Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/214 E. 2026/1053 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/214
Karar No
2026/1053
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/214 - Karar No:2026/1053

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması/ HMK 353/1-b.2)

ESAS NO : 2025/214 KARAR NO : 2026/1053

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/11/2024 NUMARASI : 2022/495 E-2024/788 K

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :22/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; ...Müvekkili şirket tarafından davalı aleyhinde 05.04.2022 tarihinde, Ankara 28. İcra Müdürlüğü 2022/6598 E sayılı dosyası ile 72.218,34 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, 17.04.2022 tarihinde borçluya örnek 7 ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalı şirket vekilinin, 19.04.2022 havale tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini, Davalı ile davacı arasındaki ticari ilişkiyi gösterir cari hesap ekstresi, faturalar ve eser sözleşmesi uyarınca, davacının itiraz eden borçludan toplamda 72.218,34 TL alacaklı olduğunu ve bu borcun ödenmediğini, bu nedenle hakkında icra takibi yapılması zorunluluğu doğduğunu, haksız itiraz sonrası arabuluculuk kanun yoluna başvurulmuş olup, anlaşma sağlanılamadığını, arz ve izah olunan ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; Davanın kabulü ile davalı tarafın itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini ..." talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; ...müvekkili şirketin İstanbul İli Esenler İlçesinde bulunan "... Yapım” işinin yüklenicisi olduğunu, davacı ...’ ın, söz konusu yapım işinde davalı şirketin taşeronu olduğunu, davacının taşeron olduğu yapım işinde kesin hakediş düzenlendiğini ve davacı tarafın da söz konusu hak edişe göre fatura keserek davalı şirkete gönderdiğini, Davacı tarafın söz konusu kesin hak edişe atıf yaparak (hak edişse uygun fatura kesildiği yönündeki beyanı) yazmış olduğunu, mailde açıkça hak ediş tutarının tamamını (müvekkil şirket tarafından sözleşmeye uygun şekilde kesinti yapılan tutarlar da dahil) kabul ettiğini açıkça beyan ettiğini, kesin hak ediş incelendiğinde davacı ...' in yapmış olduğu işe ilişkin sözleşme gereği 55.500,00 TL Gecikme Cezası Kesintisi, 7.700,00 TL Ferdi Kaza Kesintisi, 840,52 TL All Risk Kesintisi, 7.730,55 TL Elektrik Kullanım Bedeli Kesintisi, 183,76 TL Su Kullanım Bedeli Kesintisi yapıldığının görüleceğini, Her ne kadar söz konusu kesintilere ilişkin davalı şirket tarafından 72.575,11 TL tutarlı fatura davacı tarafa gönderilmişse de davacının haksız bir şekilde faturayı iade ettiğini, Oysa ; davacı ... şirketinin kesin hak edişi kabul ederek toplam 72.575,11 TL kesinti yapılacağını da kabul etmiş vaziyette olduğunu, davacı tarafından davalı şirket TÜRKSEVEN aleyhinde Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6598 Esas sayılı dosyasıyla 72.218,34 TL tutarlı ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe, davalı şirketin taşeronu olan davacı ...' e herhangi bir borcu olmaması sebebiyle itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, Yapılan açıklamalar ışığında, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin davacı tarafından kesilmiş son fatura üzerinden değil, taraflar arasındaki sözleşme, hakedişler ve bunlara bağlı cari hesap kayıtlarıyla ve varsa sair tüm alacak borç ilişkisi bir kül halinde tarafların ticari defter ve kayıtları da incelenmek, sözleşme ve buna bağlı kesin hesaba öncelik vermek suretiyle, çözüme bağlanması gerektiğini, sözleşme ve buna bağlı işlem ve kesin hesaplar varken, soyut bir şekilde düzenlenmiş faturaya dayanarak alacak/borç durumu ihdas edilemeyeceğini, sözleşmeye ve sözleşmeye bağlı yapılmış tasfiye (kesin hesap) hak edişine aykırı faturaya itibar edilemeyeceğini, açıklanan nedenler ve yasal dayanaklar ve hukuki gerekçeler nedeniyle dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; Davacı yanın taleplerinin hukuken