İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/938 E. 2026/711 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/938
- Karar No
- 2026/711
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/938 Esas KARAR NO : 2026/711
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 10/12/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalılar ile ... ... şubesi arasında genel kredi sözleşmesi, üye iş yeri sözleşmesi, ticari işletmeler sözleşmesi, ticari artı para ve ... sözleşmeleri imzalanmış davalının borcunu süresinde ödememesi nedeniyle 25/08/2025 tarihinden sözleşme adresine ihtarnamenin gönderildiğini, 27.08.2025-02.09.2025 tarihinde tebliğ olduğunu, banka zararının oluştuğu, sözleşme hükümlerine aykırı davranılması nedeniyle oluşan zararın ödenmesi talep edilmiş olduğunu ve tebliğ olduğunu, Borçluların borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine .... Banka Alacakları İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile toplam 141.914,22TL alacak için takibin başlatıldığını, Davalılar ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durduğunu, Davacı ile davalılar arasında Pos üye iş yeri sözleşmesi akdedildiğini, Bu sözleşme uyarınca davalıya ait iş yerinde pos cihazı bağlandığını, Taraflar arasında mail-order ek protokolü imzalanmış olduğunu, protokol üye iş yeri sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, dava konusu satış işlemlerinin tamamının mail order talimatı üzerinden gerçekleştirildiğini, Mail order talimatı yoluyla yapılan satışların, üye iş yeri sözleşmesi, visa ve mastercard yeknesak kuralları ile 5464 sayılı Kredi Kartları Kanunu çerçevesinde iredelenmesi sonucunda ve 5464 sayılı Kredi Kartları Kanunu'nun 32.maddesinden doğan ispat yükünü ifa etmediğini, nitekim ne üye iş yerinin bağlı bulunduğu pos bankasının ne de kart hamili bankasının mail order işleminde şifre kullanılmadığı için kart bilgilerini sunan hamilinin gerçek kart hamili olup olmadığının test etme imkanının da bankalarca bulunmadığını, davalı üye işyerinin basiretli bir tacir gibi üzerine düşen edimleri özenle ifa etmediğinden mezkur satışlardan dolayı davacı zarara uğradığını, teleorder/mail order yönetimiyle yapılan satışlardan doğan ihtilaflardan, işlemler kartsız ve şifresiz yapıldığı için üye işyerinin doğrudan sorumlu olduğundan, davacı bankaya bir kusur atfetmek mümkün olmadığını, Mail order ek protokolünün 3.maddesinde; "provizyon alındığı halde, kart hamilinin harcamaya itirazı nedeniyle ilgili tutarın kart sahibinden tahsil edilememesi veya başka herhangi bir sebeple kart sahibinin bankasınca bankaya(...) ödememesi nedeniyle oluşan riskin tamamen üye iş yerine ait olduğunu, Üye iş yeri söz konusu tutarı banka talep ettiğinde koşulsuz ve derhal bankaya ödemekle yükümlüdür." düzenlemesine bulunduğunu, Sözleşmede Pos üye iş yeri sözleşmesinde; "firma tarafından sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığı ve/veya sözleşmede yer verilen yükümlülükler gerektiği gibi yerine getirmediği takdirde, firma bu nedenle oluşan BANKA zararını, zararın meydana geldiği tarihten itibaren TCMB kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi, KKDF, BSMV ile birlikte derhal tazmin edecektir." düzenlemesine yer verildiğini, mezkur sözleşmede; Banka, alışveriş ile ilgili olarak itirazların çözümlenmesi için firmadan belge talebinde bulunabileceğini, Böylesi bir durumda firma, bankanın talebi tarihinden itibaren en geç 7 iş günü içinde bankaya istenilen belgeleri ibraz edecek ve bankaya söz konusu itirazın/ihtilafın halledilmesi için gereken desteği sunacağını, Söz konusu belgelerin belirtilen süre içerisinde ibraz edilmemesi talep konusu işlemin, sözleşmeye uygun bir şekilde gerçekleştirilmediği anlamına gelir ve böylesi bir durumda bankanın risk içeren bu işleme ait harcama belgesindeki tutarı, varsa kur farkı ile birlikte firma hesabına borç kaydetmesi mümkün olabilecektir." düzenlemesine yer verildiğini, 5464 sayılı Kanun'un17.maddesine; "üye iş yerleri, kart hamillerinin yapmış olduğu mal ve hizmet alımlarının bedelini banka kartı ya da kredi kartı ile ödeme taleplerini kabul etmek zorundadır." hükmüne yer verildiğini, Mezkur Kanun'un 32.maddesinde; " kart numarasını bildirmek suretiyle üye işyerinden telefoni elektronik ortam, sipariş formu (mail order) veya diğer iletişim araçları yoluyla yapılan işlemlerden doğacak anlaşmazlıklardan ispat yükü üye işyerine aittir." hükmüne yer verildiğini, Yapılmış olan itiraz hukuki dayanaktan yoksun, icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, Borçlu yapmış olduğu bu itiraz ile alacağın elde edilmesini imkansızlaştırmak, zorlaştırmak gibi iyi niyetli olmayan eğilimleri olduğunu açıkça gösterdiğini, İş bu sebeplerle; davalının zararda doğrudan kusurlu olduğuna karar verilerek; davacının zararının mail order ek protokolü gereği ve mail order yöntemiyle yapılan işlemlerin kartsız ve