Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/89 E. 2026/83 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/89
Karar No
2026/83
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/89 - 2026/83 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/89 KARAR NO : 2026/83 (İSTİNAF BAŞVURUSUN ESASTAN REDDİ)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/02/2024 NUMARASI : 2023/210 E. - 2024/53 K. DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Marka 2023-M-2111 Sayılı YİDK Kararı İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/02/2024 tarih ve 2023/210 E. - 2024/53 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2021/149669 sayılı "..." ibareli markanın 19. sınıfta adına tescili başvurusunun, davalı şirketin itirazı sonucunda diğer davalı Kurum tarafından davalıya ait 2016/21009 sayılı "...", 2018/03819 sayılı "..." ve 2015/96049 sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçeleriyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2023-M-2111 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı Şirket vekili, "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle davaya konu marka ile müvekkilinin markası arasında karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, daha önceden davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan dava neticesinde Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2019/73E. - 2019/350 K. Sayılı kararı ile davacının "..." markası ile müvekkilinin "..." markasının benzer olduğunun tespit edildiğini, "..." ibaresi üzerinde kazanılmış hakkın bulunduğu iddia edilmişse de, davacının kendi markasından çok müvekkilinin markasına yanaşması nedeniyle müktesep haktan söz edilemeyeceğini, "..." ibaresinin 19. sınıfta ayırt ediciliğinin düşük olduğu iddiasının yerinde olmadığını ve müvekkili tarafından yıllara dayanan kullanım ve yoğun tanıtımlar sonucunda markanın ayırt edicilik kazandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait "...", "......" ve "..." ibareli tescilli markaları arasında 19. sınıf açısından emtia benzerliği bulunuyorsa da, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle özellikle markanın bütünselliği gözetildiğinde ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "...", "......." ve "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, davacının müktesep hak iddiasının sonuca etkisinin bulunmadığı ve bir kimsenin kendi başvurusu için gerçek hak sahipliğine dayanamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, Türk Patentin 2023-M-2111 sayılı YİDK Kararının İPTALİNE, karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, somut olayda taraf markalarının bütün olarak bıraktıkları izlenim göz önüne alındığında, göze çarpan ve ortalama tüketicinin hafızasında kalan kısmını "..." sözcüğünün oluşturduğunu, her iki markanın da "..." ibaresi ile başladığını, markaların uzunlukları, harf sayısı ve "..." ibaresinin başlangıçta yer alması hususu nazara alındığında markalar arasında benzerlik ve dolayısı ile SMK6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının birebir aynı gerekçelerle Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2019/73 E. 2019/350 K. sayılı dosyası ile açmış olduğu davanın reddine karar verildiğini, söz konusu dosyada mahkemece "..." ibareli marka ile müvekkilinin ... esas unsurlu markalarının benzer olduğunun tespit edildiğini, somut olayda da davaya konu markanın müvekkilinin markalarında olduğu gibi ... ibaresi ile başlamasının markalar arasında karıştırılma ihtimalini doğurduğunu, davaya konu başvuru ile müvekkilinin markasının benzer olmadığına dair varılan sonucun Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen önceki karar ile çeliştiğini, yine benzer bir uyuşmazlıkta Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/239 E 2024/33 K sayılı kararında da markaların benzer olduğuna dair hüküm kurulduğunu, başvuru markası ile müvekkilinin "..." markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, nitekim dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda da markaların benzer olduğu yönünde görüş bildirildiğini, 19. sınıftaki emtiaların, malların mahiyeti gereği sıradan tüketiciye değil mimarlık, mühendislik şirketlerine hitap etse de ve hatta teknik ve ticari bilgiye sahip işbu tüketici kitlesinin karşılaştığı ürünleri birbirine karıştırma olasılığının daha düşük olduğu söylenebilirse de, söz konusu kitlenin taraf markalarının asli ayırt edici unsurunun ... olması nedeniyle üretici firmalar arasında bağlantı kurabileceği ve markaları birbiriyle ilişkilendireceğinin göz ardı edilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemes kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE: Dava, Marka 2023-M-2111 Sayılı YİDK Kararı İptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet "...", "... ..." ve "..." iibareli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira, taraf markalarında ortak olarak bulunan "..." ibaresinin bilirkişi raporunda belirtildiği üzere İngilizce'deki sağlamlık anlamına gelen sözcüğün kısaltması olup ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve davaya konu markadaki "..." ibaresinden sonra gelen ve "..." ibaresi ile ayırt ediciliğin sağlandığı, dolayısı ile davaya konu markanın bir bütün olarak "..." olarak algılanacağı anlaşılmakla davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 732,00'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı kurum ve davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davalı kurum ve davalı şirket'ten ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/89, K. 2026/83, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-89-e-2026-83-k-68be99557abd