kabul edilemez ve ispattan yoksun olması nedeniyle davanın esastan reddine, davacının tarafların kabulünde olan kesin hak edişteki kesintilere ilişkin faturayı kabul etmeyerek işbu davayı kötü niyetle ikame etmiş olması sebebiyle HMK Madde 329'un uygulanmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine..." karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;" Davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı edimlerin yerine getirildiği, teslimdeki gecikmeden davacının sorumlu olmadığı, yerin davalı tarafça geç teslim edildiği, davacının ferdi kaza ve All Risk sigorta kesintileri ile elektrik ve su bedeli borcu bulunmadığı, davalı tarafça geç teslim, ferdi kaza ve All Risk sigorta kesintileri ile elektrik ve su bedeli için düzenlenilen faturanın kabulünün mümkün olmadığı belirtilerek bakiye hak ediş alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali , davalı tarafça davacıdan kaynaklı sebeplerle gecikme yaşandığı, gecikme cezası alacağının bulunduğu, davacının ferdi kaza ve All Risk sigorta kesintisi ile elektrik ve su bedeli borcu borçu bulunduğu, bu nedenle fatura düzenlendiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup: Taraflar arasında varlığı ve taraflara ait olduğu kabul edilen 22/09/2021 tarihli Yüklenicisi ... A.Ş. İle davacımız ... ... Ltd.Şti arasında imzalanan ... İlkokulu (ECO-WB4-YAPIM-02) ve ... (ECO-WB4-YAPIM-02) sözleşmelerinde yer alan; kaba işlerinin (kalıp, demir, beton) projeye ve şartnameye uygun olarak yapılması işi sözleşmesinin bulunduğu, Sözleşmenin, 8. Maddesi ile iş programının yüklenici tarafından taşeron davacıya 3 gün içerisinde verilmediği takdirde sözleşmenin feshedilebileceğinın düzenlendiği, dosyaya taraflarca iş programının ibraz edilmediği, davalı tarafından düzenlenen kesin hakedişte yer teslim tarihinin 03.10.2021 olarak belirtildiği , sözleşme uyarınca işin teslim süresi yer teslim tarihinden itibaren 120 gün olduğu gözetildiğinde iş teslim tarihinin 30.01.2022 olduğu, davacı tarafça ilk teslim tarihinin 13.11.2021 olduğu iddia edilmekte isede, davacı tarafça dosyaya kazandırılan 11/11/2021 tarihli ve 18.11.2021 tarihli fotoğraflar uyarınca inşaat sahasının etrafında fore kazıklar yapıldığı, teslim edilen bölümde radye temel imalatının bitirilmiş olduğu, radye temel üzerinde bir kısım perde kalıplarının yapılmış olduğu, bu imalat yapılan bölüm dışında kalan hafriyatı dışarı almak için kullanılan rampa mahalli hariç kazı çalışmalarının tamamlanmış olduğu, kazı çalışmaları tamamlanan bu alanların bir kısmında grobetonun dökülmüş olduğu ve grobeton dökülü alanların demir işlenmesi platformu olarak kullanıldığı, hafriyatı kazı alanı dışına çıkarmak için kullanılan rampanın da kazısının devam etmekte olduğu, grobeton, izolasyon ve izolasyon koruma betonunun bitirildiği gözetildiğinde davacının iş yerinin tarafına geç teslim edildiği iddiasının kabulünün mümkün olmadığı, kesin hak ediş belgesindeki teslim tarihinin kabulü gerektiği bu kapsamda davacı tarafsa taraflar arasındaki sözleşmenin 11. Maddesi gereği ( “Alt yüklenici' den kaynaklanmayan bir sebeple iş başlamaz veya durdurulursa alt yüklenici, gecikmeye sebebiyet veren olayın ayrıntıları ve sonuçlarını delilleri ile birlikte yazılı olarak 2(iki) gün içinde yüklenici' ye bildirecektir. )davalıya yapılan bir ihtarın da bulunmadığı, sözleşmenin 19.maddesi ile gecikme cezasının ön görüldüğü, Sözleşmenin 26.3.1 maddesi uyarınca yüklenici tarafından verilen hizmet bedellerinin ( elektrik su iletişim ulaşım sarfiyatları emniyet tedbirleri temizlik vb. ) hakediş bedelinden kesileceğinin, sözleşmenin 14. Maddesi ile (“Alt yüklenici'nin hakedişinden çalıştıracağı kişi başına 300 TL ferdi kaza ve mali mesuliyet poliçesi kesintisi ve hakedişi oranında All Risk mali mesuliyet kesintisi yapılacaktır) All Risk mali mesuliyet sigorta kesintisi yapılacağının kararlaştırıldığı , bu kapsamda davalı tarafça düzenlenilen gecikme cezası,ferdi kaza ve All Risk sigorta kesintisi, elektrik