İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1084 E. 2026/983 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1084
- Karar No
- 2026/983
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1084 Esas KARAR NO :2026/983
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/08/2025 KARAR TARİHİ:09/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkiler kapsamında krome ve bristol karton satışına istinaden 19.12.2024 tarihli ... numaralı 64.188,00-TL, 30.12.2024 tarihli ... numaralı 17.172,00-TL, 02.01.2025 tarihli ... numaralı 31.492,80-TL, 23.01.2025 tarihli ... numaralı 11.172,00-TL, 20.02.2025 tarihli ... numaralı 157.371,60-TL ve 25.02.2025 tarihli ... numaralı 43.675,20-TL tutarlarındaki altı adet faturayla toplam 325.071,60-TL alacak tahakkuk ettirildiğini, faturaların tebliğ edilmesine ve yasal sürede itiraz edilmemesine rağmen eksik ödendiğini, bakiyenin tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosya ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının 26.06.2025 tarihli dilekçeyle haksız şekilde itiraz ettiğini, ... Arabuluculuk Bürosu'nun 24.07.2025 tarihli 2025/... Büro ve 2025/... Arabuluculuk numaralı son tutanağıyla dava şartı arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek itirazın şimdilik 103.071,60-TL'lik kısmının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : İstanbul Defterdarlığına, ... İcra Müdürlüğü yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesap ve faturaya dayalı olarak ... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle borca, faize ve her türlü fer’ilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. ... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 159.489,28 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili için faturaya ve cari hesaba dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 14.08.2026 tarihli raporunda; Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; a) Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2024 yılı ticari defterlerinin, TTK hükümlerine uygun tutulduğu anlaşılmakta, Davacının 2025 yılı Envanter defteri açılış tasdikinin dosyamıza sunulmadığı ( Gaziosmanpaşa V. Dairesine ‘’Gelir idaresi başkanlığı 31.12.2024 tarih ve32769 sayılı resmi gazetede yayınlanan elektronik defter genel tebliği sıra no: 1nde değişiklik yapılmasına dair tebliğ in 3 maddesinde kapsamında 2025 yılı envanter defterimiz e-envanter olarak tutulacaktır’’ başvurusu görülmüştür. ), bu itibarla HMK 222 md.ve 6102 sayılı TTK 64/3 md gereğince mevcut haliyle, Davacı şirkete ait 2024,2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu,, b) Davacının ticari Defterlerine göre; Takip tarihi 18.06.2025 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 103.071,60 TL Alacağı olduğu, c) Davalı ... Mahkemeniz ticari defter inceleme günü 16.01.2026 tarih saat 14.10 da dosya kapsamında ticari defter incelemesi için ticari defterlerini dosyamıza sunmamış, yerinde inceleme talebinde bulunmamış, Davalı ... Dosya kapsamında ticari defterleri incelenememiştir d) Detayları rapor içerisinde açıklandığı üzere, Davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2024 yılında düzenlendiği görülen 2024 yılında düzenlediği görünen 2 adet, 2025 yılında 4 adet Toplam 325.071,60TL dava konusu takibe konu faturanın Davacı tarafından ibraz olunan 2024,2025 yılı ticari defterlerinde açık hesap ilişkisi kapsamında davalı şirket adına kaydedildiği, Davalı ... Ticari defter incelemesi için ticari defterlerini dosyamıza sunmamış, yerinde inceleme talebinde bulunmamış, Davalı ... Dosya kapsamında ticari defterleri incelenememiş bununla beraber Davacının Bağlı bulunduğu İstanbul GAZİOSMANPAŞA Vergi dairesinden Mahkemeniz müzekkeresine esas 26.08.2025 tarihli cevabi yazısında, Davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2024 yılında 2 adet 87.800,00TL(KDVSİZ) BS kaydı, 2025 yılında 4 adet 203.093,00TL(KDVSİZ) BS kaydı göründüğü, Davalının Bağlı bulunduğu İstanbul BEYLİKDÜZÜ Vergi dairesinden Mahkemeniz müzekkeresine esas 27.08.2025 tarihli cevabi yazısında, Davalı şirket tarafın davacı şirket adına 2024 yılında 2 adet 87.800,00TL (KDVSİZ) BA kaydı, 2025 yılında 4 adet 203.093,00TL (KDVSİZ) BA kaydı göründüğü, Davacı ve davalının Bağlı bulunduğu Vergi dairesinden Mahkemeniz müzekkeresine cevabi yazılar incelendiğinde, Davacı ve Davalının 2024, 2025 yılında birbirleri ile ilgili BA/BS kayıtlarının uyumlu olduğu FARK OLMADIĞININ göründüğü, aynı zamanda ilgili kayıtların davacının ticari defterlerinde davalı ile olan kayıtlarıyla uyumlu olduğu ve davalının ilgili faturalara dosya münderecatında iade/itirazı görülmediği, e) Tüm bunlar değerlendirildiğinde, Davacının dosya kapsamında incelenen ticari defterleri ve dosya münderecatında sunulu evraklara göre, Davacı ve Davalı arasındaki açık hesap bakiyesinden kaynaklı , Mahkemeniz Takdirinde, Davacı ...’ nin Davalı ... Aleyhine ... İcra Dairesi, 2025/... Esas No ile 18.06.2025 tarih başlatılan icra takibi ile, Takip tarihi 18.06.2025 tarihi itibariyle davacının davalıdan olduğu değerlendirildiğini, 103.071,60 TL asıl alacağı davacının davalıdan dava konusu takipten dolayı takip öncesi işlemiş faiz talebi olmadığının görüldüğünü, Sonuç: Değerlendirmelerin, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 103.071,60 TL alacaklı olduğu, tarafların BA-BS kayıtlarının uyumlu olduğu, davalının faturalara itirazının bulunmadığı anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın dava edilen 103.071,60 TL yönüyle davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 103.071,60 TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarda devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 inkar tazminatı olan 20.614,32 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gerekli 7.040,82 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 962,76 TL harcın mahsubuyla bakiye 6.078,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 962,76 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.578,16 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 15.535,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır