Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1956 E. 2026/1703 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1956
- Karar No
- 2026/1703
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1956 - 2026/1703 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1956 KARAR NO : 2026/1703 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/07/2026 NUMARASI : 2025/242 E. - 2026/475 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/07/2026 tarih ve 2025/242 E. - 2026/475 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Ankara-Konya seferini yapan yüksek hızlı trenin 13.12.2018 tarihli seferinde meydana gelen kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, bir özel şirkette inşaat mühendisi olarak görev yapan müvekkilinin organ kaybı yaşadığını ve uzun süre yoğun bakımda kaldığını, davalıların yapılan taşımacılık nedeniyle ve kazadan sorumluluğunun bulunduğunu, davalılar ile yapılan arabuluculuk faaliyetinden sonuç alınamadığını, bu nedenlerle hem maddi ve hemde manevi büyük acılar yaşandığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00-TL maddi ve 150.000,00-TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep sonucunu açıklama dilekçesinde, 10.000,00-TL maddi tazminatın 1.000,00-TL'sinin tedavi ve bakım masrafı, 1.000,00-TL'sinin ilaç ve medikal malzeme masrafı, 2.000,00-TL'sinin geçici iş göremezlik tazminatı, 2.000,00-TL'sinin daimi iş göremezlik tazminatı, 4.000,00-TL'sinin efor kaybı tazminatı taleplerine ilişkin olduğunu bildirmiştir. Davalı TCDD Genel Müdürlüğü vekili, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ile aralarında taşıma sözleşmesi bulunmadığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, mahkemenin görevsiz olduğunu, talep sonucunun açık olmadığını savunarak, davanın reddini sitemiştir. Davalı TCDD Taşımacılık A.Ş. Vekili, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerekmekle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, esas bakımdan müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, kaza illiyet bağının kurulamadığını, talep sonucunun açık olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporu ile davacının maddi tazminat taleplerinin 703.784,90-TL daimî iş göremezlik tazminatı, 10.354,56-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00-TL tedavi ve bakım gideri olmak üzere toplam 715.139,46-TL olarak belirlendiği, davacının ilaç ve medikal malzeme masrafı ile efor kaybına dayalı fazlaya dair maddi tazminat isteminin ise dosya kapsamı itibariyle kanıtlanmadığı, davacının manevi tazminat talebi yönünden ise, somut olayda kazanın oluş şekli ile tarafların kusur durumu, kaza neticesinde davacının cismani zararının boyutu, davacının sosyal ve ekonomik durumu ile kaza tarihindeki paranın satın alma gücü birlikte değerlendirilerek, davacının kendi yaralanması sebebiyle duyduğu acı ve ızdırabın niteliği ve derinliğini hafifletebilmek amacıyla davacıyı da zenginleştirmeyecek şekilde, 100.000,00-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı gerekçesi ile davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 703.784,90-TL daimî iş göremezlik tazminatı, 10.354,56-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00-TL tedavi ve bakım gideri olmak üzere toplam 715.139,46-TL maddi tazminatın,13.12.2018 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 100.000,00-TL manevi tazminatın 13.12.2018 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin meydana gelen kazadan diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının adli ve teknik bilirkişi raporlarıyla kesin olarak kanıtlandığını, TTK'nın 914/2. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğu kusur sorumluluğu niteliğinde olup, kusursuzluğunu ispat eden müvekkilinin sorumluluktan kurtulduğunu, mahkemece davacı lehine takdir edilen 100.000,00 TL manevi tazminat tutarının, olayın özellikleri ve tarafların durumlarına kıyasla yüksek olup hakkaniyete uygun düşmediğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda, davacının kaza nedeniyle uğradığı kalıcı maluliyet oranının %10 olduğu ve sürekli bir bakıcı ihtiyacının bulunmadığının tespit edildiğini, dosyada mevcut adli ve teknik bilirkişi raporlarında kazanın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilebilecek bir kusur veya ihmal bulunmadığının belirlendiğini, somut olayın nitelikleri ve müvekkilinin kusursuzluğu dikkate alınmaksızın müştereken ve müteselsilen 100.000,00 TL manevi tazminat ödemesine karar verilmesinin emsal kararlarla bağdaşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı TCDD Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili açısından yasal faiz işletilmesi gerektiğini, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının maddi tazminat taleplerine yönelik düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu bulunması nedeniyle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmadığı, somut olayda kazanın oluş şekli ile tarafların kusur durumu, kaza neticesinde davacının cismani zararının boyutu ile davacının sosyal ve ekonomik durumu birlikte değerlendirilerek takdir edilen manevi tazminat tutarının da hakkaniyete uygun olduğu, hem maddi hem manevi tazminata 13.12.2018 kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin yasaya uygun bulunduğu, davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünün işlettiği demiryolu altyapısını ücreti karşılığında kullandırmak suretiyle, davalı TCDD Taşımacılık A.Ş.'nin demiryolu yük ve yolcu taşımacılığı yükümlülüğünü ifa faaliyetlerine katıldığı ve onun ifa yardımcısı olduğu sonucuna varılması gerektiği, dolayısıyla 6461 sayılı Kanun uyarınca TCDD Taşımacılık A.Ş.'nin tüzel kişilik kazandığı 17.06.2016 tarihinden sonra, demiryolu altyapı işletmecisi TCCD Genel Müdürlüğünün hizmet kusurundan, yük ve yolcuların taşıma nedeniyle uğradığı zararlarda, hak sahiplerine karşı hem TCDD Taşımacılık A.Ş.'nin hem de TCDD Genel Müdürlüğü'nün müteselsilen sorumlu olacağının kabulünün gerektiği ve esasen bu çözüm şeklinin, başlangıçta zararın alt yapı kusurundan mı işletme kusurundan mı meydana geldiğinin, hangi personelin kimin çalışanı olduğunun tespitindeki zorluklar, dava açıldıktan sonra da aynı konularda yapılacak inceleme sonucunda meydana gelebilecek değişiklikler nazara alındığında, tarafların menfaatler dengesine de en uygun olan yol olduğu, aksinin kabulünün ise faaliyetleri birbiri ile bu denli iç içe geçmiş bu iki kurumu, birbiri ile tamamen ilgisiz üçüncü kişi konumuna getireceği, bu kabul şeklinin de menfaatler dengesine uygun düşmeyeceği, Dairece bu doğrultuda verilen 30.09.2021 tarih ve 2021/261 Esas, 2021/1151 Karar sayılı ilamın, Yargıtay 11. HD'nin 26.04.2023 tarih ve 2021/8673 Esas, 2023/2497 Karar sayılı ilamı ile onandığı da nazara alınarak, mahkememizce davalıların, davacının mezkur tren kazası nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararlarının tazmininden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı şirketten alınması gereken 55.682,17-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 13.920,54-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 41.761,63-TL'nin davalı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı Genel Müdürlükten alınması gereken 55.682,17-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı Genel Müdürlük tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 14.900,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 40.782,17-TL'nin davalı Genel Müdürlükten tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.