Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1954 E. 2026/1791 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1954
- Karar No
- 2026/1791
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1954 - 2026/1791 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1954 KARAR NO : 2026/1791 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/01/2023 NUMARASI : 2022/145 E. - 2023/46 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Tescili
Dairemizce verilen 24/06/2025 tarih, 2023/1181 Esas - 2025/1287 Karar sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2026 tarih, 2025/5944 Esas - 2026/3069 Karar sayılı kararı ile bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2020/79047 sayılı ve “...... ... Çiftlikten Sofralara ... ...” ibareli başvurusunun, davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, dava konusu başvuruda kullanılan "..." ibaresinin tali unsur niteliğinde olduğunu , anılan ibarenin ürünün niteliğine atıf yaptığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin "..." ibareli markalarının serisi mahiyetinde olduğunu ileri sürerek, ilk 2022-M-2553 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarını asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda asli unsur olarak yer aldığını, anılan ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvurunun kapsamında yer alan 29 sınıf malların redde mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, markaların ortak olarak “...” ibaresini içermeleri nedeniyle görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, taraf markaları kapsamında bulunan “...” ve “...” ibarelerinin çatı marka niteliği taşıdığı ve benzerlik değerlendirmesinde değerlendirme dışı bırakılması gerektiği, dava konusu markada yer alan “... ...” ve “... ...” ibarelerinin tanımlayıcı unsurlar olduğu, davalının redde mesnet markalarında yer alan “+, ..., ...” ibarelerinin ise, marka vasfı taşımayan, herkesin kullanımına açık tali unsurlar olduğu, “...” ibaresinin dava konusu markada bağımsız varlığını korumaya devam ettiği, diğer unsurlar ile kaynaşmadığı, “...” ibaresi anlamlı bir kelime olmakla birlikte, davanın konusunu oluşturan emtialar bakımından ayırt edici niteliğinin bulunduğu, davalının redde mesnet markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, esas unsurlarda ayniyet bulunduğu, bu nedenle markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin tali unsur niteliğinde olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin "..." ibareli marklarının serisi olduğunu, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, tek bir kişinin tekeline bırakılamayacağını, "... ... ...+şekil" ibareli başka bir başvurusunun davalının markaları ile benzer olmadığının mahkeme kararı ile tespit edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu başvurunun tescil edilmek istenildiği 29. sınıf malların, 2018/59250, 2018/93389, 2019/04662, 2019/04664 sayılı redde mesnet markalar kapsamında da yer alması nedeni ile emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, tarafların marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince, şekil ve kelime unsurlarına haiz başvuru markasının karma nitelikte olduğu, redde mesnet markaların asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda yer almasına rağmen gerek konumlandırma şekli itibariyle gerekse de bu ibarenin "sağlıklı ve diyet ürünleri" olarak tanımlanan gıda ürünleri yönünden yaygın olarak kullanılması dolayısıyla markasal algıdan daha çok ürünün niteliğine atıf yapan bir ibare olarak algılanacağı, bu hali ile sözü edilen ibarenin, dava konusu başvuruda tali unsur olarak yer aldığının kabulünün gerektiği, markaların görsel olarak da birbirinden oldukça farklılaştıkları, dava konusu başvuruda redde mesnet markaları çağrıştıracak başkaca bir unsura yer verilmediğinden markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerliğin söz konusu olmadığı, dava konusu başvurunun, redde mesnet markaların serisi olarak algılanmayacağı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, ayrı bir dava olarak nitelendirilemeyecek olan davacının marka başvurusunun tescili talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 01/06/2026 TARİH VE 2025/5944 ESAS, 2026/3069 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Yargıtay 11. Hukuk Dairesince, somut olayda, taraf markaları arasında 29. sınıfta yer alan emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, bu itibarla SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca işaretlerin benzer olup olmadığı kriterine ilişkin şartların sağlanıp sağlanmadığı yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, davalı ... Gıda San. ve Tic. A. Ş.'ye ait mesnet markaların “...+”, “... ...”, “... ...” ve “... ...” ibarelerinden oluşan herhangi bir renk ve şekil unsuru içermeyen kelime markaları oldukları, "..." ibaresinin gıda sektöründe diyet grubu ürünlerini akla getirmekle birlikte jenerik kullanılan bir ibare olmadığı, bu itibarla standart düzeyde ayırt ediciliğinin bulunduğu, belirtilen bu markalardan "... ..." markasında yer alan "..." ibaresinin davalı şirketin çatı markasını oluşturduğu, diğer dayanak markalarda bulunan "+, ..." ve ..." ibarelerinin ise marka vasfı taşımayan unsurlar oldukları, sonuç olarak mesnet markalarda, "..." ibaresinin esas ve baskın unsur niteliği taşıdığı; dava konusu marka başvurusunun, "..." "... ..." "... ..." ve "..." ibareleri ile çeşitli renk ve unsurlardan oluşan karma nitelikte olduğu, davacının önceki markaları arasında, başvuru ibaresinde olduğu gibi yeşil bir daire içerisinde ... renkle yazılmış "..." markasının bulunduğu, yine bu ibareye farklı kelimelerin veya şekillerin eklenerek oluşturulduğu markalarının da olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla "..." ibaresinin davacının çatı markası olduğu, çatı markaların iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, yine başvuru kapsamında bulunan ... ... ve ... ... ibarelerinin marka vasfı taşımadıkları, davalı şirketin seri markalarını oluşturan ve sağlıklı, zinde ve formda olma durumunu gösteren "..." ibaresinin dava konusu başvurunun esaslı unsuru içinde aynen yer aldığı, başvuru markasının geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, "...+şekil" markasına sahip olan davacının, başvuruda yer alan "..." ibaresini markasal olarak korumak istediği, davalı şirkete ait "..." ibareli mesnet markalardan ve bu marka adı altına sunmakta olduğu ürünlerden haberdar olan tüketicinin markalar arasında bağlantı kurabileceği, sonuç olarak taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı benzerliğin bulunduğu ve başvuruda yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.02.2026 tarih ve 2025/4186 E., 2026/1102 K sayılı; 23.10.2025 tarih ve 2025/1623 E., 2025/6468 K. sayılı ilamlarının da benzer yönde olduğu, o halde Kurum kararının iptali koşullarının oluşmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne hükmolunmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, marka tescili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında açıklandığı üzere, taraf markaları arasında 29. sınıfta yer alan emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, bu itibarla SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca işaretlerin benzer olup olmadığı kriterine ilişkin şartların sağlanıp sağlanmadığı yönünde değerlendirme yapılmasının gerektiği, davalı ... Gıda San. ve Tic. A. Ş.'ye ait mesnet markaların “...+”, “... ...”, “... ...” ve “... ...” ibarelerinden oluşan herhangi bir renk ve şekil unsuru içermeyen kelime markaları oldukları, "..." ibaresinin gıda sektöründe diyet grubu ürünlerini akla getirmekle birlikte jenerik kullanılan bir ibare olmadığı, bu itibarla standart düzeyde ayırt ediciliğinin bulunduğu, belirtilen bu markalardan "... ..." markasında yer alan "..." ibaresinin davalı şirketin çatı markasını oluşturduğu, diğer dayanak markalarda bulunan "+, ..." ve ..." ibarelerinin ise marka vasfı taşımayan unsurlar oldukları, sonuç olarak mesnet markalarda, "..." ibaresinin esas ve baskın unsur niteliği taşıdığı; dava konusu marka başvurusunun, "..." "... ..." "... ..." ve "..." ibareleri ile çeşitli renk ve unsurlardan oluşan karma nitelikte olduğu, davacının önceki markaları arasında, başvuru ibaresinde olduğu gibi yeşil bir daire içerisinde ... renkle yazılmış "..." markasının bulunduğu, yine bu ibareye farklı kelimelerin veya şekillerin eklenerek oluşturulduğu markalarının da olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla "..." ibaresinin davacının çatı markası olduğu, çatı markaların iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, yine başvuru kapsamında bulunan ... ... ve ... ... ibarelerinin marka vasfı taşımadıkları, davalı şirketin seri markalarını oluşturan ve sağlıklı, zinde ve formda olma durumunu gösteren "..." ibaresinin dava konusu başvurunun esaslı unsuru içinde aynen yer aldığı, başvuru markasının geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, "...+şekil" markasına sahip olan davacının, başvuruda yer alan "..." ibaresini markasal olarak korumak istediği, davalı şirkete ait "..." ibareli mesnet markalardan ve bu marka adı altına sunmakta olduğu ürünlerden haberdar olan tüketicinin markalar arasında bağlantı kurabileceği, sonuç olarak taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı benzerliğin bulunduğu ve başvuruda yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.02.2026 tarih ve 2025/4186 E., 2026/1102 K sayılı; 23.10.2025 tarih ve 2025/1623 E., 2025/6468 K. sayılı ilamlarının da benzer yönde olduğu, Kurum kararının iptali koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-TL’nin mahsubu ile bakiye 651,30-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 5-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 300,00-TL posta gideri ile temyiz aşamasında yapılan 3.033,70-TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.333,70-TL'nin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, 6-Davalı Kurum tarafından temyiz aşamasında yapılan 3.033,70-TL temyiz yoluna başvurma harcı yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 8-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ve istinaf aşamasında duruşma açılarak tek duruşma yapıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 22.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şirket, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 21/10/2026 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.