İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/752 E. 2026/722 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/752
- Karar No
- 2026/722
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/752 Esas KARAR NO : 2026/722
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 02/10/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile asıl borçlu ... Şirketi ve müteselsil kefiller ... ile ... arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandırılan ticari ve artı para kredilerinin geri ödenmemesi üzerine borçluların hesaplarının kat edilerek 11.07.2025 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, borcun süresi içinde ödenmemesi üzerine alacağın muaccel hale geldiğini ve borçlular aleyhine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalı borçluların ödeme emrine, borca, faize ve tüm fer'ilerine haksız olarak itiraz ettiklerini, zorunlu arabuluculuk sürecinde ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... büro numaralı dosyasında taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, talep edilen temerrüt faizinin sözleşmenin 2.8.1. maddesine, yasal mevzuata ve tarafların iradesine uygun olduğunu, ayrıca sözleşmenin 6.2. maddesi uyarınca İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını ve TTK'nın 7. maddesindeki teselsül karinesi ile Yargıtay içtihatları gereğince tacirler arasındaki yetki sözleşmesinin gerçek kişi kefilleri de bağlayacağını, uyuşmazlıkta banka kayıtlarının HMK'nın 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu, borçluların itirazlarının haksız ve alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, banka defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile de bu durumun sabit olacağını beyanla davalıların icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış olup, HMK'nın 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır. Davalılar vekili, icra dosyasına sunduğu 24/08/2025 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek borca, takip dayanağı belgelere, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmiş, alacağın zamanaşımına uğradığını iddia etmiştir. DELİLLER Arabuluculuk dosyasının ve ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası UYAP'tan eklenmiştir. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı banka tarafından borçlular aleyhine TL Ana Para (Temerrüt Faiz Oranı %60.6dır.) (İstenen:%60.6 Yıllık Diğer) 320.878,15 TL Ana Para (Temerrüt Faiz Oranı %95.76dır.) (İstenen:%95.76 Yıllık Diğer) 1.409.482,14TL Ana Para (Temerrüt Faiz Oranı %106.0dır.) (İstenen:%106 Yıllık Diğer) 104.873,49 TL Akdi Faiz % 57.0 (...) 11.294,37TL İşlemiş % 60.6 Faiz (04/08/2025-18/08/2025) 5.808,39 TL BSMV %5 Toplamı 67.518,65 TL Akdi Faiz % 47.88 (06/05/2025-04/08/2025) 11.364,49 TL İşlemiş % 95.76 Faiz (04/08/2025-18/08/2025) 5.261,36 TL İhtarname Masrafı 3.944,15 TL BSMV %5 Toplamı 316.773,59 TL Akdi Faiz % 53.0 (06/05/2025-04/08/2025) 55.911,50 TL İşlemiş % 106.0 Faiz (04/08/2025-18/08/2025) 18.634,25 TL BSMV %5 Toplamı 2.836.827,79 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibine başlandığı, borçlular vekili tarafından 24/08/2025 tarihli dilekçe ile borcun tamamına, faize, her türlü fer’ilerine itiraz edildiği ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce alınan 09/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, ulaşılan değerlerin ve tüm delillerin takdiri tamamen sayın Mahkemeye ait olmak üzere aşağıda sonuçları itibariyle tetkike arz edilmiştir. 1-Davacı banka ile DAVALI kredi lehtarı (asıl borçlu) ...TİC.A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandı kredilerin hesap ekstreleri ile tüm kayıtları dosya içeriğinde mevcut olduğundan, davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, 2-Kefalet Limiti ve Davalı Kefilin/lerin Sorumluluğu: Davalı kefilin/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitlerinin 22.500.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 2.631.233,81 TL’nın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefil/lerin hem kendi ve hem de davalı kredi lehtarı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı, kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin düşünülebilineceği 3-DAVACI BANKANIN TAKİP TARİHİ İTİBARIYLE ALACAKLARI 4-Sayın mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 50.864,75 TL’nın (2.836.827,79 – 2.785.963,04 =) reddi durumunda, takip tarihi itibariyle yukarıda tabloda belirtildiği üzere (C) sütununda belirtilen asıl alacak kalemleri üzerinden (D) sütununda belirtilen temerrüt faiz oranları ve bunun üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla istenilebileceği," şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Taraf vekilleri rapora karşı beyan ve itirazlarını sunmuş; 08/10/2026 tarihli duruşmada raporun Mahkememiz ve istinaf denetimine elverişli olduğu ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği gerekçesiyle taraf vekillerinin rapora itirazlarının reddine karar verilmiş, tahkikatın tamamlanmasının ardından sözlü yargılama aşamasına geçilerek yargılama bitirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmelerine dayalı kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir. Davalılar, icra