şifresiz yapıldığı için üye işyerinin gerçekleşen zarardan doğrudan sorumlu olduğunu, davacıya atfedilecek bir kusurun olmadığına karar verilmesini, haksız yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, borçlunun %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı borçluya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı, tüm sorumluluğu müvekkili üye işyerine yüklemeye çalıştığını, Davacı banka, mail order işlemlerine bilerek ve isteyerek izin vermediğini, POS sistemini kuran, mail order altyapısını sağlayan ve işlemleri provizyondan geçiren bizzat bankanın kendisi olduğunu, Güvenlik önlemlerinin yetersizliği bankanın organizasyonel kusuru olduğunu, Dava konusu işlemlerin, Banka tarafından provizyondan geçirilmiş olduğunu, İşlem anında herhangi bir risk uyarısı verilmediğini, Provizyon verilmiş bir işlemde, bankanın daha sonra zararı tamamen üye işyerine yüklemesi dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, zarar ve alacak miktarının kesin ve ispatlı olmadığını, Davacı tarafın Talep ettiği 141.914,22 TL’nin hangi işlemden kaynaklandığını, hangi tarihte hangi chargeback’in oluştuğunu, zararın kesinleştiğini somut ve denetlenebilir belgelerle ispatlayamadığını, Bu haliyle dava likit olmayan alacağa dayanmakta olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğun, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için: Alacağın likit olması, borcun açık ve tartışmasız bulunması gerekmekte olduğunu, Oysa somut olayda; alacak bilirkişi incelemesi gerektirmektedir, hukuki ihtilaf açık olduğunu, Bu nedenle %20 icra inkâr tazminatı talebi tamamen mesnetsiz olduğunu, Müvekkili ...’in sorumluluğunu ortaya koyan; geçerli bir müteselsil kefalet sözleşmesi, TBK m.583’e uygun el yazılı kefalet beyanı sunmadığını, Şahsi sorumluluk doğmaz, davanın müvekkili ... yönünden husumet nedeniyle reddi gerektiğini, Müvekkili şirket yetkilisi ... şirketi 03/09/2025 tarihinde ... isimli şahsa devrettiğini, Buna ilişkin devir noter evrakı ekte sunulmuştur. İşbu sebeple ...'in alacaklı tarafa herhangi bir borcu bulunduğunu, Davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, Esasa girilmesi halinde tamamen reddini, İcra inkâr tazminatı talebinin reddini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ....Banka Alacakları İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, banka kayıtları, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari artı para ve üye işyeri sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davalılar ile ... ... şubesi arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, üye iş yeri sözleşmesi, ticari işletmeler sözleşmesi, ticari artı para ve ... sözleşmeleri nedeni ile davalılar hakkında başlatılan ....Banka Alacakları İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyada davalıların yaptıkları itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davalıların davacı bankaya borçlarının olup olmadığı, varsa miktarı, davacının davalılardan icra inkar tazminatı talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Tarafların delilleri toplanarak, dosya üzerinde bankacı bilirkişiye tevdi ile bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamı, yapılan açıklamalar,incelemeler ve değerlendirmeler çerçevesinde; Tarafları ... T.A.Ş. ve ... ile ... olan davada, ..., müşterek müteselsil sıfatıyla ... ile davacı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi, üye işyeri sözleşmesi, ticari işletmeler sözleşmesi, artı para ve ticari kart sözleşmeleri doğrultusunda, ticari kredili mevduat hesabı ve ticari kart(bizcard) açıldığı, Açılan limitler dahilinde artı para ve ticari kartın kullanıldığı, borcun ödenmediği,28/08/2025 tarihinde 121.979,93 TL. tutarında bakiyenin davacı banka tarafından kat edildiği, muaccel hale gelen banka alacağının 7 gün içinde ödenmesi, aksi halde yasal takibe geçileceğinin ihtar edildiği, ihtarnamenin muhatap ... ... Ve Sanayi Limited Şirketi'nin yasal adresine 02/09/2025 tarihinde ulaştığı, tüzel kişilik çalışanına teslim edildiği, Ticaret Sicil gazetesinde yapılan incelemeye göre; ... ... Ve Sanayi Limited Şirketi 3 Ocak 2023 tarihinde iki ortaklı kurulduğu,13 Aralık 2024 tarihinde ...’in tüm hisseleri alarak, şirketin tek ortağı haline geldiği, 13 Kasım 2025 tarihinde ise ...’in hisselerini ...’a devrettiği tespitiyle, kat tarihi 25/08/2025 ile takip tarihi olan 05/11/2025 tarihinde davalı firmanın tek sahibinin ... olduğu tespitiyle, Yapılan incelemeler sonucu takip hesaplarında davalı firmanın davacı bankaya, takip tarihi olan 05/11/2025 tarihi itibariyle anapara borç tutarı 121.979,93-TL ve birikmiş faiz borcu tutarı 26.164,69-TL olarak hesaplandığı, davacı banka takip masraflarının da 5.211,68-TL, Bsmv 1.308,23 TL. olmak üzere toplam banka alacağının 154.664,53 TL olduğu, borcun ödenmediği banka tarafından uygulanan akdi faiz oranı ve temerrüt faizi