İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1162 E. 2026/982 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1162
Karar No
2026/982
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1162 Esas KARAR NO : 2026/982

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 24/10/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Lojistik İç Ve Dış Ticaret A.Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında taşıma hizmetine ilişkin anlaşma yapıldığını, 22.05.2025 tarihli ... numaralı 1.300,00 EUR bedelli fatura ile 02.06.2025 tarihli ... numaralı 1.600,00 EUR bedelli fatura kapsamında toplam 2.900,00.-€ tutarında navlun alacağı bulunduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine ....İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını, davalının yetki itirazının yersiz olduğunu ve para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edilmesi gerektiğini, müvekkilinin Kallo/Belçika-İstanbul ve Zaventem/Belçika-İstanbul arası taşıma edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalının mail yazışmalarıyla borcunu kabul ettiğini, davalının ödeme yapmaktan kaçındığını, icra takibinde 3095 sayılı Kanun'un 4/a bendi uyarınca yabancı para faiz oranlarının uygulandığını, takip konusu alacağın likit nitelikte olduğunu belirterek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ....İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine yetki ve borca itiraz edildiğini, davacının iddia ettiği alacağın likit ve çekişmesiz olmadığını, Kallo/Belçika-İstanbul/Türkiye arası 1.600-EURO ve Zaventem/Belçika-İstanbul/Türkiye arası 1.300-EURO navlun ücreti kararlaştırılan taşımaların termin süresi içerisinde teslim edilmeyerek geç teslim edildiğini, bu gecikme nedeniyle müvekkil şirketin zarara uğradığını ve kusurunun bulunmadığını, faturaların bağlayıcılığı için hizmetin sorunsuz ifa edilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek haksız açılan davanın reddini ve asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : ....İcra Müdürlüğü 2025/... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında başlatılan ....İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle yetkiye, icra takibine, ödeme emrine, asıl borca, faize, faiz başlangıç tarihine, faiz oranına, tüm borca ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. ....İcra Müdürlüğü 2025/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 2.900,00 EUR (140.950,89 TL) asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 02.07.2026 tarihli raporunda; Dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme: İnceleme sırasında davacı tarafça, ticari defter ve kayıtların elektronik ortamda tutulduğu belirtilerek ilgili dönemlere ait e-defter, berat dosyaları, yevmiye defteri, defter-i kebir kayıtları ile muhasebe programından alınan cari hesap ve muavin dökümlerini içeren USB bellek incelemeye sunulmuştur. Sunulan elektronik kayıtlar üzerinde yapılan incelemede, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin muhasebe kayıtları, faturalar ve cari hesap hareketleri değerlendirilmiş olup, rapordaki tespit ve kanaatler davacı tarafından ibraz edilen söz konusu elektronik kayıtlar ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgeler birlikte aşağıda arz edilmiştir. Kayıtlarını e-defter olarak tutmaktadır. Defterin Nev’i Yılı Onay Makamı Yevmiye Defteri Yevmiye Numarası 2024 E-Defter-Açılış Kebir ... 2024 E-Defter-Açılış Yevmiye Defteri ... 2024 E-Defter-Kapanış ... Davacı tarafından sunulan defterlerin e-defter olduğu 13.12.2011 tarih 28141 sayılı resmi gazetede, elektronik ortamda defter tutulmasına imkân sağlayan Elektronik Defter Genel Tebliğinin Yayınlanmış Olduğu, elektronik defter tutanlar için hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınmasının ise kapanış onayı yerine geçtiğinden yevmiye ve kebir defterinin beratlarını zamanında yapmış olduğundan ticari 2 defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu kanaatine varılmıştır. Takdir Sayın Mahkemenize aittir. Davalıya Ait Ticari Defterler: kayıtlarını e-defter sistemi üzerinden tutmaktadır. Davalı vekili tarafından yerinde inceleme talebinde bulunulmuş; bu talep üzerine, sayın vekil ile iletişime geçilerek defter ve belge kayıtlarının elektronik ortamda sunulması istenmiştir. Davalı vekili tarafından 30.06.2026 tarihinde elektronik ortamda gönderilen belgeler ile Mahkeme kararı gereğince tevdi edilen dosya, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, dosya kapsamındaki tüm