İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/2331 E. 2026/302 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/2331
Karar No
2026/302
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/2331 Esas KARAR NO : 2026/302

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2026 KARAR TARİHİ : 27/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkiller aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takip dosyasında müvekkillerden 4.486.443,69 TL tutarında alacak bulunduğu ileri sürülmüş ve bu miktar üzerinden icra işlemleri yürütülmeye başlandığını, takip kapsamında müvekkillerin üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarına yönelik İİK m. 89 kapsamında haciz ihbarnameleri gönderilmiş olup, çok sayıda üçüncü kişi bakımından haciz işlemi tesis edildiğini, ancak takip dosyasında gösterilen borç miktarı, taraflar arasındaki gerçek hukuki ve ticari ilişkiyi yansıtmadığını, taraflar arasında yazılı protokol bulunduğunu, müvekkillerinin protokolde belirlenen yükümlülükler doğrultusunda davalıya çeşitli tarihlerde ödemelerde bulunduklarını, dolayısıyla taraflar arasındaki borç ilişkisinin yalnızca icra dosyasındaki tek taraflı hesaplamadan ibaret olmadığını, protokol ve bu protokol kapsamında gerçekleştirilen fiili ödemelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davalı tarafın yapılan ödemeleri icra dosyasına bildirmediğini, yapılan ödemelerin borcu aştığını, davanın kabulü ile müvekkillerinin İstanbul ... İcra Dairesinin...esas sayılı dosyasında takipte talep edilen miktarda borçlu olmadıklarının tespitini, taraflar arasındaki protokolün geçerli olduğunun ve protokol kapsamında gerçekleştirilen ödemelerin dikkate alınmasına, müvekkilleri tarafından davalıya yapılan tüm ödemelerin ödeme tarihleri itibariyle icra takip dosyasından mahsup edilmesine, davalı tarafından tahsil edilmiş olmasına rağmen icra dosyasına bildirilmeyen ödemelerin tespit edilmesine ve icra dosyası hesabından düşülmesine, yapılan ödemelerden sonra ödenmiş miktarlar üzerinden işletilen faizlerin iptaline, icra dosyasındaki gerçek borç miktarının mali müşavir/hesap bilirkişisi marifetiyle ayrıntılı olarak hesaplanmasına, yapılan ödemelerin toplamının gerçek borcu aşması halinde fazla ödenen bedeller yönünden istirdat hükümlerinin uygulanmasına ve fazla tahsil edilen bedelin davalıdan tahsiline, İİK m.72 kapsamında, uygun görülecek teminat karşılığında İstanbul ... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasına girecek veya dosyada mevcut paraların davalı/alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının yapılan ödemeleri bilmesine rağmen bunları icra dosyasına bildirmeyerek takibe devam etmesi nedeniyle, şartları oluştuğu takdirde İİK. M.72 kapsamında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, menfi tespit davasıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Huzurdaki dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması TTK.'nun 5/A ve HMK'nun 114/2. maddeleri uyarınca dava şartıdır. Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.). Yasada açıkça dava şartlarının her aşamada Mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi uyarınca "arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi" gerekmektedir. Mahkememiz tarafından 14/10/2026 tarihli ara karar ile davacıya arabuluculuk son tutanağını sunması için bir haftalık kesin süre verilmiş olduğu, ara kararın 19/10/2026 tarihinde davacıya tebliğ olunduğu, verilen kesin sürede arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı görülmüştür. Tüm bu nedenlerle; TTK.'nun 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendi, HMK'nun 114/(2) ve 115. maddeleri uyarınca, huzurdaki davada, arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usûlden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmadığından USULDEN REDDİNE, 2-Karar ve ilâm harcı olan 732,00-TL harçtan alınan 17.077,50 TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatırılan 16.345,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, 5-Usul ekonomisi ilkesi gereği; dosya üzerinden karar verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.27/10/2026 Katip 166707 E-imzalı

Hakim E-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/2331, K. 2026/302, T. 27.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-2331-e-2026-302-k-bdc414abef98