Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1452 E. 2026/1814 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1452
Karar No
2026/1814
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1452 - 2026/1814 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1452 KARAR NO : 2026/1814 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2022 NUMARASI : 2021/267 E. - 2022/166 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/06/2022 Tarih ve 2021/267 Esas - 2022/166 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 30.sınıfta tescilli "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının 2020/68822 sayılı “...” ibareli 35.sınıf hizmetleri içeren marka bavşurusu ile müvekkiline ait “...” markaları arasında “iltibas ihtimalinin” bulunduğunu, davalı markasıyla davacı markasının asli unsurları bakımından ortak olduğunu, tüketici nezdinde aynı markaymış izlenimini yaratacaklarını ileri sürerek, YİDK’nin 13.09.2021 tarih ve 2021-M-7026 sayılı kararının 35. sınıfta yer alan ilgili alt sınıf içerisinde mevcut olan 05, 29, 30 ve 32. sınıflara dair emtialara ilişkin mal ve/veya hizmetler yönünden iptaline ve 2020/68822 no ile kayıtlı “...” ibareli marka başvurusunun 35. sınıfta yer alan ilgili alt sınıf içerisinde mevcut 05, 29, 30 ve 32. sınıflara ilişkin emtialar yönünden tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, markalarda müşterek olarak bulunan "..." ibaresinin markasal ayırt ediciliğinin düşük olduğu, bu nedenle zayıf karakterli marka vasfının bulunduğu, dava konusu markada yer alan "çoğul iyelik eki" ve şekil unsurları ile birlikte dava konusu markanın genel görünüm itibariyle davacıya ait markadan farklılaştığı, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle, YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu marka başvurusu tescilli olmadığından markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markasının, müvekkilinin mesnet markalarının tek ve asli unsuru olan "..." ibaresini aynen içerdiğini, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden yüksek derecede benzerlik bulunduğunu, başvurunun tescil edilmek istendiği gıda emtialarının tüketici kesiminin dikkat düzeyinin düşük olduğunu, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden son derece ayırt edici nitelikte bulunduğunu, markalarının ayırt edici karakterinin zayıf olduğunu kabul etmemekle birlikte, bu kabulde dahi tescilli oldukları sürece korunmalarının gerektiğini, müvekkilinin markalarının ayırt edicilik taşıdığının ve toplum nezdinde bilinir hale geldiğinin kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla sabit hale geldiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı Şirket'in "..." ibaresinin, 35.sınıf hizmetlerde tescili için diğer davalı Kurum'a başvurduğu, davacının "..." ibareli markasına dayalı olarak, iltibas iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davacının itirazının reddine karar verildiği, davacının bu karara itirazının ise, YİDK'nin 13/09/2021 tarih, 2021-M-7026 sayılı kararıyla reddine karar verildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 27/10/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, uyuşmazlık taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Somut olayda, dava konusu başvuru 35.sınıf hizmetlerde tescil için yapılmıştır. Davacının mesnet 2018/78401 sayılı markası 30.sınıf mallarda tescillidir. Her ne kadar davacının mesnet markası 35.sınıfta tescilli değil ise de, mal üreten işletmenin, ürettiği malı ticaret mevkiine çıkartarak satışa konu etmesi ticari hayatın olağan sonucu olduğundan, mal ile aynı/benzer malın satışına özgülenmiş satış/mağazacılık hizmetleri benzer kabul edilmelidir. Buna göre dava konusu 2020/68822 sayılı başvuru kapsamında yer alan 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından taraf markaları arasında emtia benzerliği şartı gerçekleşmiştir. İşaret benzerliğine gelince; davalı başvurusu "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itiraza mesnet markasının da asli ve tek unsuru "..." ibaresidir. Dolayısıyla her iki taraf markalarında "..." kelimesi ortaktır. Mahkemece "..." ibaresinin markasal ayırt ediciliğinin düşük olduğu, dava konusu markanın "çoğul iyelik eki" ve şekil unsurları ile genel görünüm itibariyle davacıya ait markadan farklılaştığı kabulü ile sonuca gidilmiş ise de, başvuru markası ile davacının itiraza mesnet gösterilen markası arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında, uyuşmazlık konusu 35.5 sınıfta yukarıda sayılan emtialar yönünden iltibas tehlikesinin oluştuğu, zira taraf markalarında "..." ibaresinin asli unsur olduğu, başvurudaki diğer unsurların "..." ibaresine vurgu yaptığı ve başvuruya ayırt edicilik kazandırmadığı, nitekim işbu dava bakımından emsal niteliğindeki, "...+şekil" ibareli başvuruyu davacının markası ile benzer gören Dairemizin 2023/1526 Esas, 2025/1719 Karar sayılı kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2026 tarih, 2025/6413 Esas, 2026/3071 karar sayılı kararı ile, "... ... ...+ şekil" ibareli başvuruyu davacı markaları ile benzer gören Dairemizin 2017/287 Esas, 2017/266 Karar sayılı kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/2593 Esas, 2018/8017 Karar sayılı kararı ile onandığı, bu hale göre, başvuru ile davacının "..." asli unsurlu markası arasında, 35.5.sınıftaki yukarıda sayılan hizmetler yönünden görsel, sesçil ve anlamsal olarak tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, SMK'nın 6/1. maddesi şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince taraf markalarını oluşturan işaretler arasında iltibas bulunması nedeniyle, emtia benzerliğinin gerçekleştiği 35.5.sınıf hizmetler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 08/06/2022 gün ve 2021/267 Esas - 2022/166 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile TÜRKPATENT YİDK'nin 13/09/2021 tarih, 2021-M-7026 sayılı kararının 35.sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından iptaline, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, 7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 270,00-TL tebligat ve posta masrafı, 1.950,00-TL bilirkişi ücreti ile istinaf aşamasında yapılan 1.070,00-TL tebligat ve posta gideri, 1.169,40-TL istinaf yoluna başvurma harcından oluşan toplam 4.459,40-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 2.229,70-TL'ye 59,30-TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 2.348,30-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 10-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1452, K. 2026/1814, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1452-e-2026-1814-k-1a72e9ac25e3