İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/606 E. 2026/1052 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/606
Karar No
2026/1052
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/606 Esas KARAR NO : 2026/1052

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/08/2025 KARAR TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; "Müvekkil ... VE TİCARET A.Ş. Tarımsal ilaç, gübre, böcek ilacı v.s. Üretim ve pazarlamasını yapmaktadır. Taraflar arasında "davacının üzerine ruhsatlı ve satış yetkisi olan bitki koruma, bitki besleme ve diğer ürünlerin davalıya temini ve bu ürünlerin satışına' yönelik hak ve yükümlülüklerin belirlendiği 01.04.2024 tarihli "Temel Satış Sözleşmesi" imzalanmıştır. Anılan sözleşme çerçevesinde davalı tarafından muhtelif dönemlerde mal alımı yapılmış, davacı müvekkil her defasında sipariş edilen malları sorunsuz bir şekilde davalıya teslim etmiş, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmiştir. Ancak, anılan sözleşmeye istinaden davacı tarafından düzenlenen 27.09.2024 tarihli 134.303,40-TL tutarlı ve 04.10.2025 tarihli 101.317,27-TL tutarlı faturaların bedelleri davalı tarafından ödenmemiştir. Bu itibarla davalıya karşı öncelikle İstanbul Arabuluculuk Merkezine2025/... başvuru nolu, 2025/... nolu dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, yapılan müzakerede taraflar anlaşamadığından iş bu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur. 30.07.2025 tarihli Arabuluculuk Müzakeresi Son Tutanağı ilişikte sunulmuştur. İş bu davanın açılmasına sebebiyet veren davalı haksız ve kötü niyetlidir, Şöyle ki; Davalının 27.09.2024 tarihindeki siparişi üzerine, sipariş konusu malları davalıya derhal teslim edilmiştir. (Ek 2 e-irsaliye ) Davalı malları teslim almış ancak 27.09.2024 tarihinde 134.303,40-TL tutarında düzenlenen ve ödeme vade tarihi 14.03.2025 olarak belirlenen fatura (Ek 3) bedelini ödememiştir. Davalının 30.09.2024 tarihindeki siparişi üzerine, sipariş konusu mallar davalıya teslim edilmiştir. (Ek 4- kargo teslim belgesi ) Davalı malları teslim almış ancak 04.10.2024 tarihinde 101.317,27-TL tutarında düzenlenen ve ödeme vade tarihi 14.03.2025 olarak belirlenen fatura (Ek 3) bedelini ödememiştir. Sözleşmenin "Cari Hesap" başlıklı 6.6 Maddesinde; iş bu sözleşmenin aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 89.maddesi anlamında "cari hesap sözleşmesi" niteliğinde olduğu sözleşmeden doğacak alacak ve borçların ... şirketi nezdinde tutulacak bir cari hesapta takip edilmesini taraflar kabul ve taahhüt etmişlerdir. Ayrıca yıl sonunda hesap mutabakatı yapılacağı, cari hesap mutabakat yazısının davacı tarafından davalı alıcıya gönderileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca davalıya gönderilen 31.03.2025 tarihli mutabakat mektubu ile davalı toplam 235.620,22-TL borcunu kabul ederek, kesinleştirmiştir. Taraflar arasındaki anılan sözleşme uyarınca müvekkil davacı şirket dava konusu faturalara konu malları davalıya teslim etmiş ve faturalara konu alacak, mutabakat mektubu ile kesinleşmiş olmasına karşın davalının borcunu ödememesi haksız, kötü niyetli ve davalının müvekkil şirkete Davalı borçlu, mutabakat mektubu ile kesinleşen borcunu müvekkilin taleplerine rağmen bugüne kadar ödemediğinden, kötü niyetlidir. HMK’nın kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları başlıklı 329. Maddesinde: “(ü Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece takdir olunur. (2) Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.”” hükmü bulunmaktadır. Kötü niyetli davalı aleyhine müvekkil davacı lehine hükmün uygulanmasını talep etmekteyiz. Maddesinde01.04.2024 tarihli "Temel Satış Sözleşmesi" nin 18."Sözleşme, Sözleşmenin kuruluşu ya da yorumlanması, tarafların ya da onların izin verilmiş olan kanuni ya da diğer her türlü haleflerinin iş bu sözleşmede yer alan hak ve yükümlülüklerinden doğacak her türlü ihtilaf anlaşmazlık ve iddialar bakımından İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkemeleri ve icra dairleri münhasıran yetkilidir ”Şeklinde taraflar arasında yetki anlaşması yapılmıştır. H.M.K. 17 maddesi ve yetki anlaşması uyarınca, iş bu dava yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. " şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edildiği üzere, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşuluyla, 235.620,22-TL alacağın vade tarihi olan14.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, HMK 329. Maddesi uyarınca müvekkilin tarafıma ödeyeceği, mahkemece takdir edilecek vekalet ücreti ile en üst sınırdan Disiplin Para Cezasına hükmedilmesine,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğe çıkarılmış, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. HMK'nın 219. maddesi kapsamında taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 222/1 hükmü gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. HMK'nın 220. maddesinin üçüncü fıkrasında "Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

Bu açıklamalar ışığında tarafların oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.

Bilirkişinin düzenlediği 10/04/2026 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; Taraf Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı, Onayların Bulunup Bulunulmadığı, Yönünden Değerlendirme; Davacının İbraz edilen diğer ticari defterleri, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu, davalının usulüne uygun olarak ticari defter ve belge ibraz etmediği konu hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Faturaların Taraf Defterlerinde Yer Alıp Almadığı Yönünden Değerlendirme; Davacının ibraz edilen ticari defterlerinde icra ve dava konusu yapılan faturalarının davacının ticari defterinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu dava tarihi itibariyle dava konusu fatura tutarlarından dolayı davalından 235.620,22 -TL alacağı olduğu tespit edildiği, davalının usulüne uygun olarak ticari defter ve belge ibraz etmediği, usulune uygun ticari defter ve belge ibraz edilmediğinden davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde kanat verici inceleme tespit ve değerlendirme yapılmadığı , konu hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Faturanın Davaliya Tebliğ Edilip Edilmediği, Fatura İçeriği Hizmet Veya Malın Davalı Tarafça Alınıp Alınmadığı, Dava konusu faturaları, davalının tebliğ aldığı, ve yasal süresi içinde dava konusu faturalara itiraz etmediği ,Faturalara davalı tarafından yasal süresi içinde itiraz edilmediğine göre faturaların davalı tarafından kabul edildiğine karine getirmek gerektiği, Dava Tarihi İtibariyle Davacının Alacağının Bulunup Bulunmadığı Var İse Miktarının Tespiti Yönünden Değerlendirme; Davacının dava tarihi itibariyle dava konusu fatura tutarlarından dolayı davalından 235.620,22 -TL alacağı olduğu değerlendirildiği bu alacağına 14.03.2025 tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı uygulanması gerektiği, şeklinde bilirkişi görüşüne ulaşılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında alacağının tahsilinin talep edildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalı tarafa ticari defterlerinin ilgili kısımlarını sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Bu süre içerisinde inceleme yapılacak defter ve belgelerin sunulmaması halinde defterlerin incelenmesi talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve 6100 sayılı HMK 220/3 maddesi uyarınca duruma göre ticari defter ve kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceğin ve HMK md. 222/3 gereği diğer yasal şartların varlığı halinde karşı tarafın defterlerinin lehine delil olarak kabul edileceği ihtar edilmiştir. Verilen kesin süre ve ihtarata rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkemeye sunmamıştır. Davalının herhangi bir mazeret bildirmeksizin ticari defterlerini ibrazdan kaçınması ile, HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri lehe delil kabiliyeti kazanmıştır. Davacı kendi ticari defterlerine göre 235.620,22-TL alacaklı olup, bu aşamada davalının bunun aksini ispatlaması gerektiği, davalı tarafça davacının lehine delil teşkil eden ticari defterlerin aksini ispatlayamadığı, davaya konu faturalarda vade tarihinin 14/03/2025 olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.6. Maddesinde bedelin faturada belirtilen vade ödeneceği kararlaştırıldığından belirli vadenin olduğu ticari ilişkide vade tarihi itibariyle temerrüt şartlarının oluştuğu anlaşılmakla taraflar tacir olduğundan avans faize hükmedilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının HMK 329 maddesi yönünden talebinin incelenmesinde; yasa hükmüne göre tazminata hükmedilebilmesi için, davalının kötüniyetli olması şartına bağlıdır. Hemen belirtmek gerekir ki, davalının kötüniyeti davacı tarafından kanıtlanmalıdır. Somut olay değerlendirildiğinde davacı, davalının kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. Bu nedenle davacının HMK 329 gereği tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile 235.620,22-TL fatura alacağının temerrüt tarihi olan 14/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının HMK 329 gereği vekalet ücreti ve disiplin para cezası talebinin reddine, 3-Karar ve ilam harcı 16.095,21-TL nin peşin alınan 4.023,81-TL den düşümü ile kalan 12.071,40-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 4.639,21-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 9.315,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/606, K. 2026/1052, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-606-e-2026-1052-k-694bbd3358f8