İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/474 E. 2026/798 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/474
Karar No
2026/798
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/474 KARAR NO : 2026/798

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 07/07/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...Bankası A.Ş ile davalı ... Şti.Ltd. Şti. arasında Bankacılık Sözleşmeleri akdedildiğini, işbu sözleşmeyi ... borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, işbu sözleşme kapsamında borçlu davalı şirkete bankacılık ürünleri tahsis edildiğini, bu kapsamda ...Ltd. Şti.'ye tahsis edilen bankacılık ürünlerinden kaynaklı müvekkili banka alacağının ödenmemesi üzerine müvekkili bankaca borçlu ... Ltd. Şti. ile müteselsil kefil ...'a hitaben ihtarname keşide edildiğini fakat işbu ihtarname davalıya usule uygun şekilde tebliğ edildiği halde davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili bankaca borçlu ...Şti. ile müteselsil kefil ... aleyhine ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalılar tarafından mezkûr takibe istinaden herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, ödeme emrine karşı haksız ve kötü niyetli şekilde borcun tamamına, faize, faiz oranına ve diğer tüm ferilerine itiraz edildiğini ve mezkûr takip icra müdürlüğünce durdurulduğunu belirek, davanın kabulüne, davalıların ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takibine yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, takibe konu alacak likit olduğundan alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır. G E R E K Ç E / Dava; davacı banka tarafından taraflar arasında imzalanan Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi kapsamında davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi kartından doğan alacağın tahsili amacıyla, davalılara karşı ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraf delilleri sunulmuş, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu krediye ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu ... Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklı banka tarafından, taraflar arasında imzalanan Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi kapsamında davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi kartından doğan alacağın tahsili amacıyla, davalı borçlulara karşı 40.745,49 TL asıl alacak, 8.640,12 TL işlemiş faiz ve 16,26 TL BSMV olmak üzere toplam 49.401,87 TL alacak üzerinden 09/01/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 15/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların 21/01/2025 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce bankacı bilirkişi ...'dan alınan 06/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Şti. arasında 08.11.2023 tarihinde Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi imzalandığını, davalı kefilin de işbu sözleşmeyi 50.000,00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil olarak imzaladığını, davacı banka tarafından davalılara 16.09.2024 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, davalılara gönderilen ihtarnamenin tebliğ şerhinin sunulmadığını, dolayısıyla davalıların temerrütlerinin takiple başlayacağının Mahkemenizin takdirlerinde mütalaa olunmakta olduğunu, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.03.2006 tarihinden sonra temerrüdün oluşması ve işbu takibin açılmış olması nedeniyle, anılan yasa kapsamında 5464 sayılı Yasanın 26. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Merkez Bankası'nın azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkili olduğunu ve belirlediği bu oranları 3 ayda bir açıklamakta olduğunu, dolayısıyla bu yasanın yürürlüğe girdiği 01.03.2006 tarihinden itibaren kredi kartı akdi ve temerrüt faiz oranlarının TCMB tarafından belirlenmekte olduğunu, davacı bankanın davalı asıl borçludan 16.09.2024 hesap kat tarihi itibarıyla kredi kartından dolayı işlemiş faizler de dahil olmak üzere 40.858,29 TL alacaklı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, ön bilgilendirmeden sonra 6455 sayılı Kanun’un 77. maddesi ile TBK’nun 584’üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre; ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızasının aranmamakta olduğunu, davalı kefilin şirket yetkilisi olduğu sözleşmeyi 50.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğunun sabit olduğunu, ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususunun hukuki konu olarak Mahkemenin takdirlerinde olduğunu, nihai takdirin Mahkemeye ait olduğunu, SONUÇ: Davacı banka ile davalı asıl borçlu...Şti. arasında 08.11.2023 tarihinde Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi imzalandığı, davalı kefilin de işbu sözleşmeyi 50.000,00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğu, davacı bankanın takip tarihi itibarıyla 48.185,10 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, 40.745,49 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %60,60 oranında temerrüt faizi ve BSMV'nin davalıdan istenebileceğini, davalılara gönderilen ihtarnamenin tebliğ şerhi sunulmadığından temerrüdün takiple başlayacağı ve eş rızası ile hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususları dahil olmak üzere tüm hesaplama ve iddialara ilişkin nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu yönündeki tespit ve kanaatleri bildirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; Dava konusu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, davacı alacaklı banka tarafından, taraflar arasında imzalanan Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi kapsamında davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi kartından doğan alacağın tahsili amacıyla, davalı borçlulara karşı 40.745,49 TL asıl alacak, 8.640,12 TL işlemiş faiz ve 16,26 TL BSMV olmak üzere toplam 49.401,87 TL alacak üzerinden 09/01/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 