belgeler, taraflar arasında akdedilen sözleşme, yapılan tespitler ve değerlendirmeler sonucunda oluşan kanaatim birlikte değerlendirilmiştir. Davacının Ticari Defterlerinde Kayıtlı, Davalı İle Olan Cari Münasebeti; Taraflar arasında Türk Ticaret Kanunu'nun 89. maddesi kapsamında düzenlenmiş yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Bununla birlikte taraflar arasında cari hesap benzeri nitelikte, açık hesap esasına dayanan bir ticari ilişkinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Açık hesap ilişkisi, taraflar arasındaki ticari münasebetin önceki borç ve alacak kalemleri tamamen tasfiye edilmeksizin devam ettirilmesi ve tarafların alacak-borç hareketlerini cari hesap şeklinde izleyerek dönemsel bir hesap kesimi yapılmaksızın hesaplaşmaları esasına dayanan bir ticari ilişki türüdür. Davacıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede; davacının davalıya taşıma hizmeti karşılığında 22.05.2025 tarihli 1.300 Euro ve 02.06.2025 tarihli 1.600 Euro olmak üzere toplam 2 adet fatura düzenlediği, söz konusu faturaları ticari defterlerine davalıdan alacak kaydı olarak işlediği, takip tarihi itibarıyla davalıdan toplam 2.900 Euro alacaklı olduğunu kayıtlarında gösterdiği görülmüştür. İnceleme tarihi itibarıyla davacı ticari defterlerinde bu alacağın Türk Lirası karşılığının 127.920,38 TL olarak izlendiği ve davacının davalıdan 2.900 Euro alacaklı bulunduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davacının, davalı ile döviz bazında tutulmuş cari hesap muavin özeti aşağıda gösterilmiştir. Davalı Açısından İnceleme: Davalı şirketin, davacı ile arasındaki ticari ilişkiye ilişkin olarak davacı tarafından düzenlenen 2 adet faturayı ticari defterlerine kaydettiği, söz konusu kayıtlar uyarınca davacıya 2.900 Euro borç bakiyesi bulunduğu görülmüştür. Davalı ticari defter kayıtları ile davacı ticari defter kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, cari hesap hareketleri ve bakiye tutarlarının birebir örtüştüğü tespit edilmiştir. Bu kapsamda mali kayıtlar itibarıyla davalının davacıya 2.900 Euro borçlu olduğu değerlendirilmiştir. Takdir mahkemeye aittir. Davalının davacı adına tuttuğu cari hesap muavin özeti aşağıda gösterilmiştir. Taşıma İşi Ve Davacının Alacak Değerlendirmesi Davalı yan, cevaplarında taşımanın tam ve gereği gibi yapıldığını ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, davacının alacak mesnedi faturaların iki (2) ayrı taşımada Belçika-Türkiye taşımalarına ilişkin olduğu ve davacının taahhüdüne uygun ve süresi içinde taşımayı tamamlamadığını ileri sürerek ödeme talebine itiraz etmektedir. Tarafların her ikisi de lojistik sektör işletmeleri olup, davacı fiili karayolu taşımasını yaptığı iddiasında iken, davalı da bu taşımada akdi taşıyıcı-taşıma işleri organizatörü konumundadır. Davalının akdi ilişki ve Belçika-Türkiye hattında davacı yana gördürdüğü iki (2) ayrı taşıma konusunda itirazı veya inkarı da söz konusu değildir. Faturalar incelendiğinde; - 02.06.2025 tarihli 1.600 EURO bedelli faturanın7.051,25 kg Belçika’dan alınan yükün İstanbul taşıması için olduğu, yük ilgililerinin dava dışı kişiler olduğu, davalının bu taşımaları akden üstlendiği ve davacı ile fiilen organize ettiği, yük ve araç bilgileri, güzergah bilgileri ile tam bir parsiyel yük taşıma iş görme faturası olduğu tespit edilmektedir. - 22.05.2025 tarihli 1.300 EURO bedelli faturanın 11,625 metreküp üzerinden Belçika’dan alınan yükün İstanbul taşıması için olduğu, yük ilgililerinin dava dışı kişiler olduğu, davalının bu taşımaları akden üstlendiği ve davacı ile fiilen organize ettiği, yük ve araç bilgileri, güzergah bilgileri ile tam bir parsiyel yük taşıma iş görme faturası olduğu tespit edilmektedir. Mail yazışmalarında bu işin davacı tarafından fiilen yürütülmesi bakımından davalı ile ticari ilişki içinde olduğu teyit edilmektedir. Dosyada her iki taşımaya ilişkin taşıma ve sevk evrakı, CMR taşıma senedi de dahil olmak üzere dosyada sunuludur. Davalı yan taşımanın yapıldığını ancak gecikmeli yapıldığını ileri sürmektedir. Bu durumda CMR m.30 gereği yük teslimini takiben 21 gün hak düşürücü mahiyette olan gecikme bildirimi yapılmak ve zararın tazmini talep edilmek gerekirken, dosyada davalının gerek faturalara süresinde itirazı gerekse süresinde gecikme bildirimi yaptığı sabit değildir. 7 Davalının zayi, hasar veya sair şekilde bir sözleşmeye aykırılık iddiası olmadığı gibi CMR taşıma senetleri üzerinde de her hangi bir uygunsuzluk şerhi gözlenmemektedir. Davalı yanın taşımaların her ikisini de teyit ettiği gözetildiğinde, gecikme iddiası bakımından ise bu iddiası ve bu gecikmenin yol açtığı zarar bakımından hak düşürücü süre içinde davacıdan talepte bulunduğu sabit olmamakla, iş görme faturalarına göre borçlandığı değerlendirilmektedir. İş, uluslararası taşıma işi olup, EURO cinsinden faturalandırma dosya kapsamına uygundur. Bu durumda, davalının ödeme, ibra, takas ve sair şekilde borcu sona erdirdiği sabit olmadıkça faturalara konu toplam 2.900 EUR tutarında likit ve muaccel borcu olduğu değerlendirilmektedir. 10- Sonuç: Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu, Davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları e-fatura ile “ Ticari Fatura Senaryosu” ile müşterilerine gönderdiğini, Davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğundan, Davacının, davalıdan icra takip tarihi ile 140.951,89 TL karşılığı 2.900,00 Euro alacaklı olduğunun belirlendiği, davacının bu alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekeceğini, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalının gecikme iddiasının da dosyada sabit olmadığı, CMR m.30 gereği hak düşürücü mahiyette bildirim süreleri içinde gecikme iddiası ileri sürülmediği, faturaların tam taşıma faturaları şeklinde işi tanımladığı da gözetildiğinde, davalının ödeme, ibra, takas ve sair şekilde borcu sona erdirmediği sürece; davacının takip ve dava edilebilir likit ve muaccel iki (2) adet faturadan kaynaklı 2.900 EURO alacaklı olduğunu bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları ile mahkememiz denetimine ve uyuşmazlığın çözümüne elverişle bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Huzurdaki davada taraflar arasında lojistik hizmetleri yürütülmesine ilişkin ticari ilişki mevcut olup; davacı, davalının üstlendiği taşımalarda fiilen taşıma hizmeti vermiştir. Davacı tarafça 22.05.2025 tarihli ... numaralı 1.300,00 EUR bedelli fatura ile 02.06.2025 tarihli ... numaralı 1.600,00 EUR bedelli fatura kapsamında toplam 2.900,00.-€ tutarında navlun alacağına ilişkin fatura tanzim edilmiştir. Taraflar arasında taşıma ilişkisinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamakla birlikte davalı tarafça taşımanın gecikmeli olarak gerçekleştirilmesi nedeni ile zarara uğradığını ileri sürdüğü görülmüştür. Davalı ile dava dışı şirket arasında düzenlenen faturalardan davaya konu taşıma nedeniyle yaşanan gecikmeden kaynaklı ileri sürülen zarar iddiasını ileri süren davalının ispat yükünün kendi üzerinde olduğu ancak dosya kapsamında incelenen kayıtlar ile bu hususun ispatlanamadığı, taraf defter ve kayıtlarına göre davacının dava konusu ettiği faturalardan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır. CMR’nin 23.5 maddesindeki; “Gecikme halinde hak sahibi zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlarsa taşımacı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder.” düzenlemesi gereğince gecikme durumunda yalnızca gecikmeden kaynaklanan malvarlığı zararları kanıtlandığı oranda (bu konudaki istisna maddeleri olan 26 ve 29. maddedeki sebepler gerçekleşmediği takdirde) taşıyıcı taşıma ücretini geçmemek üzere bir tazminat ödemek durumundadır. Tespit edilen taşıma ücreti ise gecikme zararlarındaki üst sınırı gecikmenin gerçekleşmesi ile kendiliğinden ödenir hale gelmemekte olup, tazminat isteminde bulunan tarafın aynı zamanda gecikme nedeniyle uğradığı zararın varlığını kanıtlamak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla CMR hükümlerine tabi taşımada geç teslim de olsa kural olarak taşıyıcı taşıma bedelini talep edebilecektir. Davalının geç teslimat savunmasına dayalı iade faturaları nedeni ile navlun ücretini ödemekten imtina ettiği gecikme nedeniyle oluşan zararının varlığını ve miktarını ispatlayamadığı görüldüğünden icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin devamına, takip talebinde belirtilen faizi aşmamak kaydıyla asıl alacak üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 28.190,37-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gerekli 9.667,20 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.712,04 TL harcın mahsubuyla bakiye 7.955,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 1.712,04 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.327,44 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 16.540,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1162, K. 2026/982, T. 09.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1162-e-2026-982-k-7832e312af33