İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1203 E. 2026/1031 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1203
- Karar No
- 2026/1031
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1203 Esas KARAR NO : 2026/1031
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/11/2025 KARAR TARİHİ : 16/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara konu borcun davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabulucuya gidildiğini, ancak bir anlaşmaya varılamadığını, bunun üzerine davalı hakkında ... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 825.742,50TL asıl alacak toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığı, davalı aleyhine yürütülen ilamsız icra takibinde borca itiraz edildiğini ve takibe haksız itiraz edilerek takibin durdurulmasına neden olunduğunu, borçlunun itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının, icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini, ve ödeme belgesi de sunmadığını, davalının, belirtilen faturalardan dolayı borçlu olduğunu, davalının haksız ve dayanaksız itirazının iptalini, takip bedelinin %20’sinden az olıamak üzere icra tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : ... icra dairesi, Beylikdüzü Vergi dairesi yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle icra takibine, ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca ve ferilerine, yetkiye, itiraz ettiklerini beyan etmiştir. ... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 825.742,50 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 07/06/2026 tarihli raporunda; Bilirkişiye verilen görev kapsamında yapılan inceleme neticesinde: Davacı firma ... Ltd. Şti’nin davalı firma ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ile ticari işlemlerine ilişkin yevmiye defterine kayıt işlemleri bilirkişi raporunun 4.3 kısmında belirtildiği gibi olup, davacı firmanın defter kayıtlarına ve dava dosyasına ibraz ettiği cari hesap ekstresine göre, davalı firmanın davacı firmaya 825.742,50 TL borcu görünmekte olduğunu, davacı firmanın defter kayıtları ve dava dosyasına ibraz ettiği cari hesap ekstrelerine göre, Davacının davalı adına düzenlemiş olduğu ve dava konusu borcun doğmasına neden olan faturanın e-fatura olduğunun anlaşıldığını, e-Fatura bir elektronik fatura türü olup, elektronik fatura elektronik ortamda hazırlanan ve kağıda basılmayan bir fatura çeşididir. Elektronik faturanın iki türü vardı: e-fatura ve e-arşiv fatura E-fatura: her iki tarafın da elektronik fatura kullanıcısı olduğu durumlarda kullanılan elektronik fatura çeşididir; Gelir İdaresi Başkanlığı'nın sunucuları üzerinden alıcı ve satıcıya iletilir. E-arşiv fatura: e-fatura kapsamında olmayan vergi mükellefi tüzel kişilere ve aynı zamanda vergi mükellefi olmayan gerçek kişilere elektronik ortamda (e-mail) fatura gönderim biçimidir. İstek dahilinde, e-arşiv fatura beyaz A4 kağıt üzerine çıktı alınıp kağıt olarak da iletilebilir. Sayın Mahkemece belirlenen inceleme gün ve saatinde davalı tarafın (... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti) ticari defterleri ibraz edilmediğinden ayrıca dava dosyasının tetkikinde yerinde inceleme talebinin de bulunmadığı anlaşıldığından davalının ticari defterlerinin incelenmesi mümkün olmadığını, dava dosyasının tetkikinde, dava konusu faturaların içeriğine Türk Ticaret Kanununun 21. Maddesinin ikinci fıkrasına göre faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde davalı tarafça itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belge ve bilgiye rastlanılmadığını, Sayın Mahkeme Başkanlığının Talepleri üzerine davacı ve davalı firmanın bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlükleri tarafından gönderilen cevabı yazıların tetkikinde, davacı firma ... Ltd. Şti tarafından davalı firma ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti adına düzenlenen faturaların 12 adet belge KDV hariç 750.675,00 TL olarak davacı firmanın BS formunda, davalı firma ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nin BA formunda yer aldığının görüldüğünü, davacı firmanın BS formlarında yer alan belge adedi ve belge toplam tutarları ile davalı firmanın BA formlarında yer alan belge adedi ve belge toplamları arasında mutabakat bulunduğunun görüldüğünü, 396 sıra nolu Vergi Usul Kanunu tebliği 25.09.2024 tarih ve 32673 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 565 Sıra nolu Vergi Usul Kanunu tebliği ile yürürlükten kaldırıldığından Eylül 2024 dönemi bildirimlerinden başlamak üzere Form BA ve Form BS bildirimlerinin verilmesi uygulamasına son verildiğini, Bu defa; Mükelleflerin BS/BA formlarını verme zorunluluğu kaldırıldığından, Mükelleflerin BS/BA formları elektronik ortamda verilen faturalar üzerinden Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi tarafından sanal ortamda otomatik olarak oluşturulmaktadır. (itiraz edilmeyen/iptal edilmeyen faturalar dahil). Sonuç: Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, tarafların beyanları, icra takip dosyası, deliller ve davacı tarafın ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda, takdirin Sayın Mahkemenizin görev alanına ait olduğu bir kez daha işaret edilmek suretiyle, a) Dava konusunun, davacının davalı ile ticari ilişkisinden doğan 825.742,50 TL tutarındaki alacağın tahsili amacı ile yürüttüğü takibe davalı firma tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, b) Davacı firma ... Ltd. Şti’nin davalı firma ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ile ticari işlemlerine ilişkin yevmiye defterine kayıt işlemleri bilirkişi raporunun 4.3 kısmında belirtildiği gibi olup, davacı firmanın defter kayıtlarına ve dava dosyasına ibraz ettiği cari hesap ekstresine göre, davalı firmanın davacı firmaya 825.742,50 TL borcunun göründüğü, c) Davacı firmanın defter kayıtları ve dava dosyasına ibraz ettiği cari hesap ekstrelerine göre, Davacının davalı adına düzenlemiş olduğu ve dava konusu borcun doğmasına neden olan faturanın e-fatura olduğu, d) Davacı firmanın ticari defterlerini ibraz ettiği, e) Sayın Mahkemece belirlenen inceleme gün ve saatinde davalı tarafın (... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti) ticari defterleri ibraz edilmediğinden ayrıca dava dosyasının tetkikinde yerinde inceleme talebinin de bulunmadığı anlaşıldığından davalının ticari defterlerinin incelenmesinin mümkün olmadığı f) Davacı firma ... Ltd. Şti tarafından davalı firma ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti adına düzenlenen faturaların 12 adet belge KDV hariç 750.675,00 TL olarak davacı firmanın BS formunda, davalı firma ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nin BA formunda yer aldığının görüldüğü, Davacı firmanın BS formlarında yer alan belge adedi ve belge toplam tutarları ile davalı firmanın BA formlarında yer alan belge adedi ve belge toplamları arasında mutabakat bulunduğu, g) icra inkar tazminatı konusunda değerlendirmenin tamamen yüce mahkemenizin uhdesinde olduğu görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu ve ek raporu içeriğine göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 825.742,50 TL alacaklı olduğu, davacı tarafça düzenlenen faturaların e-fatura niteliğinde olduğu ve davalının faturalara itirazına ilişkin delil bulunmadığı anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının ... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen dava konusu asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 165.148,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 56.338,16 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 8.855,84 TL harcın mahsubuyla bakiye 46.382,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 9.955,84 TL peşin harç olmak üzere toplam 10.571,24 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 11.040,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 129.711,38 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/10/2026
Katip .... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır