İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/940 E. 2026/941 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/940
Karar No
2026/941
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2025/940 Esas KARAR NO:2026/941

DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:18/12/2025 KARAR TARİHİ:06/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkili şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti vermekle olduğunu ve davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keside edilen faturadan 27.02.2025 tarihli 19.611,26-TL tutarlı fatura borcunun ödenmemiş olduğunu, davalı tarafın cari hesapta yer alan yukarıdaki fatura bedelini ödememesi sebebiyle faturadaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı tarafın kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine itiraz borcu olmadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli şekilde durdurmuş olduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazların yerinde olmadığını ve reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davalı yan ile aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet vermiş olduğunu ve verilen hizmet ile ilgili olarak oluşan bedelin ödenmesini talep etmiş olduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazların yerinde olmadığını ve reddi gerektiğini, 397 sayılı VUK Genel Tebliği ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak faturaların gönderilmiş olduğunu, yasal süresi içerisinde itiraz edilen fatura bulunmadığını ve bu nedenle yerleşik Yargıtay kararları ve TTK 21/2 uyarınca davalı tarafın faturayı kabul etmiş sayıldığını, davalı yana taşıma hizmetinin yapıldığına ilişkin konjimento örneğinin de dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, davalı tarafa verilen hizmet neticesinde faturalardan oluşan borcun ödenmemesi üzerine müvekkili şirkete takibe konu faturaların ödenmesi için ittarname gönderilmiş olduğunu, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına ve TTK 21/2 maddesine göre tebliğden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayıldığını ve borç tutarının kesinleşmiş olduğunu, davalı taraf ile yapılan abone cari hesap anlaşmasının Madde 11 - Tarafların Hak ve Yüklüüklülükleri alt başlıklı maddede faturaların ödeme vadesinin fatura tarihinden başlamak üzere on beş (15) gün olduğunu ve vadesinde ödeme yapılmaz ise müşterinin ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık yüzde üç (%3) veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/gecikme faizi ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1530/2 maddesi uyarınca ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde alacaklının borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen borçlunun geçikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç såveşmede öngörülen alacağı borcunu ödemez hata gerek olmaksızın tedrevide düşmüş olduğunu, davalının takibe konu alacağına tamamına, faiz ve ferilerine yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, ticari dava şartı arabuluculuk doğuçinde de anlaşma sağlanamamış nedeniyle ve bu nedenle takibin devamı için dava açma zorunluluğu seçmemiş olduğunu, takibe konu itiraz nedeniyle 19.611,26-TL asıl alacak ve 4.999-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.574,25-TL alacaktan dolayı .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dersatına borca, faize ve ferilerine yapılan itirazın iptal edilmesi gerektiğini, takibin devam etmesi gerektiğini, takip sonrası asıl alacağı avana faizi uygulanması ile alacağına tahsil edilmesi gerektiğini, haksız itiraz nedeniyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ve yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalının dosyaya sunulu cevap layihası bulunmamaktadır. Dava, uluslararası hava taşımacılığı sebebiyle düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. HMK'nın 219. maddesi kapsamında taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 222/1 hükmü gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. HMK'nın 220. maddesinin üçüncü fıkrasında "Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 19.611,26-TL asıl alacak 238,16-TL, 4.588,63-TL, 136,20-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.574,25-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 29/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/10/2025 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi heyetinin düzenlediği 21/05/2026 tarihli 9 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dava konusunun; davacı tarafından yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması talebinden ibaret olduğu, Davacı defterlerini 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M.182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2025 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, yevmiye ve defter-i kebir defterinin 1. Sıra no.lu Elektronik Defter Tebliği gereğince e-defter olarak tutulduğu, 1. Sıra no.lu tebliğ gereğince Ocak ayı beratlarının açılış, Aralık ayı