15/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların 21/01/2025 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, dava konusu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı taraflara yapılan itirazların haksız olduğu ileri sürülerek, dava konusu icra takibine davalıların vaki itirazların iptali ile takibin devamı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davalı taraflarca, davaya cevap verilmemiş, icra takibine itirazlarında da, sebep belirtilmeksizin borçlarının olmadığı savunularak icra takibindeki borca ve ferilerine itiraz edilmiştir. İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İcra dosyası içeriğinde itiraz tarihi, arabuluculukta geçen süre ve dava tarihi dikkate alındığında davanın 1 yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, uyuşmazlık teknik çözüm gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin irdelendiği, temerrüt tarihi, akdi ve temerrüt faiz oranlarının, icra takip tarihi itibarı ile talep edilebilecek alacak miktarlarının ayrıntılı ve denetime elverişli bir şekilde tespit edildiği anlaşılmakla hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere bilirkişi raporunun dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamında toplanan delillere göre; Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında 08.11.2023 tarihinde Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi imzalandığı, davalı borçlu kefil ...'ın de işbu sözleşmeyi 50.000,00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil olarak imzaladığı, işbu sözleşme kapsamında davalı asıl borçlu şirkete kredi kartı tahsis edilip kullandırıldığı; Davalı borçlu kefilin sözleşmedeki imzasına bir itirazının olmadığı, asıl borçlu şirketin kurucusu, ortağı ve yetkilisi olduğu, “6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre , “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamakta olduğu, davalının 50.000,00 TL limitli sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğu, davalı borçlunun kefaletinin TBK'nın 583. Maddesindeki yasal şartları taşıdığı ve geçerli olduğu; Davalılar tarafından kredi kartı borçlarının ödenmemesi üzerine, davacı banka tarafından davalılara 16.09.2024 tarihli kat ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarnamenin davalı borçlulara tebliğine ilişkin belge sunulmadığı, bu sebeple davalı borçluların takip tarihi olan 09.01.2025 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği; Kredi Kartı ve KMH hesabından kaynaklanan borçlar için faiz oranlarını belirlemek için TCMB tebliğlerinin esas alınacağı, TCMB tebliğine göre dava konusu kredi kartı borcu için yıllık %57,00 oranında akdi faiz ve yıllık %60,60 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği; Dava konusu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyası kapsamında, takip tarihi itibarı ile, davacı bankanın davalı borçlulardan, 40.745,49 TL asıl alacak, 7.439,61 TL işlemiş faiz, 16,26 TL BSMV olmak üzere toplam 48.185,10 TL alacak ve 40.745,49 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %60,60 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizine %5 oranında BSMV talep edebileceği, davacı bankanın fazlaya dair isteminin yerinde olmadığı; Davalı taraflarca, davacı bankaya borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, sözleşmedeki imzalarına itiraz edilmediği, dosya kapsamında bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile davalıların yukarıda belirtilen miktarlar kadar davacı bankaya borçlu olduğu, davalı borçlular tarafından, bilirkişi raporuna göre yukarıda tespit edilen borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamış olduğu, tespit edilen miktarlar yönüyle itirazlarında haksız bulundukları anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı banka tarafından taraflar arasındaki kredi sözleşmelerine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalılara noter aracılığıyla kat ihtarnamesi de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlular alacağın miktarını bilmektedir, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedir. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen nakdi alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Dava konusu icra takip dosyasının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası olduğu, kısa kararda sehven maddi hata yapılarak ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı yazıldığı anlaşılmakla, bu maddi hata gerekçeli kararda düzeltilmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalı borçluların, dava konusu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazlarının, 40.745,49 TL asıl alacak, 7.439,61 TL işlemiş faiz, 16,26 TL BSMV olmak üzere toplam 48.185,10 TL alacak yönünden İPTALİNE, Takibin toplam 48.185,10 TL alacak miktarı üzerinden ve 40.745,49 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %60,60 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizine %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle DEVAMINA, Fazlaya dair istemin REDDİNE, 2-Hükmolunan 48.185,10 TL alacak üzerinden %20 oranında hesap ve takdir edilen 9.637,02 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 3.291,52-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 843,67-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.447,85-TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşinen karşılanan 843,67-TL harç parasının davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı parası, 2.368,50 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.983,90 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 12.664,11-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalılar tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.400,00-TL arabuluculuk giderinin, 4.291,63 TL'sinin davalılardan, 108,37 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/474, K. 2026/798, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-474-e-2026-798-k-b02f83de275f