ve su bedeli faturasının sözleşmeye uygun bulunduğu, davacının bakiye alacağının bulunmadığı, taraflarca dayanılan sözleşme, bilirkişi raporları, ek raporlar ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla davacının ispat edilemeyen davasının reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gecikmenin müvekkili şirketten değil, davalı şirketin hafriyat işlerini tamamlayamayıp sahayı zamanında teslim edememesinden ve işin yapımı sırasında davalı şirketin diğer kusurlarından kaynaklandığını, davalı şirket merkezinin hakedişte kesinti olmadığı halde revize ederek kendi kusurlarından kaynaklanan gecikmeleri müvekkili şirkete fatura ettiğini, davalı şirketin 15/12/2021 tarihinde işi tamamen durdurduğunu, fiyat farkı kararnamesi nedeniyle işi beklettiğini, müvekkili şirketin gecikme kesintilerinin yapıldığı hakediş raporunu kabul etmediğini, buna ilişkin e-mail yazışmasını da kabul ettiğine dair bir beyanın bulunmadığını, alacak likit ve muayyen olduğunu, yeminin delil olarak kullanılmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Davaya dayanak takip dosyasında cari hesap uyarınca kalan alacak 72.218,34 TL nin tahsili talep edilmiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarında, tarafların ticari defterleri incelenmiş ve davacının davalıya 02/02/2022 tarihli bir adet fatura düzenlediği, faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı ticari defterlerinde davacıya kalan borcunun 133.804,18 TL; davacı ticari defterlerinde ise davalıdan 75.796,97 TL alacaklı olduğu, davalı defter kayıtlarında iade faturasına konu ettiği kesintilerin yer aldığı, davalı tarafından yapılan bir kısım ödemelerin davalı defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle defterler arasında farkın oluştuğu belirtilmiştir. Davalı tarafından düzenlenen iade faturasının ise davacı tarafça iade edilmesine rağmen davacı defterlerinde davalının defterlerine nazaran daha az alacaklı olduğu gibi, davalının ticari defterlerinde sözleşme gereğince yapılması gereken kesintiler yapıldıktan sonra kalan borcun belirlendiği anlaşılmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince; alacaklı taraf, karşı tarafın defterlerinde bulunan ve kendi lehine olan kayıtlardan yararlanamayacağından, taraf defterlerinin uyum sağladığı miktar yönünden -taleple bağlılık ilkesi gereğince- takip miktarı olan 72.218,34 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bununla birlikte, dava konusu alacak davalı defterlerinde kayıtlı olduğundan likit olup İİK'nın 67/2 maddesi gereğince şartları oluştuğundan icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/11/2024 tarih ve 2022/495 E-2024/788 sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜNE, 4-Ankara 28. İcra Dairesinin 2022/6598 esas sayılı takip dosyasında davalı tarafın itirazının iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, 5-Alacak likit olduğundan İİK'nın 67/2 maddesi gereğince asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının (14.443,00 TL) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.933,25-TL harçtan, dava açılışında alınan 872,22-TL peşin harç olmak üzere toplam 4.061,03 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 872,22-TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 119,00 TL tebligat ücreti, 103,00 TL posta masrafı, 11.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.874,92 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-6100 sayılı HMK.nun 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf İncelemesi Yönünden: 11-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 12-Davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının ve 300,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 1.983,10 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücretine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK. 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/214, K. 2026/1053, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-214-e-2026-1053-k-721ab1049d42