Beralarının ise kapanış tasdiki yerine geçtiği, Ocak ve Aralık ayı beratlarının süresinde alındı görülmüş olup, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 madde gereğinde mevcut haliyle davacının 2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Sayın mahkemenin 17.03.2026 tarihli ara kararı ile; “ 6100 sayılı yasanın 222. Maddesi gereğince taraf vekillerine ilişkili dönemi kapsayan ticari defter ve kayıtlarını ( defter kayıtları, defteri kebir, envanter defteri) sunmaları için aşağıda belirtilen inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde defter ve kayıtların sunulduğu takdirde incelemenin mahkeme kaleminde 03.04.2026 günü 14:30 saatinde yapılmasına, bilirkişiye inceleme günü bildirilmesine, defter ve kayıtların sunulması hususunun hazır bulunan taraflara tefhim hazır bulundurmayan taraflara tebliği ile ihtarına, en geç inceleme gün ve saatinde defter ve kayıtlar sunulmadığı takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve HMK 222/3 maddesi uyarınca defterlerin ibraz edilmemesi halinde diğer taraf defterlerinin sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebileceğinin hazır bulunan taraflara tefhim hazır bulunmayan taraflara tebliği ile ihtar edilmiş sayılmalarına-defter yükümlüsü olan tarafların ticari defterlerini ilgili beratların ve GİB onaylı beratların aynı klasörde ve elektronik ortamda (flaş bellek) inceleme gününde sunmalarına e-defter yükümlülerin yerinde inceleme talebinin reddine talimat yazılmasına yer olmadığına inceleme gününde defterlerin ibrazı için verilen kesin süreye rağmen defterlerin sunulmaması halinde mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtarına” karar verildiği, ancak davalı tarafın ticari defter ve belgelerini inceleme günü hazır etmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, işbu neden ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde incelemenin gerçekleştirilemediği, Davacı tarafın 24.09.2025 tarihinde borçlu (davalı) ...aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. Sayılı İcra Dosyası ile fatura alacağını dayanak olarak göstererek 19.611,26 TL asıl alacak 4.962,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 24.574,25 TL alacak üzerinden takip başlattığı, Davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (24.09.2025) itibari ile davacının davalıdan 19.611,26 TL alacaklı olduğu yönünde bakiyesinin bulunduğu, Rapor içeriğinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; dosyaya mübrez belgelerden davalı şirketin sekiz günlük süre içerisinde davacı tarafından kesilen faturalara itiraz ettiğinin tespit edilemediği, Hâl böyle olunca dava konusu takip konusu açısından fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfetinin (ispat külfeti yer değiştirdiğinden) faturayı alan tarafa; yani davalıya ait olduğu, tarafıma tevdi edilen dava dosyasında davalı şirketin bu hususu tevsik eder nitelikte sunduğu bir delil tespit edilemediği, hâl böyle olunca faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyen davalı şirketin, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen davacının, faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85 inci madde hükümleri (HMK m. 222) uyarınca ispatlamış olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, Takdirinin Tamamen Sayın Mahkemeye Ait Olduğu, Takdiri Tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Esası itirazın iptali yönünden icra takibine dayanak E-Faturanın muhteviyatıyla birlikte Takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere; davacının incelenen ticari defterlerinde takip tarihi (24.09.2025) itibari ile davacının davalıdan 19.611,26TL alacaklı olduğu yönünde bakiyesinin bulunduğu, Taraflar arasında ... ekspres taşıma hizmetlerine ilişkin müşteri/abonelik ve cari hesap ilişkisi bulunduğu, dava konusu taşımanın ... numaralı AWB/Waybill kaydıyla ilişkilendirildiği ve söz konusu gönderinin Çin çıkışlı, Türkiye/Bursa varışlı uluslararası ekspres hava kargo gönderisi niteliğinde olduğu, 27.02.2025 tarihli ... numaralı e-faturanın, 24.01.2025 tarihli ... AWB numaralı gönderiye ilişkin olarak düzenlendiği, faturada yer alan 19.611,26 TL tutarındaki bedelin temel taşıma ücreti ile yakıt farkı, yoğun talep ek ücreti, posta hizmet ücreti, ... Plus karbon azaltım bedeli ve elle taşınamayan palet bedeli gibi uluslararası ekspres hava kargo taşımacılığında teknik olarak karşılaşılabilen operasyonel ücret kalemlerinden oluştuğu, Dosyada, taşımanın hiç yapılmadığını, gönderinin ... sisteminde mevcut olmadığını, hizmetin davalıya ait olmadığını veya faturanın yanlış gönderiye ilişkin düzenlendiğini gösteren teknik bir belgeye rastlanmadığı, ayrıca davalı tarafça fatura kalemlerinin teknik olarak hatalı, mükerrer veya taşıma hizmetiyle ilgisiz olduğuna ilişkin somut bir taşıma/operasyon kaydı sunulmadığı, Davacı vekilinin 17.03.2026 ve 20.03.2026 tarihli beyan dilekçelerinin uyuşmazlığın esasını değiştiren yeni bir maddi vakıa içermediği; bilirkişi incelemesinde ticari ve elektronik kayıtların