İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1020 E. 2026/1037 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1020
Karar No
2026/1037
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1020 Esas KARAR NO : 2026/1037

DAVALI : IŞIK MODA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - 0467107598400001 [25898-23551-04286] UETS DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/07/2025 KARAR TARİHİ : 16/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından verilmiş olan hizmete ilişkin olarak 05.07.2021 tarihli ... fatura numaralı 690,71-TL bedelli, 06.07.2021 tarihli ... fatura numaralı 6.606,82-TL bedelli, 07.07.2021 tarihli ... fatura numaralı 5.946,14-TL bedelli ve 09.07.2021 tarihli ... fatura numaralı 13.213,64-TL bedelli olmak üzere 4 ayrı fatura düzenlendiğini, işbu faturaların davalı yana usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş olduğunu, yasal sürerler içerisinde müvekkili tarafından düzenlenmiş olan faturalara davalı yan tarafından itiraz edilmediğini, işbu sebeple davalı yan tarafından ödenmeyen fatura alacağına ilişkin oluşan asıl alacak 26.457,31-TL (fazlaya dair her türlü alacak ve diğer hakları saklı kalmak kaydıyla) olduğunu, bu tutarın karşı tarafça halen daha ödenmediğini, bu sebeple müvekkili şirket tarafından alacağın tahsiline yönelik .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde itiraz edildiğini, ilaveten, takip konusu meblanın davalı tarafça bilinmekte olduğunu, aynı zamanda likid bir alacak olduğunu, buna rağmen, davalının asılsız iddialar ileri sürerek, icra takibine itiraz ederek takibi durdurması nedeniyle, davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptalini ve davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : .... İcra Dairesi, Yıldırım Vergi Dairesi, Güneşli Vergi Dairesi yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, ödeme emrine, faize, borca ve borcun sair bilcümle ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak toplam 52.681,09 TL asıl alacak ile faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 08.05.2026 tarihli raporunda; Dosya kapsamında yapılan incelemeler çerçevesinde: Davacı firmanın muhasebe kayıt ve defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, delil niteliğine haiz olup olmadığı, iddia ve savunmalar kapsamında herhangi bir borcunun bulunmadığına ilişkin hususların tespitine ilişkin olarak; Davacı firmanın e-defter kapsamında tutmakla yükümlü olduğu yevmiye defteri ve defter-i kebire ilişkin kayıtlarını ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde tuttuğu, beratlarını süresinde aldığı ve muhafaza ile ibraz yükümlülüklerini yerine getirdiği ve defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı firmanın 2021 yılı elektronik defter beratlarını süresinde alarak açılış ve kapanış tasdikleri yerine geçen yükümlülükleri yerine getirdiği, T.T.K’nın ve V.U.K.’nun ilgili maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, açılış kapanış tasdiklerinin kanuna uygun olarak yapıldığı, davacı firmanın 2021 yılı defterinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, tutulması gereken zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığı muhasebe işlem ve kayıtlarını usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin sahibi lehine delil teşkil ettiği tespit edildiği, davacının yasal defter kayıtlarına göre davalıdan 26.457,31 TL alacaklı olduğu, alacak tutarının yasal defter kayıtları ile doğrulandığı, dosya kapsamında davalı tarafın bu borcun ödendiğine, mahsup edildiğine veya sona erdiğine ilişkin davalı tarafça sunulmuş herhangi bir banka kaydı, ödeme belgesi, cari hesap mutabakatı veya yazılı belgeye rastlanılmadığı, dosya kapsamındaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından başlatılan icra takibinin dayanağının bulunduğu, takip konusu alacağın ticari kayıtlarla desteklendiği, davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın mali yönden yerinde olmadığı kanaatine varıldığını, tüm dosya kapsamı, sunulan belgeler ve yapılan incelemeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan 26.457,31 TL alacaklı olduğunu bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu ve ek raporu içeriğine göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)

İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 26.457,31 TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın ispat edilen ana para bedeli olan 26.457,31 TL yönüyle davanın kabulüne, davalı usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının 26.457,31 TL asıl alacak bakımından .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 26.457,31 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin 26.457,31 TL asıl alacak bakımından aynı koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen dava konusu asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 5.291,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 1.807,30 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 615,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.191,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 11.040,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 26.457,31 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1020, K. 2026/1037, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1020-e-2026-1037-k-e08a7c85f106