İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/537 E. 2026/829 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/537
- Karar No
- 2026/829
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/537 KARAR NO : 2026/829
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2025 KARAR TARİHİ : 20/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, müvekkilinin ev hanımı olduğunu ve ticaretle uğraşmadığını, kendisinin bono düzenlemesini gerektirecek hiçbir hususun bulunmadığını, hiçbir şekilde ticari münasebetlerinin bulunmadığını, dosyadaki diğer borçlu ... ve meçhul kişiler tarafından kimlik bilgilerinin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi, imza taklidi ve icra tebligatları sebebiyle müvekkilinin mağduriyetler yaşadığını, takibe konu edilen bononun incelendiğini, düzenleme yerinin ... olarak yazıldığını, adresin ... yazıldığını, yetkili yerin ... Adliyesi olarak belirlendiğini, 28 Şubat 2025 olarak ödeme tarihinin yazıldığını, lehdar olarak ... isimli kişinin gösterildiğini, bono metninin bilgisayardan doldurulduğunu, müvekkiline atfen sahte bir imzanın atıldığının anlaşıldığını, senetteki adresin müvekkillerinin adresi olmadığını, senedin bütün itibariyle çelişkiler ile dolu olduğunu, yine lehdarın adresinin ... olmasına rağmen yetkili yerin İstanbul olarak yazılmış olmasının da bir çelişki teşkil ettiğini belirterek, müvekkillerinin ... 36. İcra Müdürlüğü'nün, ...Esas sayılı icra dosyası ve bu dosyada takibe dayanak yapılan 30.10.2024 tanzim tarihli, 28.02.2025 ödeme tarihli, 38.897,00 TL miktarlı, keşidecisi Teslime İrgin olan, lehdarı dava dışı ... olan bono sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri, harçlar ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...'in keşideci, dava dışı ...'nın lehtar olduğu, 30.10.2024 tanzim, 28.02.2025 vade tarihli, 38.897,00-TL bedelli dava ve icra takibi konusu kambiyo senedinin, davalı müvekkili tarafından lehtar ile aralarındaki sözleşme uyarınca belirlenen tutar ödenerek temlik alındığını, ilgili senedin vadesinde ödenmemesi sebebiyle davacı ... hakkında davalı müvekkili adına ... 36. İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, alacağını davalı müvekkiline temlik eden ... tarafından davacıya fatura kesildiğini ve davacının bu faturaya ilişkin herhangi bir itirazının olmadığını belirterek, davanın esastan ve tümden reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve lehlerine vekalet ücreti takdirine, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, HMK 329. madde gereğince kötüniyetli olarak huzurdaki davayı ikame eden davacının, davalı/alacaklı müvekkili tarafından kendilerine ödenmesi gereken vekalet ücretinin tamamını ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dava, ... 36. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve dayanağı 28/02/2025 vade tarihli 38.897,00 TL bedelli bono nedeni ile menfi tespit istemine ilişkindir. Taraf delilleri toplanmış, davacıya ait imza örneklerinin bulunduğu belge asılları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce grafoloji uzmanı bilirkişi ...'dan alınan 02/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Borçlusu "..." isimli şahıs ve alacaklısı "..." isimli şahıs olan,...ödeme tarihli ve 30/10/2024 tarihinde "... TL meblağlı olarak, A-4 ebadında çizgisiz dosya kağıdına bilgisayar yazıcısı vasıtası ile düzenlenmiş gözüken senet aslının, ön yüzünün alt tarafındaki "Borçlu" hanesinde "..." isimli şahıs adına atılı borçlu imzasının, ... isimli şahsın dava dosyası içerisinde mevcut bilhassa çek aslının düzenlenme tarihi olan 2024 yılı öncesi, sonrası ve yakın tarihli olan 2024 ile 2026 tarihleri arasında düzenlenmiş gözüken belge asıllarındaki mukayeseye esas imzalarına kıyasla aralarında farklılıkların bulunduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle, ... isimli şahsın eli mahsulü olmadığı yönünde kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; Dava; dava ve takip konusu 28/02/2025 vade tarihli 38.897,00 TL bedelli bonodaki borçlu ... adına atılı imzanın davacı ...''e ait olmadığından bahisle ... 36. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve dayanağı 28/02/2025 vade tarihli 38.897,00 TL bedelli bono nedeni ile menfi tespit istemine ilişkin bulunmaktadır Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir. Davada ispat külfeti öncelikle davalı alacaklıdadır. Davalı taraf, alacağının varlığını ve alacağın dayanağı bononun yetkili hamili olduğunu, bonodaki imzanın davacı borçluya ait olduğunu ispatlamak zorundadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 776-779. maddeleri arasında düzenlenen bonoya ilişkin 778. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, bononun bir başka anlatımla bono üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye bononun zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Bonoda hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. Bonoyu elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani bono üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu bono üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Bono üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda bonodaki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; Dava konusu 30.10.2024 tanzim tarihli 28/02/2025 vade tarihli 38.897,00 TL bedelli bononun borçlusunun ... olduğu, lehtarın ... olduğu, ...'nun cirosu ile dosyamız davalısı ... A.Ş'ye geçtiği anlaşılmıştır. Sahtelik iddiası mutlak def'i olup herkese karşı ileri sürülebilecektir. Davanın temeli sahtelik iddiasına dayandığından, dava konusu bonodaki borçlu ... adına atılı imzanın davacı ...'e ait olup olmadığının tespiti gerekmiş, bu kapsamda grafoloji uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından yasal mevzuata uygun olarak dava konusu bonodaki borçlu ... adına atılı imzanın davacı ...'e ait olup olmadığı noktasında dava konusu bonodaki imza ile davacının imzasının bulunduğu belge asıllarındaki tatbike medar imzaları ve mahkememizce alınan imza örnekleri üzerinde incelemeler yaparak rapor hazırlanmıştır. Bu nedenle rapor hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun bulunmuştur. Mahkememizce Grafoloji uzmanı Bilirkişi ...'dan alınan 02/06/2026 tarihli bilirkişi raporu ile, Dava ve takip konusu bonodaki borçlu ... adına atılı imzanın davacı ...'e ait olmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile dava ve takip konusu bonodaki davacı borçlu imzasının sahte olduğu anlaşıldığına göre, 6102 sayılı TTK’nın 684. ve 788. maddeleri uyarınca geçerli bir ciro bulunmadığından, bono üzerinde bulunan hakkın bonoda lehtar ciranta olarak görünen ...'na geçemediği, dolayısı ile dosyamız davalısı... A.Ş devrinin gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu kapsamda çeki elinde bulunduran davalı ... A.Ş'nin, davacı borçlu adına atılı imzanın sahteliği nedeni ile hak sahibi olduğunu ispat edemediği ve davacı borçluya başvuru hakkı bulunmadığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davacı tarafın davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış, bu kapsamda davanın kabulüne karar verilmiştir. Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Davacının davalıya dava konusu ... 36. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası ve dayanağı 28/02/2025 vade tarihli 38.897,00 TL bedelli bono nedeni ile BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Alınması gereken 2.725,92 TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama yoluyla yatırılan 682,27 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.043,65 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 682,27-TL TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı parası, 1.489,70 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 14.105,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 39.905,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar yönünden KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2026
Katip ¸
Hakim ¸