sağlıklı incelenebilmesine yönelik usulî ve yardımcı nitelikte dilekçeler olduğu, Montreal Sözleşmesi, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ve ... kapsamında uluslararası hava kargo taşımalarının AWB/Waybill ve eşdeğer elektronik kayıtlarla izlenebilir ve belgelendirilebilir olduğu, mevcut dosya kapsamı itibarıyla dava konusu taşıma hizmetinin AWB, e-fatura, müşteri/abonelik kayıtları ve cari hesap belgeleriyle teknik olarak ilişkilendirilebildiği, bu nedenle havayolu taşımacılığı yönünden, dava konusu faturanın taşıma süreciyle bağlantısız olduğuna veya taşıma hizmetinin teknik olarak verilmediğine dair dosyada somut bir tespit yapılamadığı, Dosya münderecatında, davacının davalıya ihtarname göndermediği, borcun muaccel hale getirilmediği tespit edilmiş olup, temerrüde düşmediğinden işlemiş faiz talep edemeyeceği, ancak; Sayın Mahkemece işlemiş faiz alacağının kabulü halinde; 4.935,46 TL tutarında işlemiş faiz alacağının hesaplandığı, Dosya kapsamındaki uyuşmazlığın, davacı ... ... A.Ş. tarafından davalı ... Hidrolik Pnömatik Kontrol Cihazları Otomotiv Makina Kalıp Aparat San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne verilen uluslararası ekspres hava kargo taşıma hizmetinden kaynaklanan fatura alacağına ilişkin olduğu, Taraflar arasında ... ekspres taşıma hizmetlerine ilişkin müşteri/abonelik ve cari hesap ilişkisi bulunduğu, dava konusu taşımanın ... numaralı AWB/Waybill kaydıyla ilişkilendirildiği ve söz konusu gönderinin Çin çıkışlı, Türkiye/Bursa varışlı uluslararası ekspres hava kargo gönderisi niteliğinde olduğu, 27.02.2025 tarihli ... numaralı e-faturanın, 24.01.2025 tarihli ... AWB numaralı gönderiye ilişkin olarak düzenlendiği, faturada yer alan 19.611,26 TL tutarındaki bedelin temel taşıma ücreti ile yakıt farkı, yoğun talep ek ücreti, posta hizmet ücreti, ... Plus karbon azaltım bedeli ve elle taşınamayan palet bedeli gibi uluslararası ekspres hava kargo taşımacılığında teknik olarak karşılaşılabilen operasyonel ücret kalemlerinden oluştuğu, Dosya kapsamındaki AWB/Waybill kayıtları, ... müşteri/abonelik kayıtları, e-fatura, cari hesap kayıtları ve operasyon/faturalama referansları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşıma hizmetinin sistemsel olarak kayıt altına alınmış uluslararası ekspres hava kargo taşımasına ilişkin olduğu, Dosyada mevcut teknik belgeler itibarıyla, taşımanın hiç yapılmadığını, AWB kaydının gerçeği yansıtmadığını veya faturanın taşıma süreciyle bağlantısız düzenlendiğini gösteren somut bir teknik kayıt ya da belge tespit edilemediği, görüş ve kanaatine varılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında alacağının tahsili istemiyle icra takibi başlattığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalı tarafa ticari defterlerinin ilgili kısımlarını sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Bu süre içerisinde inceleme yapılacak defter ve belgelerin sunulmaması halinde defterlerin incelenmesi talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve 6100 sayılı HMK 220/3 maddesi uyarınca duruma göre ticari defter ve kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceğin ve HMK md. 222/3 gereği diğer yasal şartların varlığı halinde karşı tarafın defterlerinin lehine delil olarak kabul edileceği ihtar edilmiştir. Verilen kesin süre ve ihtarata rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkemeye sunmamıştır. Davalının herhangi bir mazeret bildirmeksizin ticari defterlerini ibrazdan kaçınması ile, HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri lehe delil kabiliyeti kazanmıştır. Davacı kendi ticari defterlerine göre 19.611,26-TL alacaklı olup, bu aşamada davalının bunun aksini ispatlaması gerektiği, kaldı ki sektör bilirkişisi tarafından davacı tarafa faturaya konu uluslararası hava taşımacılığı hizmetinin verildiğinin tespit edildiği anlaşıldığından asıl alacak yönünden itirazın iptaline, her ne kadar icra takibinde davacının işlemiş faiz talebi olsa da, işlemiş faiz yönünden davalının temerrüde düşürülmediği, davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilmediği, o halde davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 19.611,26 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan 3.922,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar ve ilam harcı 1.339,64-TL nin peşin alınan 615,40-TL den düşümü ile kalan 724,24-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.230,80-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin, kabul edilen miktar oranlanarak 929,00-TL'sinin davacıdan, ret edilen miktar oranlanarak 3.671,00-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 16.095,00-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 12.844,50-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 19.611,26-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 4.962,99-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/940, K. 2026/941, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-940-e-2026-941-k-1cbdc093b363