İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1760 E. 2026/794 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1760
- Karar No
- 2026/794
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1760 Esas KARAR NO : 2026/794
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) DAVA TARİHİ:25/09/2026 KARAR TARİHİ:13/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., birikimlerini güvence altına almak amacıyla İstanbul'da bulunan parasıyla altın satın almıştır. Satın alınan bu altınların evde muhafaza edilmesinin riskli olacağı düşüncesiyle, altınlar güvenli bir şekilde saklanması amacıyla ilgili borçlu ...'a (...) emanet edildiği, taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 561. ve devamı maddeleri kapsamında geçerli bir saklama (emanet) sözleşmesi kurulduğu, İlgili kuyumcu, teslim aldığı altınlar karşılığında öncelikle kendi el yazısıyla küçük bir kartvizit arkasına aldığı altın miktarlarını (250 Has, 22 ayar) not ettiği, daha sonra bu borç ilişkisini resmiyete dökmek amacıyla, bizzat borçlu ... tarafından tanzim edilen, müvekkili ... emrine yazılı, "250 gr. 24 ayar Has veya değerinde Euro" bedelli bir senet (bono) müvekkilinin huzurunda imzalanarak kendisine teslim edildiği, söz konusu senedin üzerinde borçluya ait kimlik kartı fotokopisi de yer almakta olup, borç ilişkisinin sıhhati noktasında hiçbir tereddüt bulunmadığı, senedin vadesi geldiğinde ilgili borçlu kuyumcu ödeme yapmamış, altınları iade etmediği ve müvekkilibi sürekli oyaladığı, bu süreçte, senedin aslı bir dönem müvekkilin Almanya'daki evinde bulunurken, müvekkilinin kardeşi ... tarafından izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde alınarak İstanbul'a getirildiği, mevcut durumda senedin aslı, İstanbul'daki ... ... Şubesi'nde bulunan ve tek yetkilisinin ... ... olduğu bir kiralık kasaya konulduğu, müvekkili tarafından senedin iadesi defalarca talep edilmesine rağmen, ... ... kasayı açmayı ve senedi teslim etmeyi reddettiği, bu nedenle; öncelikle, müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramasını engellemek amacıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, 250 gram saf altın bedelli senedin üçüncü şahıslara ödenmesinin men edilmesine ve muhatap borçluya ödeme yasağı getirilmesine (TTK m. 757/1), ceza dosyası kapsamı gözetilerek tedbirin teminatsız verilmesine, TTK m. 760 vd. uyarınca gerekli ilanların yapılarak senedin getirilmesinin istenmesine, İlan süresi sonunda senedin ibraz edilmemesi halinde, müvekkilinin iradesi dışında elinden çıkan senedin zayi nedeniyle iptaline, yargılama giderlerinin müvekkili üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, zayi sebebiyle bono iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dava, hukuki niteliği itibariyle TTK'nın 818/1.s maddesi atfıyla aynı Kanun'un 757 ve devamı hükümleri uyarınca, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. Kıymetli evrakın iptali, kıymetli evraka ilişkin "umumi hükümler" arasında TTK'nın 651 ve 652'de genel bir şekilde düzenlenmiş, ayrıca nama 'TTK m.657) ve hamiline senetlerin iptali hakkında (TTK m.757-765) getirilerek bu hükümlerin TTKm.778/1-ı yollamasıyla bonolar bakımından, 818/1-s yollamasıyla çekler bakımından da uygulanacağı öngörülmüştür. Zayi nedeniyle bono iptali davası açılabilmesi için öncelikle TTK'nın 780 ve 781. maddeleri uyarınca yasal unsurlara haiz bir çekin bulunması esastır. Bu unsurlara haiz olmayan bir belgenin kambiyo senedi vasfı taşımaması nedeniyle TTK hükümleri uyarınca zayi nedeniyle iptali istenilemez. TTK'nın 818. maddesinde poliçeye ilişkin hangi hükümlerin çek hakkında da uygulanacağına dair düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenlemede yapılan atıf uyarınca TTK'nın poliçenin iptaline dair 757 ilâ 763. maddeleriyle 764. maddesinin birinci fıkrası hükümlerinin bono iptalinde de uygulanması zorunludur. TTK'nın 757. maddesinde belirtildiği üzere poliçenin iptali ancak lehtar veya yetkili hamil tarafından talep edilebilecektir. 6102 sayılı TTK 776. maddesi bir bonoda olması gereken şekil unsurlarını saymış, buna göre bono veya emre yazılı senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, vadeyi, ödeme yerini, kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, düzenlenme tarihini ve yerini, düzenleyenin imzasını içeren senetler bono mahiyetinde kabul edilir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, bu unsurların yokluğu, esas itibariyle senedi geçersiz kılmaktadır. Herhangi bir eksikliğin yorum yoluyla tamamlanması mümkün değildir. Ayrıca unsurlardan birinin eksikliği dolayısıyla senedin bono olarak geçersiz olacağına işaret eden 777/1. maddesi, senedin tahvilen başka bir mesuliyet kaynağı olacağını belirtmemiştir. Duruma göre, böyle bir bononun mücerret bir borç vaadi sayılması mümkün değildir. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davacı tarafça dava dilekçesinde dava konusu senedin borçlu ... tarafından tanzim edildiği davacı ... emrine yazılı olduğu "250 gr. 24 ayar Has veya değerinde Euro" bedelli bir senet (bono) olduğu belirtilerek zayi nedeniyle bono iptali talep edilmiş, bu bilgiler dışında senede dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmamıştır. Bu itibarla, dava konusu bononun yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan zorunlu unsurlardan olan kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini (altının taşınır mal niteliğinde olduğu) vadeyi, ödeme yerini, düzenlenme tarihini ve yerini içermediği, dolayısı ile zorunlu unsurlarının bulunmadığı, bu nitelikteki evrakın kambiyo senedi vasfında olmadığı dikkate alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına 4-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 13/10/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır