İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/79 E. 2026/913 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/79
Karar No
2026/913
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/79 Esas KARAR NO : 2026/913

DAVA : İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/02/2024 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davalı şirket aleyhine, 2 adet fatura için toplamda 1.746.151,99 TL 'lik asıl alacak ve takip öncesi işlemiş olan 52.998,03 TL faiz için ... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin, başlatılan icra takibine kötüniyetli ve haksız şekilde itiraz ettiğini, 2023/.. sayılı arabuluculuk dosyası ile arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşmelerin anlaşamama olarak sonuçlandığını, davalı şirketin, dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları dekonttan görüleceği üzere; eldeki davaya konu icra takibinden sonra 22.12.2023 tarihinde "payment for the rental of construction equipment, contract ... ... DD 10/13/2023 " açıklaması ile davacı şirketin hesabına 46.284,92 tl tutarında kısmi ödeme niteliğinde havale yaptığını, yine sunmuş oldukları ve eldeki davanın tarafları arasında imzalanmış bulunan 01.01.2023 tarihli ve " İş Makinesini Ekiple Birlikte Kiralama Sözleşmesi " başlıklı sözleşmenin ilk sayfasının başlık kısmında da yukarıda yazılı havale açıklamasında " ..." ibaresi yer aldığını, davalı şirketin, davacı müvekkili ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden yine aynı ibareyi içeren havale açıklamasıyla toplamda 14,711,686.96 TL ödeme yaptığını, buna göre taraflar arasında ekte sundukları sözleşmeyle bir ticari ilişkinin mevcut olduğu karinesi somut olayda mevcut olduğunu, davalı borçlu şirketin, davaya konu 2 adet faturanın sonraki tarihli olanını takip tarihinden sonra dava tarihinden önce haricen ödemesine rağmen, yüksek tutarlı ve önceki tarihli fatura nedeniyle doğan bakiye borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı şirketin takibe konu tüm faturaları ve faturalara konu hizmetlerin tamamının ifa edildiği hususunu kabul ettiğinin açık olduğunu, davalı borçlu şirket ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen sözleşmeye dayanarak borcunu ifa eden davacı alacaklı şirketin, takip tarihi itibariyle takibe dayanak faturalara ilişkin ödeme almadığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde bu faturaların her iki tarafın ticari defterinde de kayıtlı olduğunun görüleceğini, icra takibinin başlatılıp davalı borçlunun borca itirazından sonra arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ve arabuluculuk sürecinde iken kısmi ödeme yapıldığını, TTK. Md. 1530 'da "sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer." hükmü doğrultusunda davalı şirketin temerrüte düştüğü tarihin ilgili madde ve dava konusu sözleşme gözetilerek her fatura açısından ayrı ayrı belirlenmesini ve takip taleplerinde olduğu gibi adi kanuni faiz işletilmesini, takip tarihinden sonra yapılmış olan kısmi ödemenin tarihi de dikkate alınarak TBK. md. 100 hükmü gözetilip alacaklının hesabına haricen yapılan kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masraflarından düşürülmesini ve tespit edilen alacak miktarı üzerinden itirazın iptaline davacı şirketin, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığından bahisle davalı şirketin haksız itirazının fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik kısmi alacak olarak 200.000 TL üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı şirketin takibe haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle asıl alacağın %20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Huzurdaki davada Sayın Mahkemenin yetkisi ve görevi bulunmadığını, yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğunu, taraflarca ikame edilen ve huzurdaki itirazın iptali davasına ve ihtiyati tedbir talebine dayanak gösterilen ...-... no'lu sözleşmenin 17.6. maddesine göre taraflarca uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dayanağı olan sözleşmenin bir taşınır kira sözleşmesi olduğunu, davacı tarafından dava ikame edilirken “İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan” seçeneğinin seçildiğini, icra takibinde gösterilmeyen ancak sonrasında huzurdaki dosyaya sunulan faturaların içeriği olarak da “araç kiralama bedeli” belirtildiğini, bu durumda İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olması nedeniyle huzurdaki dosya kapsamında yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın haksız olarak ikame edilmiş olup davacı tarafından borca dayanak gösterilen faturaların ödendiğini, davacı tarafından başlatılan icra takibine ilişkin huzurdaki dosya kapsamında sunulan faturaların ödemelerinin yapıldığını, davacı tarafın belirttiği üzere icra takibinden sonra ... numaralı fatura için 22.12.2023 tarihinde ödeme yapıldığını, davacı tarafından geriye kalan ve ... no'lu faturada 1.699.867,07TL TL'nin ödenmediği iddiasıyla haksız olarak icra takibi başlatılarak ihtiyati haciz talep ettiğini ve huzurdaki davayı ikame ettiğini, ancak söz konusu faturanın müvekkili şirket tarafından, davacı tarafça icra takibi ikame edilmeden önce ödendiğini, söz konusu faturanın 02.08.2023 tarihli olup müvekkili şirket tarafından 22.08.2023 tarihinde ödendiğini, buna rağmen söz konusu faturaya istinaden davacı tarafça 05.12.2023 tarihinde icra takibi ikame edildiğini, dolayısıyla huzurdaki dosya ve davacı tarafça ikame edilen ... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra takibi dosyası kapsamında Müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını açıklayarak herhalde haksız davanın reddine, yetki ve görev itirazlarının kabulüne, mahkeme aksi kanaate ise davanın temerrüt faizi ve icra inkar tazminatı talepleri açısından reddine, dava konusu tutarın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/07/2024 tarih ve ... Karar sayılı yetkisizlik kararı nedeniyle dosya mahkememize 31/01/2025 tarihinde intikal etmiş olup, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Bilirkişinin 08/11/2025 tarihli raporunda özetle; Tarafların 01.01.2023-31.12.2024 tarihleri arasındaki ticari defter ve belgelerini incelediğimizde; Davacının 2023 ve Davalının 2023,2024 yılları ticari defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, ibraz edilen yasal defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, Davacı ve Davalı lehine delil niteliklerinin bulunduğu, Davacı ve Davalı arasında 2022 yılı devreden bakiyeli ve 01.01.2023 tarihli " İş Makinesini Ekiple Birlikte Kiralama Sözleşmesi"ne istinaden bir cari hesap ilişkisi olduğu, Davacının ticari defter kayıtlarında Davalıdan 2022 yılından devreden 2.250.704,26 TL alacak bakiyesi olduğu, Davalının defter kayıtlarında işbu devren alacak bakiyesinin 2.357.617,72 TL olup, Davalının kayıtlarında Davacının alacak bakiyesinin 106.913,46 TL daha fazla olduğu, tarafların kayıtlarının uyumlu olmadığı, Davacının Davalıya 2023 yılında toplamda 25.592.091,39 TL tutarlı, “Araç Kiralama Bedeli” açıklamalı 10 adet fatura düzenlemiş ve işbu faturaları ticari defterlerinde Davalı cari hesabına borç kaydetmiş olduğu , Davalının işbu faturaları kabul ederek ticari defterlerinde Davacı cari hesabına alacak kaydetmiş olup, işbu faturalardan 17.06.2023 tarihli, ... nolu, 2.727.619,60 TL tutarlı faturayı 26.989,20 TL eksik tutarlı kaydetmiş olduğu, tarafların kayıtlarının uyumlu olmadığı, Davalının Davacıya 2023 yılında toplamda 99.787,44 TL tutarlı, 2 adet fatura düzenlemiş olduğu ve Davacının işbu faturaları kabul ederek ticari defterlerinde Davalı cari hesabına alacak kaydetmiş olduğu, Davalının da işbu ödemeleri Davacı cari hesabına borç kaydetmiş olduğu, tarafların kayıtlarının birbirini doğruladığı, Davacının işbu cari hesaba ilişkin olarak Davalıdan 2023 yılında banka yolu ile toplamda 24.131.403,18 TL ödemeler almış olduğu ve bu ödemeleri de Davalı cari hesabına alacak kaydetmiş olduğu, tarafların kayıtlarının birbirini doğruladığı, Bu ödemelere ek olarak, Davalının Davacıya 03.11.2023 tarihinde ... İcra Dairesi 2023/... E sayılı icra dosyasına istinaden Davacı vekili ...’ya banka yolu ile toplamda 2.632.321,66 TL ödeme yapmış olduğu, bu ödemenin 1.350.000,00TL kısmını Davalı cari hesabına alacak kaydetmiş olduğu, Davalının ise işbu ödemenin 1.037.299,37 TL kısmını Davacı cari hesabına borç kaydetmiş olduğu, Davalının kayıtlarında Davacının alacak bakiyesinin 312.700,63 TL daha az olduğu, tarafların kayıtlarının uyumlu olmadığı, Davalının 2023 yılında 2022 yılına ait düzeltme kayıtları atarak, Davacı cari hesabına toplamda 2.386.874,80 TL borç kaydetmiş olduğu, Davacının kayıtlarında bu düzeltme kayıtlarının yer almadığı, tarafların kayıtlarının uyumlu olmadığı, Davacının ticari defterlerinde Davalıdan asıl alacak olarak 2.261.605,03-TL alacaklı olduğu, Davalının ticari defterlerinde Davacının asıl alacak olarak 267.355,12-TL alacaklı olduğu, Tarafların ticari defter kayıtlarının uyumlu olmadığı, arasında 1.994.249,91 TL alacak bakiyesi farkı bulunduğu, bu farkın sebeblerinin de; 2022 devir bakiyesi farkı 106.913,46 TL(Alacak) Davalının 17.06.2023 tarihli eksik tutarlı kaydetmiş olduğu fatura farkı 26.989,20 TL (Borç) , Davalının 2022 yılı için yapmış olduğu düzeltme farkı 2.386.874,80 TL (Borç), Davacı vekili ... ödemesinin kayıtlara yansıtılması farkı 312.700,63 TL (Alacak) tutarları olduğu tespit edilmiştir.

Bilirkişinin 19/02/2026 tarihli ek raporunda özetle; İbraz edilen yasal defterlerin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.222/1-4 hükümleri ile Türk Ticaret Kanunu m.64/3 hükmü kapsamında açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırılmış olduğu, bu yönüyle şekli şartları taşıdığı, Ancak taraflara ait ticari defter kayıtlarının karşılaştırmalı incelenmesinde kayıtların birbirini doğrulamadığı, Davalı defterlerinde muhasebe uygulamalarına ve genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygun hesap düzeltme kayıtlarının yapılmadığı, Taraf defterlerinde hesap hatalarının bulunduğu, Dönem sonu hesap mutabakatlarının ibraz edilmediği, Devir bakiyelerinin karşılıklı teyit edilememesi nedeniyle sağlıklı ve kesin bir şekilde tespitinin mümkün olmadığı, tespit edilmiştir. Bu itibarla; ticari defterlerin şekli anlamda kanuni şartları taşıdığı anlaşılmakla birlikte, içerik yönünden mevcut çelişkiler, hesap hataları ve mutabakat eksiklikleri nedeniyle defter kayıtlarının taraflar lehine kesin delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususunun, HMK m.222 kapsamında Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı ve Davalı arasında 2022 yılı devreden bakiyeli ve 01.01.2023 tarihli " İş Makinesini Ekiple Birlikte Kiralama Sözleşmesi"ne istinaden bir cari hesap ilişkisi olduğu, işbu sözleşme sadece cari hesap ilişkisi açısından dikkate alınmış olup, uzmanlık alanım Hukuk olmadığından hukuki itiraza konu şartlar açısından incelenmemiştir, Hukuki itirazlar için Uzman bir hukukçu bilirkişinin atanması Sayın mahkemenin takdirindedir. Davacının Davalıya 2023 yılında toplamda 25.592.091,39 TL tutarlı, “Araç Kiralama Bedeli” açıklamalı 10 adet fatura düzenlemiş ve işbu faturaları ticari defterlerinde Davalı cari hesabına borç kaydetmiş olduğu , Davalının işbu faturaları kabul ederek ticari defterlerinde Davacı cari hesabına alacak kaydetmiş olup, işbu faturalardan 17.06.2023 tarihli, ... nolu, 2.727.619,60 TL tutarlı faturayı 26.989,20 TL eksik tutarlı kaydetmiş olduğu, tarafların kayıtlarının uyumlu olmadığı, Davacının Davalıya 2023 yılında düzenlemiş olduğu toplamda 25.592.091,39 TL tutarlı, “Araç Kiralama Bedeli” açıklamalı 10 adet faturadan, toplam tutarı 20.511.141,88 TL olan 7 adet faturaya istinaden, Davacının bu alacağın işlemiş faizi hariç 19.017.089,84 TL’si için 21.06.2023 tarihinde T.C. ... İcra Dairesi 2023/... E sayılı icra takibini yapmış olduğu, fatura toplamı ve takip tutarı arasındaki farkın 944.501,36 TL olup, bu farkın icra takibi konusu yapılmamış olduğu, İşbu faturalardan toplam tutarı 1.748.888,33 TL olan 2 adet faturadan 1.702.603,41 TL tutarlı fatura alacağının 1.699.867,07 TL’si için(takip 2.736,34TL eksik yapılmış ) ve 13.10.2023 tarihli 46.284,92 TL tutarlı fatura alacağı için 05.12.2023 tarihinde T.C. ... İcra Dairesi 2023/... E sayılı icra takibini yapmış olduğu, 2023 yılında Davacı tarafından düzenlenmiş faturalardan sadece 04.01.2023 tarihli 3.332.061,18 TL tutarlı fatura için ve devreden alacak bakiyesi için İcra Takibi yapılmamış olduğu, Davacının ticari defter kayıtlarında 25.481.403,18 TL ve Davalının ticari defter kayıtlarında 25.168.702,55 TL olarak görünen ödemeler toplamı arasındaki 312.700,62 TL farkın sebebinin, Davalının Davacıya 03.11.2023 tarihinde ... İcra Dairesi 2023/... E sayılı icra dosyasına istinaden Davacı vekili ...’ya banka yolu yapmış olduğu 2.632.321,66 TL ödemenin 02.11.2023 tarihli “Sulh Protokolü’ne göre istinaden 1.037.299,37 TL kısmının alacak ödemesi olarak kabul edilmiş olmasına rağmen, Davalının bu tutarı protokole uygun şekilde ticari defterlerine 1.037.299,37 TL olarak, Davacının ise protokole uygun olmayacak şekilde 1.350.000,00TL olarak kaydetmesinden kaynaklandığı, 02.11.2023 tarihli “Sulh Protokolü”ne uygun olarak kayıt yapmış olduğu için Davalının Davacıya yapmış olduğu ödeme tutarının Davalı kayıtlarında olduğu şekli ile 25.168.702,55 TL olarak kabul edilmesinin daha doğru olacağı, 25.168.702,55 TL ödemenin, 17.979.790,47 TL tutarının 21.06.2023 tarihinde T.C. ... İcra Dairesi 2023/... E sayılı icra takibine istinaden haricen yapılmış olduğunun taraflar tarafından kabul edildiği, Davalının T.C. ... İcra Dairesi 2023/... E sayılı icra takibindeki alacaklardan 46.284,92 TL tutarlı alacak tutarını 22.12.2023 tarihinde ödemiş olduğu, işbu icra takibi konusu faturaların ve 46.284,92 TL tutarlı ödemenin her iki tarafın da ticari defter kayıtlarında yer aldığı, tarafların kayıtlarının uyumlu olduğu, 25.168.702,55 TL ödemeden İcra takibine konu faturalar ile eşleştirilmemiş toplam geri kalan ödeme tutarının, 6.105,326,83 TL olduğu ve aşağıdaki tabloda gösterildiği, Tahsilatı yapılan ödemeler ile eşleştirilmemiş, 04.01.2023 tarihli 3.332.061,18 TL tutarlı fatura ile T.C. ... İcra Dairesi 2023/... E sayılı icra takibine konu 1.702.603,41 TL tutarlı ( takip 2.736,34TL eksik yapılmış) fatura toplamının 5.034.664,59 TL olduğu, Davacının ticari defter kayıtlarında Davalıdan 2022 yılından devreden 2.250.704,26 TL alacak bakiyesi olduğu, Davalının defter kayıtlarında işbu devreden alacak bakiyesinin 2.357.617,72 TL olup, Davalının kayıtlarında Davacının alacak bakiyesinin 106.913,46 TL daha fazla olduğu, Muhasebe uygulamaları açısından genel uygulama olan sene sonu hesap mutabakatlarının yapılmış olduğuna dair bir belge ibraz edilmediğinden devreden alacak tutarının tespit edilemediği, tarafların kayıtlarının uyumlu olmadığı, Davalının Davacıya 2023 yılında toplamda 99.787,44 TL tutarlı, 2 adet fatura düzenlemiş olduğu ve Davacının işbu faturaları kabul ederek ticari defterlerinde Davalı cari hesabına alacak kaydetmiş olduğu, Davalının da işbu faturaları kabul ederek Davacı cari hesabına borç kaydetmiş olduğu, tarafların kayıtlarının birbirini doğruladığı, Davalının 2023 yılında 2022 yılına ait düzeltme kayıtları atarak, Davacı cari hesabına toplamda 2.386.874,80 TL borç kaydetmiş olduğu, Davacının kayıtlarında bu düzeltme kayıtlarının yer almadığı, muhasebe standartlarına göre geçerli dayanağı olmadan veya karşılıklı bir mutabakat olmaksızın bu şekilde düzeltme kayıtlarının ticari defter kayıtlarında bulunmasının usule uygun olmadığı, tarafların kayıtlarının uyumlu olmadığı, Davacının ticari defterlerinde Davalıdan asıl alacak olarak 2.261.605,03-TL alacaklı olduğu, Davalının ticari defterlerinde Davacının asıl alacak olarak 267.355,12-TL alacaklı olduğu, Tarafların ticari defter kayıtlarının uyumlu olmadığı,birbirini doğrulamadığı, arasında 1.994.249,91 TL alacak bakiyesi farkı bulunduğu, bu farkın sebeblerinin de; Davacının 2022 devir bakiyesi farkı 106.913,46 TL(Alacak) Davalının 17.06.2023 tarihli eksik tutarlı kaydetmiş olduğu fatura farkı 26.989,20 TL (Borç) , Davalının 2022 yılı için yapmış olduğu düzeltme farkı 2.386.874,80 TL (Borç), Davacının 01.06.2023 tarihli T.C. ... İcra Dairesi 2023/... E sayılı icra takibine konu Davacı vekili ... ödemesinin hatalı kaydetmesi farkı 312.700,63 TL (Alacak) tutarları olduğu tespit edilmiştir. “Davalı tarafından 2023 yılında, 2022 hesap dönemine ilişkin olarak herhangi bir muhasebe belgesi, hukuki dayanak veya taraflar arasında yapılmış bir mutabakat bulunmaksızın Davacı cari hesabına toplam 2.386.874,80 TL tutarında düzeltme kaydı işlendiği; söz konusu kayıtların Davacı ticari defterlerinde yer almadığı; muhasebe usul ve esasları ile genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri uyarınca karşılıklı teyit ve geçerli bir belgeye dayanmayan düzeltme kayıtlarının ticari defterlere işlenmesinin usule ve teamüle uygun olmadığı” şeklinde bir değerlendirme ve hüküm tesis edilmesi halinde; Bu durumda, anılan düzeltme kayıtlarının hesaplamalardan tenzili ile birlikte Davalı tarafından sehven eksik kaydedilmiş bulunan fatura kaydının düzeltilmesi ve ayrıca Davacı tarafından yapılmış 03.11.2023 tarihli 1.350.000 TL tutarlı kaydın, 02.11.2023 tarihli “Sulh Protokolü” hükümlerine uygun şekilde tashih edilmesi suretiyle; Tarafların 2022 yılı devir bakiyeleri esas alınarak alternatifli biçimde yeniden yapılan hesaplamalar sonucunda ulaşılan Davacı ve Davalı cari hesap bakiyeleri aşağıdaki tabloda ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Davacının ticari defterlerinde kayıtlı 2022 devreden alacak bakiyesine göre Davalıdan asıl alacak olarak 2.574.305,66-TL alacaklı, Davalının ticari defterlerinde kayıtlı 2022 devreden alacak bakiyesine göre Davacının asıl alacak olarak 2.681.219,12 alacaklı olabileceği değerlendirilmiştir.

Bilirkişinin 29/04/2026 tarihli ek raporunda özetle; Tarafların ticari defterlerinin şekli anlamda kanuni şartları taşıdığı anlaşılmakla birlikte, içerik yönünden mevcut çelişkiler, hesap hataları ve mutabakat eksiklikleri nedeniyle defter kayıtlarının taraflar lehine kesin delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususunun, HMK m.222 kapsamında Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı ve Davalı arasında 2022 yılı devreden bakiyeli ve 01.01.2023 tarihli " İş Makinesini Ekiple Birlikte Kiralama Sözleşmesi"ne istinaden bir cari hesap ilişkisi olduğu, işbu sözleşme sadece cari hesap ilişkisi açısından dikkate alınmış olup, uzmanlık alanım Hukuk olmadığından hukuki itiraza konu şartlar açısından incelenmemiştir, Hukuki itirazlar için Uzman bir hukukçu bilirkişinin atanması Sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Davalının 2.386.874,80 TL tutarlı düzeltme kaydının muhasebe ilkelerine uygun olmadığı, Davacının sehven eksik girilmiş kayıtlarının olduğu, Tarafların önceki yıl devir bakiyelerinin uyumlu olmadığı, Tarafların ticari defter kayıtlarına göre; Davalının düzeltme kayıtları kabul edildiği takdirde; Davacının ticari defterlerinde Davalıdan asıl alacak olarak 2.261.605,03-TL alacaklı olduğu, Davalının ticari defterlerinde Davacının asıl alacak olarak 267.355,12-TL alacaklı olduğu, Tarafların ticari defter kayıtlarının uyumlu olmadığı, arasında 1.994.249,91 TL alacak bakiyesi farkı bulunduğu, Davalının düzeltme kayıtları kabul edilmediği takdirde; Davacının ticari defterlerinde kayıtlı 2022 devreden alacak bakiyesine göre Davalıdan asıl alacak olarak 2.574.305,66-TL alacaklı olduğu, Davalının ticari defterlerinde kayıtlı 2022 devreden alacak bakiyesine göre Davacının asıl alacak olarak 2.681.219,12 alacaklı olduğu, İkinci Ek Rapor Sonuç ve Kanaat; Asıl dava konusu icra takibinin ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... E. sayılı dosyası olduğu anlaşılmakla birlikte; dosya kapsamında Sayın Mahkeme’nin celp kararı, taraf beyanları ve uyuşmazlığa konu hesap hareketlerinin