oranlarının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenen azami oranlara uygun, faiz oranının yerinde olduğu, Görüş ve kanaatini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davanın, üye işyeri sözleşmesine dayalı olarak banka tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde davalının ödeme emrine, takibe, takip dayanağına itiraz etmesi üzerine İİK 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olduğu, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. .... Banka Alacakları İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklısının ... Türk Anonim Şirketi, borçlusunun ... olduğu, 75.587,91 TL ana para, 30.304,40 TL ana para, 12.783,31 TL Akdi faiz, 6.760,40 TL İşlemiş Faiz, 5.211,68 TL. İhtarname masrafı, 977,18 TL Bsmv, % 5, 6.802,96 TL Akdi faiz % 2.996,42 TL. İşlemiş Faiz 489,96 TL Bsmv, % 5, olmak üzere toplam 141.914,22 TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Ticari Artı Para(Kmh) Sözleşmesi incelendiğinde; ... ... Şirketi arasında 02/02/2025 tarihinde 2 sayfa, 12 maddeden oluşan kmh sözleşmesi akdedildiği tespit edilmiştir. Üye İşyeri Sözleşmesi incelendiğinde; ... Türk Anonim Şirketi ile ... Otel Turizm Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi arasında 02/02/2025 tarihinde 22 sayfa, 19 maddeden oluşan üye işyeri sözleşmesi akdedildiği tespit edilmiştir.
İhtilafın kaynağı olan ''chargeback işlemi'' kredi kartı sahiplerinin ödeme işlemine itiraz etme hakkını kullandıklarında, bu itirazın önce kart hamili bankaya yapıldığı, bu banka tarafından işlemin yapıldığı iş yeri bankasına bu itirazın bildirildiği ve bankanın da kendi üye işyerine itiraza konu olan işlem ile ilgili kayıt ve belgeleri talep ettiği ters ibraz yöntemi olup bu durumda satışa konu mal ve hizmetin verildiğini ispat yükü davalı üye iş yeri üzerindedir. Ancak davalı tarafça bu hususta herhangi bir delil sunulmamıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, davalı ..., müşterek müteselsil sıfatıyla ... ile davacı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi, üye işyeri sözleşmesi, ticari işletmeler sözleşmesi, artı para ve ticari kart sözleşmeleri doğrultusunda, ticari kredili mevduat hesabı ve ticari kart(bizcard) açıldığı, açılan limitler dahilinde artı para ve ticari kartın kullanıldığı, borcun ödenmediği,28/08/2025 tarihinde 121.979,93 TL tutarında bakiyenin davacı banka tarafından kat edildiği, muaccel hale gelen banka alacağının 7 gün içinde ödenmesi, aksi halde yasal takibe geçileceğinin ihtar edildiği, ihtarnamenin muhatap ...'nin yasal adresine 02/09/2025 tarihinde ulaştığı, tüzel kişilik çalışanına teslim edildiği, Ticaret Sicil gazetesinde yapılan incelemeye göre; ... 3 Ocak 2023 tarihinde iki ortaklı kurulduğu,13 Aralık 2024 tarihinde ...’in tüm hisseleri alarak, şirketin tek ortağı haline geldiği, 13 Kasım 2025 tarihinde ise ...’in hisselerini ...’a devrettiği tespitiyle, kat tarihi 25/08/2025 ile takip tarihi olan 05/11/2025 tarihinde davalı firmanın tek sahibinin ... olduğu, yapılan incelemeler sonucu takip hesaplarında davalı firmanın davacı bankaya, takip tarihi olan 05/11/2025 tarihi itibariyle anapara borç tutarı 121.979,93-TL ve birikmiş faiz borcu tutarı 26.164,69-TL olarak hesaplandığı,davacı banka takip masraflarının da 5.211,68-TL, Bsmv 1.308,23 TL olmak üzere toplam banka alacağının 154.664,53 TL olduğu, borcun ödenmediği banka tarafından uygulanan akdi faiz oranı ve temerrüt faizi oranlarının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenen azami oranlara uygun, faiz oranının yerinde olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun dosyadaki delillerle uyumlu, yarlaşık Yargı içtihatlarına uygun olarak hazırlandığı görülmüş, açıklanan nedenlerle rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davalı ... her ne kadar davalı şirketteki hisselerini devrettiğini ve borçtan sorumluluğunun bulunmadığını iddia etmiş ise de hesap kat tarihinde şirket ortaklığının devam ettiği bu nedenle de borçtan sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiş, İİK’nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olup takip ve dava konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜ İLE, davalıların ....Banka Alacakları İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, 2-Asıl alacak 105.892,31 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 9.694,16 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 2.423,55 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.270,61 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ile 2.423,55 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.038,95 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi gideri ile 120,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 12.120,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.700,00 TL ara buluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 30/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır