İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/931 E. 2026/717 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/931
Karar No
2026/717
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/931 Esas KARAR NO : 2026/717

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/12/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, kontrol ve otomasyon konularında faaliyet göstermekte olan bir şirket olduğunu, Davalı şirketin, müvekkili şirketten çok kez mal satın aldığını, karşılığında müvekkili tarafından 5 adet fatura düzenlenmişi faturalara karşı davalı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığını, Davalı tarafın, faturalara ilişkin ödeme tarihi geçmesine rağmen müvekkili şirkete ödeme yapmadığını, Bunun üzerine davalı şirket tarafından süresi içinde ödeme yapılmamış olması sebebiyle .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, Davalı şirket, 09/09/2025 tarihinde icra dosyasına borca itiraz dilekçesi sunarak müvekkili şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını ve takibe konu borca itiraz ettiğini bildirdiğini, Bunun üzerine .... İcra Müdürlüğünce 10/09/2025 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, Ancak davalı tarafından yapılan bu itiraz haksız ve hukuka aykırı olduğunu, iptalinin gerektiğini, davanın kabulü ile davalı borçlu tarafından .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası sayılı icra dosyasında tüm alacak kalemleri, ferilerine karşı yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptalini, takip talebinde belirtilen faiz oranı ile takibin devamını,yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve dava etmiştir.

Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, BA-BS kayıtları, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas dosyasının Uyap çıktıları, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davalı aleyhine fatura alacağı olduğu iddiası ile başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasına davalının yaptıkları itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davalının borcunun bulunup bulunmadığı, davacının icra inkar tazminatı talebinin şartlarının oluşup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Tarafların delilleri toplanarak, dosya üzerinden davacı şirketin defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin tarafıma vermiş olduğu görev ve yetki ile; raporun 4.a.1.bölümünde davacı ... TEKNOLOJİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ’ nin 2021-2022-2023 ve 2024 yılları yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; fiziki ortamda tutulan Envanter defterinin noter onayı ile aynı yıla ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının Alacak Talebi Yönünden: Davacı/alacaklının .... İcra Müdürlüğü’ nün 2025/... E, sayılı dosyasındaki 111.069,55 TL tutarındaki asıl alacak talebinde ilişkin yapılan mali incelemede; raporun 4.b.1. bölümünde gösterildiği şekilde, davacı RCB MİMARLIK İNŞAAT YAPI MALZ.TİC. LTD. ŞTİ’ nin kendi ticari defterlerinde 04/09/2025 takip tarihi itibariyle 111.069,55 TL tutarında alacaklı gözüktüğü görülmüştür. Davalı ... MAD. A.Ş’ nin ise ticari merkezinin ... ilçesinde bulunduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin Talimat ile görevlendireceği S.M. Mali Müşavir bilirkişisince yapılacak incelemeler neticesinde tespit edilecektir. Öte yandan; ihtilafın çözümü için Sayın Mahkemenin dosyaya kazandırmış olduğu karşılaştırmalı BA/BS karşılaştırmalı fatura analizleri raporun 4.c.bölümünde gösterildiği şekilde incelendiğinde, davalı ... MAD. A.Ş’ nin davacı ... TEKNOLOJİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ’ den 2021 yılında 3 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ

69.864,68 TL, 2022 yılında 2 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 22.081,63 TL, 2023 yılında da 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 53.027,89 TL tutarında “alım” yaptığı, taraflarım “alış” ve “satış” faturalarının birbirleri iye uyumlu olduğu, bahse konu bu faturaların davacının davalı aleyhine takip dayanağı yaptığı faturalardan ibaret olduğu görülmüştür. Netice itibariyle, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesi BA/BS fatura analiz kayıtlarına dahil etmeyeceğinden işbu fatura içeriği mal/ hizmetin teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde; davacı/alacaklının .... İcra Dairesinin 2025/... E, sayılı takip dosyasındaki 111.069,55 TL tutarlı asıl alacak talebi yönünden davacı lehine ispat karinelerinin oluştuğunun söylenebileceği, hiç şüphesiz nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir. Davalı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesi için, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin Talimat ile görevlendirilen mali müşavir bilirkişinin raporunda özetle; Davacı ... Mühendislik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ile Davalı ... İnş. İthalat İhracat San. Tic. A.Ş arasında görülen davada Tarafıma tevdi edilen dosya ve muhtevasında tüm bilgi ve belgelerin defter kayıtlarının incelemesi sonucunda; Davalı şirketin 2021-2022-2023-2024 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri yasal süresinde yaptırılmış olduğu dolayısıyla, HUMK.madde,222 gereğince delil niteliğine haiz olduğu, Davalı Taraf 2021-2022-2023-2024 yılları yasal defter kayıtlarında takip konusu faturanın davalı kayıtlarında yer aldığı, Davalı şirketin 2021-2022-2023-2024 yılları yasal defter incelemesi neticesinde Davacı şirkete 31.12.2024 tarihi itibari ile 111.069,55 lira Borç bakiyesinin mevcut olduğu görülmüş olduğunu bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin davalıya mal sattığı, ürünlerin teslim ettiği, davalının kesinlen fatura bedellerini ödemediği iddia edilerek davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının takibe, borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Her iki tarafın da ticari defter ve kayıtları bilirkişi marifeti ile inceletilmiş, hazırlanan raporlar dosya arasına alınmıştır. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Davaya konu somut olayda, faturaların usulüne uygun tutulan davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu davalı ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Bu haliyle hizmetin verilmediğini veya borcun ödendiği iddiasını davalının ispatlaması gerekmektedir. Nitekim, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden ve kendi defterlerine kendi borcu olarak kaydetmeyeceğinden işbu fatura içeriği mal/hizmetin davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmek zorunda olduğu sabittir. Açıklamalar sonrasında; davalının kendi ticari defterlerinde 31.12.2024 tarihi itibari ile 111.069,55 lira borç bakiyesinin bulunduğu, her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarının birbirlerini doğruladığı nazara alınarak bu miktar üzerinden davacının asıl alacak talep edeceği kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte davacı taraf her ne kadar takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de, alacağın belirli bir vadeye bağlanmadığı, TTK1530 maddesinin somut uyuşmazlıkta uygulanmayacağı, takip öncesinde davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesi ile takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağının faturaya dayalı olduğu dikkate alınarak alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 111.069,56 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin işlemiş faiz istemin reddine, 2-Asıl alacak olan 111.069,55 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 7.587,16 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 2.691,09 TL peşin harcından mahsubu ile bakiye 4.896,07 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 2.691,09 TL peşin harç toplamı 3.306,49 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 345,00 TL posta masrafı ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 15.345,00 TL'nin kabul ve red oranı dikkate alınarak 7.649,12 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 2.292,99 TL'sinin davalıdan, kalan 2.307,01 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ile davalıya verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 30/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/931, K. 2026/717, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-931-e-2026-717-k-70b4b06ded11