birbiriyle bağlantılı ve iç içe geçmiş nitelik arz etmesi nedeniyle, ... İcra Dairesi’nin 2023/... E. sayılı dosyası ile 2023/... E. sayılı dosyanın birlikte ve karşılaştırmalı olarak incelenmesi gerekli görülmüş olup, yapılmış olan bu ikinci ek inceleme neticesinde; Davacının, ... İcra Dairesi’nin 2023/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, 2023 yılı içerisinde düzenlenen 20.511.141,88 TL tutarındaki 7 adet faturadan kaynaklanan alacağını, icra takibine 19.017.089,84 TL olarak yansıttığı ve söz konusu alacağın, taraflar arasında imzalanan 02.11.2023 tarihli Sulh Protokolü uyarınca yapılan ödemelerle tasfiye edilerek kapatılmış olduğu, Davalı tarafından 22.08.2023 tarihinde 3.268.104,47 TL tutarında yapılan ödemenin dekont açıklamasında iki ayrı faturaya ilişkin kısmi ödeme ibaresi yer almakla birlikte; bu faturalardan 17.06.2023 tarihli, ... numaralı ve 2.727.619,60 TL tutarlı faturanın, anılan 2023/... E. sayılı icra dosyası kapsamında bulunduğu ve söz konusu ödemenin tamamının, 02.11.2023 tarihli Sulh Protokolü uyarınca bu dosyaya ilişkin alacağın haricen ödenmesi kapsamında kabul edildiği, Buna karşılık, dekontta yer alan diğer 02.08.2023 tarihli, ... numaralı ve 1.702.603,41 TL tutarlı faturanın, işbu davaya konu ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... E. sayılı dosyası kapsamında bulunduğu; ancak bu faturaya ilişkin ödemenin tarafların ticari defter kayıtlarında ve dosyaya ibraz edilen belgelerde yer almadığı, Davalı tarafça, anılan faturaya ilişkin olarak 26.04.2023 tarihli ve 1.402.523,00 TL tutarlı bir ödemenin, 02.08.2023 tarihli, ... numaralı ve 1.702.603,41 TL tutarlı faturaya istinaden dava dışı ... A.Ş. tarafından kendi adına yapıldığı ileri sürülmüş ise de; söz konusu ödemenin, sunulan dekont içeriğine göre dava dışı ... Enerji A.Ş. tarafından “...…” açıklamasıyla gerçekleştirildiği, bu ödemenin davalı ticari defterlerinde yer almakla birlikte davacı defterlerinde yer almadığı, ayrıca taraflar arasında akdedilen 11.04.2023 tarihli sözleşmede bu mahiyette üçüncü kişi ödemelerine ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığı, Bu itibarla, söz konusu 1.402.523,00 TL tutarlı ödemenin, dava konusu ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... E. sayılı dosyasında yer alan 02.08.2023 tarihli, ... numaralı 1.702.603,41 TL tutarlı fatura alacağı ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığı, Dava konusu icra dosyasında yer alan 13.10.2023 tarihli, ... numaralı faturanın, 22.12.2023 tarihinde 46.284,92 TL olarak ödenmiş olduğu, Tüm bu tespitler birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden bağımsız olarak, davacının ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... E. sayılı dosyası kapsamında 02.08.2023 tarihli, ... numaralı ve 1.702.603,41 TL tutarında bakiye fatura alacağının bulunduğu, Davadışı ... A.Ş. tarafından 26.04.2023 tarihinde Davacıya yapılmış olan 1.402.523,00 TL ödemenin dava konusu alacakla ilişkili olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Bilirkişi incelemesinin, Mahkeme talimatı ve görev kapsamı çerçevesinde yapıldığı, İncelemenin, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin tamamını kapsayacak şekilde gerçekleştirilmesinin teknik olarak gerekli olduğu, Davalı tarafın bu yöndeki itirazlarının mali inceleme bakımından yerinde olmadığı, Ancak yetki şartı ve usule ilişkin itirazların değerlendirilmesinin hukuki nitelikte olup Mahkemenin takdirinde bulunduğu hususları kanaat ve görüş olarak arz olunur.

DELİLLER: -... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı icra dosyası. -Bilirkişi raporları -Tarafların beyan ve dilekçeleri DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki iş makinesinin ekiple birlikte kiralanmasına ilişkin ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın bulunup bulunmadığı, takip konusu fatura bedellerinin davalı tarafından ödenip ödenmediği, davalının üçüncü kişi tarafından davacıya yapılan 1.402.523,00 TL tutarındaki ödemenin dava konusu borca mahsup edilmesi gerektiğine ilişkin savunmasının yerinde olup olmadığı ve davacının icra inkâr tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır. Öncelikle, davalı tarafça yetki ve görev itirazlarında bulunulmuş ise de ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/07/2024 tarih ve ... Karar sayılı yetkisizlik kararı sonrasında dosyanın mahkememize gönderildiği, ayrıca davalı tarafın icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine takip aşamasında süresinde ve usulüne uygun biçimde itiraz etmediği, bu nedenle icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği anlaşılmakla, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın reddine karar verilmiştir. Davalının görev itirazı yönünden ise taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili iş ve işlemlerden ve ticari ilişki kapsamında düzenlenen fatura alacağından kaynaklandığı, tarafların ticari şirket olduğu ve uyuşmazlığın ticari nitelik taşıdığı gözetilerek mahkememizin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dosya kapsamında taraflar arasında 01/01/2023 tarihli “İş Makinesini Ekiple Birlikte Kiralama Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin bulunduğu, taraflar arasında 2022 yılından devreden bakiye de dâhil olmak üzere cari hesap ilişkisinin mevcut olduğu, davacı tarafından 2023 yılı içerisinde davalı adına araç kiralama bedeli açıklamasıyla faturalar düzenlendiği ve tarafların ticari defterlerinde bu faturaların kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 08/11/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 19/02/2026 ve 29/04/2026 tarihli ek raporlar birlikte değerlendirilmiştir. Anılan raporlarda tarafların ticari defterlerinin şekli bakımdan kanuni şartları taşıdığı, ancak cari hesap kayıtlarının, önceki yıldan devreden bakiyelerin ve bazı düzeltme kayıtlarının birbiriyle örtüşmediği, bu nedenle tarafların defter kayıtlarının içerik itibarıyla birbirini doğrulamadığı tespit edilmiştir. Özellikle davalı tarafından 2022 hesap dönemine ilişkin olarak 2023 yılında davacı cari hesabına işlenen 2.386.874,80 TL tutarındaki düzeltme kayıtlarının, muhasebe ilkelerine uygun bir dayanak belgeye veya taraflar arasında yapılmış bir mutabakata dayandırılmadığı; davacı defterlerinde de bu kayıtların yer almadığı belirlenmiştir. Bu nedenle söz konusu kayıtların tek başına davacının alacağını ortadan kaldıran veya azaltan bir ödeme ya da mahsup işlemi olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Bununla birlikte, uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin genel bakiyesinden ziyade, eldeki davaya konu ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında yer alan faturalar ile bu faturalara ilişkin ödeme iddialarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Nitekim bilirkişi raporlarında, taraflar arasındaki önceki icra takibine ve cari hesap ilişkisine ilişkin işlemler de karşılaştırmalı olarak incelenmiş; ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasına konu alacağın 02/11/2023 tarihli sulh protokolü kapsamında yapılan ödemelerle tasfiye edildiği, eldeki davaya konu takip bakımından ise ayrıca değerlendirilmesi gereken fatura alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Dava konusu ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasına dayanak faturalar incelendiğinde, 02/08/2023 tarihli ve ... numaralı, 1.702.603,41 TL tutarındaki fatura ile 13/10/2023 tarihli ve ... numaralı faturanın takibe konu edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi incelemesinde, ikinci faturaya ilişkin 46.284,92 TL tutarındaki ödemenin davalı tarafından 22/12/2023 tarihinde yapıldığı, bu ödemenin her iki tarafın ticari defterlerinde ve dosyaya sunulan banka dekontunda yer aldığı belirlenmiştir. Bu durumda, takip konusu faturalardan 46.284,92 TL tutarındaki kısmın takipten sonra ödendiği sabit olup, anılan ödeme yönünden davacının tahsil ettiği miktar dikkate alınarak mükerrer tahsile yol açılmaması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan, 02/08/2023 tarihli ve ... numaralı, 1.702.603,41 TL tutarındaki faturanın davalı tarafından takipten önce ödendiği savunulmuş ise de bu savunmayı doğrulayacak nitelikte, ödemenin doğrudan dava konusu faturaya mahsup edildiğini gösteren yeterli ve tutarlı delil sunulamadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça, 26/04/2023 tarihinde davacı hesabına dava dışı ... A.Ş. tarafından, “...” açıklamasıyla 1.402.523,00 TL tutarında ödeme yapıldığı ileri sürülmüş; 08/07/2026 tarihli dilekçe ekinde sunulan dekontla bu ödemenin dava konusu borca mahsup edilmesi gerektiği savunulmuştur. Anılan ödeme bilirkişi raporlarında da ayrıca değerlendirilmiş; ödemenin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmasına karşın davacı ticari defterlerinde yer almadığı, ödeme açıklamasında dava dışı ... A.