takibine yaptıkları itirazda borçlarının bulunmadığını ve iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş, davaya cevap vermemiş, kefalet sözleşmelerindeki imza ve el yazılarını inkâr etmemiş, borcun ödendiğine veya sona erdiğine dair herhangi bir belge ya da ticari kayıt sunmamışlardır. Davalılar vekilinin zamanaşımı itirazları ise TBK 146 ve 149 maddeleri gereğince alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 10 yıllık süre dolmadığından yerinde görülmemiştir. Taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin 6.1. maddesinde, müşteri ve kefillerin banka ile aralarında çıkacak her türlü uyuşmazlıkta bankanın defter ve kayıtlarının HMK'nın 193. maddesi uyarınca kesin delil olacağını kabul ettikleri görülmüştür. Bu delil sözleşmesi karşısında, bilirkişi incelemesi ile usulüne uygun tutulduğu ve davacı lehine delil niteliğine haiz olduğu tespit edilen banka defter ve kayıtlarına itibar edilmiş; davalılar HMK'nın 193/2. maddesi uyarınca bu kayıtların ispat gücünü çürütecek nitelikte kesin delil sunmadıklarından alacağın varlığı ve miktarının banka kayıtları esas alınarak belirlenmesi gerekmiştir. Sözleşme ve kefaletin geçerliliği yönünden; davacı banka ile davalı kredi borçlusu ...Şirketi arasında 23/12/2020 tarihli 2.500.000,00 TL ve 11/09/2023 tarihli 20.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmelerinin akdedildiği, davalı ... ve ...'nın her iki sözleşmeyi de müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kefalet türü, azami kefalet miktarı ve kefalet tarihinin kefillerin kendi el yazısıyla yazıldığı, böylece TBK'nın 583. maddesinde öngörülen yazılı şekil ve el yazısı koşullarının gerçekleştiği anlaşılmıştır. TBK'nın 584. maddesinin... tarih ve .. sayılı Kanun'un 77. maddesi ile eklenen son fıkrası uyarınca ticaret şirketinin ortak veya yöneticisi tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızası aranmamakta olup, ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanına göre davalı kefillerin dava dışı asıl borçlu şirketin ortakları ve yetkili temsilcileri oldukları anlaşıldığından, eş rızası bulunmamasının kefaletin geçerliliğini etkilemediği değerlendirilmiştir. Kefalet sözleşmelerinin kuruluşundan itibaren TBK'nın 598. maddesinde öngörülen 10 yıllık süre de henüz dolmamıştır. TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca müteselsil kefalette alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir; ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Somut olayda hesap kat ihtarnamesinin davalı asıl borçlu şirkete 16/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği ve verilen sürede ödeme yapılmayarak ihtarın sonuçsuz kaldığı, dosya kapsamına göre alacağın teminatı olarak tesis edilmiş herhangi bir rehin veya ipotek de bulunmadığı anlaşıldığından, davacı bankanın doğrudan müteselsil kefiller aleyhine takip yapma koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir. Hesabın kat edilmesi, muacceliyet ve temerrüt yönünden; Genel Kredi Sözleşmesinin 4.1. maddesi uyarınca vadesinde ödenmeyen borçlar nedeniyle bankanın hesabı kat ederek alacağını muaccel kılma yetkisi bulunduğu, bilirkişi incelemesine göre davalı asıl borçlu şirketin taksitli kredilerin vadesi gelen taksitlerini; KMH kredilerinin aylık tahakkuk eden faizlerini ve BCH kredilerinin üçer aylık devre faizlerini ödememesi nedeniyle alacağın muaccel hale geldiği, kredi hesabının ... 3. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 09/07/2025 tarihi itibariyle kat edilerek 2.631.231,81 TL nakdi alacağın ödenmesinin istendiği anlaşılmıştır. İhtarname davayı asıl borçlu şirkete 16/07/2025 tarihinde adreste daimi çalışanına, davalı kefillere ise aynı tarihte tebliğ edilmiştir. İhtarnamede verilen 7 günlük sürenin bitiminde asıl borçlu ile davalı kefillerin 24/07/2025 tarihi itibariyle temerrüde düştükleri sonucuna varılmıştır. Kefillerin sorumluluğunun kapsamı yönünden; TBK'nın 589. maddesi hükmü uyarınca müteselsil kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçlarından sorumludur. Kefilin kefalet limiti üzerindeki sorumluluğu ise ancak kendi temerrüdünden doğar. Somut olayda davalı kefillerin kefalet limiti toplamı 22.500.000,00 TL olup, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl borç toplamı 2.852.819,29 TL'dir. Asıl borç, kefalet limitinin altındadır. Temerrüt tarihinden sonra işleyen faiz ise davalı kefillerin 24/07/2025 tarihinde gerçekleşen kendi temerrütlerinin sonucu olduğundan, davalıların kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın takibe konu alacağın tamamından müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmiştir. Temerrüt faizi oranı yönünden; taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizini düzenleyen 2.7.1. maddesinde,“....Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren borcun tamamen tasfiye edildiği tarihe kadar; bankanın müşteriye kullandırdığı nakdi kredi türlerine kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasındaki süre için bankaca uygulanan (TL krediler için TL kredilere uygulanan, yabancı para kredileri için ise o döviz cinsinden kredilere uygulanan) en yüksek kredi faiz oranının 2 katı tutarında temerrüt faizi oranı uygulamasını kabul ettiği düzenlenmiştir. Davacı banka, takip talebinde taksitli kredi için %95,76, ticari artı para için %60,60 ve rotatif kredi için %106 oranında temerrüt faizi talep etmiştir. Ticari nitelikli krediler yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/05/2019 tarih,... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18/06/2019 tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, temerrüt faizi oranının belirlenmesinde bankanın temerrüt tarihinde emsal nitelikteki kredilere fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranının tespit edilerek sözleşmedeki artırım oranının bu orana uygulanması gerekmektedir. Bilirkişi incelemesinde davacı bankanın emsal nitelikteki kredilere fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranının %78,04 olduğu ve sözleşme uyarınca iki katı uygulandığında temerrüt faizi oranının %156,08 olarak hesaplandığı tespit edilmiştir. Ulaşılan oran davacının takip talebinde istediği oranının altında kalmadığından, HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen ve kamu düzenine ilişkin bulunan taleple bağlılık ilkesi gereğince ticari nitelikli krediler yönünden davacının talep ettiği ve davalılar lehine olan yıllık %95,76 ve %106 oranındaki temerrüt faizlerine itibar edilmiştir. Ticari işlerde TBK'nın 88. ve 120. maddelerindeki sınırlamaların uygulanmayacağı, TTK'nın 8. maddesi uyarınca ticari kredilerde faiz oranlarının serbestçe belirlenebileceği de gözetilmiştir (Yargıtay 19. HD. 05/06/2013 T.... E. ... K.). Ticari artı para (KMH) kredisi yönünden ise, uygulanabilecek azami akdi ve gecikme faizi oranlarının TCMB tarafından belirlendiği, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesi ve ilgili TCMB tebliğleri uyarınca tespit edilen %60,60 oranındaki temerrüt faizine itibar edilmiştir. Davacı tarafça ... 3. Noterliğinin ... tarih, ... Yevmiye Nolu kat ihtarnamesinde 2.631.233,81 TL nakdi alacak yönünden hesabın 09/07/2025 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının davalılara tebliğ edildiği, davalıların 24/07/2025 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Bu veriler dikkate alınmak suretiyle belirlenen nakdi alacak yönünden, mahkememizce de denetlenip teknik olarak yeterli bulunan ve itibar olunan bilirkişi raporunda hesaplanan miktara itibarla, ihtarnamenin arka yüzünde yapılan masraflara ilişkin bilgi bulunduğundan masraf da eklenmek suretiyle; davanın kısmen kabulüne, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile; Ticari Artı Para Kredisi yönünden; 505.083,26 TL asıl alacak, 95.120,63 TL işlemiş faiz, 11.294,37 TL işlemiş temerrüt faizi, 5.804,25 TL BSMV, Taksitli Kredi yönünden: 320.878,15 TL asıl alacak, 56.483,32 TL işlemiş faiz, 11.364,49 TL işlemiş temerrüt faizi, 3.876,47 TL BSMV, Rotatif Kredi yönünden; 1.409.482,14 TL asıl alacak, 292.030,21 TL işlemiş faiz, 55.911,50 TL işlemiş temerrüt faizi, 18.634,25 TL BSMV, 5.261,36 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 2.791.224,40 TL alacak üzerinden takibin tahsilde tekerrür olmamak üzere takipteki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Dava, İİK. nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile; Ticari Artı Para Kredisi yönünden; 505.083,26 TL asıl alacak, 95.120,63 TL işlemiş faiz, 11.294,37 TL işlemiş temerrüt faizi, 5.804,25 TL BSMV, Taksitli Kredi yönünden: 320.878,15 TL asıl alacak, 56.483,32 TL işlemiş faiz, 11.364,49 TL işlemiş temerrüt faizi, 3.876,47 TL BSMV, Rotatif Kredi yönünden; 1.409.482,14 TL asıl alacak, 292.030,21 TL işlemiş faiz, 55.911,50 TL işlemiş temerrüt faizi, 18.634,25 TL BSMV, 5.261,36 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 2.791.224,40 TL alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren Ticari Artı para Kredisi yönünden yıllık %60,60, Taksitli Kredi yönünden yıllık %95,76, Rotatif Kredi yönünden yıllık %106 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5’i oranında BSMV uygulanmasına, 3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 558.244,88 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 190.668,54 TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 34.261,78 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 156.406,76 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 404.859,17 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsiline alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 34.964,68 TL (615,40TL başvurma harç, 34.261,78 TL peşin harcın, 87,50 VSH) harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 15.350,00 TL (15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 350,00 TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 15.103,24 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine, 9-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 10-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL ücretin davadaki kabul ve red oranına göre 4.624,44 TL'nin davalılardan, 75.56 TL'sının davacıdan alınarak, hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin, davalılar vekilinin (e duruşma) yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2026
Başkan E-imza Üye E-imza Üye E-imza Katip E-imza