 KARAR NO : 2026/1400

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN : MAHKEMESİ :DİYARBAKIR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU :Menfi Tespit

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ :22/10/2026

İlk Derece Mahkemesinin bilgileri yukarıda yazılı dosyasındaki ... tarihli ara kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, 6100 sayılı HMK m. 352 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Dava, 2004 sayılı İİK m. 72 hükmü uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; ►Davanın başlangıçta Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sırasına kayden açıldığı, davacı vekilince davada Diyarbakır İcra Dairesinin ... E. sayılı icra takibi bakımından, takibin durdurulması ve icra dosyasına yapılan ödemenin alacaklı hesabına aktarılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, ►İlk Derece Mahkemesinin ... tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, bu kararın istinafı üzerine Dairemizin ... tarih ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında verilen ... tarihli ara kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK m. 353(1)-b-2 hükmü gereğince yeniden hüküm kurulmasına, davacı vekilinin icra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine, 2004 sayılı İİK m. 72/3 hükmü uyarınca, davaya konu Diyarbakır İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında icra veznesine yatırılmış ve/veya yatırılacak paranın alacaklı davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir verilmesine kesin olarak karar verildiği, ►Yargılama devam ederken davalı vekili tarafından sunulan ... tarihli dilekçe ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasının talep edildiği, Diyarbakır 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçirilmesi nedeniyle dosyanın işbu esasa kaydedildiği, İlk Derece Mahkemesince ... tarihli duruşmada alınan ve gerekçesi daha sonra yazılan ara kararı ile davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin talebinin reddine karar verildiği, ... tarihli ara kararının davalı tarafça istinaf edildiği, anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun ''İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz'' başlıklı 394. maddesi aynen şu şekildedir: "(1) Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. (2) İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/42 md.) Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir. (3) İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. (4) İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. (5) İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz." Yine 6100 sayılı HMK'nun ''Durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması" başlıklı 396. maddesi ise: ''(1) Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. (2) İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.'' hükmünü içerir. Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nun 7251 sayılı Kanun ile değişik "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı m. 341(1) hükmü: "İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar." şeklindedir. Yine, 6100 sayılı HMK'nun m. 391/son hükmü de "İhtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır." şeklindedir. 6100 sayılı HMK'nun durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına ilişkin düzenleme yapan 396. maddenin ikinci fıkrasında, kanun yollarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın m. 391/son hükmüne veya m. 394/5 hükmüne atıf yapılmamış olduğundan, durum ve koşulların değişmesi sebebine dayalı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması istemi ile ilgili mahkemece verilecek kararın istinafı olanaklı değildir. Aksi hâl, 6100 sayılı HMK'nun 396. maddenin gerekçesinde de belirtilen "...hal ve şartların değişmesi, hukuki bir değerlendirmeden daha çok, maddi şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husustur. Ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, birçok kez hal ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabilir. Her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulması, ihtiyati tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacaktır. Kanun yolunun açılmış olmasının amacı, ihtiyati tedbirlerle ilgili temel hukuki ve prensip hatalarının önüne geçmektir. Bu sebeple, ihtiyati tedbirin reddi ve ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkanı getirilmiştir..." denilmek suretiyle ortaya konulan kanun koyucunun iradesine de aykırı olacaktır. Kanun koyucunun ihtiyati tedbire dair kanun yollarına ilişkin düzenlemeleri bilinçli, özenli, ayrıntılı ve açık bir şekilde yapması, ihtiyatî tedbir talebinin reddi, yüze karşı verilen ihtiyatî tedbir kararları ve ihtiyatî tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânını getirmesi, 6100 sayılı HMK'nun 395. ve 396. maddelerinde ise bilinçli şekilde aynı kanunun 394/5. fıkrasına atıf yapmaması karşısında, durum ve koşulların değiştiği iddiasıyla, davalı vekilinin tedbir kararının kaldırılması talebi üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen ... tarihli ara karara karşı kanun yolu, yani istinaf yolu kapalıdır. Ancak itiraz yolu açıktır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nın 396/2. maddesi hükmü gereğince itiraz dilekçesi olarak dikkate alınması ve bu taleple ilgili mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, istinaf yolu kapalı olduğu halde dosyanın Dairemize gönderilmesi usûl ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun usûlden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan ...tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341(1) ve 352(1)-ç hükümleri gereğince USÛLDEN REDDİNE, 2-)İstinaf eden davalı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye GELİR KAYDINA, peşin alınan 732,00 TL maktu istinaf karar harcının istek halinde davalı tarafa İADESİNE, 3-)İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-)İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından davacı yararına vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-)6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca Dairemiz kararının kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1406, K. 2026/1400, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1406-e-2026-1400-k-467eaebcfeaa