Ş. adına ödeme yapıldığının belirtildiği, taraflar arasındaki sözleşmede ise bu nitelikteki üçüncü kişi ödemelerinin doğrudan davalı borcuna mahsup edileceğine ilişkin açık bir düzenlemenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu ödeme iddiası davacı tarafa sorulmuş; davacı vekilinin 16/09/2026 tarihli celsede, söz konusu ödemenin eldeki davaya konu edilen faturalara ilişkin olmadığını, daha önce düzenlenmiş ve ödenmemiş faturalarla ilgili bulunduğunu beyan ettiği, bu açıklama ve dosya kapsamındaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde, 1.402.523,00 TL tutarındaki ödemenin dava konusu 02/08/2023 tarihli faturaya ilişkin olduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ödeme dekontunda dava konusu faturanın numarasına veya tutarına açıkça atıf yapılmaması, ödemenin davalı adına üçüncü bir kişi tarafından gerçekleştirilmiş olması ve taraflar arasındaki ticari defter kayıtlarının bu hususta örtüşmemesi karşısında, söz konusu ödemenin eldeki takip konusu borcu sona erdirdiği kabul edilememiştir. 6100 sayılı HMK’nin 190. maddesi ve 4721 sayılı TMK’nin 6. maddesi uyarınca, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Davacı, fatura alacağının varlığını ve alacağın dayanağını oluşturan ticari ilişkiyi ortaya koymuş; davalı ise borcun ödendiği savunmasını ileri sürmüştür. Borcun sona erdiği iddiasının ispat yükü davalıya ait olup, davalı tarafça sunulan dekont ve ticari defter kayıtları, dava konusu 02/08/2023 tarihli fatura bedelinin ödendiğini ispata yeterli görülmemiştir. Bu itibarla, anılan fatura yönünden davacının alacak talebinin kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporunda, dava konusu takip dosyası bakımından 02/08/2023 tarihli faturadan kaynaklanan 1.702.603,41 TL tutarındaki alacağın bulunduğu, 13/10/2023 tarihli faturaya ilişkin 46.284,92 TL tutarındaki ödemenin ise takipten sonra gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Davacının takip talebinde 1.699.867,07 TL asıl alacak ve 52.998,03 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.752.865,10 TL talep ettiği anlaşılmakla birlikte, taleple bağlılık ilkesi gereğince takip ve dava kapsamındaki talep sınırları gözetilerek değerlendirme yapılmıştır. Davacının dava dilekçesinde şimdilik 200.000,00 TL üzerinden itirazın iptalini talep etmiş olması karşısında, talep sonucunun kapsamı ve dosya kapsamında takip konusu alacak yönünden yapılan inceleme birlikte dikkate alınmıştır. Faiz yönünden, taraflar arasındaki ilişkinin ticari iş niteliğinde olması ve fatura alacağının ticari ilişki kapsamında doğması karşısında temerrüt ve faiz başlangıcı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, faturaların vadeleri ve 6102 sayılı TTK’nin 1530. maddesi kapsamında değerlendirilmiştir. Anılan düzenleme uyarınca, sözleşmede öngörülen ödeme tarihinde veya ödeme süresinde borcun ifa edilmemesi halinde, koşullarının oluşmasıyla alıcı temerrüde düşer. Ancak davacı tarafından talep edilen işlemiş faizin tamamının takip konusu alacak ve ödeme tarihleri itibarıyla ispatlandığı kabul edilemeyeceğinden, faiz talebi yönünden dosya kapsamındaki delillerle doğrulanan miktar esas alınmış ve fazlaya ilişkin talebin reddi gerekmiştir. Davacının icra inkâr tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davalı tarafından icra takibine konu edilen fatura alacağının ödenmediği, davalının borca itirazında haksız olduğu ve takip konusu alacağın belirli faturalarla sabit, miktarı belirlenebilir ve hesaplanabilir nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin son celsede takip konusu alacak üzerinden eksik harcı tamamladığı, davanın kabul edilen kısmının 1.699.867,07 TL tutarındaki asıl alacağa ilişkin olduğu gözetilerek, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 339.973,414 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacının, ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe konu fatura alacağının varlığını ispatladığı, davalının ödeme savunmasının 1.402.523,00 TL tutarındaki ödeme yönünden dava konusu borcu sona erdirdiğini ortaya koyamadığı, 46.284,92 TL tutarındaki ödemenin ise takipten sonra gerçekleştirildiğinin sabit olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın kabul edilen miktar yönünden iptaline, takibin 1.699.867,07 TL asıl alacak ve 46.284,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.746.151,99 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve kabul edilen asıl alacak üzerinden hesaplanan 339.973,414 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1- Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 1.699.867,07-TL fatura alacağı olan asıl alacak ve işlemiş faiz olan 46.284,92-TL olmak üzere toplam 1.746.151,99-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacak niteliği itibari likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 339.973,414-TL icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 119.279,64-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL peşin harç ve 29.500,00-TL tamamlama harcı toplamı 29.627,60-TL harçtan mahsup edilerek kalan 89.352,04-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç, 29.500,00-TL tamamlama harcı 427,60-TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 262.461,28-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.759,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 8.501,00-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 591,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 17,40-TL'lik kısmının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine; arda kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 9-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 3.494,00-TL'nin davalıdan, 106,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/09/2026

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/79, K. 2026/913, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-79-e-2026-913-k-01f6aed1a374